Yediemin Ücreti Ödemelerinde KDV ve Damga Vergisinin Alınıp Alınmayacağı Yönündeki Özelgeler

Başlatan Özgür KOCA, 26 Eylül 2017, 12:53:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

avatar_Özgür KOCA
T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü



Sayı: .4.35.16.01-176200-350
26/07/2011
Konu:Yediemin ücreti ile üçüncü şahıslara bırakılan yediemin mallarının muhafazası karşılığında üçüncü şahıslara yapılan ödemelerin vergilendirilmesi
   


İlgide kayıtlı özelge talep formunda; yediemin deposu işletmecisi olduğunuz, icra dairelerince tarafınıza gönderilen malları muhafaza ettiğiniz, bunun karşılığı olarak ilgili icra dairesi ve dosya numarasıyla tahakkuk eden yediemin ücretini fatura karşılığı tahsil ettiğiniz belirtilerek, tahsil edilen bu bedel üzerinden katma değer vergisi hesaplayıp hesaplamayacağınız ve icra dairelerince muhafazası için bırakılan mallardan bazılarını üçüncü kişilerin evlerinin bahçesinde veya boş deposu olanların depolarında muhafazaları için bırakarak, ilgili dosyanın kapandığı zamanda bu malları muhafaza eden üçüncü şahıslara muhafazaları karşılığı %10 stopaj hesaplayıp gider pusulası mucibince ödeme yapıp yapmayacağınız hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 61 inci maddesinde; "Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı) tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmişbulunması onun mahiyetini değiştirmez..."

hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinde ise; "Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar." denilmiş olup, aynı Kanunun 98 inci maddesinde de; "94'üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar." hükmü yer almıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin, birinci fıkrasının, beşinci bendinin, (a) alt bendinde , "70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden % 20" oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer taraftan,  anılan Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre yedieminlerin;

- Kendilerine teslim edilen eşyayı icra dairesinin istediği şekilde koruma ve istediği sürede eksiksiz teslim etme zorunluluğu dolayısıyla bir işverene tabi olması,

- Kendilerine teslim edilen eşyanın korunduğu yere bağlı olması şeklinde, belirli bir işyerine bağlı olması,

- Kendilerine yapılan ödemelerin bir hizmet karşılığı niteliğinde olması hallerinde söz konusu ödemelerin ücret olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin verginin konusunu teşkil eden işlemler olduğu hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; yedieminlik faaliyetini İcra Müdürlüklerinin talimatları doğrultusunda yürütmeniz halinde elde edeceğiniz gelirin, Gelir Vergisi Kanunu uygulaması yönünden ücret kapsamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, Katma Değer Vergisi Kanununun konusuna girmeyen bu faaliyet nedeniyle elde edilecek gelirin de katma değer vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Öte yandan,   İcra Müdürlüklerinin talimatları  dışında yedieminlik faaliyetinde bulunmanız halinde  ise elde edeceğiniz gelir ticari kazanç olarak değerlendirilecek olup, bu  kazançlardan dolayı gerçek usulde gelir vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla  üçüncü şahısların evlerine ait bahçelerin veya boş depoların yedieminlik faaliyetiniz için kullanılması karşılığında ödeyeceğiniz kira bedelleri üzerinden gider pusulası düzenlemeniz ve  193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin, birinci fıkrasının, beşinci bendinin, (a) alt bendi  gereği % 20 gelir vergisi tevkifatı yapmanız ve bu tevkifatın gider pusulasında ayrıca göstermeniz gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.   





(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.








T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

DENİZLİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)    


TARİH :    27.09.2011
SAYI    :    B.07.1.GİB.4.20.15.01-40-MUK-2011-84-289
KONU :       Yediemin deposu işletmeciliğinde KDV uygulaması hk.

...

İLGİ: ...

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, ...Vergi Dairesi Müdürlüğünün 2450032104 vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz ve yukarıda belirtilen adreste yediemin deposu ve nakliyecilik faaliyeti gösterdiğinizi belirterek, bu faaliyetinizin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmadığı hususunda bilgi istenilmektedir.

KDV Kanununun 1/1. maddesine göre, Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetler KDV'ye tabidir.

Aynı Kanunun 4/1. maddesinde; "Hizmet", teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olarak belirtilmiş ve "bir şeyi muhafaza etmek" de hizmetler arasında sayılmıştır.

GVK.nun 37. maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış; Türk Ticaret Kanununun 12. maddesinde ise, acentelik, tellallık, komisyonculuk ve sair bütün tavassut işlerinin ticari faaliyet sayılacağı belirtilmiştir.

Yine, aynı Kanunun 61. maddesinde ise; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir." hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, yedieminlik faaliyetinde bulunanların, bu faaliyetlerini bir işyeri açarak ticari bir organizasyon altında yürütmeleri halinde, elde edilen kazanç ticari kazanç olarak değerlendirilmekte ve bu hizmetlerin KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir.

Ancak, ticari bir organizasyon olmaksızın, zaman zaman yedieminlik faaliyetinde bulunanlara ilgili idarelerce bu hizmetleri dolayısıyla yapılan ödemelerin GVK.nun 61. maddesinde tanımlanan "ücret" niteliği taşıması halinde bu ödemeler KDV'nin konusuna girmemektedir.

Bu çerçevede, faaliyetinizi bir işyeri açarak ticari organizasyon oluşturmak suretiyle yürüttüğünüz anlaşıldığından, yedieminlik ve nakliyecilik faaliyetinizden dolayı ticari kazanç esaslarına göre vergilendirilmeniz ve düzenleyeceğiniz faturalarda KDV hesaplayarak ilgili dönemlerde beyan etmeniz gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.








T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı: 97895701-155[1.2015/296]-72246
03/06/2016
Konu: İcra dairelerince borçlularından tahsil edilip alacaklı garaj, otopark, depo vb. işleticilere ödenen paraların damga vergisi yönünden vergilendirilmesi

İlgide kayıtlı özelge talep formu ve eklerinin incelenmesinden; icra dosyalarından haczedilip muhafaza edilmek üzere yediemin depolarına bırakılan menkullerin yediemin ücretlerinin ödenmesi sırasında 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrası kapsamında damga vergisi kesintisi yapıldığı, Emniyet veya icra daireleri tarafından, hatalı park, evrak eksikliği, haciz, yakalama ve benzeri sebeplerle alınıp özel otoparklara, özel garajlara veya depolara bırakılan ve sahiplerince geri alınmayan araçların/eşyaların garaj ücretleri, kira bedelleri, yediemin ücretleri ve muhafaza ücretleri için ilamsız ve hapis hakkına yönelik icra takipleri yapıldığı, söz konusu icra takipleri için borçlularından yapılan tahsilatlar, otopark, garaj, depo vb. yerleri işleten alacaklarına ödenirken Harçlar Kanununa göre tahsil harcı ve 2548 sayılı Kanun kapsamında cezaevi harcı kesildiği, söz konusu ödemeler nedeniyle de bazı icra dairelerince binde 9,48 nispetinde damga vergisi kesintisi yapıldığı, ancak bu ödemelerin araç sahiplerinden/borçlulardan tahsil edilerek veya aracın satılarak paraya çevrilmesi sonucunda ilgililere ödendiği, bu ödemelerin mal ve hizmet alımı kapsamında yapılmadığı normal borç alacak kapsamında yapıldığı belirtilerek, takip edilen kişilerden tahsil edilerek özel otopark, garaj, depo vb. yerleri işletenlere yapılan ödemeler nedeniyle damga vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgi verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.

488 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği; 3 üncü maddesinde damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, bu Kanunda yazılı resmi daireden maksadın genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köyler olduğu; 4 üncü maddesinde, bir kağıdın tabi olacağı verginin tayini için o kağıdın mahiyetine bakılacağı ve buna göre tabloda yazılı vergisinin bulunacağı, kağıtların mahiyetlerinin tayininde, şekli kanunlarda belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve manaya bakılacağı; 19 uncu maddesinde, genel ve özel bütçeli dairelerle il özel idareleri ve belediyeler, bankalar, iktisadi kamu teşekkülleri ile bunların iştirakleri ve müesseseleri ve benzeri teşekkül, iştirak ve müesseselerin ödemelerinde kullanılan ve nispi vergiye tabi bulunan makbuzlarla bu mahiyetteki kağıtlara ait vergilerin bu ödemelerin yapılması, avans suretiyle ödemelerde avansın itası, sırasında ilgili daire ve müesseseler tarafından istihkaklardan kesinti yapılması sırasında istihkaktan kesindi yapılması şekliyle tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.

Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "IV. Makbuzlar ve diğer kağıtlar" başlıklı bölümünün 1/a fıkrasında, resmi daireler tarafından yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle, kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Buna göre, icra müdürlüklerinin Kanunlardan kaynaklanan görevlerini yerine getirmek için kişilerden mal ve hizmet satın alması mümkün bulunmakta olup, yukarıda sözü edilen nedenlerle araç ya da eşyaların muhafazası için özel kişilere ait otopark, garaj, depo gibi yerlerden faydalanılmasının hizmet satın alımı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, hatalı park, evrak eksikliği, haciz, yakalama ve benzeri nedenlerle özel otoparklara, özel garajlara veya depolara bırakılan araçlar/eşyalar nedeniyle icra daireleri tarafından alınan hizmet karşılığı alacaklı otopark, garaj, depo vb. işleticilere yapılan ödemeler nedeniyle düzenlenen kağıtların, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun IV/1-a fıkrası kapsamında damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.
Hepsihukuk: Mobil Hesapmatik
Ödeme ve masraf girişleri ile kademeli borç hesabı, Faizli/faizsiz taahhüt hazırlama, Vekalet ücreti, Yediemin ücreti, Brütten nete çevirme, Kıdem ve ihbar tazminatı hesabı vb.

Benzer Konular (10)

1317

Yanıtlar: 5
Gösterim: 20121