Gönderen Konu: İşçi ücreti ve ücretinin ödenmesi  (Okunma sayısı 330 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2483
  • Tşk.Sayısı: 140
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
İşçi ücreti ve ücretinin ödenmesi
« : 10 Şubat 2021, 23:51:30 »
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas



Facebook üzerinden elde edilen davacının ve boşandığı eşinin birlikte görüldüğü fotoğraflara dayanılarak davacının aylığının kesilmiş ve davalı kurum işleminin iptali istemli dava da, "facebookta paylaşılan fotoğraflara" vurgu yapılarak reddedilmişse de; “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun mevcut olup olmadığının eksik inceleme ve araştırmaya dayalımı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğu, mahkemece  ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılması gerektiği-
•   10. HD. 11.11.2020 T. 7974/6431


İşçinin hizmet süresinin, hizmet döküm cetvelinde geçen sürelerle sınırlı olarak belirlenmesi; işçiye ödenen aylık ücretin miktarının ise, taraf iddia ve savunmaları, tanıkların beyanları ile tüm dosya içeriğine göre; davacının son aldığı ücretin 1.350,00 TL brüt değil, 1.350,00 TL net olarak kabul edilmesi ve davacı tarafça talep edilen alacakların bu ücrete göre belirlenmesi gerektiği- İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği, yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshinin şart olduğu ve bu noktada ilişkinin sona erme şeklinin, haklı olup olmadığının önemi bulunmadığı; ayrıca, yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükünün işverene ait olup, işverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32/8. maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiş olup, ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı def’i, savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliğini ortadan kaldıracağından- 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447. maddesi ile sözlü yargılama usulünün kaldırıldığı, aynı yasanın 316. maddesi ve devamı gereğince iş davaları için basit yargılama usulünün benimsendiği, bu durumda ilk oturuma kadar zamanaşımı definin ileri sürülmesi, hatta ilk oturumda sözlü olarak bildirilmesinin mümkün olmadığı ve ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği-
•   9. HD. 01.10.2020 T. 3166/10213


Davacının aylık ücret miktarının belirlenmesi hususunda; emsal ücret araştırması genişletilerek, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili başkaca işçi ve işveren kuruluşları ve benzer işyerleri ile Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceğinin araştırılması gerektiği-
•   22. HD. 09.07.2020 T. 33628/9334


Dava dilekçesinde haksız suçlama üzerine davacının işverenin isteğiyle işyerinden ayrıldığı belirtilmişse ve mahkeme kararının gerekçesinde de davacı işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği açıklanmışsa davacı lehine ihbar tazminatı talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu- İşçiye banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtlarının da ödemeyi gösteren belge niteliğinde olduğu- Ücretin ödendiğinin ispatının işverene ait olduğu ve bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı- Bordrolardaki ödemeler, banka kayıtları dosyaya sunulmamış ve mahkemece de istenmemiş, davacı işçiye de sorulmamışsa mahkemenin asgari geçim indirimi alacağının ödenmediği yönündeki kabulünün tamamen varsayıma dayalı olduğu- Mahkemece öncelikle ödemeler davacıya sorularak, inkar halinde davacının tüm çalışma dönemine ilişkin banka kayıtları getirtilerek asgari geçim indirimi ödemelerinin yapılıp yapılmadığı kontrol edildikten sonra talebin değerlendirilmesi gerektiği-
•   9. HD. 22.06.2020 T. 17940/6143


Davaların yığılmasında ıslah- Fazla mesai alacağının hesabında, davacı tanıklarının davalı iş yerinde çalıştıkları sürelerin tespiti için SGK kayıtlarının celbi ile gelen cevaba göre davacının fazla mesai ücreti alacağının tanıklarının bildirilen dönemleri ile sınırlı olarak değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği- Fazla mesai çalışması tanık beyanlarına göre değerlendirildiğinden takdiri indirim yapılması ancak bu indirimin de hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirim de olmaması gerekeceği- Satış temsilcisi olarak görev yapan davacının satışa bağlı olarak prim aldığının anlaşıldığı, işyerinde fazla çalıştıkça satış da fazla olacağından davacının fazla çalışma ücretinin zamsız kısmını prim ile aldığı kabul edilerek hesabın %150 zamlı ücret yerine %50 zam kısmına göre hesaplanması gerekirken, ödenen primler ile fazla çalışma tutarı karşılaştırılmak suretiyle ödenen primlerin fazla çalışma ücretinden mahsup edilip bakiyesine hükmedilmesinin hatalı olduğu-
•   9. HD. 08.06.2020 T. 16324/5005


İş akdinin sona ermesinden sonra imzalanan ibraname ve sulh sözleşmesinde, maaş alacağının sözleşme imza tarihinden itibaren 8 ay içinde davacıya ödenmesi gerektiği belirtildiğinden, bu süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde icra takibinde bulunması gereken davacı işçinin henüz alacak muaccel olmadan erken takipte bulunduğu ve bu nedenle açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği-" Davaya konu alacağın işçinin ücreti olması, alacağın çok önce muacceliyet kesbetmesi, taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme süresine dair hükmünün geçersiz olması ve sözleşmenin süre öngören hükmü geçerli olsa dahi, muaccel olan alacağın talebine engel oluşturmayıp ancak faiz bakımından sonuca etkili olması" şeklindeki görüşün kabul edilemeyeceği-
•   9. HD. 08.06.2020 T. 16245/4953


Dosyaya sunulan bordrolarda prim tahakkukları bulunduğu ancak davacının davalı işyerinde satışa bağlı prim alacak bir ş yapmadığı, bu nedenle davacının fazla mesaisinin 0,50 katsayı hesaplanması gerekmediği-
•   26. İSTANBULBAMHD. 13.02.2020 T. 3139/305


Kıdem tazminatı hesabında esas alınacak ücretin işçinin son ücreti olduğu- İ.iye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağı, işçiye sağlanan özel sağlık sigortası yardımı ya da hayat sigortası prim ödemeleri de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olduğundan, tazminata esas ücrete eklenmesi gerekeceği- Periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilim günlerine bölünmesi ile tazminata esas ücrete yansıtılacak tutarın daha doğru biçimde belirlenebileceği-
•   9. HD. 03.02.2020 T. 14297/1178


İster brüt, ister net miktarlar talep edilsin, hüküm fıkrasında işçilik alacağı miktarları gösterildikten sonra net mi yoksa brüt mü olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiği-
•   . HGK. 10.10.2019 T. 9-157/1051


İtirazın iptali şeklinde açılan davalarda takipten fazla alacak çıktığında fazla kısmın itirazın iptali ile birlikte ya da ek dava veya ıslah ile istenebileceği- Takibin fazlası talebinin bozmadan sonra ıslah yoluyla yapılamayacağı-
•   9. HD. 04.07.2019 T. 5207/14977


İşveren açıkça işçiye temel ücreti ve varsa ücret eklerini gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlü tutulduğu hâlde (İş Kanunu mad 8/3), işveren tarafından dosyaya Kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirerek gerekli belgeleri işçiye teslim ettiğine dair bir delil sunulmadığından ve hesaba esas unsurlardan olan ayni olarak sağlanan yemek ve servis yardımlarının değeri davacı tarafça bilinmediğinden, işçinin alacağını belirleyecek verilerin dava açarken elinde bulunduğundan söz edilemeyeceği ve uyuşmazlık konusu kıdem tazminatının belirlenebilmesi; işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ile tahkikatı gerektirdiğinden, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı-
•   . HGK. 04.07.2019 T. 22-2682/862


İş hukukundan kaynaklanan davalarda, taraflar arasında çalışma süresi ve ücret miktarı yönlerinden uyuşmazlık bulunmasının, alacağı belirsiz hale getirmeyeceği- İşçinin çalışma süresini ve ücretini belirleyebileceği, işçinin ne zamandan beri çalıştığını veya ücretinin ne kadar olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, işçinin kendisinin bilmediği çalışma süresini, tanıkların bildiğini veya bilirkişinin bileceğini farzetmenin ispat kurallarına da aykırı olacağı, keza tarafın yeterli şekilde somutlaştırıp kendisinin bilgisinde dahi olmadığını belirttiği bir hususun mahkemece bilinmesini beklemenin de mümkün olmadığı- İşverenin maddi hukuktan doğan yükümlülüklerini (belge ve bordro düzenleme gibi) yerine getirmemesinin, tuttuğu belgelerin gerçeği yansıtmamasının, davadan önce işçinin alacaklarını inkar etmesinin ya da ikrar etmekle beraber yerine getirmemesinin davacıya kural olarak belirsiz alacak davası açma imkanını vermeyeceği; işçinin bu durumlarda dahi, alacağının miktarını veya değerini belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açamayacağı- Davacı yan, ücret alacağı bakımından işyeri kayıtlarına dayanmış olup imzasız ücret bordrolarında yazılı miktara ve bordrodaki tahakkuklara itirazı bulunmadığından, davacının, çalışma süresini, kendisine ödenen ve ödenmesi gereken aylık ücret miktarını, sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği tarihi, toplu iş sözleşmesi gereği alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını belirleyebilecek durumda olduğundan, dava konusu ücret alacağı gerçekte belirlenebilir bir alacak olup belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği nazara alınarak, bu talep yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
•   22. HD. 23.05.2019 T. 22687/11523


Davacının dava açarken dava konusu işçilik alacaklarının miktarını belirleyebilmesi için gerekli veri ve bilgilere sahip olması halinde dava konusu edilen alacakların belirsiz alacak olmadığının kabulü gerektiği- Talep edilecek alacak miktarının davanın açıldığı anda tam ve kesin bir biçimde belirlenmesi mümkün olmasına rağmen, "belirsiz alacak" davası şeklinde açılan davanın, hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemesi gerektiği- Dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar, somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmesi gerektiği- Dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar, somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya bir haftalık kesin süre verilmesi ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmesi, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği- Dava dilekçesinde asgari bir tutar gösterilmiş olup bunun, alacağın belirli bir kesimi olduğu anlaşılmakla birlikte, açılan davanın belirsiz alacak davası mı; yoksa kısmi dava mı olduğu hususunda açıklık bulunmuyorsa hâkimin, taleple bağlı olduğu için öncelikle, davacı tarafa bir haftalık kesin bir süre vermesi ve onun beyanı doğrultusunda açılmış olan davanın belirsiz alacak davası mı, yoksa kısmi dava mı olduğunu belirlemesi gerektiği (hâkimin davayı aydınlatma ödevi)- Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davanın belirsiz alacak davası olduğunu beyan etmiş ve belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli koşullar mevcut ise, davanın belirsiz alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılması; belirsiz alacak davası açılabilmesi için gerekli şartlar bulunmakla birlikte davacı açmış olduğu davanın kısmi dava olduğunu belirtmişse, bu hâlde mahkemenin davayı, kısmi dava olarak kabul edip yargılamayı sürdürmesi; üçüncü bir ihtimal olarak davacı davasının belirsiz alacak davası olduğunu mahkemeye bildirmiş olmakla birlikte belirsiz alacak davasının koşulları bulunmuyor ve fakat kısmi dava açılabilmesi mümkünse, bu durumda, mahkemece, açılmış olan davanın, doğrudan bir ara kararla bir kısmi dava olarak nitelendirilmek suretiyle görülüp karara bağlanması gerektiği-
•   . HGK. 16.05.2019 T. 22-1166/576


İtirazın iptali davası dışında kalan miktarlara yönelik olarak tahsil talepli alacak davası açılmasının ve ayrı bir dava açılıp birleştirme yapılabileceği gibi ıslah ile de talepte bulunulmasının mümkün olduğu-
•   9. HD. 28.03.2019 T. 35604/7101


22. HD. 28.03.2019 T. E: 2017/21097, K: 6851-
•   22. HD. 28.03.2019 T. 21097/6851


22. HD. 28.03.2019 T. E: 2018/13549, K: 7039-
•   22. HD. 28.03.2019 T. 13549/7039


TPOC (Turkish Petroleum Oversae Co.Ltd ), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın Yurt Dışında Şirket Kurması ve Kurulmuş Şirketlere İştirak Etmesi Hakkındaki 16.11.1995 ve 95/7590 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Jersey Kanal Adaları’nda 06.02.1996 tarihinde kurulduğu, bu şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı bu şirkette sadece yarıdan fazla hissesi bulunduğu, dolayısıyla TPOC’a ait binanın inşası sebebi ile ihale makamı sıfatı ile sorumlu olunacak işçi ücret alacağından Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın sorumlu tutulamayacağı-
•   22. HD. 28.03.2019 T. 2734/6956


22. HD. 27.03.2019 T. E: 2017/21370, K: 6726-
•   22. HD. 27.03.2019 T. 21370/6726


22. HD. 27.03.2019 T. E: 2017/21383, K: 6736-
•   22. HD. 27.03.2019 T. 21383/6736


22. HD. 27.03.2019 T. E: 1869, K: 6761-
•   22. HD. 27.03.2019 T. 1869/6761


Mahkemece davacının çalıştığı işverenlerden olan Ltd. Şti.’nin davalı şirketle arasındaki hukuki ilişkiye ilişkin iddiası araştırılmamış olduğundan, davalı şirket ile dava dışı Ltd. Şti. arasında herhangi bir organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği- Davalı tarafından dosyaya sunulan banka kaydındaki ödemenin önceki ay ücretlerine mi yoksa son ay ücretine mi ilişkin olduğu net olarak anlaşılamamakta olduğundan, davacının ücret alacağı talebi yönünden, davacının iş akdinin feshedildiği tarihten sonraki dönemi de kapsayacak şekilde tüm banka kayıtları dosyaya getirildikten sonra değerlendirme yapılması gerektiği-
•   22. HD. 27.03.2019 T. 18067/6796


22. HD. 27.03.2019 T. E: 2017/18800, K: 6799-
•   22. HD. 27.03.2019 T. 18800/6799


22. HD. 26.03.2019 T. E: 2016/7434, K: 6648-
•   22. HD. 26.03.2019 T. 7434/6648


22. HD. 26.03.2019 T. E: 2016/7643, K: 6644-
•   22. HD. 26.03.2019 T. 7643/6644


İş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirdiğini iddia ederek kıdem, ihbar, fazla mesai ve hafta tatili, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21471/6452


İş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirdiğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, ücret ve prim alacacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21482/6463


İş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirdiğini iddia ederek ihbar, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21470/6451


22. HD. 25.03.2019 T. E: 2017/21425, K: 6422-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21425/6422


İş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirdiğini iddia ederek kıdem, ihbar, fazla mesai ve hafta tatili, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21472/6453


22. HD. 25.03.2019 T. E: 2017/21455, K: 6539-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 21455/6539


22. HD. 25.03.2019 T. E: 1191, K: 6433-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 1191/6433


Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımının, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceği- Zamanaşımı def'inin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesinin de mümkün olduğu- Davalı cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’i ileri sürmüş olduğu gibi, ıslah dilekçesinde karşı da süresi içerisinde zamanaşımı def’i ileri sürmüş olup davalının, davacı tarafın ıslah talebine karşı yaptığı zamanaşımı def'ii değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu- Davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 20577/6544


22. HD. 25.03.2019 T. E: 1289, K: 6531-
•   22. HD. 25.03.2019 T. 1289/6531


22. HD. 14.03.2019 T. E: 2016/6979, K: 6296-
•   22. HD. 14.03.2019 T. 6979/6296


22. HD. 13.03.2019 T. E: 2016/6136, K: 5856-
•   22. HD. 13.03.2019 T. 6136/5856


22. HD. 12.03.2019 T. E: 1153, K: 5749-
•   22. HD. 12.03.2019 T. 1153/5749


22. HD. 12.03.2019 T. E: 2017/20991, K: 5694-
•   22. HD. 12.03.2019 T. 20991/5694


22. HD. 12.03.2019 T. E: 2016/6271, K: 5772-
•   22. HD. 12.03.2019 T. 6271/5772


22. HD. 11.03.2019 T. E: 2016/7071, K: 5682-
•   22. HD. 11.03.2019 T. 7071/5682


22. HD. 11.03.2019 T. E: 1298, K: 5660-
•   22. HD. 11.03.2019 T. 1298/5660


22. HD. 11.03.2019 T. E: 1773, K: 5594-
•   22. HD. 11.03.2019 T. 1773/5594


22. HD. 11.03.2019 T. E: 2016/7072, K: 5619-
•   22. HD. 11.03.2019 T. 7072/5619


22. HD. 11.03.2019 T. E: 2016/7067, K: 5678-
•   22. HD. 11.03.2019 T. 7067/5678


22. HD. 07.03.2019 T. E: 2017/20843, K: 5413-
•   22. HD. 07.03.2019 T. 20843/5413


22. HD. 07.03.2019 T. E: 2017/20492, K: 5266-
•   22. HD. 07.03.2019 T. 20492/5266


22. HD. 07.03.2019 T. E: 2017/20820, K: 5396-
•   22. HD. 07.03.2019 T. 20820/5396


22. HD. 07.03.2019 T. E: 1250, K: 5430-
•   22. HD. 07.03.2019 T. 1250/5430


22. HD. 07.03.2019 T. E: 2017/20471, K: 5261-
•   22. HD. 07.03.2019 T. 20471/5261


22. HD. 05.03.2019 T. E: 2017/20753, K: 5054-
•   22. HD. 05.03.2019 T. 20753/5054


İş sözleşmesi haklı nedenle fesh ettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalılar Cevaplarının Özeti: Davalı, davanın reddine-
•   22. HD. 04.03.2019 T. 20572/4853


22. HD. 04.03.2019 T. E: 2016/6817, K: 4896-
•   22. HD. 04.03.2019 T. 6817/4896


22. HD. 27.02.2019 T. E: 2016/4283, K: 4399-
•   22. HD. 27.02.2019 T. 4283/4399


22. HD. 25.02.2019 T. E: 2016/6723, K: 4147-
•   22. HD. 25.02.2019 T. 6723/4147


22. HD. 21.02.2019 T. E: 2017/19760, K: 4136-
•   22. HD. 21.02.2019 T. 19760/4136


22. HD. 21.02.2019 T. E: 1308, K: 3879-
•   22. HD. 21.02.2019 T. 1308/3879


22. HD. 20.02.2019 T. E: 2017/20359, K: 3827-
•   22. HD. 20.02.2019 T. 20359/3827


22. HD. 19.02.2019 T. E: 2016/4756, K: 3721-
•   22. HD. 19.02.2019 T. 4756/3721


22. HD. 19.02.2019 T. E: 2017/20309, K: 3653-
•   22. HD. 19.02.2019 T. 20309/3653


22. HD. 19.02.2019 T. E: 2017/20308, K: 3652-
•   22. HD. 19.02.2019 T. 20308/3652


22. HD. 14.02.2019 T. E: 2017/20957, K: 3498-
•   22. HD. 14.02.2019 T. 20957/3498


22. HD. 14.02.2019 T. E: 2016/4724, K: 3246-
•   22. HD. 14.02.2019 T. 4724/3246


22. HD. 13.02.2019 T. E: 2017/19632, K: 3189-
•   22. HD. 13.02.2019 T. 19632/3189


22. HD. 13.02.2019 T. E: 2016/5169, K: 3150-
•   22. HD. 13.02.2019 T. 5169/3150


22. HD. 12.02.2019 T. E: 2016/5958, K: 3094-
•   22. HD. 12.02.2019 T. 5958/3094


22. HD. 12.02.2019 T. E: 2017/19769, K: 3046-
•   22. HD. 12.02.2019 T. 19769/3046


22. HD. 12.02.2019 T. E: 2016/12567, K: 3067-
•   22. HD. 12.02.2019 T. 12567/3067


22. HD. 12.02.2019 T. E: 2016/5091, K: 3034-
•   22. HD. 12.02.2019 T. 5091/3034


22. HD. 11.02.2019 T. E: 2016/4936, K: 2926-
•   22. HD. 11.02.2019 T. 4936/2926


22. HD. 11.02.2019 T. E: 2016/4956, K: 2878-
•   22. HD. 11.02.2019 T. 4956/2878


22. HD. 06.02.2019 T. E: 2017/19846, K: 2532-
•   22. HD. 06.02.2019 T. 19846/2532


22. HD. 04.02.2019 T. E: 2018/15836, K: 2161-
•   22. HD. 04.02.2019 T. 15836/2161


22. HD. 04.02.2019 T. E: 2016/2738, K: 2216-
•   22. HD. 04.02.2019 T. 2738/2216


Davacı işçinin talep ettiği yıpranma priminin hesaplanabilmesi için, kanunda öngörülen kayıt ve belgeleri tutma ve işçinin bilgisine sunmakla yükümlü olan işverenin sunacağı, bordrolara ve puantaj kaydı gibi çalışma esaslarını gösterir belgelere ihtiyaç duyulduğu- Davacı işçinin yaptığı işin niteliği itibariyle TİS kapsamında olup olmadığı da uyuşmazlık konusu olup, mahkemece bu hususta mahallinde keşif yapılmak suretiyle sonuca gidildiği görüldüğünden, yıpranma priminin belirlenebilmesi için, davalı işverenin elinde bulunan kayıt ve belgelere ihtiyaç bulunmakta, ayrıca muhasebe işlemi gerekmekte olduğundan ve iş yerinde kayıt tutma dolayısı ile belgeleme yükümlüsü olan işverenin sunacağı bordrolara ve kayıtlara ihtiyaç bulunduğundan,  dava konusu edilen yıpranma primi alacağını belirlemesi davacı işçinin eğitim ve sosyal durumu dikkate alındığında kendisinden beklenemeyeceği gibi, söz konusu alacağın belirlenebilmesi için işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ve tahkikata ihtiyaç duyulduğundan, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
•   . HGK. 20.12.2018 T. 22-2098/2000


Kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücreti hesaplanırken, çıplak ücrete yemek ücreti olarak takdiren yansıtılmışsa da, davacı, resmi kurum olan asıl işveren Sağlık Bakanlığı nezdinde çalışıyor olup, bu kurumda yemek ihale yoluyla satın alındığından, davalı vekili tarafından, bilirkişi raporuna giydirilmiş ücret hesabı yönünden itiraz edildiği ve dilekçe ekinde sunulan hizmet alım ihalesi uyarınca bir öğün yemek bedelinin belirtildiği anlaşılmakla giydirilmiş ücret hesabının bu bedel üzerinden hesaplanması gerektiği-
•   22. HD. 19.11.2018 T. 17885/24841


İşçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük çıplak ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da Toplu İş Sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını isteyemeyeceği- Belirsiz alacak davası olduğu belirtilerek karar verilmiş olsa da, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığından, davanın kısmi dava olduğu dikkate alınarak, kısmi davaya ilişkin kurallara göre görülüp sonuçlandırılması gerektiği-
•   22. HD. 15.11.2018 T. 17720/24590


Davacının çalıştığı alt işveren şirketlerle yapılan ihale sözleşmesi ve idari şartnameler ve davacının yaptığı işe göre her bir sözleşme döneminde çalışmaya dayanak hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler ile hizmet sözleşmeleri sair ekleri davalıdan ve davacının çalıştığı alt işverenden celp edilerek yemek ve yol yardımına ilişkin incelenme yapılması gerektiği- Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak olan giydirilmiş ücretin tespitinde asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler gözönünde tutularak belirlendiğinden, ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemeler kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağı-
•   22. HD. 12.11.2018 T. 14815/24190


•   22. HD. 22.10.2018 T. 13034/22859


•   22. HD. 22.10.2018 T. 13033/22850


22. HD. 08.11.2018 T. E: 2017/16263, K: 23933-
•   22. HD. 08.11.2018 T. 16263/23933


22. HD. 08.11.2018 T. E: 2017/16164, K: 23898-
•   22. HD. 08.11.2018 T. 16164/23898


22. HD. 06.11.2018 T. E: 14426, K: 23735-
•   22. HD. 06.11.2018 T. 14426/23735


22. HD. 05.11.2018 T. E: 10738, K: 23532-
•   22. HD. 05.11.2018 T. 10738/23532


22. HD. 05.11.2018 T. E: 2017/16350, K: 23405-
•   22. HD. 05.11.2018 T. 16350/23405


22. HD. 25.10.2018 T. E: 13741, K: 23226-
•   22. HD. 25.10.2018 T. 13741/23226


22. HD. 25.10.2018 T. E: 2017/16209, K: 23239-
•   22. HD. 25.10.2018 T. 16209/23239


22. HD. 24.10.2018 T. E: 2017/15407, K: 23020-
•   22. HD. 24.10.2018 T. 15407/23020


22. HD. 24.10.2018 T. E: 2017/15399, K: 23037-
•   22. HD. 24.10.2018 T. 15399/23037


22. HD. 23.10.2018 T. E: 2017/15820, K: 22974-
•   22. HD. 23.10.2018 T. 15820/22974


22. HD. 23.10.2018 T. E: 2017/15828, K: 22968-
•   22. HD. 23.10.2018 T. 15828/22968


22. HD. 22.10.2018 T. E: 2016/117, K: 22654-
•   22. HD. 22.10.2018 T. 117/22654


22. HD. 18.10.2018 T. E: 2017/15813, K: 22533-
•   22. HD. 18.10.2018 T. 15813/22533


22. HD. 18.10.2018 T. E: 2017/15508, K: 22467-
•   22. HD. 18.10.2018 T. 15508/22467


22. HD. 18.10.2018 T. E: 2017/15817, K: 22542-
•   22. HD. 18.10.2018 T. 15817/22542


22. HD. 17.10.2018 T. E: 11825, K: 22386-
•   22. HD. 17.10.2018 T. 11825/22386


22. HD. 17.10.2018 T. E: 2017/15392, K: 22411-
•   22. HD. 17.10.2018 T. 15392/22411


22. HD. 17.10.2018 T. E: 2017/15394, K: 22413-
•   22. HD. 17.10.2018 T. 15394/22413


22. HD. 17.10.2018 T. E: 2017/15391, K: 22410-
•   22. HD. 17.10.2018 T. 15391/22410


22. HD. 17.10.2018 T. E: 2017/15393, K: 22412-
•   22. HD. 17.10.2018 T. 15393/22412


22. HD. 15.10.2018 T. E: 2017/15592, K: 22181-
•   22. HD. 15.10.2018 T. 15592/22181


22. HD. 15.10.2018 T. E: 2017/15638, K: 22164-
•   22. HD. 15.10.2018 T. 15638/22164


22. HD. 15.10.2018 T. E: 14112, K: 22119-
•   22. HD. 15.10.2018 T. 14112/22119


22. HD. 11.10.2018 T. E: 12397, K: 21820-
•   22. HD. 11.10.2018 T. 12397/21820


22. HD. 11.10.2018 T. E: 12385, K: 21812-
•   22. HD. 11.10.2018 T. 12385/21812


22. HD. 10.10.2018 T. E: 12938, K: 21738-
•   22. HD. 10.10.2018 T. 12938/21738


22. HD. 10.10.2018 T. E: 2017/15215, K: 21677-
•   22. HD. 10.10.2018 T. 15215/21677


22. HD. 09.10.2018 T. E: 13638, K: 21606-
•   22. HD. 09.10.2018 T. 13638/21606


22. HD. 09.10.2018 T. E: 2017/14412, K: 21558-
•   22. HD. 09.10.2018 T. 14412/21558


22. HD. 08.10.2018 T. E: 12583, K: 21383-
•   22. HD. 08.10.2018 T. 12583/21383


22. HD. 08.10.2018 T. E: 11815, K: 21126-
•   22. HD. 08.10.2018 T. 11815/21126


22. HD. 04.10.2018 T. E: 2017/14735, K: 21079-
•   22. HD. 04.10.2018 T. 14735/21079


Dava dilekçesinde, somutlaştırma yükünün yerine getirilmemiş olması halinde, öncelikle hâkim davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemesi gerektiği, ancak bu eksiklik tamamlanırsa yargılamaya devam edilerek karar verileceği, bu eksiklik tamamlanmaz ve somutlaştırma gerçekleşmezse, ispatsız kalan davanın reddine karar verileceğinden, dava dilekçesinde, davacının ödenmesi gereken aylık ücretinden her ay cüzi bir miktarının ödendiği, ödenmeyen ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsilinin talep edilmiş olması şekli ile soyut ve genel anlatımlar içerdiğinden, öncelikle davacıdan ücret ve ikramiye alacağı taleplerinin hangi aylara ilişkin olduğu ile ödenmeyen ücret ve ikramiye alacağı açıklattırılması ve işverenden davacıya yapılan ödemeye ilişkin bilgi ve belgeler de istenerek davacının talepleri ve işverence ibraz edilecek bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği-
•   22. HD. 04.10.2018 T. 14739/21061


22. HD. 04.10.2018 T. E: 2017/14685, K: 21022-
•   22. HD. 04.10.2018 T. 14685/21022


22. HD. 03.10.2018 T. E: 2017/14892, K: 20976-
•   22. HD. 03.10.2018 T. 14892/20976


22. HD. 03.10.2018 T. E: 9238, K: 20924-
•   22. HD. 03.10.2018 T. 9238/20924


22. HD. 03.10.2018 T. E: 2017/14852, K: 20980-
•   22. HD. 03.10.2018 T. 14852/20980


Dava konusu edilen işçi alacaklarının hesabına esas ücret miktarı belirsiz olup, ücretteki belirsizlik alacakların miktarını etkileyeceğinden dava konusu edilen alacakların belirsiz olduğunu kabul edilmesi gerektiği- Davanın kısmi dava olarak açıldığı, bilirkişi raporundan sonra davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile dava konusu edilen bazı alacakların miktarını arttırdığı görülmekle, dava, karar ve Özel Daire bozma karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK. mad. 109/2 uyarınca alacaklar belirsiz olduğundan davacının kısmi dava açmasının mümkün olduğu- Davalı banka "bordrosu sunulan işçilerin aynı ünvanda kadro tanımlaması olmadığından muadili olan ve davacı ile aynı işi yapan, aynı özellikte emsal işçi tanımlaması ile işe devam ettiklerini" belirterek ek rapora itiraz etmiş olduğundan, sendikanın bildirdiği ücretin emsal ücret olamayacağı, öncelikle davalı Banka vekilince bordroları sunulan işçilerin davacının emsali olup olmadığı ile ilgili olarak bu konuda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak bu işçilerin davacının emsali işçi olmadıklarının anlaşılması hâlinde, geçersizliği tespit edilen fesih tarihi olan ile davacının işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığı tarih arasındaki süreçte davalı işyerinde ücret ve ekleri yönünden genel artış yapılıp yapılmadığı sorularak varsa buna ilişkin kayıtların getirtilmesi suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği- Geçersiz sayılan fesih tarihini izleyen dört aylık süre esas alınarak hesaplanması gereken boşta geçen süre ücreti mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davalının kabulünde olan aylık brüt 857,00TL üzerinden hesap edilmiş olup davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyizi olmadığı, kararın davalı Bankanın temyizi üzerine davalı lehine bozulduğu dikkate alındığında, yapılacak emsal ücret araştırması ile belirlenecek ücret düzeyine göre hesaplama yapılırken (yapılan araştırma sonucunda tespit edilecek ücretin davalının kabulünde olan miktarın üzerinde olması hâlinde) bu hususta davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu-
•   . HGK. 02.10.2018 T. 22-604/1399


22. HD. 01.10.2018 T. E: 2017/15005, K: 20428-
•   22. HD. 01.10.2018 T. 15005/20428


9. HD. 10.07.2018 T. E: 2016/6339, K: 15029-
•   9. HD. 10.07.2018 T. 6339/15029


9. HD. 05.07.2018 T. E: 5530, K: 14907-
•   9. HD. 05.07.2018 T. 5530/14907


9. HD. 03.07.2018 T. E: 2015/20841, K: 14497-
•   9. HD. 03.07.2018 T. 20841/14497


9. HD. 19.06.2018 T. E: 4422, K: 13216-
•   9. HD. 19.06.2018 T. 4422/13216


9. HD. 19.06.2018 T. E: 2015/20605, K: 13220-
•   9. HD. 19.06.2018 T. 20605/13220


9. HD. 07.06.2018 T. E: 2015/20394, K: 12953-
•   9. HD. 07.06.2018 T. 20394/12953


9. HD. 06.06.2018 T. E: 2017/7128, K: 12749-
•   9. HD. 06.06.2018 T. 7128/12749


Davalılar arasındaki hukuki ilişkinin işyeri devri olduğu- Davacının ücreti, hizmet süresi vs. taraflar arasında ihtilaflı olduğundan, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında bir usulsüzlük bulunmadığı- Davacı Mayıs ayı ücretinin yarısının ödenmediğini iddia ederek buna göre talepte bulunduğundan, mahkemece talep aşılarak karar verilmesinin hatalı olduğu-
•   3. İZMİRBAMHD. 17.04.2018 T. 2300/600


Davacı "aylık 1.700 Dolar ücret aldığını" ileri sürmüş, davacı tanıkları davacı iddiasını doğrular yönde beyanda bulunmuş, Davalı ise cevap dilekçesinde aylık ücret miktarı ile ilgili bir açıklama yapmamış olup iş sözleşmesinde "davacının aylık ücreti brüt 598,50 Libya Dinarı" olarak belirlenmiş, aylık ücretin içerisinde fazla çalışma ücretinin yer aldığına dair açık bir düzenlemeye yer verilmemiş mahkemece davalı işverenden işyeri kayıtları (bordro, puantaj kayıtları vs.) istenmiş, davalı işveren tarafından sunulmaması üzerine müzekkere ile bu kayıtların ibrazı aksi hâlde ibrazdan imtina etmiş sayılacağı ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiş olup yargılama sürecinde işyeri kayıtlarının sunulmadığı,  davacıya ait banka kayıtlarında ise ödemelerin ücret adı altında yatırıldığı, başkaca açıklama yer almadığı, bilirkişi raporunda ise yapılan ödemelerin ne kadarının çıplak ne kadarının fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil alacakları karşılığı olduğu kanıtlanmadığından son bir yıl içinde ödenen ücretlerin ortalamasının davacının aylık ücreti olduğu belirtilerek dava konusu alacakların hesaplandığı anlaşıldığından, belirtilen deliller ile dinlenen tanık beyanları ve davalı savunması dikkate alındığında davacının aylık ücret miktarını ispatladığının kabulü gerektiği-
•   . HGK. 21.03.2018 T. 22-48/507


Fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak ve dava konusu alacaklar ayrıştırılmak sureti ile toplam 1.000-TL olarak açılan, bilirkişi raporundan sonra talep arttırım dilekçesi verilerek alacak miktarlarının arttırıldığı ve belirsiz alacak davasında, arttırılan miktarlar dahil alacağın tümü bakımından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi mi yoksa dava ile istenen kısımlar için dava, arttırılan kısımlar için talep arttırım tarihi mi olduğu? Davacı "Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ait işyerinde mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı sürenin 2001 yılında kadroya alınması sırasında derece ve kademe intibakında dikkate alınmadığını" ileri sürerek mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi hesaba katılarak belirlenecek derece ve kademeye göre fark işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini belirsiz alacak davası açarak talep etmiş olup, dava konusu edilen alacakların davanın açıldığı tarih itibari ile tartışmalı olup miktarı bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği- Dava belirsiz alacak davası olduğuna göre, bu davanın açılması ile doğacak olan maddi ve şekli hukuk sonuçlarının (zamanaşımının kesilmesi ve diğerleri) bu dava için de geçerli olması gerekeceğinden, mahkemece talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılan miktarlar dâhil alacakların tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin isabetli olduğu- "Davacının belirleyebildiği asgari miktar yerine cüzi miktarlar üzerinden dava açtığı, bu hâlde davanın "kısmi eda külli tespit" davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu durumda talep arttırım dilekçesi verilerek arttırılan alacak kısımlarına talep arttırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
•   . HGK. 28.02.2018 T. 9-3157/365


Hâkimin, tarafların maddi vakıayla ilgili söylediği olguları dikkate almak zorunda olduğu- Davacı vekili dava dilekçesinde açık bir şekilde müvekkilinin son 3 yıllık izinleri hariç yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürmesi karşısında, bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma süresi üzerinden yıllık izin alacağı hesaplanmışsa da, davacının kıdemine göre hak ettiği yıllık izinlerin son 3 yılı hariç bırakılarak hesaplanıp, hüküm altına alınması gerektiği- Hükme dayanak raporu hazırlayan bilirkişi tarafından, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağı hesaplamasına esas alınacak çıplak ücreti, seçenekli olarak asgari ücret ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazanç miktarı esas alınarak belirlenmiş, mahkemece de Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazanç miktarını esas alarak hesaplayan seçenek hükme esas alınmışsa da, prime esas kazanç içerisinde çıplak ücret ve giydirilmiş ücrete dahil olmayan unsurlar bulunabileceği gibi nakdi olarak ödenen yol ve yemek ücreti de bulunabileceğinden, hesaplamaya esas çıplak ücretin belirlenmesinde bu kazancın esas alınamayacağı- Davacının çıplak ücreti ve ispatlanan sosyal yardımlar varsa, bu çıplak ücrete eklenerek giydirilmiş ücreti belirlendikten sonra kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağı yeniden hesaplanıp hüküm altına alınması gerektiği-
•   9. HD. 05.02.2018 T. 8554/1436


Fazla mesai ücreti bakımından, Yargıtay tarafından incelenmiş olan önceki dosyalarda kabul edilen haftalık 9 saat fazla mesainin kabul edilerek sonuca gidilmesi gerektiği- İki davacı tanığının da davalıyla davalarının olduğu, Emsal ücret araştırmasında, 6 aylık kıdemli sayaç okuma elemanının 2010 yılında net 950-1500 TL arası değişen ücret alacağı ve yıl belirtilmeksizin 6 yıllık sayaç açma kapama elemanının net 1850-2250 TL arası ücret alacağı, bir diğer yazıda; 6 yıllık sayaç okuma elemanının 2010 yılı itibariyle 1500-1850 TL arası ücret alacağı belirtilmiş olup mahkeme tarafından esas alınan ücret meblağı net 2000 TL /brütü 2793 TL olup bildirilen emsallerden yüksek olduğu- Yargıtay tarafından evvelce incelenen dosyada 11 yıl kıdemli sayaç okuma elemanı 2010 yılı Haziran ayında net 1200 TL kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamış olup diğer bir dosyada incelenen sayaç okuma ve sair işlerde dışarda çalışan/sahada kontrolör olan 14 yıl kıdemli işçinin 2010 yılı Mart ayında net 1200 TL. Ücret alacağı kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamış olup, Yargıtay tarafından önceden geçen emsaller gibi davacının son ücretinin net 1200 TL kabul edilmesi gerektiği- Fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından, net miktarların hesaplanmasında gelir vergisi ve damga vergisi yanında sigorta priminin ve işsizlik priminin de düşülmesi gerektiği- Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, alacak miktarının tamamı için dava tarihinde zamanaşımının kesileceği, ıslaha karşı zamanaşımı savunmasının gözetilemeyeceği- (İSKİ, ASKİ gibi) Büyükşehir belediyelerinin bünyelerinde bulunan, tüzel kişiliği haiz, su ve kanalizasyon işlerini yürüten idarelerin (kurumların) yargılama harçlarından (ve bu kapsamda temyiz harçlarından) muaf olmadığı
•   9. HD. 25.01.2018 T. 19812/1242


Yurt dışında yaşayan davalı adına kayıtlı ticari takside şoförlük yapan davacının çalışmasının iş sözleşmesine mi yoksa kira sözleşmesine mi dayandığı, burada varılacak sonuca göre iş mahkemesinin görevli olup olmadığı- Davalının yurt dışında yaşıyor olması dikkate alındığında, davacının davalının gözetim ve denetimi altında olduğu, onun emir ve talimatları doğrultusunda ticari taksiyi işlettiği, çalışma saatleri ve çalışma düzeninin davalı tarafından belirlendiği, başka bir anlatımla taraflar arasında iş ilişkisi kurulduğunu gösterir şekilde bir bağımlılık ilişkisi bulunduğunun kabul edilemeyeceği- Aracın ruhsatının devredilmemiş olması ve aracın trafikte davalı adına kayıtlı olmasının taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin tespitinde belirleyici bir kriter olmadığı- Yoklama memuru ile "çalışan-vekil" olarak davacının ad ve soyadı ile imzasının bulunduğu yoklama fişinde, davalının satın aldığı ticari taksi ile ticari taksi faaliyetine başladığı, yanında bir kişinin (davacının) asgari ücretle çalıştığı yazılı ise de, bu belgeyi davacı kendisi imzaladığından, belgenin tek başına iş sözleşmesinin varlığı için yeterli olmadığı- Davacının 07.05.2009-22.11.2010 tarihleri arasında davalının babası üzerinden sigortalı gösterildiği hizmet cetvelinden anlaşılmakta ise de, davalı tanıklarından biri "kamyonette çalışırken kaza yapan davacının sağlık hizmetlerinden yararlanmak için kendisinin sigortalı gösterilmesini talep etmesi nedeni ile sigortalı gösterildiğini, ancak SGK primlerini davacının yatırdığını" belirtmiş olduğundan ve davalı tanıkları "her ay kararlaştırılan kira bedelinin davacı tarafından davalı tanığı olarak beyanı alınan davalının amcasının oğluna verildiğini" beyan ettiğinden,  davalıya her ay sabit bir miktarın ödendiği, geri kalan hasılatın davacıya ait olduğu böylesi bir ilişkide kâr ve zararın başka bir anlatımla ekonomik riskin davacı üzerinde olduğu- Taraflar arasında iş sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki bulunmadığı-
•   . HGK. 24.01.2018 T. 9-3561/77


Kural olarak işçilik alacakları brüt olarak hüküm altına alınması gerektiği- Davacının alacaklarını net miktar üzerinden talep etmesi hâlinde ise, hüküm fıkrasında talep dikkate alınarak alacakların net olarak hüküm altına alınması gerektiği-Mahkemece hüküm altına alınan miktarların net ya da brüt olduğunun gerekçede belirtilmesinin yeterli olmadığı, hüküm fıkrasında da hüküm altına alınan alacakların net ya da brüt olduğunun açıkça yazılması gerektiği-
•   . HGK. 17.01.2018 T. 9-2418/53


Davacı işçinin kadroya alınmadan önce geçici/mevsimlik işçilikte geçen hizmet süresi dikkate alınarak derece ve kademesinin tespiti ile, buna bağlı olarak ücret, akdî ikramiye, ilâve tediye ve yıpranma primi fark alacaklarının tahsili istemini içeren eldeki dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi? Davacının talep ettiği fark işçilik alacaklarının hesaplanabilmesi için, kanunda öngörülen kayıt ve belgeleri tutma ve işçinin bilgisine sunmakla yükümlü olan işverenin sunacağı bordrolara ihtiyaç duyulmakta olup fark ücret, akdi ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi alacaklarının belirlenebilmesinin muhasebe işlemini gerektirdiği- Davacının alacağı gerçek ücrete toplu iş sözleşmesi ile belirlenen zam oranları uygulanarak bulunacak miktardan işverence düzenlenen bordrolardaki ücret mahsup edilerek fark alacağın bulunacağı, bunun için de, iş yerinde kayıt tutma dolayısı ile belgeleme yükümlüsü olan işverenin sunacağı bordrolara ve kayıtlara ihtiyaç duyulduğu- Dört yıla yakın bir süreye ilişkin toplu iş sözleşmesi artışlarından kaynaklanan alacaklarını belirlemesi, davacı işçinin eğitim ve sosyal durumu dikkate alındığında kendisinden beklenemeyeceği gibi, söz konusu alacakların belirlenebilmesi için işverende bulunan bilgi ve belgelerin verilmesi ve tahkikata ihtiyaç duyulduğundan, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesi ve davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu-
•   . HGK. 17.01.2018 T. 22-2181/24


İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatının mümkün olduğu- Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmadığı durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de ücretin belirlenebileceği- İster kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı olmadığı- Emsal ücret araştırması yapılması bakımından oluşturulan ve kesin süre ihtiva eden ara kararlarının, ödenmesi gereken müzekkere masrafı miktarının açıkça ara kararda yer almaması nedeni ile usulüne uygun olmadığı- İşçilik alacağına ilişkin davada, mahkemece emsal ücret araştırması için usuli işlemlerin ikmali ile dosya içindeki deliller ile birlikte değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği- "Tarafların davacı işçiye ödenecek ücretin miktarı konusunda sözlü olarak anlaştıkları, ücret belgesinin davacı işçiye bankadan kredi çekmesi için verildiği, davacının aldığı ücret miktarına ilişkin tanık beyanı bulunmadığı ve bu  durumda emsal ücret araştırması yapılmasının gerekmediği"ne ilişkin görüşün HGK. tarafından kabul edilmediği-
•   . HGK. 20.12.2017 T. 9-2726/2007


Davacının aylık net 1.600,00 TL. ile çalıştığını iddia ettiği, davacı tanıklarının davacının iddiasını doğrular şekilde beyanda bulunduğu ve bilirkişi raporunda da ücretin davacı iddiası da esas olmak üzere seçenekli hesap edildiği, davacı işçinin mesleği ve kıdemi dikkate alındığında, mahkemece davacının ücret iddiasının makul olduğu anlaşıldığından davacının ücretinin net 1.470,00 TL. olarak kabulü  gerektiği-
•   9. HD. 19.12.2017 T. 17616/21735


Borçlunun borcunu ‘ikrar’ etmesinin (alacağı tanımasının), ‘zamanaşımını kesen’ nedenlerden biri olduğu- Borç ikrarının, ancak, işlemekte olan zamanaşımını keseceği, yani, zamanaşımı süresinin tamamlanmasından sonraki borç ikrarının kesme yönünden bir sonuç doğurmayacağı- İhtiyati tedbir istemi ile mahkemeye başvurma veya işçilik alacaklarının tespiti ve ödenmesi için Bölge İş Müfettişliğine şikâyette bulunmanın, zamanaşımını kesmeyeceği, ancak işverenin, şikâyet üzerine Bölge Müdürlüğünde alacağı ikrar etmesinin, zamanaşımını keseceği- Kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasının, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmeyeceği, zamanaşımının, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceği- Zamanaşımı def'inin, ilk oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabileceği, HMK.’nun yürürlükte olduğu dönemde, ‘savunmanın değiştirilmesi yasağı’, cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı def’inin cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği- Islah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine, iki haftalık süre içinde, ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği- Cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmemiş ya da süresi içince cevap dilekçesi verilmemişse, ilerleyen aşamalarda, zamanaşımı def’inin, davacının açık muvafakati ile, yapılabileceği- Zamanaşımı def’inin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesinin de mümkün olduğu-
•   9. HD. 19.10.2017 T. 6282/16245


22. HD. 03.10.2017 T. E: 38754, K: 20377-
•   22. HD. 03.10.2017 T. 38754/20377


Zamanaşımının, hakkın ileri sürülmesini engelleyici nitelikte olduğu ve alacak hakkı alacaklı tarafından, yasanın öngördüğü süre ve koşullar içinde talep edilmediğinde dava yoluyla elde edilebilme olanağından yoksun bırakılacağı- Alacağın salt zamanaşımına uğramış olmasının onu eksik bir borca dönüştürmesi için yeterli olmadığı, bunun için borçlunun, kendisine karşı açılmış olan alacak davasında alacaklıya yönelik bir def'ide bulunması gerekeceği- Davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmedikçe, o hak ve alacak için yasanın öngördüğü zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile hakimin bunu kendiliğinden göz önüne alamayacağı- Zamanaşımı, kanunda sınırlı olarak sayılan ilk itirazlardan olmadığından cevap dilekçesi ile ileri sürülme zorunluluğu bulunmadığı- Zamanaşımı def'inin, savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağının başladığı ana kadar ileri sürülmesi gerekeceği ve bu ana kadar ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin sonradan ileri sürülmesinin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olacağı- Davaya yasal süresi içerisinde cevap vermemiş olan davalının süresinden sonra vereceği cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunabilmesinin ancak davacının muvafakat etmesi ile mümkün olacağı- Islahın yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabileceği- Davanın kısmen de ıslah edilebileceği- Maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemlerinin ıslahla düzeltilemeyeceği- Feragat, kabul, sulh gibi işlemlerin asıl hakkı ortadan kaldırmasından dolayı usul işlemi olduğu kadar maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşıması dolayısıyla bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilemeyeceği- Açık bir irade beyanı ile terk edilen hakların maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmaması sonucunda ıslahın konusu olamayacağı- Davanın cevapsız bırakılması ya da süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi halinde davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı-
•   . HGK. 07.06.2017 T. 9-1212/1078


Davalı vekilinin zamanaşımı savunmasını içermeyen ve yasal süresi geçtikten sonra verildiğinden hiç verilmemiş kabul edilen (davayı inkar etmiş sayılan) cevap dilekçesi sunduğu, davacının işçilik alacaklarını miktar itibarıyla artırmak suretiyle ıslah etmesi üzerine bu ıslah işlemine karşı da davalı vekilince süresi içinde ibraz edilmeyen ancak cevap dilekçesinin zamanaşımı defi yönünden HMK. mad. 176 maddesi gereği ıslah edildiğini belirten dilekçe verildiği, ancak bu dilekçeye karşı davacı vekilince açıkça itiraz edildiği görüldüğünden, yasal süresi geçtikten sonra verilen ve davacı tarafın itirazı ile karşılaştığı için hiç verilmemiş sayılan cevap dilekçesinde ıslahı suretiyle zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceği-
•   . HGK. 07.06.2017 T. 9-1209/1075


İşçi ücretlerinin kural olarak Türk parası cinsinden ödenmesi gerektiği, yabancı para cinsinden hüküm kurulması talep dahi olsa hatalı olduğu,
•   2. HD. 29.05.2017 T. 33792/12508


Vakıf üniversitesinde öğretim üyesi (yardımcı doçent doktor) olarak iş sözleşmesi ile istihdam edilen kişinin açtığı işçilik alacaklarının tahsili istemli davanın adli yargıda görüleceği-
•   . HGK. 22.03.2017 T. 7-1738/523


5510 sayılı Kanun'un 56/2. maddesine dayalı olarak Kurum tarafından açılan yersiz ödenen aylıkların geri alınması talebine ilişkin davalar ile hak sahibi tarafından açılan Kurum işleminin iptali ve aylık bağlanması talebine ilişkin davalarda özellikle boşanılan eşle kurulan ilişkinin "fiili olarak birlikte yaşama olgusu" kapsamında yer alıp almadığının, ilişkinin niteliğinin ve başlangıç tarihinin açıkça ortaya konulması gerekeceği-
•   . HGK. 01.03.2017 T. 10-2449/375


Davacı işçiye işe girdiği tarihten itibaren 5 yıl boyunca ikramiye ödemesi yapıldığı, ancak 2008 yılı sonundan iş akdinin sona erdiği 26.07.2012 tarihine kadar ikramiye ödemesi yapılmadığı, davacının ikramiye uygulamasının kaldırıldığını kabul ettiğine dair yazılı beyanı olmadığı anlaşıldığından, işverence ikramiyenin tak taraflı olarak kaldırılmasının işçi yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığı ve 4857 s. K. mad. 22 uyarınca işyeri koşulu haline gelmediği, işçinin sessiz kalmasının bu aleyhe değişikliği zımmen kabul ettiği anlamına gelmeyeceği-
•   . HGK. 15.02.2017 T. 22-1567/267


Asgari geçim indiriminin, kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin hesaplanmasında nazara alınamayacağı-
•   . HGK. 08.02.2017 T. 113/238


Ücret bordroları ve banka hesap ekstreleri davalı işverenin beyanını doğrulamakta ise de, yapılan emsal ücret araştırması yetersiz olduğundan, araştırma genişletilerek, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorularak sonuca gidilmesi gerektiği, eksik araştırma ve incelemeyle salt davalı beyanları esas alınarak işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda karar verilmesinin hatalı olduğu-
•   . HGK. 08.02.2017 T. 22-868/217


Kıdem tazminatı hesabında esas alınan giydirilmiş ücrete, asgari geçim indiriminin dahil edilemeyeceği-
•   . HGK. 08.02.2017 T. 7-113/238


818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde tanzim edilen ve miktar içermeyen, davalı savunmasıyla çelişmeyen ve irade fesadı halleri de ispatlanmayan ibranamenin geçerli olduğu-
•   . HGK. 25.01.2017 T. 7-1776/149


Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen hak sahiplerine gelir veya aylık tahsisi yapılmaması ile bağlanan gelir veya aylığın  kesilmesine ilişkin Kurum işlemi usul ve yasaya uygun olup gelirin veya aylığın kesilme tarihi ile Kurumun geri alma hakkının kapsamına ilişkin olarak; fiilen birlikte yaşama olgusunun başlama tarihi esas alınarak bu tarih itibariyle gelir veya aylık kesme veya iptal işlemi tesis edilip ilgiliye, anılan tarihten itibaren yapılan ödemeler yasal dayanaktan yoksun ve yersiz kabul edilmesi gerekip  ancak uygulanacak madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, fiili birliktelik daha önce başlamış olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilerek; 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin borç tahakkuku söz konusu olmamalı ve bu şekilde belirlenecek yersiz ödeme dönemine ilişkin olarak 5510 sayılı Yasanın  96. maddesine göre uygulama yapılması gerektiği-
•   . HGK. 14.12.2016 T. 10-2112/2203


İş mahkemesi ilamında  “...634 s. Kanunu'nun 20/a maddesi gereğince .... Sitesi A-B Blok kat maliklerinden eşitlikle alınarak davacıya verilmesine...” şeklinde kat malikleri aleyhinde hüküm kurulmuş olduğundan, icra emrinde de kat maliklerinin borçlu olarak gösterilmesi gerektiği, site yönetimi aleyhine takip yapılmasının hatalı olduğu- "Kat maliklerinin ya da kat malikleri kurulunun ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmamasının, yöneticinin Özel Kanundan doğan yetkisini ortadan kaldırmayacağı, yöneticinin, yasadan doğan ve kat maliklerini temsil yetkisi içinde bulunan işlerden dolayı 3. kişilerle yaptığı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda yönetimin (yöneticinin) aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, bu nedenle ana taşınmazın ortak giderleriyle ilgili davada kat maliklerinin taraf olarak yer almalarının yasal zorunluluk olarak öngörülmediği, yine hükmün salt yönetim kurulu başkanı veya yönetici hakkında kurulamayacağı, yasal temsilci durumundaki bu kişilerin aleyhine 'kat maliklerini temsilen' olduğu açıklaması ile hüküm kurulmasının olanaklı olduğu, davanın yönetim aleyhine açılması ve kararda gösterilen davalı aleyhine icra takibi yapılması nedeniyle ilamın infazının yönetim hakkında yapılmasının usule uygun olduğu" şeklindeki görüşün HGK. çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
•   . HGK. 09.11.2016 T. 8-1437/1032


Yasal mevzuat ve Danıştay’ın 19/02/2003 tarihli emsal içtihadı ışığında; ücret gelirlerinde, vergiden istisna edilen tutarlar ile gelirden yapılacak indirimler Gelir Vergisi Kanunu’nun 23-32 maddeleri aralığında tahdidi olarak belirlendiği, damga vergisi bu istisna ve indirimler arasında sayılmadığı gibi, aynı Yasa’nın 63. maddesinde de gerçek ücrete ulaşılırken yapılacak indirimler arasında damga vergisine yer verilmediğinden, gelir vergisi matrahı belirlenirken damga vergisi brüt ücret alacağından mahsup edilemeyeceği-
•   8. HD. 27.10.2016 T. 17636/14617


İ.iye, devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağı-
•   22. HD. 23.06.2016 T. 15857/18919


Davacının yaptığı iş ve aldığı ücret çekişmeli olduğundan öncelikle davalının, davacı ile ilgili; ilkokul mezunu olduğu, kalp, böbrek ve şeker hastalığı bulunduğu ve formen olmadığı şeklindeki iddialarının da araştırılarak davacının tam olarak ne iş yaptığının tespit edilmesi gerektiği; davacının tam olarak ne iş yaptığı tespit edildikten sonra ilgili meslek kuruluşlarından davacının yaptığı iş ve kıdemi belirtilerek fesih tarihi itibari ile alabileceği ücret araştırması sonucunda tespit edilen ücrete göre işçilik alacakları hesaplanması gerektiği-
•   7. HD. 16.06.2016 T. 2360/13650


Davacının hesaplamalara esas ücreti belirlenirken fesih tarihinden önceki aya ait bordro ile davacıya ödendiği anlaşılan miktarın dikkate alındığı, dosyada taraflar arasında imzalanmış bireysel iş sözleşmesi mevcut olup burada davacıya ödenecek ücret miktarı açıkça belirlendiği, bu bireysel iş sözleşmesinde yazılı ücret yerine bordroda yazılı miktarın hesaplamalara esas alınmasının hatalı olduğu- Davacının arıza durumunda mesai saatlerini aşacak şekilde çalıştığı tanık beyanları ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığının İnceleme Raporuna göre sabit olduğu, davalının elinde davacının arıza durumunda işyerinden ayrılış ve dönüş saatlerini içeren “Araç ve Görev Emri” başlıklı belgelerin bulunduğu, bu belgelerin HMK mad. 220'de belirtilen yöntem çerçevesinde davalı ve davalının asıl işvereni ihbar olunan şirketten talep edilerek, belgeler sunulduğu takdirde işçilerin vardiya çizelgeleri ile bu belgeler karşılaştırılıp, davacının haftada kaç saat fazla mesai yaptığının belirlenmesi gerektiği; davalı ve ihbar olunanın bu belgeleri sunmaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile iddialarını ispat edebileceklerinden, tanıkların yeniden dinlenilmesiyle ortalama olarak vardiya bitim saatini aşacak şekilde kaç saat çalışıldığı aydınlatılıp çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
•   7. HD. 15.06.2016 T. 29977/13336


B.ye ücret, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine-
•   22. HD. 13.06.2016 T. 12521/17551


1475 sayılı İş Kanununun 14 ve 4857 sayılı İş Kanunun 120 nci maddesi uyarınca, işverenin, kıdem tazminatı borcu bakımından, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşeceği- Diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise, tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdünin gerçekleşeceği-
•   9. HD. 26.05.2016 T. 15018/12575


Kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gereken ücret- Ücret dışındaki para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin, tazminata yansıtılmasında son bir yıl içinde yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir güne düşen miktarın belirleneceği- Dönemsel bir niteliği olmayan parasal haklar bakımından, yıl içinde yapılan ödemelerin 365 güne bölünmesi suretiyle bir güne düşen tutarın belirlenmesinin yerinde olduğu- İşçiye dini bayramlarda yılda iki kez ödenen harçlığın belli bir dönem için yapıldığının söylenemeyeceği-  Periyodik olarak ödenen ve yıl içinde artmış olan parasal haklar yönünden son dönem ödemesinin ait olduğu dilimin günlerine bölünmesi ile tazminata esas ücrete yansıtılacak tutarın daha doğru biçimde belirlenebileceği- Banka kayıtlarına göre şoför olan davacıya her ay ücret ve harcırah adı altında ayrı ayrı ödemelerin yapılmış olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporunda harcırahın yol gideri olduğundan ücrete dahil edilemeyeceği belirtilerek davacının en son ücreti buna göre hesaplanmışsa da, mahkemece, davacının kıdem tazminatına esas ücretine son 1 yıl içinde almış olduğu harcırah miktarlarının ortalaması ilave edilerek giydirilmiş ücretinin belirlenmesi gerektiği-
•   7. HD. 24.05.2016 T. 2600/11174

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32