HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (CMK md. 231)

Başlatan Özgür KOCA, 10 Nisan 2022, 03:09:37

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Özgür KOCA
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (CMK md. 231)

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ("HAGB"), sanık hakkında verilen hükmün şarta bağlı olarak açıklanmamasını, adli siciline işlememesini sağlar. Bu şekilde, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü de bir sonuç doğurmaz. HAGB kararları ayrı bir sistem çerçevesinde tutulmakta olup, adli sicile geçmemektedir. Ancak bir soruşturma ya da kovuşturma ile bağlantılı olacak şekilde cumhuriyet savcısı veya hakim ya da mahkeme tarafından istenebilecek, ve ancak bu amaçla incelenecektir.

HAGB Kararı Verilebilmesinin Şartları

1) HAGB kararının verilebilmesi için öncelikle mahkumiyete ilişkin şartların gerçekleşmiş, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit kabul edilmesi gerekmektedir.

2) Bir diğer şart, mahkumiyet kararını meydana getirecek olan suçun cezasının 2 yıl veya daha az süreli bir hapis ya da adli para cezası olmasıdır. Burada somut cezadan bahsedilir (CMK md. 231/5). Bununla birlikte, CMK md. 231'de bazı suçlar HAGB kapsamı dışında tutulmuştur. CMK md. 231/14, Anayasa'nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlarla ilgili, HAGB hükümlerinin uygulanmayacağını hükme bağlamıştır.

Birtakım özel suçlar da farklı kanunlarda HAGB kapsamı dışında bırakılmıştır. 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanun md. 63/2 uyarınca bu kanun kapsamındaki disiplin suçlarında, ceza miktarı önem teşkil etmeksizin, aksi açıkça belirtilmediği müddetçe HAGB kararı verilemez. Meğerki disiplin suçu 26.02.2008 tarihinden önce işlenmiş olsun. Disiplin ya da tazyik hapsini gerektiren filler de HAGB kapsamı dışındadır. Orman kirliliğine neden olma suçu ve Çek Kanunu md. 5 uyarınca karşılıksız çek keşide etme suçlarına ilişkin de HAGB kararı verilemeyecektir.

3) CMK md. 231/5 ise uzlaşmaya ilişkin hükümleri saklı tutmuş, suçun uzlaşma kapsamında bir suç olması halinde uzlaşma prosedürünün uygulanması gerektiğini öngörmüştür. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde yine HAGB kararı verilmesi mümkündür.

 


4) CMK md. 231/6(a) uyarınca, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyetinin olmaması gerekmektedir. Buradaki mahkumiyet kararının kesinleşmiş olması gerekir. Kasıtlı değil de, taksirli bir suç işlemiş ise hakkında HAGB kararı verilmesine engel olmayacaktır.

5) CMK md. 231/6(b) gereğince mahkemece, sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alınmak suretiyle yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin bir kanaate varılmalıdır.

6) CMK md. 231/6(b)'de yer alan bir diğer şarta göre de mağdurun ya da kamunun suç sebebiyle uğradığı zararın aynen, ya da tazminen giderilmesi gerekmektedir.

7) Son olarak, HAGB kararı verilebilmesi için sanığın bu yönde bir rızasının bulunması gerekmektedir. Sanık, rıza vermeye ya da vermemeye ilişkin kararını hüküm kuruluncaya dek geri alabilir.

Denetim Süresi:

HAGB kararıyla sanık, 5 yıl süreyle denetimli serbestliğe tabi tutulur. Bu süre içerisinde mahkemece, 1 yıldan fazla olmamak üzere sanığa birtakım yükümlülükler yüklenebilir.

16.08.2014 yılında CMK md. 231/8'e, sanık hakkında bu süre içerisinde kasıtlı bir suç sebebiyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceğine ilişkin bir hüküm eklenmiştir. Fakat kasıtlı işlenen suç sebebiyle kurulacak mahkumiyet hükmü bu 5 sene içerisinde kesinleşmek zorunda değildir. İkinci kez HAGB verilmesine engel olmak için, kasıtlı şekilde işlenen suçun denetim süresi içerisinde gerçekleşmesi yeterlidir.

Kişinin 5 yıl içerisinde kasten bir suç işlememesi ve yükümlülükleri yerine getirmiş olması halinde, açıklanması geri bırakılmış olan hüküm ortadan kalkacak, davanın düşmesine karar verilecektir. Aksi durumda ise mahkeme, geri bırakmış olduğu hükmü açıklayacaktır.

HAGB Kararına Karşı Başvurulabilecek Kanun Yolu

HAGB'nin niteliği öğretide tartışmalıdır. Bir görüşe göre; mahkeme son kararını vermemekte, durma kararı vermektedir. Bunun kabulü halinde HAGB kararına karşı başvurulabilecek tek yol, itiraz yolu olacaktır. Bir başka görüşe göre ise HAGB kararının verilmesinde, karar ve hüküm olmak üzere iki tür karar söz konusudur. Bu görüşün kabulü halinde ise, HAGB bir anlamda hüküm olarak kabul edilmesi sebebiyle buna karşı istinaf konun yoluna başvurmak mümkün olacaktır. HAGB kararına karşı ise ancak itiraz yoluna gidilebilir. Yargıtay'ın da benimsemiş olduğu bir başka görüş de bunun koşullu bir düşme kararı olduğunu ileri sürmektedir. Fakat tüm bunlara rağmen, CMK md. 223/8'in açık hükmü karşısında HAGB kararına karşı ancak itiraz yoluna başvurulabilir.

Ancak, Yargıtay uygulamasına göre, itiraz yoluna başvurulduğunda merciinin yapacağı değerlendirme HAGB koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinden ibaret, yani şekli olmamalıdır. Esasa ilişkin inceleme yapılması, suçun işlenip işlenmediği, işlenmiş ise sanık tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin inceleme yapması da mümkündür.

Yargıtay CGK. 2012/10-534 E. 2013/15 K. 22.01.2013 T. Kararı: "Nitekim Ceza Genel Kurulunun 26.10.2009 gün ve 182-209 sayılı kararında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yapılan itirazı inceleyen merciin, itirazı yerinde görmesi halinde dosyayı hükmün açıklanması için yargılamayı yapan asıl mahkemesine göndermesi gerektiği kabul edilmiştir. Bu açıklamalar göz önüne alındığında itiraz kanun yolu incelemesinin kapsamına ilişkin olarak somut olay değerlendirildiğinde; İtiraz mercii, o yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli, yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı..."


İtirazın kabulü halinde HAGB kararı kaldırılmalı ve dosya, kararı veren mahkemeye gönderilmelidir. İtiraz mercii hüküm veremez.

İtirazın reddi halinde ise CMK md. 309 çerçevesinde, kanun yararına bozma yoluna gidilebilir. Artık bu halde kesinleşmiş bir hüküm söz konusu olacak, kesinleşmiş hükme karşı da ancak olağan üstü kanun yoluna başvurulabilecektir.

HAGB Kararının Hukuk Davasına Etkisi:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da verdiği kararlarda, HAGB kararının hukuk hakimini bağlamayacağını ifade etmektedir.

Yargıtay HGK. 2011/19-639 E. 2012/30 K. 01.02.12 T. Kararı: "...ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir."

HAGB Kararı ve Yargılama Giderleri:

CMK md. 325/1, ceza ya da güvenlik tedbirlerine mahkum edilmesi halinde tüm yargılama giderlerinin sanığa bırakılacağını belirtmiştir. CMK md. 325/2'de ise HAGB kararının verilmesi halinde de ilk fıkranın uygulanacağı hükmedilmiştir.
Hepsihukuk: Mobil Hesapmatik
Ödeme ve masraf girişleri ile kademeli borç hesabı, Faizli/faizsiz taahhüt hazırlama, Vekalet ücreti, Yediemin ücreti, Brütten nete çevirme, Kıdem ve ihbar tazminatı hesabı vb.