Gönderen Konu: Tüzel kişiliği bulunmadığ halde para ödeme yetkisi bulunan kurumların haczi koyması gerektiği  (Okunma sayısı 105 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2483
  • Tşk.Sayısı: 140
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas



T.C.
YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

ESAS NO   : 2011/12-523
KARAR NO   : 2011/567
TARİH        : 28.09.2011



.......

Kanunun gerek 79.maddesi, gerekse de 85.maddesinde yer alan hükümlerden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanınmadığıdır. Gerçekten de, 79.madde kesin bir ifadeyle icra dairesinin haczi yapacağından, 85.madde ise maddede belirtilen yasal koşullar altında borçlunun mal ve haklarının haczolunacağından söz etmektedir. 85. madde sadece, “alacaklara yetecek miktarın” saptanması konusunda icra müdürüne bir takdir hakkı tanımaktadır (Hukuk Genel Kurulu’nun 31.03.2004 gün ve 2004/12-202  2004/196 sayılı kararı).

Görülmektedir ki, işlem tarzı ve sonuçları itibariyle farklılık arz eden haciz müzekkeresi ile haciz ihbarnamesi arasında, amaç yönünden önemli bir fark bulunmamaktadır. Her iki işlemde de amaç, sonuçta borçlunun üçüncü kişide bulunan parasına, alacak senetlerine, hisse senetlerine, menkullerine vs. haciz koymaktır.

Haciz ihbarnamesi, belli prosedürü olan ve sonucunda bazı mükellefiyetler getiren bir işlem iken, haciz müzekkeresi ise kısa yoldan yapılan bir haciz işlemidir. Sonuçları bakımından üçüncü kişi ve alacaklı açısından farklılıkları var ise de borçlu açısından her iki işlemin herhangi bir farkı yoktur. Alacaklı da her iki işlem sonucunda hak ve alacağın varlığı halinde, bu işlemler yoluyla borca yeter kısmını haczederek, daha çabuk veya biraz daha geç amacına ulaşacaktır.

Üçüncü kişi açısından bakıldığında ise, her iki işlem arasında gerek prosedürleri, gerekse de öngörülen yaptırımlar ile sonuçları açısından farklılık bulunmaktadır.

Borçlunun üçüncü kişide hak ve alacağı varsa üçüncü kişiye gönderilen haciz yazısı birinci haciz ihbarnamesindeki şartları ihtiva etmese bile geçerli ve yeterli olup, borçlunun hak ve alacağı haczedilmiş sayılacaktır. Haciz tebliğ yazısını alan üçüncü kişi, artık borçluya ödeme yapamayacaktır. Sadece İcra müdürlüğüne ödemede bulunabilecektir. Borçlunun, üçüncü kişide hak ve alacağı yok ya da borca yeterli değil ise, işte o zaman haciz yazısı ile 89/1 haciz ihbarnamesi arasındaki özellik ortaya çıkacaktır. Yani üçüncü kişide hak ve alacağı bulunmaması halinde İİK`nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz yazısı ile anılan maddedeki sonuçlar doğmayacak ve borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılamayacaktır. Haciz yazısını alan üçüncü kişide borçlunun hak ve alacağı yoksa belirli bir süre içerisinde bunun icra müdürlüğüne bildirilmesi mükellefiyeti bulunmamaktadır. Haciz yazısını alan üçüncü kişinin yapacağı işlem hak ve alacak varsa üzerine haciz koymak ve artık borçluya ödeme yapmamaktır.

..........


İcra müdürlüğü tarafından İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılmış; borçlunun kurum nezdindeki hak ve alacaklarına haciz konulması ve bu miktarın dosyaya gönderilmesi istenilmiştir.

Dava konusu yazının açıklanan bu niteliği itibariyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun  85/1.maddesinde düzenlenen haciz müzekkeresi olduğu  tartışmasızdır.

Haciz müzekkeresinin yukarıda açıklanan niteliği ve sonucu dikkate alındığında muhatap kişinin tüzel kişiliğinin bulunması gerekli değildir. Haciz müzekkeresine muhatap olan kurumun yapacağı işlem, yeterli miktarda alacağı varsa bunun üzerine haciz koymaktan ibarettir. Tüzel kişiliği olmadığı halde alacaklısına para ödeme yetkisi bulunan kurumların ise,  haciz müzekkeresinde belirtilen miktar üzerine haciz konulması işlemini yapmasında, tüzel kişiliğin bulunmasına gerek bulunmamaktadır.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32