Gönderen Konu: Avukatın Müvekkile Karşı Sorumluluğu ve Vekalet Sözleşmesinden Doğan Tazminat  (Okunma sayısı 6149 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2462
  • Tşk.Sayısı: 139
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas



T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2014/16226
Karar No: 2015/1009
Karar Tarihi: 22.1.2015
 
 
• AVUKATIN MÜVEKKİLE KARŞI SORUMLULUĞU ( Avukatın Birlikte Takip Ettiği veya İşi Tamamen Devrettiği Avukatların Kusurlarından ve Meydana Getirdikleri Zarardan Dolayı Müvekkile Karşı Hem Şahsen Hem de Diğer Avukatla Birlikte Müştereken ve Müteselsilen Sorumlu Olduğu/Yetki Belgesi İle Davaları Takip Eden Davalının da Sorumlu Olacağı - Vekalet Sözleşmesinden Doğan Tazminat )
 
• YETKİ BELGESİ İLE DAVALARI TAKİP ETME ( Vekalet Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk - Mahkemece Yetki Belgesi İle Davaları Takip Eden Davalının da Sorumlu Olacağı Gözetileceği/Davalı Hakkında Davanın Reddine Karar Verilmesinin Yasaya Aykırı Olduğu )
 
• VEKALET SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN TAZMİNAT ( Davacı İş Mahkemesinde Yıllık İzin Alcağının Bilirkişi Tarafından Hatalı Hesaplandığını Belirttiği - Bilirkişi İzin Hakkının 107 Gün Olduğunu Belirttiği/İş Mahkemesi Nezdinde Davacının Çalışma Süresinin 22 Yıl Değil 23 Yıl 10 Ay 9 Gün Olup 167 Gün İzin Alacağı Bulunduğu - Mahkemece Bilirkişiden Ek Rapor Alınmak Suretiyle Karar Verileceği )
 
1136/m.171
 
ÖZET : Dava vekalet sözleşmesinden doğan tazminat istemine ilişkindir. Avukatın birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Vekalete dair temel ilişki davalı ile olup, diğer davalı vekilin yetki belgesi ile davaları takip ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece dieğr davalı vekil yönünden maddi tazminat isteminin Reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davacı, yıllık izin alcağının bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığını dile getirmiş, mahkemece bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmış, hükme dayanak raporda davacının çalıştığı süre dikkate alınarak izin hakkının 107 gün üzerinden hesaplanması gerektiği mütalaa edilmiştir. Ne var ki, davacının rapora itirazında da dile getirdiği üzere iş mahkemesi nezdinde yapılan bilirkişi incelemesi ve bu mahkemenin kesinleşen kabulüne göre davacının çalışma süresi 22 yıl değil 23 yıl 10 ay 9 gün olup, kullandığı izinler düşüldüğünde 167 gün üzerinden bakiye izin alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözetilerek gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının kayba uğradığı gerçek zarar tespit edilip karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu yönden de bozulması gerekir.
 
DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
 
KARAR : Davacı, işçilik alacaklarının tahsili yönünde dava açması için davalı avukat M. E. Ç.'a vekalet verdiğini, davalının fazlaya ilişkin hakları saklı tutmaksızın ve yıllık izin alacağını dahil etmeden yalnızca kıdem tazminatı ile ilgili dava açtığını, daha sonra bürosunu başka ile taşıdığı gerekçesi ile Denizli İş Mahkemesinin 2002/120 esas sayılı dosyasını diğer davalı avukat A. O. B.'na devrettiğini öğrendiğini, yapılan yargılamada bilirkişi daha fazla alacak hesaplamasına rağmen fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadığından mahkemenin taleple bağlı karar verdiğini, bu davada istenmeyen eksik kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının tahsili yönünde yeni dava açmasını istediğini, davalı Orhan'ın 2004/390 sayılı bu dosyada ne bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ne de aleyhine çıkan kararı süresinde temyiz ettiğini, davalıların bu kusurlu davranışları nedeniyle maddi manevi zarara uğradığını ileri sürerek 5.000,00TL manevi tazminatın dava, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL maddi tazminatın ilk davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
 
Davalılar, kusurlarının bulunmadığını, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
 
Mahkemece, Dairemizin zamanaşımının dolmadığına ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı M. E. Ç. yönünden davanın reddine, davalı A. O. B. yönünden manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.053,22 TL nin 22.3.2002 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı A. O. B. tarafından temyiz edilmiştir.
 
1- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı A. O. B. nun tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
 
2- ) Dava vekalet sözleşmesinden doğan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalıların mesleklerinin gereklerini kusurlu şekilde yerine getirmeleri nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürmüş, davalılar sorumluluklarının bulunmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, davalı M. E. Ç.'ın davaya konu tazminat isteminin dayanağı olan 2004/390 esas sayılı iş mahkemesi dosyasında vekil olarak görev yapmadığı, dosyanın takibinde görev almadığı, hakkında da ceza kovuşturması başlatılmadığı, bu halde tazminat isteminden sorumlu olmayacağı gerekçesi ile bu davalı yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacının asıl vekalet verdiği kişi davalı avukat M. E. Ç.'dır, diğer davalı O.'nun yetki belgesi ile dava ve işleri takibe devam etmiştir. Avukatlık Kanunun "İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil" başlıklı 171. maddesinde, "Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.
 
Avukata verilen vekaletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise, yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir. Vekaletnamede, bunun düzenlendiği tarihten sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki verilmişse, avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir.
 
İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Birlikte takibettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından ve meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." düzenlemesi mevcuttur. Bu halde vekalete dair temel ilişki davalı M. E. Ç. ile olup, diğer davalı vekilin iş ve eylemlerinden yazılı madde hükmü çerçevesinde sorumlu olam bu davalı yönünden yazılı gerekçe ile maddi tazminat isteminin Reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
 
3- ) Davacı, davalıların vekalet görevini kusurlu ifa etmeleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerken 2004/390 sayılı dosyada yıllık izin alcağının bilirkişi tarafından hatalı hesaplandığını dile getirmiş, mahkemece bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmış, hükme dayanak raporda davacının çalıştığı süre dikkate alınarak izin hakkının 107 gün üzerinden hesaplanması gerektiği mütalaa edilmiştir. Ne var ki, davacının rapora itirazında da dile getirdiği üzere iş mahkemesi nezdinde yapılan bilirkişi incelemesi ve bu mahkemenin kesinleşen kabulüne göre davacının çalışma süresi 22 yıl değil 23 yıl 10 ay 9 gün olup, kullandığı izinler düşüldüğünde 167 gün üzerinden bakiye izin alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözetilerek gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının kayba uğradığı gerçek zarar tespit edilip 2. bent hükümleri çerçevesinde karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu yönden de bozulması gerekir.
 
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı A. O. B.'nun tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 156,37 kalan harcın davalı A.O. B.'ndan alınmasına, peşin alınan 52,15 TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 22.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32