Gönderen Konu: SERBEST DOLAŞIMA GİRMEMİŞ EŞYALARA İLİŞKİN İCRA TAKİBİ UYGULAMALARI  (Okunma sayısı 5161 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1749
  • Tşk.Sayısı: 111
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
    • Haykır
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

Yusuf YILMAZ
Gümrük Başkontrolörü


 

SERBEST DOLAŞIMA GİRMEMİŞ EŞYALARA İLİŞKİN İCRA TAKİBİ UYGULAMALARI


 

Bu yazıda, serbest dolaşımda bulunmayan eşyaya uygulanan icra takipleri ve gümrük idaresinin görev ve sorumlulukları ile İcra Müdürlüklerince haczedilen serbest dolaşıma girmemiş eşyanın icraen satışından önce veya sonra serbest dolaşıma girmesinin talep edilmesi halinde yapılacak işlemler incelenmiştir.

İcra, bir borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü bulunduğu ancak vadesinde yapmaktan veya ödemekten imtina ettiği bir borcun ödenmesinin adli bir kuruluş aracılığıyla yerine getirilmesidir

Adliyenin bu işle görevli dairesi İcra Dairesidir ve Asliye Mahkemesinin bünyesinde faaliyet gösterir. Asliye mahkemesi yoksa Sulh Mahkemesi bünyesinde faaliyet gösteren birim bu konuda yetkilidir.

İcra dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların incelenmesinde icra mahkemeleri yetkilidir.

Bir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık, sair gelir veya malına icra dairesince el konulmasına haciz işlemi denilir.

İcra işlemlerinin hukuki dayanağı, 2128 sayılı, 19.6.1932 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe giren 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunudur.

Serbest Dolaşıma Girmemiş Eşyanın icraya konu olması halinde gümrük uygulamaları Gümrük Müsteşarlığı Hukuk Müşavirliğinin 2004/03 sayılı, 24.11.2004 günlü Genelgesi ve konuya ilişkin sair tasarruflu yazılarla düzenlenmiştir.

Birisinin mülkiyetinde olan bir menkul ya da gayrimenkulun icra takibatına uğratılabilmesi talebi, ancak bu kişinin borçlu olduğu ve bu borcun icra takibine uğraması için yeterli hukuki gerekçeleri olan alacaklı tarafından yapılabilir.

İcra takibatı yalnızca yurtiçindeki mallara değil, serbest dolaşımda olmayıp gümrüğün denetiminde olan bir eşyaya ilişkin olarak ta yapılabilir.
İcra ve İflas Kanununa göre, haciz işlemi borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının bütün alacaklarına yetecek miktarı esas alınarak yapılır. (2004 s.k. m.85).

Gümrük Müsteşarlığı Hukuk Müşavirliğinin 2004/03 sayılı, 24.11.2004 günlü Genelgesinde haciz İhbarnameleri ve yapılacak işlemler belirtilmiştir.
Buna göre İcra takibine konu olmakla birlikte gümrük idarelerinin denetimindeki geçici depolama yerleri ve antrepolarda bulunan ve haciz konulan eşya ile ilgili olarak; İcra Müdürlüklerince, üçüncü şahısların alacakları ve aldıracakları haciz veya sair tedbirler eşyanın cins ve miktarı ile sahiplerinin de açıkça belirtilmesi şartıyla geçici depolama yeri veya antrepo işleticisine bildirilir. Bu durum işletici tarafından kayıtlarına alınır ve gümrük idaresine bildirilir.

Eşyanın gümrük idaresine ait bir geçici depolama yeri, antrepo veya gümrük sahasında bulunması halinde bildirim ilgili gümrük idaresine yapılır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 89 uncu maddesi gereğince İcra Müdürlüklerinde başlatılan icra takip dosyalarının alacaklısı olan gerçek veya tüzel kişilerin, takip borçlusu ya da borçlularının üçüncü kişilerde bulunan mal, hak ve alacaklarını (Müsteşarlığımız nezdinde bulunan mal, hak ve alacaklarını) haczettirme hakları bulunmaktadır.

Bu madde gereğince borçlunun Müsteşarlığımız nezdindeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan, yani hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede bağlı bulunmayan bütün alacakları haczedilebilmektedir.

Ayrıca bu maddede İcra ve İflas Müdürlüklerince gönderilecek Haciz İhbarnameleri uyarınca ne şekilde işlem yapılacağı, belirtilen şekilde işlem yapılmaması halinde bunun sonuçları açık bir şekilde belirtilir

89 uncu maddenin 7 nci fıkrası gereğince, haciz ihbarnamesi bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez ve şubelerinden hangisine tebliğ edilmiş ise beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarnameyi tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir. Bu nedenle, haciz ihbarnamesi Müsteşarlığımız merkez birimlerine tebliğ edilmişse, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yalnız Müsteşarlığımız merkez birimleri bünyesinde, Müsteşarlığımız taşra birimlerine tebliğ edilmişse, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yalnız ihbarnamenin tebliğ edildiği Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü veya Gümrük Müdürlüğü bünyesinde yapılacaktır.

İcra takibinin yapılabilmesi için buna konu eşyanın sahibi ile Müsteşarlığımız arasında bir hukuki ilişkinin mevcut olması ve bu hukuki ilişkiden doğan alacağın cinsinin ve borçlusunun belirli olması gereklidir.

Müsteşarlığımıza gönderilen icra taleplerinde borçlunun Müsteşarlığımızda herhangi bir hak ve alacağı mevcut ise bunların ve bunlarla ilgili rehin, temlik, haciz vs. gibi her türlü kaydın bildirilmesi gerekir, eğer borçlunun böyle bir hak ve alacağı bulunmuyor ise yine aynı sürede bu hususun İcra Müdürlüklerine bildirilmesi gerekir.

İcra takibine konu hususlar ile ilgili olarak borçlunun Müsteşarlığımız nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmamasına rağmen bu hususu içerecek şekilde yasal sürelerde itiraz ve bildirim yapılmadığı takdirde, Müsteşarlığımız icra takibine konu yapılan ve ilgisi olmadığı bir borcu ödemek yükümlülüğünü üstlenmek zorunda kalacaktır.

İcra Müdürlüklerince haczedilen serbest dolaşıma girmemiş eşyanın icraen satışından sonra eşyanın yeni sahibi tarafından ithalinin talep edilmesi halinde yapılacak işlemler nelerdir?

Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğünün 13.02.2002 tarihli ve 6952 sayılı yazısında, TPKK Hakkında 32 Sayılı Kararın 20/2. maddesinde alacağın tahsili veya diğer sebeplerle adli veya idari makamlardan sadır olacak, yurda mal ithaline müncer ilam ve kararların infazı bu Karar hükümleri çerçevesince Bakanlıkça sonuçlandırılacağının hüküm altına alındığı ve konuya ilişkin olarak, Hazine Müsteşarlığı’nın 16.10.2001 tarihli ve 80119 sayılı yazısında; “Borç alacak ilişkisi nedeniyle haczedilmiş, millileşmemiş vasıta, mal ve eşyaların icraen satışından önce yapılan istisnai ithal izni taleplerinin bahse konu fikra hükmüne istinaden Hazine Müsteşarlığınca sonuçlandırılacağı ve bu çerçevede, icra takibine konu olarak, İcra Müdürlüklerince haczedilen millileşmemiş malların icraen satışından sonra yapılacak yurda mal ithaline izin verilmesine ilişkin talepler mer’i İthalat Rejimi kapsamında Hazine Müsteşarlığınca değerlendirilmesi bağlamında 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 74 üncü maddesinde yer alan “Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişi ancak, ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkündür” hükmüne istinaden İcra Müdürlüklerince haczedilen serbest dolaşıma girmemiş malların icraen satışından sonra bu malların ithalinin mal sahibi tarafından talep edilmesi halinde, bu mallar için Gümrük Kanunu’nun serbest dolaşıma giriş hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

İcra takibine uğramış eşyanın serbest dolaşıma girmesi söz konusu olduğunda; gümrük mevzuatı açısından, beyan sahibinin kim olması gerektiği ve gümrük vergilerinin tahakkukunda eşyanın kıymetinin belirlenmesinde yurt dışı faturasında yer alan kıymetin mi yoksa eşyanın icra takibinde tespit olunan satış bedelinin mi esas alınması gerektiği konusunda gümrük idarelerinde ortaya çıkan tereddütle ilgili olarak, Gümrükler Genel Müdürlüğü, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın icraen satışından sonra serbest dolaşıma girişi ile ilgili olarak gümrük mevzuatının uygulanmasında, serbest dolaşıma girmeden icra yoluyla satışı gerçekleştirilerek el değiştiren eşyanın yeni sahibinin, eşyayı icra dairesinden satın alan kişi olduğu ve bu mülkiyet değişimi nedeniyle eşyanın serbest dolaşıma girmesinin talep edilmesi halinde, gümrük nezdinde eşya sahibinin icra dairesi değil, malı alan kişi olması gerektiğini belirtmiştir.

Eşyanın kıymetinin beyan ve tespiti konusunda ise, Mersin Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün bu kapsamdaki eşyaların gümrük vergilerinin belirlenmesinde, malın yalnızca sahibinin değişmesi dışında, eşyaya müteallik başka bir değişimin söz konusu olmaması nedeniyle eşyanın yurt dışındaki satıcıdan satın alınmasında gerçekleşen ve buna ilişkin satış faturası ile kayıt altına alınan kıymetin esas alınması yönündeki görüşüne Gümrükler Genel Müdürlüğünce eşyanın gümrük kıymetinin, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 23-31 ve Gümrük Yönetmeliğinin 87-101 inci maddeleri hükümlerine göre belirlenmesi talimatı ile cevaz verilmiştir. Kanunun ilgili maddelerine göre eşya kıymetinin belirlenmesinde ilk olarak “satış bedeli”nin esas alınmasını öngörülmüştür. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Eşyanın icraen satışı yoluyla el değiştirmesi, borçlu ile icra takibine başvuran alacaklı arasında bu eşyanın aralarındaki ticari bir ilişkinin gereği olarak herhangi bir alım ve satıma konu olmasından değil, bu eşyaya müteallik olmayan ve borçlunun alacaklı ile başka bir borç-alacak ilişkisinden kaynaklanan edimini yerine getirmemesi nedeniyle alacaklının bu alacağını borçlunun uhdesinde görünen sair menkul ve gayrımenkullerinin kanun yoluyla paraya çevrilerek tahsilini sağlamasından kaynaklanmaktadır.

İcra takibi sonucu belirlenen kıymet, borç alacak ilişkisine bağlı ve o anda gerçekleşen reel kıymetlendirmeyi ifade etmekle birlikte, gümrük vergilerine esas olması bakımından fiktif bir kıymettir. Çünkü eşyanın kıymetinin belirlenmesinde, esas işlem, yurt dışındaki satıcı ile ithalatçı arasında anlaşılan fiyattır ve bu fiyat normal piyasa şartları altında oluşmuştur. İcra takibi sonucu belirlenen kıymet ise alacaklının alacağını tahsil etmek için borçlunun uhdesinde bulunan malı, borçlunun hiçbir tasarrufta bulunmasına imkan bulunmayan bir yöntemle ve piyasa şartları göz önünde bulundurulmaksızın, muhtemel pazarlama teknikleri ve yöntemleri kullanılmaksızın “icra kararı”nın uygulanması kararının kesinleşmesini müteakip yasal süreler ve prosedür kapsamında, eşyanın o anki alım kıymetini ifade eder bu nedenle, alıcı ile satıcı arasında anlaşılan bir kıymet söz konusu değildir.

Borç alacak ilişkisi nedeniyle haczedilmiş olan ancak serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın icraen satışından önce istisnai olarak ithali gündeme gelirse uygulama nasıl olmalıdır?
İstisnai İthalat, geçici olarak veya muafen yurda girmiş bulunan vasıta, mal ve eşyaların, Kaçakçılık Kanununa muhalefetten yurt içinde kaçak zannıyla yakalanan ve mahkemelerce gümrük mevzuatı dahilinde iadesine hükmolunan vasıta mal ve eşyaların serbest dolaşıma girmesidir. Bu kapsamdaki eşyaların serbest dolaşıma girmesine CIF bedellerinin % 100 üne kadar Toplu Konut Fonu alınması suretiyle izin verilebilir

Bu kapsamda olup borç-alacak ilişkisi nedeniyle haczedilmiş olan ancak serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın icraen satışından önce istisnai ithal izni için İcra Müdürlüklerince, TPKK Hakkında 32 sayılı Kararın 20/2. maddesi hükmü uyarınca Hazine Müsteşarlığından izin alınması gerekir. Hazine Müsteşarlığı bu başvuruları TPKK, İthalat Rejim Kararı ve Yönetmelikleri hükümlerini dikkate alarak sonuçlandırır.

İcra Müdürlüklerince, icra takibine konu olan ve henüz millileşmemiş bu kapsamdaki eşyanın satışından önce ithaline yönelik olarak Hazine Müsteşarlığından bir izin istihsal ettirmesinin, yurda ithali öngörülmeyen bazı malların serbest dolaşma girişinde ortaya çıkacak problemleri baştan bertaraf edeceğini göstermektedir. İcra Müdürlüklerinin bu kapsamdaki eşyanın serbest dolaşıma girip giremeyeceği yönündeki izin istihsalini gerçekleştirmeden bu yönde işlem tesis etmemeleri gerekir. (Gümrükler Genel Müdürlüğünün 28956 sayılı, 23.12.2002 günlü tasarruflu yazısı)

Sonuç olarak;

İcra takibine konu olmuş malların icraen satışından sonra serbest dolaşıma girişine ilişkin taleplerinin değerlendirilerek sonuçlandırılması yetkisi meri ithalat rejimi hükümleri kapsamında Dış Ticaret Müsteşarlığına verilmiştir. DTM Bu kapsamdaki malların yeni sahiplerince, ithalinin talep edilmesi halinde, başvurularını, ilgili gümrük idarelerine yapmalarının yeterli olacağını bildirmiştir Bunun için eşya sahiplerinin ayrıca Hazine Müsteşarlığından herhangi bir izin/ön izin istihsaline gerek bulunmamaktadır.

Serbest dolaşıma girmeden icra takibi sonucunda satılmış eşyanın ithalinde; gümrük mevzuatı açısından, beyan eşyayı satın alan kişi tarafından veya adına yapılır.

Gümrük vergilerinin tahakkukunda, eşyanın kıymetinin belirlenmesinde icra takibi sonucunda yapılan satışta belirlenen kıymet değil, yurt dışı faturasında yer alan kıymet esas alınır.

İcra takibine konu olarak haczedilmiş, millileşmemiş vasıta, mal ve eşyaların icraen satışından önce yapılan istisnai ithal izni talepleri ise Hazine Müsteşarlığına yapılacaktır

İcra ve iflâs işlerine ait kararların tamamının düzenli olarak Yargıtay tarafından yayımlanması nedeniyle bu konuda tereddüt hasıl olması halinde bu kaynaktan bilgi edinilmesi de mümkündür.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun... www.haykir.net

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1749
  • Tşk.Sayısı: 111
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
    • Haykır
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü

Sayı :13172349-641.03.03.681
Konu :T.C.Kimlik ve Vergi Numarası Sorgulama

05.03.2014 / 04542

GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE

Muhtelif Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerinden Bakanlığımıza intikal eden yazılarda, İcra ve İflas Müdürlüklerinden alınan haciz ihbarnameleri çerçevesinde Gümrük idarelerinin denetimindeki geçici depolama yerleri ile genel antrepolarda bulunan eşyalara haciz konulmasının istenildiği, ancak haczi istenilen firmalara ait vergi numaralarının bildirilmediği yada firma unvanlarının eksik (kısaltma yapılarak) bildirildiği; ayrıca, gerçek kişilerin ise T.C. kimlik numaralarının bildirilmediği, bu nedenle Bilge Sistemi Vergi Sorgulama ve Transfer Modülünde yapılan sorgulamalarda sağlıklı bir sonuca ulaşılamadığı gibi İcra ve İflas Müdürlükleri ile iletişime geçilerek gerçek kişiler veya firmaların bilgilerinin tespit edilmeye çalışıldığı, bunun da İdarelerinde zaman ve işgücü kaybına yol açtığının bildirildiği belirtilmiştir.

Konu ile ilgili olarak, Bölge Müdürlükleri ve bağlantı gümrük idarelerindeki iş hacmi ve yoğunluğu da dikkate alındığında gerek Mahkemelerden alınan yazılarda, gerekse İcra ve İflas Müdürlüklerinin haciz bildirimlerinde firma unvanlarının eksiksiz, firmaların vergi numaraları ile gerçek kişilere ait T.C. kimlik numaralarının doğru yazılmasının zaman ve iş gücü kaybını önleyeceği, böylece daha doğru verilere ulaşılmasını sağlayacağı düşünüldüğünden, bu hususun bir kez de Bakanlığımızca değerlendirilerek konunun Adalet Bakanlığına iletilmesi talep edilmiştir.

Konu değerlendirilmek ve gereği yapılmak üzere 14.11.2013 tarihli ve 19661 sayılı yazımız ile Hukuk Müşavirliğine intikal ettirilmiş olup, anılan Müşavirlikten alınan 14.02.2014 tarihli ve 1891 sayılı yazı eki Adalet Bakanlığından (Personel Genel Müdürlüğü) alınan 05.02.2014 tarihli ve 4193 sayılı cevabi yazının bir örneği ilişikte gönderilmektedir.

Bilgi ve gereğini rica ederim.

Erdal KARAHİSAR
Bakan a.
Daire Başkanı

Ekler:
Yazı Örneği

DAĞITIM:
Tüm Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri


T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Personel Genel Müdürlüğü

Sayı :82084579/983/
Konu :Haciz İhbarnameleri Hk.

05.02.2014 / 04193

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞINA
(Hukuk Müşavirliği)

İlgi :28.11.2013 tarihli ve 659-147/5885 sayılı yazınız.

İcra ve İflas daireleri tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerinde, icra ve iflas Kanununun 89 uncu maddesi ile icra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 43 ve 44 üncü maddelerinde yazılı bilgilerin yer almadığı, üçüncü şahsın kimlik bilgilerinin tam bildirilmemesi nedeniyle iş gücü kaybına veya hatalı işlem yapılmasına yol açıldığı belirtilerek, konu hakkında icra dairelerinin bilgilendirilmesi hususu ilgi yazımız ile istenilmiştir.
İlgi yazımızda belirtilen hususlar; mevzuat çalışmalarında değerlendirilmek üzere kayıtlarımıza işlenmiş olmakla birlikte, borçlunun üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için düzenlenen haciz ihbarnamelerinin ve müzekkerelerinin gönderilmesinde uyulması gereken esas ve usuller, İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesi ile İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin 42 ve müteakip maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Bu konu ile ilgili olarak da haciz ihbarnamesi işlemlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında, örneği ekte gönderilen Bakanlığımız Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 25.11.2009 tarih ve 26024 sayılı yazısı ile 10.01.2008 tarih ve 718 sayılı genel yazıları ile icra ve iflas dairelerine duyurulmuş olduğundan, bahse konu hususta yeniden yazı yazılmasına gerek duyulmamıştır.

Bununla birlikte konuya ilişkin işlemleri ilgi yazıda belirtilen şekilde yapmaya devam eden icra ve iflas dairelerinin ve dosya numaralarının bildirilmesi halinde gereğine tevessül edilebilecektir.

Bilgi edinilmesini arz derim.

Meral KAYA
Hakim
Bakan a.
Genel Müdür Yardımcısı

Ek: Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün
1-25.11.2009 tarihli ve 2009/3984/26024 sayılı yazısı,
2-10.01.2008 tarihli ve 305-2005/718 sayılı yazısı.



T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Hukuk işleri Genel Müdürlüğü

Sayı :B.03.0.HİG.0.00.00.03-647.03.01-305-2005
Konu :Haciz ihbarnameleri

CUMHURİYETİ BAŞSAVCILIĞINA

İLGİ: a) 05.07.2005 tarihli ve 13681 sayılı yazımız.
       b) 27.02.2006 tarihli ve 4996 sayılı yazımız.

Milli Savunma Bakanlından alınan 12 Aralık 2007 tarihli ve MÜT-02-1481-A/R.D. (314)18803 sayılı yazıda, icra müdürlüklerince gönderilen haciz ihbarnamelerinde somut bilgilere yer verilmediğinden, Bakanlıklarına tebliğ edilen haciz ihbarnamelerinin hangi birimin hangi borcuna ilişkin olduğunun tespiti için birimlerle yazışma yapıldığı, bu durumun ilgisiz birimlerle de yazışma yapılmasına ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde icra müdürlüklerine gerekli bildirimin ulaştırılamamasına sebebiyet verdiği bildirilmiştir.
Konuya ilişkin olarak daha önce Teşkilata duyurulan, ancak uyulması hususunda gereken hassasiyetin gösterilmediği anlaşılan ilgi (a) ve (b) yazılarımızda da belirtildiği üzere;

İcra ve İflas Kanununun 89. maddesine göre düzenlenen Haciz İhbarnamelerinde hangi bilgilerin yer alacağı, İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin “Birinci haciz ihbarnamesi” kenar başlıklı 42. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,
“Bu ihbarname, dosya numarasını; üçüncü kişinin adımı, soyadını ve adresini; alacaklının borçlunun, varsa vekillerinin adını, soyadını ve adreslerini; alacak tutarı ile faiz ve giderler haczin neye ilişkin olduğu; haczin hangi miktar için yapıldığı hakkındaki bilgileri içerir.”

Hükmü ile düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu bilgilerin ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde de yer alacağı, aynı Yönetmeliğin 43 ve 44. maddeleri ile hüküm altına alınmıştır.

Anılan hükümler göz önünde bulundurularak, haciz ihbarnameleri düzlenirken Yönetmelik ekindeki birinci haciz ihbarnamesi için Örnek 20, ikinci haciz ihbarnamesi için Örnek 21 ve üçüncü haciz ihbarnamesi için Örnek 21/a’da yer alan,

-Üçüncü kişinin adı, soyadı ve adresi
-Alacaklının ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi
-Borçlunun ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi
-Haczin neye ilişkin olduğu ve haczin hangi miktar için yapıldığı
-Alacak tutarı ile faiz ve giderler

Sütunlarının, üzerine haciz konulan alacağın (malın) belirlenmesine yarayacak şekilde eksiksiz doldurulması; mümkün olduğu ve elde bulunduğu takdirde haciz ihbarnamelerinde muhatabına kolaylık teşkil edebilecek diğer somut bilgilere de yer verilmesi gerekmektedir.

Anılan hükümlere uyulması hususunda gereken dikkat ve özenin gösterilmesini, keyfiyetin yargı çevrenizdeki Cumhuriyet başsavcılıkları ile icra ve iflas müdürlüklerine, bilgileri bakımından icra mahkemelerine duyurulmasını rica ederim.

Ayhan TOSUN
Genel Müdür



TC.
ADALET BAKANLIĞI
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı :B.03.0.HİG.0.00.00.03-647.03.02-139-2009/3984/
Konu :Haciz ihbarnameleri

25.11.2009 / 26024

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Ulaşıma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün 05.11.2009 tarih ve B.11.1.TCK.0.10.4.20-090.05/06023 sayılı yazısında,
İcra Müdürlüklerince Karayolları Genel Müdürlüğü adına gönderilen haciz ihbarnamelerinde, sözleşmeyi yapan Bölge Müdürlüğü belirtilmediğinden, her yazının işin aciliyeti nedeniyle 17 Bölge Müdürlüğüne ayrı ayrı faks ile iletildiği, daha sonra posta ile de gönderildiği, İlgili Bölge Müdürlüklerinin de gereği için İcra Müdürlüklerine, bilgi için Karayolları Genel Müdürlüğüne yazı yazdıkları, ayrıca icra ve İflas Kanununun 59 uncu maddesine göre haciz ihbarnamelerine itiraz edebilmek için icra müdürlüğünce gönderilmesi gereken pulun, hiç gönderilmediği veya eksik gönderildiği, bir haciz ihbarnamesinin maliyetinin yaklaşık 82,00- TL’yi bulduğu, yıllık 700’e yakın ihbarname geldiği belirtilerek haciz ihbarnamelerine itiraz için kanunen tanınan 7 günlük sürenin aşılmadan cevaplandırılabilmesi, Genel Müdürlük ile Bölge Müdürlükleri arasında yazışmalara sebep olunmaması ve kamu zararına neden olunmaması için haciz ihbarnamelerinde hak ve alacağın iddia edildiği Merkez Teşkilat veya Bölge Müdürlüğünün açıkça yazılması, Genel Müdürlük adına gönderilen ihbarnamelerin sadece tebligatın yapıldığı Merkez Teşkilatında araştırılması, araştırmanın tüm birimlerden yapılması isteniyor ise, buna ilişkin masrafın karşılanması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinin yedinci fıkrası hükmüne göre, haciz ihbarnamesi, bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez ve şubelerinden hangisine tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarname tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir. Sözü edilen hüküm gereğince, haciz ihbarnamesi hükmi şahsın merkez veya şubesinden hangisine gönderildiyse. sadece o birimi” cevap verme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle, gereksiz yazışmalar yapılarak zaman, emek ve para kaybına sebep olmadan alacaklının alacağına kavuşabilmesi için haciz ihbarnamelerinin muhatabına gönderilmesi ve mevzuata uygun olarak düzenlenmesi büyük önem arz etmektedir.
İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinde düzenlenen “Birinci Haciz İhbarnamesinde” hangi bilgilerin bulunacağı İcra ve iflas Kanunu Yönetmeliğinin “Birinci haciz ihbarnamesi” kenar başlıklı 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,

“Bu ihbarname, dosya numarasını; üçüncü kişinin adım, soyadını ve adresini; alacaklının, borçlunun, varsa vekillerinin adını, soyadını ve adreslerini; alacak tutarı ile faiz ve giderler; haczin neye ilişkin olduğu; haczin hangi miktar için yapıldığı hakkındaki bilgileri içerir”
Hükmü ile düzenlenmiş bulunmamaktadır. Söz konusu bilgilerin ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde de yer alacağı, aynı Yönetmeliğin 43 ve 44 üncü maddeleri ile hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla,

Haciz ihbarnameleri düzenlenirken Yönetmelik ekindeki birinci haciz ihbarnamesi için Örnek 20, ikinci haciz ihbarnamesi için Örnek 20, ikinci haciz ihbarnamesi için Örnek 21 ve üçüncü haciz ihbarnamesi için Örnek 21/a’da yer alan,

-Üçüncü kişinin adı, soyadı ve adresi
-Alacaklının ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi
-Borçlunun ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi
-Haczin neye ilişkin olduğu ve haczin hangi miktar için yapıldığı
-Alacak tutarı ile faiz ve giderler

Sütunlarının, üzerine haciz konulan alacağın (malın) belirlenmesine yarayacak şekilde eksiksiz doldurulması; mümkün olduğu ve elde bulunduğu takdirde haciz ihbarnamelerinde muhatabına kolaylık teşkil edebilecek diğer somut bilgilere de yer verilmesi,

Anılan Kanunun 89 uncu maddenin yedinci fıkrası hükmü göz önünde bulundurularak, haciz ihbarnamelerinin hükmi şahsın hak ve alacak iddia edilen birim veya birimlerine gönderilmesi,

Ayrıca, İcra ve İflas Kanununun “Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.” hükmü gereğince üçüncü kişilere gönderilecek haciz ihbarnamelerine itiraz edilebilmesi için gerekli posta masrafının da eklenmesi.

Hususlarında azami dikkat ve özen gösterilmesini, keyfiyetin yargı çevrenizdeki Cumhuriyet başsavcılıkları ile icra ve iflas müdürlüklerine, bilgileri bakımından icra mahkemelerine duyurulmasını rica ederim.

Ayhan TOSUN
Hakim
Bakan a.
Genel Müdür



T.C.
ADALET BAKANLIĞI
Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü

Sayı :30197094-277/
Konu :İade

06.12.2013 / 29535

PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
(İcra ve İflas Hizmetleri Dairesi Bakanlığı)

Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 28.11.2013 tarih ve 659-147/5885 sayılı yazısı ilgisi nedeniyle ekte sunulmuştur.

Gereğini arz ederim.

Sevil YÜKSEL
Hakim
Genel Müdür Yardımcısı

EK :2 (sayfa)


TC.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği

Sayı :11985113/659.147/
Konu :Haciz İhbarnameleri

28.11.2013 / 05885

ADALET BAKANLIĞINA
(Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü)

İcra Müdürlüklerince Bakanlığımız merkez ve taşra birimlerine gönderilen haciz ihbarnamelerinin incelenmesi neticesinde; söz konusu ihbarnamelerde somut bilgilere yer verilmediği, borçlu şirket veya gerçek kişilerin vergi kimlik numarası ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının yer almadığı, yer alan numaraların ise eksik ya da yanlış verildiği, bu durum nedeniyle Bakanlığımız Bilge Sistemi Vergi Sorgulama ve Transfer Modülünde yapılan sorgulamalarda sağlıklı bir sonuca ulaşılamadığı gibi icra müdürlükleri ile iletişime geçilerek, şirketlerin veya gerçek kişilerin bilgilerinin tespit edilmeye çalışıldığı, bunun da zaman ve iş gücü kaybına yol açtığı aynı zamanda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde icra müdürlüklerine gerekli bildirimde bulunulmamasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir.

4358 salı Vergi Kimlik Numarası Kullanımının Yaygınlaştırılması ve Noterlik Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Tapu Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, Bankalar Kanunu, Posta Kanunu ile Pasaport Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi. “Kamu idare ve müesseseleri ile diğer gerçek ve türe/kişiler, Maliye Bakanlığınca belirlenecek işlemlerin yapılması sırasında, bu işlemlere muhatap veya taraf olan gerçek ve tüzel kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek ve bu işlemlere ilişkin belge, hesap ve kayıtlarında vergi kimlik numaralarına da yer vermek zorundadırlar.” hükmünü içermektedir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 47 nci maddesinde ise “(1) Kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verilir (2) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınır.” hükümlerine yer verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliğinin “Birinci haciz ihbarnamesi” başlıklı 42 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bu İhbarname, dosya numarasını; üçüncü kişinin adını, soyadını ve adresini: alacaklının, borçlunun, varsa vekillerinin adını, soyadını ve adreslerini; alacak tutarı ile faiz ve giderler; haczin neye ilişkin olduğu; haczin hangi miktar için yapıldığı hakkındaki bilgileri içerir. “ hükmü ile de İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesine göre düzenlenen Haciz İhbarnamelerinde hangi bilgilerin yer alacağı belirtilmiştir. Söz konusu bilgilerin ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde de yer alacağı, aynı Yönetmeliğin 43 ve 44 üncü maddeleri ile düzenlenmiştir.

Anılan hükümler göz önünde bulundurulmak, haciz ihbarnameleri düzenlenirken üçüncü kişinin adı, soyadı ve adresi, alacaklının ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi, borçlunun ve varsa vekilinin adı, soyadı ve adresi, haczin neye ilişkin olduğu ve haczin hangi miktar için yapıldığı, alacak tutarı ile faiz ve giderler bilgilerine yer verilmesi, haciz konulan alacağın (malın) belirlenmesine yarayacak şekilde eksiksiz doldurulması; mümkün olduğu ve elde bulunduğu takdirde haciz ihbarnamelerinde muhatabına kolaylık teşkil edebilecek diğer somut bilgilere yer verilmesi, özellikle borçlu şirket veya gerçek kişilerin vergi kimlik numaraları ile T.C. Kimlik numaralarının haciz ihbarnamelerinde yer alması halinde zaman ve iş gücü kaybı olmayacağı gibi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde icra müdürlüklerine gerekli bildirimde bulunulabilecektir.

Takdiri Bakanlığınıza ait olmak üzere, İcra Müdürlüklerinin konu hakkında bilgilendirilmelerini ve neticeden Bakanlığımıza bilgi verilmesini arz ederim.


Suavi ÖNAL
Bakan a.
I.Hukuk Müşaviri
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun... www.haykir.net

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33