Soru & Cevap Bölümü

Sayfa: [1]
  • Özgür KOCA:
  • Takibin itiraz üzerine durmuş olması nedeni ile icra müdürlüğünce ihtiyati haczin infazına yönelik olarak işlemler yapılabilir ise de paranın paylaştırılmasına yönelik olarak sıra cetveli yapılamayacağı gibi sıra cetveli düzenlenmesine esas teşkil edecek şekilde 100. maddeye yarar bilgiler de toplanamaz.  Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2019/1843 Es. 2019/2941 K. Onama : Yargıtay 12. HD. 2020/750 Es. 2020/8748 K
  • 22 Ekim 2020, 21:35:13
  • Özgür KOCA:
  • İFLASTA SIRA CETVELİNE ŞİKAYET süreye tabi olup bu süre kural olarak iflas sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer şikayetçi aynı Kanun'un 223. maddesi hükmü uyarınca tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Somut olayda, şikayetçi tarafın masaya başvuru sırasında tebligat masrafı yatırmadığı anlaşılmış olup, bu durumda şikayet süresi tebliğ tarihinden itibaren değil, ticaret sicil gazetesinde en son ilanın yapıldığı 15.02.2016 tarihinde itibaren başlar. Bu tarih itibariyle de süresinde olmadığı anlaşılan şikayetin, açıklanan nedenlerle reddi gerekir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/2514 KARAR NO:2019/331
  • 22 Ekim 2020, 21:34:49
  • Özgür KOCA:
  • İ.İ.K.'nun 283.maddesinde yer alan "Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. " hükmü uyarınca , hacizde iptal davasını kazanan alacaklının , tasarruf konusu malın, borçluya aitmiş gibi, haciz ve satışını isteyebileceği, satış sonucu elde edilen paradan ise alacağını alabileceği, sonradan taşınmaz üzerinde yapılan tasarrufun, iptal davası açan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle de, sonradan haciz uygulayan alacaklıların, iptal edilmiş tasarruf oranında, iptal davasını kazanan alacaklıya karşı önceliği bulunmayacağı, bu durumda da davayı kazanan alacaklıya , iptal edilen tasarruf oranında, sonradan haciz uygulayan alacaklılardan önce ödeme yapılması gerektiği göz önünde bulundurularak, icra müdürlüğünce düzenlenen 26.01.2016 tarihli sıra cetvelinin doğru düzenlendiği,İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2017/1642 Esas KARAR NO: 2018/686 YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/1403 KARAR NO:2019/5408
  • 22 Ekim 2020, 14:28:44
  • Özgür KOCA:
  • TASARRUFUN İPTALİ İLAMİ GEREĞİNCE 3. KİŞİNİN SORUMLULUĞU 22.500 TL asıl alacak ve ferileri ile sınırlıdır. Ancak ilamda FAİZ KONUSUNDA BİR HÜKÜM BULUNMASA bile icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmeyen ilamda hüküm altına alınan alacağa, KARAR TARİHİNDEN İTİBAREN YASAL FAİZ İSTENEBİLİR. (HGK'nun 05.04.2000 tarih ve 2000/12-739 E,-2000/746 K,), (HGK'nun 04.07.2001 tarih ve 2001/2-565 E.) Bu sebeple 3. kişinin sorumluluğu 22.500 TL asıl alacak ve ferileri ile tasarrufun iptali ilamının karar tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz ile sınırlıdır. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/14126 KARAR NO: 2018/13708
  • 22 Ekim 2020, 14:28:28
  • Özgür KOCA:
  • TASARRUFUN İPTALİNE İLİŞKİN İLAMIN FERİLERİNE İLİŞKİN ALACAK KALEMLERİNİN, asıl takip dosyası üzerinden  ek takip talebi ile tahsili mümkün iken ayrı bir takibe konu edilmesi usul ekonomisine aykırı olup BU KALEMLER YÖNÜNDEN AYRICA BAŞLATILAN TAKİBİN İPTALİ GEREKİR.YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/4352 KARAR NO:2018/9871
  • 22 Ekim 2020, 14:28:12
  • Özgür KOCA:
  • Tasarrufun iptali davası yukarıda belirtilen İİK'nun 283/2. maddesi gereğince BEDELE DÖNÜŞMÜŞ OLUP, aynı icra takip dosyası üzerinden infazının istenmesi mümkündür. Ancak, bu durumda, ilam doğrultusunda 3. kişiye icra emri tebliğ edilmesi gerekmekte olup, adı geçene icra emri tebliğ edilmeden malvarlığına doğrudan haciz konulamaz. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/18693 KARAR NO:2017/11144
  • 22 Ekim 2020, 14:27:40
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nun 143.maddesine göre alacaklı, cebri icrayı kesintisiz sürdürme iradesini göstererek, borçlunun haczi kabil hiçbir malı bulunmadığının tespiti ile bu halin kesin aciz vesikası ile belirlenmesi halinde, borçluya karşı ACİZ VESİKASININ DÜZENLENMESİNDEN İTİBAREN 20 YIL GEÇMESİYLE BORÇ ZAMANAŞIMINA UĞRAR (İİK. md. 143/6). Ancak aynı Yasanın 105.maddesine göre düzenlenen GEÇİCİ ACİZ BELGESİ ise sadece alacaklıya tasarrufun iptali davası açma hakkı verir. Bu belge İLE ZAMANAŞIMI KESİLMEZ. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/385 KARAR NO:2018/1230
  • 22 Ekim 2020, 14:27:28
  • Özgür KOCA:
  • OSB tarafından açılmış olan icra takip dosyalarının incelenmesinde 2010/1714 Esassayılı dosyasındaki alacağın dayanağının alacaklı OSB tarafından DAĞITIMI YAPILAN ELEKTRİK VE SUYUN borçlu şirket tarafından ödenmeyen tüketim bedeli olduğu, 2010/1713 esas sayılı dosyasındaki alacağın dayanağının ise OSB tarafından borçlu firmaya tahsis edilen ARAZİNİN TAHSİS BEDELİ olup bu haliyle alacakların madde 12'de sayılan OSB gelirlerinden olduğu, dolayısıyla 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu'nun 15.Maddesinin geçici üçüncü fıkrası gereğince nitelikleri gereği icra takibine konu alacakların icra ihalesinden gelecek paradan öncelikle karşılanmasının yasa gereği olduğu" belirtilmiş olup bilirkişi tarafından sunulan rapor mahkememizce uygun ve denetime açık olduğu tespit edilmiş olup. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şikayet, hacizde sıra cetveline ilişkin olup 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KANUNU’NUN 15. MADDESİNİN 3. FIKRASINDA, OSB'CE TEMİNAT OLARAK GÖSTERİLEN VE BU NEDENLE SATIŞINA KARAR VERİLEN VEYA KATILIMCILARIN BORCUNDAN DOLAYI SATIŞINA KARAR VERİLEN TAŞINMAZLARIN İCRA YOLUYLA SATIŞI HALİNDE; BAKANLIK VE OSB ALACAKLARININ ÖNCELİKLE ÖDENMESI KOŞULU DÜZENLENMIŞ OLUP, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda şikayet olunan Organize Sanayi Bölgesi Alacağının 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi kanunun 15. maddesinin 3. fıkrasında olduğu anlaşıldığından icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveli usül ve yasaya uygun olduğu..ADANA 4. İCRA HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2012/457 Esas KARAR NO:2013/179 YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2013/4697 KARAR NO:2013/6670
  • 22 Ekim 2020, 14:27:02
  • Özgür KOCA:
  • 4562 SAYILI ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KANUNU'NUN 18. MADDESİNDE organize sanayi bölgesinde bulunan KATILIMCILARA ARSA TAHSİSİNE  ilişkin düzenlemeler mevcut olup, bu düzenlemelerden arsa tahsisi hakkının ayni bir hak olmayıp, şahsi bir haktır. Arsa tahsisi hakkının borçluya ait şahsi bir hak olması sebebiyle İİK'nın 106. maddesi uyarınca MENKUL satışında uygulanması gereken bir yıllık süre ( altı ay ) içerisinde satışın istenilmemesi halinde İİK'nın 110. maddesi anlamında tahsis hakkı üzerindeki hacizler düşer. Somut olayda, şikayetçi bankanın alacaklısı olduğu ipoteğe konu taşınmazın paraya çevrilmesinden sonra bakiye ihale bedeli için parsel tahsisi hakkı üzerindeki birden fazla haciz bulunması sebebiyle hazırlanan sıra cetvelinde şikayetçi bankanın yasal bir yıllık süre sonrasında satış talebinde bulunması sebebiyle hacizleri ayakta değildir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/3098 KARAR NO:2016/3093
  • 22 Ekim 2020, 14:26:44
  • Özgür KOCA:
  • Satış ile 3. kişiye geçen mülkiyet tasarrufun iptaline karar verilmesi ile borçluya geri dönmez. Bu haliyle tasarrufun iptali kararı mülkiyet hakkını ortadan kaldıran veya tapu kaydını değiştiren kararlardan olmayıp yalnızca, alacaklıya, 3. kişiye ait taşınmaz üzerine HACİZ KOYDURARAK sattırmak suretiyle alacağını tahsil imkanı verir. Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında da anılan yasa hükmüne uygun olarak yalnızca satış işleminin iptaline karar verilmekle yetinilmiş olup, 3.kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle TAŞINMAZIN MÜLKIYETI 3. KİŞİYE AİTTİR. Bu durumda şikayetçi TAPU MALİKİNİN TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ HACZİN İİK. 106-110. MADDELER GEREĞİNCE KALDIRILMASINI İSTEMEKTE AKTİF HUSUMET EHLİYETİ BULUNDUĞUndan, mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/16601 KARAR NO:2017/8720
  • 22 Ekim 2020, 14:26:29
  • Özgür KOCA:
  • İFLASTA SIRA CETVELİNE ŞİKAYET süreye tabi olup bu süre kural olarak iflas sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer şikayetçi aynı Kanun'un 223. maddesi hükmü uyarınca tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Somut olayda, şikayetçi tarafın masaya başvuru sırasında tebligat masrafı yatırmadığı anlaşılmış olup, bu durumda şikayet süresi tebliğ tarihinden itibaren değil, ticaret sicil gazetesinde en son ilanın yapıldığı 15.02.2016 tarihinde itibaren başlar. Bu tarih itibariyle de süresinde olmadığı anlaşılan şikayetin, açıklanan nedenlerle reddi gerekir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/2514 KARAR NO:2019/331
  • 22 Ekim 2020, 14:25:56
  • Özgür KOCA:
  • İhale sırasında yapılan fiyat artırımlarının tellal tarafından yüksek sesle ilam edeceğine ilişkin İİK'da bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından bu gerekçe ile ihalenin feshi doğru değildir.  Yargıtay 12. HD. 2016/28893 Es. 2017/6184 K.
  • 02 Ekim 2020, 09:29:17
  • Özgür KOCA:
  • Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 2019/3428 Esas 2020/426 Karar Somut olayda; Kuşadaşı 1. İcra Müdürlüğünün 2012/5914 sayılı dosyası ile usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunmaktadır. İtiraz dilekçesinin tebliği için "masraf yatırılmadığından" itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasının "süresinde olduğu kabul edilerek" işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir
  • 30 Eylül 2020, 19:49:41
  • Özgür KOCA:
  • Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2016/14315 Esas 2017/2921 Karar Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, takdir edilen nafaka miktarının gelecek yıllarda artırılması konusunda oran olarak TÜİK'in yayınladığı yıllık ÜFE oranı, artış tarihi olarak da kararın kesinleştiği tarih benimsenmektedir
  • 30 Eylül 2020, 19:49:05
  • Özgür KOCA:
  • YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ 2004/4365 Esas 2004/4653 Karar SGK başkanlığı aleyhine açılan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olması için işlemin şube tarafından yapılmış olmasına gerek yoktur. Aksi Anayasanın 141. maddesine aykırıdır
  • 30 Eylül 2020, 19:47:43
  • Özgür KOCA:
  • 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2008/23556 KARAR NO: 2008/19547 Taşınmazı satın alan malik, ihale alıcısının bütün haklarına halef olacağından, taşınmazda bulunan kişinin İİK'nun 135/2.maddesi uyarınca tahliyesini isteyebilir
  • 30 Eylül 2020, 19:47:01
  • Özgür KOCA:
  • 2020 Yediemin ücreti hesaplama: [link]
  • 30 Eylül 2020, 12:57:49
  • Özgür KOCA:
  • Adi ortaklığın borcundan dolayı ortaklık mallarının haczedilebileceğine dair HGK kararı: [link]
  • 30 Eylül 2020, 11:05:05
Sayfa: [1]