Gönderen Konu: Tasfiye Memuruna TK.nın 35.maddesine göre tebligat yapılamaması durumu  (Okunma sayısı 211 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2483
  • Tşk.Sayısı: 140
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas



T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/4066
K. 2017/6874
T. 17.10.2017

DAVA : ... adına Av. ... ile  1 adına Av....,  2- adına tasfiye memuru aralarındaki dava hakkında verilen 22.03.2017 tarihli ve 2013/629-2017/53 Sayılı hükmün, temyizen incelenmesi davalı SGK avukatı tarafından istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”; Yine, 6099 Sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 7201 Sayılı Kanun'un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre, “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”; Yine, 6099 Sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik 7201 Sayılı Kanun'un 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği vet adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 Sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.

Dosyadan, davalı tasfiye memuruna Tebligat Kanunu'nun 35'inci maddesi kapsamında usulsüz tebliğ yapıldığı, öncesinde de usulünce yapılmış bir tebligatın bulunmadığı anlaşılmakla;

Davanın hizmet tespiti istemine dair niteliği dikkate alınarak, öncelikle davalı;

1-)Tasfiye hâli devam ediyorsa; gıyabi hükmün anılan şirketin yasal temsilcisi olan adı geçen tasfiye memurunun bilinen adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında tebliğ edilmesi,

2-)Tasfiye hâli sona ermiş ve iflasına karar verildiğinin anlaşılması durumunda ise; iflasına dair mahkeme kararı getirtilip, İcra İflas Kanunu'nun 226/1 fıkra ve maddesine göre, masanın kanuni temsilcisi iflas idaresi olduğundan, iflas idare memurlarının ismi tespit edilerek yöntemince tebliğ edilerek,

SONUÇ : 3-)Tasfiye Halinin sona erdiği ve ticaret sicilinden terkin olduğu anlaşılırsa da, şirketin ihyası ile belirlenecek tasfiye memuruna gıyabi hüküm yöntemince tebliğ edilerek, temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca 1086 Sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlık giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32