Gönderen Konu: Satış Masraflarından Anlaşılması Gereken Son Satışa İlişkin Masraflardır  (Okunma sayısı 1440 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1770
  • Tşk.Sayısı: 115
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                           

ESAS NO   : 2015/25313
KARAR NO   : 2015/28388   



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 14.05.2015 tarih, 2015/7149-13797 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı ve davalı Denizbank A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında tarafların karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK. nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK.nun 366. ve HUMK.nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 250,00'er TL para cezası karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 57,60'ar TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenlerden tahsiline, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.




12. Hukuk Dairesi         2015/7149 E.  ,  2015/13797 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından başlatılan takipte, borçlunun, yapılan ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ihalenin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

Satış kararı tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 129. maddesinin, 6352 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki hükmüne göre; artırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekmektedir. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK’nun 128.maddesi, paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.

Satış masraflarından anlaşılması gereken ise, satışın tamamlandığı, bir diğer ifade ile ihalenin gerçekleştiği son satışa ilişkin masraflar olup, daha önce aynı dosyadan aynı taşınmaza ilişkin olarak düşen ya da feshedilen ihalelere ilişkin satış masrafları bu kapsamda kabul edilemez. Bunlar ancak icra takip masrafı olarak dosya hesabında dikkate alınır.

Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek, oluşacak sonuca göre satışın, İİK.nun 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerekir.

Temyiz incelemesine konu olayda aynı gün ihaleye çıkarılan 3 adet taşınmaz olup, bunlardan bir tanesi satılamamış, iki tanesi satılmıştır. Satışa çıkarılan taşınmazların tamamının muhammen bedelleri toplamı 71.521,00 TL olup 2.356,00 TL gazete ilan gideri, 600,00 TL kıymet takdiri gideri ve 151,00 TL tebligat, 25,00 TL hoparlör ilan gideri olmak üzere toplam 3.132,00 TL satış masrafı yapılmıştır. Satışı yapılan 2836 Parsel sayılı taşınmazın muhammen bedeli 40.000,00 TL olup oranlama yapılması sureti ile sözkonusu bu taşınmaza düşen satış masrafı 1.751,635 TL'dir. Muhammen bedelinin %50’si 20.000,00 TL, satış bedeli ise bu tutara 1.000,00 TL ilavesi ile bulunan 21.000,00 TL olup; satış bedeli 1.751,635 TL satış masrafını karşılamadığı için 2836 Parsel sayılı taşınmazın satışı İİK.nun 129.madde koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmediğinden bu nedenlerle usulsüzdür.

O halde, mahkemece, 2836 parsel sayılı taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, anılan taşınmazla ilgili istemin de reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.





12. Hukuk Dairesi         2016/8733 E.  ,  2016/15655 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlu vekili, diğer fesih nedenleri ile birlikte şikayetçi müvekiline yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.

Borçluya gönderilen satış ilânının; "Muhatabın işyeri 1777 176/A daimi çalışanı...'a tebliğ edildi." açıklaması ile 19.01.2015 tarihinde tebliğ edilmek istendiği, yapılan bu tebligatta, tebligatın muhatabı olan borçlu ...'ın belirtilen adreste olup olmadığı ve tebligatın niçin kendisine yapılamadığının açıklanmadığı, tebliğ memuru tarafından, muhatabın adreste bulunup bulunmadığının araştırılıp tespit edilmediği görülmekte olup, bu durumda tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüzdür (HGK'nun 30.01.2013 Tarih, 2012/6-644 E.- 2013/164 K. sayılı ilamı).

Taşınmaz ihalelerinin İİK'nun hükümlerine göre yapılması, İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi gerekir. Borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.

Öte yandan, satış kararı tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 129. maddesinin, 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonraki hükmüne göre; artırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekmektedir. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK’nun 128. maddesi, paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.

Satış masraflarından anlaşılması gereken ise, satışın tamamlandığı, bir diğer ifade ile ihalenin gerçekleştiği son satışa ilişkin masraflar olup, daha önce aynı dosyadan aynı taşınmaza ilişkin olarak düşen ya da feshedilen ihalelere ilişkin satış masrafları bu kapsamda kabul edilemez. Bunlar ancak icra takip masrafı olarak dosya hesabında dikkate alınır.

Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek, oluşacak sonuca göre satışın, İİK'nun 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerekir.

Temyiz incelemesine konu olayda aynı gün ihaleye çıkarılan toplam 5 parça taşınmazın tamamının muhammen bedelleri toplamı 103.806,00 TL olup, taşınmazların tamamı için 3.855,50 TL gazete ilan gideri, 800,00 TL kıymet takdiri gideri ve 30,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 4.685,50 TL satış masrafı yapılmıştır. Satışı yapılan 466 Parsel sayılı taşınmazın muhammen bedeli 35.000,00 TL olup oranlama yapılması sureti ile sözkonusu bu taşınmaza isabet eden satış masrafı 1.579,00 TL'dir. Muhammen bedelinin %50’si 17.500,00TL, satış bedeli ise bu tutarın 1255,00 TL üzerinde ve 18.755,00 TL olup; bu satış bedeli 1.579,00 TL satış masrafını karşılamadığından satışın İİK'nun 129. madde koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.

HMK'nun 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

Mahkemece, ihalenin usule ve hukuka uygun olarak yapıldığı ve ihalenin feshini ferektirecek bir eksiklik bulunmadığı gerekçe gösterilerek ihalenin feshi istemi reddedilmiş ise de, şikayet nedenleri tek tek irdelenmediğinden bu hali ile HMK'nun yukarıda açıklanan 297. maddesine uygun bir hüküm kurulmamış olması da doğru bulunmamıştır.

O halde, mahkemece, borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işlemi usulsüz olduğundan ve ayrıca satış bedelinin satış masraflarını karşılamadığı hususu re'sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




12. Hukuk Dairesi         2015/30336 E.  ,  2015/32815 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Satış kararı tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 129. maddesinin, 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten sonraki hükmüne göre; artırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekmektedir. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK’nun 128.maddesi, paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.

Satış masraflarından anlaşılması gereken ise, satışın tamamlandığı, bir diğer ifade ile ihalenin gerçekleştiği son satışa ilişkin masraflar olup, daha önce aynı dosyadan aynı taşınmaza ilişkin olarak düşen ya da feshedilen ihalelere ilişkin satış masrafları bu kapsamda kabul edilemez. Bunlar ancak icra takip masrafı olarak dosya hesabında dikkate alınır.

Birden fazla taşınmazın aynı ilanla satışa çıkarılması halinde, toplam paraya çevirme giderinden satışı yapılan her taşınmaza isabet eden miktar oranlama suretiyle tespit edilerek, ayrıca müstakil harcamalar var ise bedele eklenerek, oluşacak sonuca göre satışın, İİK'nun 129. maddesindeki koşullara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin belirlenmesi gerekir.

Temyiz incelemesine konu olayda aynı gün ihaleye çıkarılan ve satışı yapılan 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tamamının muhammen bedelleri toplamı 183.911,00 TL olup 3.037,22 TL gazete ilan gideri, 470,00 TL kıymet takdiri gideri ve 81,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 3.688,00 TL satış masrafı yapılmıştır. Satışı yapılan 20 Parsel sayılı taşınmazın muhammen bedeli 36.510,00 TL olup oranlama yapılması sureti ile sözkonusu bu taşınmaza düşen satış masrafı 733,00 TL'dir. Muhammen bedelinin %50’si 18.255,00TL, satış bedeli ise bu tutarın 45,00 TL üzerinde ve 18.300,00 TL olup; bu satış bedeli 733 TL satış masrafını karşılamamaktadır. 22 parselin muhammen bedeli ise 147.401,00TL olup

söz konusu bu taşınmaza düşen satış masrafı 2.955,00 TL'dir. Muhammen bedelinin %50’si 73.700,00TL, satış bedeli ise bu tutarın sadece 100,00 TL üzerinde ve 73.800,00 TL olup; bu satış bedeli 2.955,00 TL satış masrafını karşılamadığından satışın İİK.nun 129.madde koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.

Öte yandan, kıymet takdirine itiraz üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte anılan hükümler ihalenin feshi aşamasında incelenebilir. İcra müdürlüğünce 22.04.2014 tarihinde yapılan kıymet takdiri sonucu ihalesi yapılan 20 parsel taşınmaza 45.255,00 TL değer biçilmiştir. Borçlu vekilinin belirlenen değerin düşük olduğunu ileri sürerek kıymet taktirine itirazı sonucu... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 29.01.2015 tarih ve 2014/21 E.-2015/5 K. sayılı kararı ile taşınmazın değerinin 36.510,00 TL olduğuna karar verildiği, satışın ise mahkemece belirlenen bu değer üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile borçlunun kıymet takdirine itirazı üzerine aleyhine hüküm tesis edilmiş olmakla, icra mahkemesinin bu şekilde belirlediği değer esas alınarak yapılan ihalenin feshi gerekir.

O halde, mahkemece, her iki taşınmaza ilişkin ihalenin yukarıda açıklanan hususlar re'sen nazara alınarak feshine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                           

ESAS NO   : 2015/26017
KARAR NO   : 2015/27001   



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,

İİK’nun 106-144. maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümler yer almış, aynı Kanunun 129. maddesine göre, artırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse, bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir. İİK. nun 129.maddesi gereğince, bu husus tek başına ihalenin feshi nedeni olup mahkemece re’sen gözetilmelidir.

Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini geçmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İİK.nun 128. maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.

Satış masraflarından anlaşılması gereken ise, satışın tamamlandığı, bir diğer ifade ile ihalenin gerçekleştiği son satışa ilişkin masraflar olup, daha önce aynı dosyadan aynı taşınmaza ilişkin olarak düşen ya da feshedilen ihalelere ilişkin satış masrafları bu kapsamda kabul edilemez. Bunlar ancak icra takip masrafı olarak dosya hesabında dikkate alınır.

O halde mahkemece, İİK'nun 129. maddesine göre satış masraflarının, Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde tespit edilmesi ile ihale bedelinin, muhammen bedelin %50’sine satış masraflarının ilave edilmesi ile oluşan miktarı karşılayıp karşılamadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.

Öte yandan, İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde de, mahkeme şikayetçiyi feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanmalıdır.

SONUÇ  : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33