Kısa Notlar

Sayfa: [1] 2
  • Özgür KOCA:
  • Davalı üçüncü kişi vekili 17.04.2015 havale tarihli dilekçe ile İSTİHKAK İDDİASINDA bulunmuştur. İstihkak iddiası üzerine davacı alacaklı vekili tarafından 25.01.2016 tarihinde eldeki istihkak iddiasının reddi davası açılmıştır. Ne var ki İCRA DOSYASI KAPSAMINDA DAVA TARİHİNE KADAR SÜRESİ İÇİNDE DAVAYA KONU MENKULLER YÖNÜNDEN USULÜNE UYGUN SATIŞ TALEBİ OLMADIĞINDAN, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan İİK’nin yukarıda değinilen yasa maddeleri gereğince altı aylık satış isteme süresi dolmuş olup, MENKULLER ÜZERİNDEKİ HACİZ KALKMIŞTIR. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, herşeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunmasıdır. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/22063 KARAR NO:2020/1865
  • 09 Kasım 2020, 09:25:03
  • Özgür KOCA:
  • İSTİHKAK DAVALARINDA geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. İİK'nin 106. maddesine göre, alacaklı haczedilen taşınır malın satışını altı ay içerisinde istemek zorundadır. Aksi halde İİK'nin 110. maddesine göre taşınır mal üzerindeki haciz kendiliğinden düşer. Ancak haczedilen mal hakkında, İİK'nin 97/8. maddesi gereğince İSTİHKAK DAVASI AÇILIR İSE, SATIŞ İSTEME SÜRESİ İŞLEMEZ. Somut olayda, araç üzerine 25.11.2013 tarihinde haciz konmuştur. Hacizden itibaren 6 ay içinde satış istenmediği gibi, istihkak iddiası da 24.11.2015 tarihinde yapılmıştır. Dava ise 10.02.2016 tarihinde açılmış olduğundan, haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi itibariyle araç üzerinde haciz bulunmadığı.. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/21065 KARAR NO: 2019/10882
  • 09 Kasım 2020, 09:24:51
  • Özgür KOCA:
  • Malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır.  İSTİHKAK İDDİASI, TÜZEL KİŞİLERDE TÜZEL KİŞİYİ TEMSİLE YETKİLİ ORGANLARCA, GERÇEK KİŞİLERDE İSE YA KENDİSİ TARAFINDAN YA DA BU KİŞİYİ TEMSİLE YETKİLİ KİŞİLERCE İLERİ SÜRÜLEBİLİR. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO :2020/1303 KARAR NO:2020/4335
  • 09 Kasım 2020, 09:24:39
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nın 96/1. maddesi uyarınca istihkak iddiasının mülkiyet, rehin vb. haklardan birisine dayanılarak ileri sürülmesi gerekir. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir. Ancak somut olayda, üçüncü kişi yalnızca kiracılık sıfatına dayanmıştır. Kural olarak kiracının istihkak iddiasında bulunma hakkı yoktur. Diğer bir deyişle borç ilişkisinden kaynaklanan şahsi haklar sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemez. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/3816 KARAR NO:2020/4023
  • 09 Kasım 2020, 09:24:26
  • Özgür KOCA:
  • ÜÇÜNCÜ KİŞİ VEKİLİ, 25.11.2015 tarihli dilekçe ile BORÇLU HESABINA YANLIŞLIKLA PARA GÖNDERİLDİĞİNİ BELİRTEREK, GÖNDERİLEN PARA ÜZERİNDE İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMUŞTUR.  Talep üzerine İcra Müdürlüğü tarafından, üçüncü kişi tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının alacaklı vekilince kabul edilmemesi sebebi ile İİK’nin 97. maddesi gereğince takibin devamı veya taliki hakkında karar verilmek üzere icra dosyası İcra Mahkemesine gönderilmiştir. Üçüncü kişi, borçlunun hesabına gönderilen paranın borçluya sehven gönderildiği, borçlu hesabının blokeli olması sebebi ile kendilerine ait paraya haciz uygulandığını belirtilerek istihkak iddiasında bulunduğuna göre Mahkemece takibin taliki veya devamı hakkında bir karar verilmesi gerekir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/21701 KARAR NO:2019/11514
  • 09 Kasım 2020, 09:24:15
  • Özgür KOCA:
  • Kural olarak İcra Dairesi verdiği karardan kendiliğinden dönemez. Ancak İcra Dairesince, verilen karardan dönülerek, sonradan verilen karar, İcra Mahkemesince denetlenerek doğru olduğu sonucuna varılır ise şikayetin reddine karar vermek gerekir.  Bu durumda İcra Müdürlüğünün kendi verdiği karardan dönerek verdiği kararın doğru olup olmadığının değerlendirilmesi sonucuna göre şikayet talebi hakkında karar verilmesi gerekir. Öte yandan, DAVA KONUSU HACİZ TALİMAT YOLU İLE YAPILMIŞ OLUP, ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK İDDİASI İLE İLGİLİ KARAR VERME YETKİSİ ASIL İCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEDİR. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; dava konusu her iki haciz de borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste yapılmış olup, borçlu haciz mahallinde hazır değildir. Bunun yanında, dosya kapsamına alınan ticaret sicil kaydına göre haciz yapılan mahaller üçüncü kişi şirketin şube adresidir. Öte yandan yapılan hacizler sırasında adresin borçluya ait olduğuna dair herhangi bir evrak da bulunmamıştır. Bu durumda yazılı gerekçelerle alacaklının şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile İİK’nin 99.maddesinin uygulanmasına yönelik İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/10835 KARAR NO:2020/3952
  • 09 Kasım 2020, 09:24:04
  • Özgür KOCA:
  • Haciz yapılan adres üçüncü kişinin adresi olup, haciz borçlunun yokluğunda yapılmıştır.üçüncü kişinin borçlunun isim hakkını devraldığı iddiası ve 14.10.2015 tarihli borçlu ile yapılan sözleşmenin sunulması karşısında HACİZ MAHALLİNDE BORÇLUNUN İSMİNİN YAZIYOR OLMASI İİK'nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı lehine olduğunun kabulünü gerektirmez. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/14078 KARAR NO:2019/10608
  • 09 Kasım 2020, 09:23:48
  • Özgür KOCA:
  • Haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan Sadık S...’ın ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ÇALIŞANI OLDUĞU, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. Bu durumda, üçüncü kişi tarafından usulüne uygun yapılmış bir istihkak iddiasının bulunmadığının kabulü gerekmiştir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/19097 KARAR NO:2019/11403
  • 09 Kasım 2020, 09:23:36
  • Özgür KOCA:
  • Alacakli vekili , istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilen menkullerin muhafaza altına alınmasınıve bu menkullere yönelik yaptırılan kıymet takdirinin de dikkate alınarak bakiye alacak için ek haciz yapılmasını talep etmiştir. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ ALACAKLININ HACiZ TALEBiNi REDDEDEMEZ. Dolayısı ile 16.05.2016 tarihli hacizde usule aykırı bir yön yoktur. Ancak üçüncü kişinin yapılan yeni hacizler nedeniyle yeniden istihkak iddiasında bulunması halinde, istihkak prosedürüne göre ihtilafın çözülmesi gerekir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/8614 KARAR NO:2020/973
  • 09 Kasım 2020, 09:23:24
  • Özgür KOCA:
  • Hapis hakkı, kanundan doğan bir tür rehin hakkıdır. Taşınır rehni tabiri ise; teslime bağlı rehinleri, TMK'nin 940. maddesinde öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri de kapsar. Bu nedenle alacaklı kendisine tanınan hakkı kullanarak taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin yolla İİK'nin 145 ve devamı maddeleri uyarınca takip yapabilir. REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİPTE, HACİZ AŞAMASI OLMADIĞI İÇİN, İSTİHKAK İDDİALARI PARAYA ÇEVİRME AŞAMASINDA (REHINLI MALIN SATIŞININ İSTENMESİNDEN SONRA) İNCELENİR.(İİK. M. 150/G.)İSTİHKAK İDDİASI, HACİZLİ MALA İLİŞKİN İSTİHKAK İDDİASINA İLİŞKİN HÜKÜMLERE TABİDİR. (İİK'NIN 96-99. M. 150/G.)Somut olayda, yedieminlikten doğan ücret alacağını dava dışı önceki alacaklıdan temlik alan davalı alacaklı 7.7.2015 tarihinde İİK'nin 270. maddesi uyarınca hapis hakkını kullanmak amacıyla defter tutulmak üzere kıymet takdiri talebinde bulunmuş, 15.07.2015 tarihinde ise kıymet takdiri yapılmış, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2015/13486 Esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilmiştir. 06.11.2015 tarihinde araç alacaklıya ihale edilmiş, 12.11.2015 tarihinde ise temyize konu dava doğrudan üçüncü kişi tarafından istihkak iddiası ile açılmıştır. Hal böyle olunca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 150/g maddesinde yer alan “Satılması istenen rehin hakkında 92 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 93, 96, 97, 97/a, 98 ve 99 uncu maddeler ile 112'den 137 nci maddeye kadar olan hükümler kıyas yolu ile uygulanır” düzenlemesi de nazara alınmak sureti ile davacı üçüncü kişi tarafından usulüne uygun istihkak iddiasında bulunulduğu kabul edilerek, işin esası incelenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, haciz yapılmamış olduğu gerekçesiyle reddi isabetsiz olduğu.YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2017/16199 KARAR NO:2020/1348
  • 09 Kasım 2020, 09:23:10
  • Özgür KOCA:
  • Hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir. İstihkak iddiasını daha önce ileri sürme olanağı bulamayan üçüncü kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde, hacizli mal hakkında, doğrudan istihkak davası açabilir...Somut olayda, İİK 97/ 1 maddesinde öngürülen prosedür dava dışı İslamoğlu Et ve Et ürünleri...Şti hakkında işletilmiş olup eldeki dava ise üçüncü kişi İslamoğlu Gıda Traım ve Et ve Et ürün...Şti tarafından doğrudan açılarak istihkak iddiasında bulunulmuştur ki bunu engelleyen yasal bir düzenleme yoktur. Kaldı ki, AYNI MAHCUZLARLA İLGİLİ OLARAK BİRDEN FAZLA ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARAFINDAN İSTİHKAK DAVASI AÇILABİLECEĞİ hususu da gözden kaçırılmıştır. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO:2017/13940 KARAR NO :2020/3497
  • 09 Kasım 2020, 09:22:54
  • Özgür KOCA:
  • Dava konusu haciz borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste yapılmış olup, borçlu haciz mahallinde hazır değildir. Bunun yanında, haciz tarihi itibariyle haciz yapılan mahalde üçüncü kişi şirketin faaliyet göstermekte olduğu ve üçüncü kişi şirketin takibe dayanak borcun doğumundan 3 yıl önce 22.08.2012 tarihinde haciz adresinde kurulduğu anlaşılmaktadır. Yine haciz sırasında adresin borçluya ait olduğuna dair herhangi bir evrak da bulunmamıştır. İş bu davaya konu HACİZDEN YAKLAŞIK İKİ YIL ÖNCE YAPILAN HACZE İLİŞKİN EVRAKLAR DA HÜKME ESAS ALINAMAZ. Öte yadan üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlu şirket yetkilisinin kardeş olmaları ve üçüncü kişi şirket yetkilisinin borçlu şirketin eski ortağı olması da tek başına karinenin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmayıp, mahcuzların haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişi elinde olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca takibin devamına karar verilmiş olması, üçüncü kişinin şikayet hakkını ortadan kaldırmaz. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2018/12566  KARAR NO:2020/3577
  • 09 Kasım 2020, 09:22:41
  • Özgür KOCA:
  • İİK’nin 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında, TBK’nin 202. maddesi uyarınca, devralanın da iki yıl süre ile işletmenin borçlarından sorumlu olacağı kuralı dikkate alınarak tüm mahcuzlar yönünden istihkak iddiası reddedilmelidir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2017/5727 KARAR NO:2020/2897
  • 09 Kasım 2020, 09:22:28
  • Özgür KOCA:
  • Hacizde davacı üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili tarafından istihkak iddiası kabul edilmemiş, haczedilen mallar muhafaza altına alınmıştır. Haciz tutanağından haczin İİK'nin 96., 97. ve 99. maddelerinden hangisine göre yapıldığı belirtilmemiş ve esas İcra Müdürlüğünce bu konuda bir karar verilmemiş ise de, 28.08.2013 tarihli hacizde, HACİZ VE MUHAFAZA YAPILARAK MAHCUZLAR YEDİEMİN DEPOSUNA KALDIRILDIĞINA GÖRE, HACZİN İİK’NIN 97. MADDESİ UYARINCA YAPILDIĞInın kabulü ile talep hakkında buna göre bir karar verilmesi gerekir. YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2017/10520 KARAR NO:2020/210
  • 09 Kasım 2020, 09:22:12
  • Özgür KOCA:
  • Ticaret sicilinden TERKİN EDİLEN BORÇLU ŞİRKET hakkında takip işlemlerine devam edilebilmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda TÜZEL KİŞİLİĞİN YENİDEN İHYASI İLE MÜMKÜNDÜR. Bu kapsamda borçlu şirket ihya edilmeden yapılan takip işlemleri hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup..YARGITAY 8. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/21363 KARAR NO:2019/11586
  • 09 Kasım 2020, 09:21:53
  • Özgür KOCA:
  • HACİZ İHBARNAMESİ, borçlunun üçüncü kişideki alacağının kendisine tebliğ edildiği an itibariyle hüküm ifade eder. Borçlunun tebliğ tarihi itibariyle 3.kişi nezdinde alacağının sonraki günlerde tahakkuk etmeyeceği anlamına gelmez. Bu nedenle ilk haciz ihbarnamesinin gönderilmesinden sonra alacaklı tarafça üçüncü kişiye yeniden haciz ihbarnamesi gönderilmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/307 KARAR NO: 2016/12977
  • 04 Kasım 2020, 08:54:13
  • Özgür KOCA:
  • İİK'NUN 106. MADDESiNiN SON FIKRASINA GÖRE BORÇLUNUN ÜÇÜNCÜ KiŞiLERDEKi ALACAĞI TAŞINIR HÜKMÜNDEDiR. Para alacağı haczinde satış talebi söz konusu olmadığından, haczedilen paranın icra dosyasına gönderilmesi talebi, satış talebi yerine geçer. Yasada, para alacağı üzerine konulan haczin ne kadar süreyle mevcudiyetini koruyabileceği yönünde bir açıklık bulunmadığından, takip ve haciz tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK'nun 106. maddesinde, MENKUL MALLAR İÇİN ÖNGÖRÜLEN 6 AYLIK SÜRENİN, PARA ALACAKLARI YÖNÜNDEN, HACİZDEN İTİBAREN PARANIN İSTENMESİ İÇİN GEREKLİ AZAMI SÜRE OLARAK KIYASEN UYGULANMASI GEREKMEKTEDİR.YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/706 KARAR NO:2016/14964
  • 04 Kasım 2020, 08:54:00
  • Özgür KOCA:
  • Devam eden hukuki münasebetin varlığı ve bu ilişki nedeniyle BORÇLUYA ÖDENECEK VE DEVAMLILIK ARZEDEN BİR ALACAĞIN BULUNDUĞU HALLERDE (KİRA ALACAĞI GİBİ), 3.KİŞİYE HACİZ YAZISI GÖNDERİLEBİLİR. Müstakbel (beklenen) bir alacaktan bahsedilebilmesi için, bir hukuki ilişkinin (temelin) mevcut olması, bu hukuki ilişkiden doğacak alacağın cinsinin ve borçlunun belli olması yeterlidir. Bu halde üçüncü kişiye, doğacak alacakların haczi yönünden gönderilen birinci haciz ihbarnamesi, haciz müzekkeresinin sonuçlarını doğurur. Bu nedenle 3. kişi tarafından, haciz ihbarnamesinin gereğinin yerine getirilerek, daha sonra doğacak paraların icra dosyasına gönderilmesine yasal bir engel yoktur. Ayrıca BORÇLUNUN, 3. KİŞİDE DOĞMASI MUHTEMEL ALACAKLARININ HACZİNİ İÇERİR HACİZ İHBARNAMESİ GÖNDERİLEMEYECEĞİNE YÖNELİK ŞİKAYETTE BULUNMASINDA, HUKUKEN KORUNMAYA DEĞER BİR HAKKININ BULUNMADIĞI da muhakkaktır. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2016/19214 KARAR NO: 2017/10956
  • 04 Kasım 2020, 08:53:44
  • Özgür KOCA:
  • İİK.'nın 89. maddesi uyarınca; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağını haczeden icra dairesince, üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderilir. Borçlunun üçüncü kişideki parası, birinci haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliğ edildiği tarihte haczedilmiş sayılır. Üçüncü kişi, birinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 gün içinde itiraz etmez ise, borç üçüncü kişinin zimmetinde sayılır. Üçüncü kişiye ikinci haciz ihbarnamesi gönderilerek, 7 gün içinde itiraz edebileceği, aksi halde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi istenir. Üçüncü kişi, ikinci haciz ihbarnamesine de itiraz etmez ise, borcun zimmetinde sayılması kesinleşir. Bu durumda kendisine, üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilerek, zimmetinde sayılması kesinleşen borcu, 15 gün içinde banka hesabına ödemesi veya aynı onbeş gün içinde takip alacaklısı aleyhine menfi tespit davası açması, aksi halde, zimmetinde sayılan borcu ödemeye zorlanacağı bildirilir. Üçüncü kişi 15 gün içinde dava açmaz ve zimmetinde sayılan borcu ödemez ise, icra dairesi, üçüncü kişinin zimmetinde sayılan borca yetecek kadar mal veya parasını haczeder, satar ve elde edilen para ile takip alacaklısının alacağını öder. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2018/1515 KARAR NO:2019/2342 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/189 KARAR NO:2020/7095
  • 04 Kasım 2020, 08:53:29
  • Özgür KOCA:
  • Türk Medeni Kanunu'nun 881 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan İPOTEK, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmazın değerinden alacaklının alacağını elde etmesi olanağını sağlayan sınırlı bir ayni haktır. HACİZise, kesinleşmiş bir icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda talepte bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara, icra müdürü tarafından el konulmasıdır (Baki Kuru el kitabı sayfa 357). Sınırlı ayni hakların haczi mümkün olduğundan, sınırlı ayni hak niteliğinde olan BORÇLUNUN SAHİP BULUNDUĞU BİR İPOTEK HAKKI DA HACZEDİLEBİLİR. Haczin tamamlanması için ipotek hakkının haczedildiğinin tapu siciline şerh verilmesi yeterlidir. İpotek hakkının haczedilemeyeceğine ilişkin yasal bir engel de bulunmamaktadır. Bu durumda, ipotek hakkının haczedilmesinde yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO :2015/23049 KARAR NO:2016/333
  • 04 Kasım 2020, 08:53:12
  • Özgür KOCA:
  • GERÇEKLEŞTİRİLEN İHALEDEN SONRA, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.09.2014 tarih ve 2014/578–2014/878 sayılı kararı ile TAKİBİN İPTALİNE KARAR VERİLDİĞİ görülmektedir. Takibin iptali ile ilgili konular taraflar arasında tartışılması gereken hususlar olup, yukarıda yazılı fesih nedenleri arasında bulunmamaktadır. Nitekim somut olayda gözlendiği gibi, DEVLETİN CEBRİ İCRA GÜCÜ VASITASIYLA, DEVLET GÜVENCESİNDE YAPILAN İHALEDE MAHCUZU SATIN ALAN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN, TAKİBİN İPTALİ, İCRANIN GERİ BIRAKILMASI VEYA İHALEDEN SONRA BORCUN ÖDENMESİ NEDENLERİYLE DOĞRUDAN HİÇBİR İLİŞKİSİ OLAMAZ. Bu nedenle mahkemece, ihaleden ve ihalenin feshine ilişkin bu dava açıldıktan sonra, takibin mahkeme hükmü ile ortadan kalktığından bahisle borçlunun ihalenin feshi talebinin reddi doğru değildir. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2015/24603 KARAR NO:2015/27019
  • 30 Ekim 2020, 09:02:38
  • Özgür KOCA:
  • 3533 sayılı Tahkim Yasası gereğince verilmiş konusu para olan Hakem Heyeti kararı olduğu, 3533 sayılı yasanın 7. maddesi gereğince HAKEM HEYETİ KARARLARININ, mahkeme ilamlarının icrasına ilişkin genel hükümler uyarınca yerine getirileceği, takibe konu Hakem kararı da para alacağına ilişkin olup, HMK 367. maddesi gereğince KESİNLEŞMESİ GEREKMEDİĞİ.. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2018/7239 KARAR NO:2019/7199
  • 30 Ekim 2020, 09:02:26
  • Özgür KOCA:
  • ( 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 03.04.2013 tarih ve 6456 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile değişik 30. maddenin 12. fıkrası ) HAKEM KARARLARINA KARŞI kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. ...'' borçlunun Sigorta Tahkim Komisyonu'na 22.09.2015 tarihinde itiraz başvurusu yaptığı takibin ise daha önce 17.09.2015 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece; itiraz başvurusunun takip başlatıldıktan sonra yapılması nedeniyle, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2018/4094 KARAR NO:2018/9303
  • 30 Ekim 2020, 09:02:11
  • Özgür KOCA:
  • Yargıtay’ın süreklilik kazanan içtihatları nazara alındığında; takip konusu İLAMIN HÜKÜM BÖLÜMÜNDE alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilip SİGORTA ŞİRKETİNİN sorumlu olduğu MİKTAR AÇIKÇA GÖSTERİLMEDİĞİNDEN hüküm ancak davalıların hükmedilen alacak kalemlerinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek infaz olunabilir. Bir diğer deyişle her ne kadar dayanak ilamda şikayetçi sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna hükmedilmiş ise de hüküm müşterek ve müteselsilen kurulmakla sigorta şirketi alacak kalemlerinin tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olur.ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2465 KARAR NO:2019/1838 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/13979 KARAR NO: 2020/6439
  • 30 Ekim 2020, 09:01:51
  • Özgür KOCA:
  • İpotek alacaklısının ipotek bedelinin günün koşullarına uyarlanması için genel mahkemede dava açtığı ve ipoteğin fekki talebine itiraz ettiği, açılan bu dava ve itirazın İİK 153. Maddede belirtilen makul sebep niteliğinde olduğu, İPOTEĞİN KALDIRILIP KALDIRILMAYACAĞI HUSUSUNUN YARGILAMAYI GEREKTİRDİĞİ, İCRA HUKUK MAHKEMESİNDE İİK 153. MADDE KAPSAMINDA İPOTEĞİN KALDIRILMASI İSTENEMEYECEĞİ... İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/406 Esas KARAR NO:2019/1545 Karar YARGITAY12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/14041 KARAR NO:2020/6418
  • 30 Ekim 2020, 09:01:33
  • Özgür KOCA:
  • Takip dayanağı ipoteğin kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu, bu nedenle ilamlı takip başlatılmasında usulsüzlük bulunmadığı, ipotek için EŞİN RIZASI GEREKTİĞİNE İLİŞKİN İDDİANIN GENEL MAHKEMEDE İPOTEĞİN FEKKİ DAVASINDA incelenebilecek bir iddia olduğu, ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2018/1496 KARAR NO : 2019/2227 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/13974 KARAR NO:2020/6406
  • 30 Ekim 2020, 09:01:20
  • Özgür KOCA:
  • 6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında PROTESTO KEŞİDE ETMEKSİZİN, LEHTAR VE CİRANTALARI TAKİP EDEMEZ.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/809 Esas KARAR NO:2019/1997 Karar YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2019/14042 KARAR NO:2020/6417
  • 30 Ekim 2020, 09:01:08
  • Özgür KOCA:
  • Kesinleşen sıra cetveline göre ihtiyati haciz alacaklıları olarak depo kararı verilen iki alacaklı olup, bu alacaklılar İskender Tuğs.. ve Türkiye İş Bankası'dır. Her iki alacaklının açtığı tasarrufun iptali davaları kabul kararı ile sonuçlanmıştır. TASARRUFUN İPTALİNE KARAR VERİLEN TARİHLER İTİBARİ İLE İHTİYATİ HACİZLER KESİN HACZE DÖNÜŞTÜĞÜNDEN, tasarrufun iptali davalarının niteliği ve sonucu gereği davayı kazanan alacaklının iptal edilen tasarruf oranında SONRADAN HACİZ UYGULAYAN DİĞER ALACAKLIDAN (taşınmazı devralan borçlu yönünden uygulanan ) ÖNCE ÖDEME YAPILMASI GEREKTİĞİNDEN ve İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9 Esas sayılı takip dosyasına her iki ihtiyati haciz alacaklısı vekili tarafından depo edilen paranın taraflarına ödenmesi talepli dilekçe sunulduğundan icra müdürlüğünün Ankara 32. İcra Müdürlüğünün kesinleşen sıra cetveline göre bu alacaklılara ayrıca sıra cetveli düzenlemeden ödeme yapmasında yasaya aykırılık bulunmamakta olup şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ve memur işleminin iptaline karar verilmesi isabetli olmamıştır. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2019/1244 KARAR NO :2019/3348 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/3991 KARAR NO:2020/6427
  • 30 Ekim 2020, 09:00:58
  • Özgür KOCA:
  • Borçluya ödeme emri tebligatı dışında 103 davetiyesi ve kıymet takdiri raporu tebligatı çıkarıldığı anlaşılmıştır. borçlunun şikayet dilekçesinde 103 davetiyesi ve kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince BORÇLUNUN ÖDEME EMRİNDEN EN GEÇ 103 DAVETIYESİNİN TEBLİĞ EDİLDİĞİ 03.09.2015 TARİHİNDE HABERDAR OLDUĞU KABUL EDİLMELİDİR. Öte yandan ilk derece mahkemesince her ne kadar öğrenme tarihi ihtiyati haciz tarihi olarak kabul edilmiş ve şikayet süreden reddedilmiş ise de; ihtiyati haciz tarihinin ödeme emri tebliğ tarihinden önce olduğu ve öğrenme olarak kabul edilemeyeceği, YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/13971 KARAR NO:2020/6410
  • 30 Ekim 2020, 09:00:47
  • Özgür KOCA:
  • TEDBİR KARARININ SADECE DOSYANIN TARAFLARI AÇISINDAN HÜKÜM İFADE EDECEĞİ, dosyada taraf olmayan davacı yönünden tedbir kararının bir bağlayıcılığı bulunmadığı için satış isteme sürelerinin işleyeceği, bu nedenle icra müdürlüğünce İİK. 106-110. Maddeleri gereğince süresinde satış istenmemesi nedeni ile haczin düşürülmesine ilişkin ilk işleminin doğru olduğu, icra müdürlüğünce bu işlemden dönülerek 27/11/2018 tarihinde davacı şirkete ait araçların kaydına yeniden haciz konulması işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile 27/11/2018 tarihli müdürlük işleminin iptaline karar vermek gerekmiştir. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/962 Esas KARAR NO:2019/2275 Karar YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/14039 KARAR NO:2020/6422
  • 30 Ekim 2020, 09:00:36
  • Özgür KOCA:
  • Yargıtay’ın süreklilik kazanan içtihatları nazara alındığında; takip konusu İLAMIN HÜKÜM BÖLÜMÜNDE alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilip SİGORTA ŞİRKETİNİN sorumlu olduğu MİKTAR AÇIKÇA GÖSTERİLMEDİĞİNDEN hüküm ancak davalıların hükmedilen alacak kalemlerinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek infaz olunabilir. Bir diğer deyişle her ne kadar dayanak ilamda şikayetçi sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna hükmedilmiş ise de hüküm müşterek ve müteselsilen kurulmakla sigorta şirketi alacak kalemlerinin tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olur.ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2465 KARAR NO:2019/1838 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/13979 KARAR NO: 2020/6439
  • 29 Ekim 2020, 12:25:44
  • Özgür KOCA:
  • İİK.nun 168/1. maddesinde aynen " İcra müdürü senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini  görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir" hükmüne yer verilmiştir. Anılan  madde ile icra memuruna; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu takipte, sadece senedin kambiyo senedi olup olmadığını ve vadesinin gelip gelmediğini denetleme yetkisi verilmiş olup takip alacaklısının yetkili hamil olup olmadığını araştırma görevi verilmemiştir (Yargıtay 12. HD'nin T:08/11/2012, E:2012/13999, K:2012/32181).
  • 28 Ekim 2020, 11:55:54
  • Özgür KOCA:
  • 6102 sayılı TTK'nun 776/(1)-g  maddesi gereğince, takip konusu belgenin kambiyo vasfını taşıyabilmesi için "senedi düzenleyenin  imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak kabul edilmemiştir. Öte yandan, bononun düzenleyen bölümünde kaşesi bulunan şirketin, bonodan dolayı sorumlu olabilmesi için düzenleyenin imzasının bulunması yeterli olup, bu imzanın, düzenleyen şirket unvanı ya da kaşesi üzerine atılması gerekmez. Düzenleyenin imzasının, bononun alt kısmında ve metni kapsar biçimde olması kafidir. (Yargıtay 12. HD'nin T:22/01/2018, E:2016/27009, K:2018/462).
  • 28 Ekim 2020, 11:55:42
  • Özgür KOCA:
  • İ.İ.K.'NUN 54/1. MADDESİNE GÖRE TUTUKLU OLAN BORÇLUYA bir temsilci tayin etmesi için süre verilerek KANUNİ MÜMESSİL ATAMADIĞI TAKTİRDE ÖDEME EMRİNİN KENDİSİNE atadığı takdirde kanuni mümessiline tebliğ edilmesi gerekir. İcra takibinde muhtıra tebliğinden sonra ödeme emrinin davacı adına düzenlenip ceza evinde kendisine tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Kurum adına düzenlenen ve kurum çalışanına yapılan tebligat davacı borçluya ödeme emri tebliğ edildiği kabulünü doğurmaz. Takibe ilişkin olarak ÖDEME EMRİ BORÇLUYA CEZAEVİNDEYKEN CEZAEVİ SORUMLUSUNA TEBLİĞ EDİLMİŞ OLUP BU TEBLİGAT İİK.NUN 54. MADDESİNE GÖRE YOK HÜKMÜNDEDİR. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen gözetilir. İİK'nun 54. maddesinin uygulanmasından sonra ödeme emri tebliğ edilmediğinden ihale yapılması usulsüzdür. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/2567 KARAR NO:2020/144 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/3076 KARAR NO:2020/7048
  • 27 Ekim 2020, 14:10:38
  • Özgür KOCA:
  • AKARYAKIT İSTASYONU RUHSAT HACZİ İLE İLGİLİ ; ilgili kurum ve kuruluşlara yazı yazılarak, gayrisıhhi müessese ruhsatının hukuki niteliği, akaryakıt istasyonu yapısından ayrı olarak tek başına ekonomik değere sahip olup olmadığı, yine tek olarak ve akaryakıt istasyonundan ayrı devrinin mümkün bulunup bulunmadığı sorulmalı ve ayrıca bu konuya ilişkin mevzuatta irdelenerek, şayet gayrisıhhi müessese ruhsatının, bir ticari işletme olan akaryakıt istasyonundan ayrı ve müstakil bir ekonomik değere sahip olduğu ve tek başına devrinin mümkün bulunduğu sonucuna varılırsa haczedilebileceği, YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/11364 KARAR NO: 2017/2436
  • 27 Ekim 2020, 14:10:12
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nın 101. maddesinin 3. fıkrası .."Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir..." hükmünü içermektedir. Buna göre, bir yıllık süre ile sınırlı olmaksızın nafaka ilamına bağlı alacak için önceden takip yapılmadan her zaman hacze iştirak edilebilir. Yasadaki "HER ZAMAN" ibaresini, SATIŞ BEDELİNİN VEZNEYE GİRMESİNE KADAR iştirak edebileceği şeklinde anlamak gerekir. Nafaka alacaklısı takip talebinde bulunmasına, takibi kesinleştirmesine ve bunun sonucunda kendisine kesin haciz yetkisinin gelmesine gerek olmaksızın hacizli malın paraya çevrilip bedelinin icra veznesine girmesi anına kadar hacze takipsiz iştirak etme hakkına sahiptir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/5578 KARAR NO :2015/862
  • 27 Ekim 2020, 14:09:59
  • Özgür KOCA:
  • NAFAKA ALACAKLISININ İCRA TAKİBİNİN BULUNMASI YADA BULUNMAMASI HALİNDE ; SIRA CETVELİNDE UYGULANACAK USUL...Kural olarak iştirak alacaklısı, haczi koyduran takip alacaklısı ile birlikte malların satış bedelinden alacağını alır. Satış sonunda bu para, alacaklılar arasında GARAMETEN paylaşılır. Ancak imtiyazlı alacaklılar İİK.'nın 206. maddesinde düzenlenmiş olup, şikayetçi hem İİK.'nın 101. maddesi anlamında takipsiz iştirak alacaklısı, hem de 206/4-C maddesi anlamında imtiyazlı alacaklıdır.Eğer hacze takipsiz iştirak eden alacaklının alacağı İİK.'nın 206. maddesine göre imtiyazlı alacak durumunda ise, iştirak edebileceği alacaklının da aynı sırada olması halinde satış bedeli garameten paylaştırılır, iştirak edebileceği alacaklı daha sonraki bir sırada ise takipsiz iştirak alacaklısına satış bedelinden öncelikli pay ayrılır, yani bu durumda SATIŞ BEDELİ, HACZE TAKİPSİZ OLARAK İŞTİRAK EDEN ALACAKLI İLE İLK HACZİ KOYDURAN ALACAKLI ARASINDA ALACAKLARI ORANINDA PAYLAŞTIRILMAZ, SATIŞ BEDELİNDEN ÖNCE, "İMTİYAZLI ALACAKLI" DURUMUNDAKI ALACAKLI FAYDALANIR. Eğer para artarsa ilk haczi koyduran alacaklıya verilir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2010 tarih ve 10107 E., 12780 K. sayılı ilamı ile Dairemizin 11.10.2011 tarih ve 580 E., 983 K. 25.06.2014 tarih ve 5075 E., 4871 K sayılı ilamları )Şikayet olunanın haczinin, haczi daha önceki tarihli olan şikayetçinin haczine iştirak koşullarının oluştuğu, aynı derece içerisinde şikayet olunanın, bedeli paylaşıma konu taşınırın SATIŞ BEDELİNİN İCRA VEZNESİNE GİRDİĞİ TARİHTEN ÖNCEKİ SON BİR YIL İÇİNDE TAHAKKUK ETMİŞ OLAN NAFAKA ALACAKLARININ İİK.'nın 206/4-C maddesindeki imtiyazlı durumu nedeniyle satış bedelinden öncelikli olarak karşılanması, para artması durumunda, ARTAN PARANIN, ŞİKAYET OLUNANIN ALACAĞININ ANILAN İMTİYAZDAN YARARLANMAYAN KISMI İLE ŞİKAYETÇİNIN ALACAĞI ARASINDA GARAMETEN PAYLAŞTIRILMASI GEREKTIĞI gözetilerek, bu miktarların bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, şikayet olunanın 08.09.2011-08.02.2013 tarihleri arasında tahakkuk ettiği anlaşılan nafaka alacaklarının tamamının İİK'nın 206/4-C maddesindeki imtiyazı haiz olmadığı gözardı edilerek, eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/5578 KARAR NO: 2015/862
  • 27 Ekim 2020, 14:09:46
  • Özgür KOCA:
  • İİK'NIN 206. MADDESİNDEKİ İMTİYAZLAR, (hacze iştirak hali hariç, İİK.m.100-101) haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvellerinde, sonraki tarihli haciz sahibi alacaklıyı önceki tarihli haciz sahibi alacaklının önüne geçiremez. Şikayet olunanın, nafaka ilamına dayalı olarak satış bedelinin vezneye girmesine kadar ilk hacze iştirak etmesi mümkün iken, bu yolu seçmediği, Niğde 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1120 E. dosyası ile icra takibine başladığı, bedeli paylaşıma konu taşınır üzerine haciz koydurduğu anlaşılmış olup; şikayet olunanın, şikayetçi tarafından haciz konulan taşınır üzerine haciz koydurmasının, bu HACZE İŞTİRAK İRADESİNİ içerdiğinin kabulü gerekir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2015/5578 KARAR NO: 2015/862
  • 27 Ekim 2020, 14:09:30
  • Özgür KOCA:
  • İcra ve İflas Yasasının 126.maddesi gereğince BELEDİYEDEKİ İLANIN satıştan EN AZ 1 AY ÖNCE yapılması gerekir. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2020/8 KARAR NO:2020/379 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/4154 KARAR NO:2020/7058
  • 27 Ekim 2020, 14:09:10
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre, "cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir." Anılan hükümde yer alan "ALAKADARLAR" ifadesi, kural olarak BORÇLUYU DEĞİL, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2014/6029 KARAR NO:2014/5859
  • 27 Ekim 2020, 14:08:57
  • Özgür KOCA:
  • Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır. Davanın kabulü halinde bu tür davalarda kıyasen uygulanan İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinde davalıya ayrılan SATIŞ BEDELİNİN YARGILAMA GİDERLERİ DE DAHİL OLMAK ÜZERE öncelikle davacıya tahsisine, artan para olması halinde davalıya verilmesine karar verilmesi gerekir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2013/5081 KARAR NO:2013/5688
  • 27 Ekim 2020, 14:08:44
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nin 89. maddesinde düzenlenen usul tamamlanmadan, üçüncü kişiye tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi nedeniyle, anılan ihbarnamede yazılı paranın icra dairesince, üçüncü kişiye çıkarılan muhtıra ile istenilmesi mümkün değildir. Bir diğer ifade ile 3. KiŞi TARAFINDAN VERiLEN CEVAPTA, SÖZ KONUSU PARA ÜZERiNE BLOKE KONULDUĞU BİLDİRİLMİŞ İSE DE, 3. KİŞİNİN 89/1 HACİZ İHBARNAMESİNDE BİLDİRDİĞİ PARANIN DOSYAYA İSTENEBİLMESİ VE 3. KİŞİNİN ZİMMETİNDE SAYILABİLMESİ İÇİN ADI GEÇENE 89/2 VE 89/3 HACİZ İHBARNAMELERİ GÖNDERİLMELİDİR. Bu prosedür tamamlanmadan 3. kişinin borçluya ait olduğunu beyan ettiği alacak tutarının veya bu tutar ile gönderilen arasındaki fark bedelin dosyaya gönderilmesi istenemez. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/859 KARAR NO:2019/986 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/25 KARAR NO:2020/7045
  • 27 Ekim 2020, 14:08:32
  • Özgür KOCA:
  • Davacı vekili dava konusu 13 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın ihalesine geç başlandığını iddia etmiştir. İhale günü dava konusu bu parsel ile birlikte başka taşınmazlarda ihale edildiğinden ve yapılan ihale işlemi uzun sürdüğünden İHALEYE ÜÇ DAKİKALİK GECİKME ile başlanmıştır. İhalenin bitiş süresinin 14:07 olduğu gözetildiğinde bu husus ihalenin feshi nedeni olarak kabul edilmemiştir. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2155 KARAR NO:2019/3582 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2020/4882 KARAR NO: 2020/7019
  • 27 Ekim 2020, 14:08:20
  • Özgür KOCA:
  • SIRA CETVELİNE ŞİKAYET HAKKI ; takip alacaklılarına tanınmış olup, borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, şikayette hukuki yararı bulunmamaktadır. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2015/10128 KARAR NO:2018/2355
  • 27 Ekim 2020, 14:08:04
  • Özgür KOCA:
  • Mahkemece alıcının çıkmadığı İLK ARTIRMAYA YÖNELİK FESİH SEBEPLERİNİN İlk artırma tarihine göre süresinde ileri sürülmediği gerekçesine dayanılmış ise de, İKİNCİ ARTIRMANIN YAPILABİLMESİ, USULÜNCE YAPILAN İLK ARTIRMADA SATIŞIN GERÇEKLEŞMEYEREK İHALENİN GERİ BIRAKILMASI İLE MÜMKÜNDÜR. Her iki artırma birinde satış gerçekleşmezse yapılabilen birbirine bağlı ve birbirinin sonucu olan, sonuçta da ihaleyi oluşturan unsurlardır ve BİRİNCİ ARTIRMA USULSÜZ YAPILMIŞSA İKİNCİ ARTIRMA USULÜNCE YAPILMIŞ OLSUN OLMASIN GEÇERSİZDİR. Durum böyle olunca, ikinci artırma usulünce yapılsa dahi birinci artırmanın usulsüzlüğü doğal olarak ihalenin tümüyle geçersizliği sonucunu doğuracaktır. Bu durumda birinci artırma ile sıkı sıkıya bağlı ikinci artırmanın usulünce yapılmış olması ihalenin geçerli hale gelmesini sağlamaz. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2013/9332 KARAR NO: 2013/15579
  • 25 Ekim 2020, 12:29:30
  • Özgür KOCA:
  • Haczedilen ARACIN TRAFİK KAYDINA KONULAN HACİZ FİİLİ HACİZ GİBİ GEÇERLİDİR. Muhafaza altına alınmamış aracın satışı mümkün değil ise de, alacaklının satış talebinde bulunmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, fiili haciz ve yakalama işleminin talep edilmemesi ve kıymet taktirinin kesinleşmemiş olması, satış talebinin reddini gerektirmeyip, alacaklının satış talebi ile birlikte bir miktar avansı icra dosyasına yatırması halinde, icra müdürlüğünün vereceği satış talebinin kabulü kararının, aracın fiili haczi ile yakalama işlemlerinin gerçekleşmesinden ve kıymet taktirinin kesinleşmesinden sonra satış günü verileceği anlamına geleceğinin kabulü gerekir. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/30633 KARAR NO:2018/2742
  • 25 Ekim 2020, 12:29:16
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nun 110.maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ALACAKLI VEKİLİ SATIŞ TALEBİNDEN VAZGEÇMİŞ OLUP, AÇIKÇA HAKKIN ÖZÜNDEN FERAGAT ETMİŞ DEĞİLDİR. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO :2016/20216 KARAR NO:2017/3502
  • 25 Ekim 2020, 12:29:06
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nun110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme kapsamında, İCRA MÜDÜRLÜĞÜNDEN HACİZLİ MALIN SATIŞININ SÜRESİNDE İSTENİLMESİ YETERLİ OLUP, DİĞER SATIŞ ŞARTLARININ OLUŞUP OLUŞMADIĞININ İRDELENMESİ GEREKMEZ. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2016/2474 KARAR NO: 2016/12961
  • 25 Ekim 2020, 12:28:47
  • Özgür KOCA:
  • Haczin düşmemesi için yasal süresi içerisinde usulüne uygun olarak açıkça satış talebinde bulunulması ve avansının yatırılması gerekir. TAŞINIRLARIN MUHAFAZA ALTINA ALINMASI HAKKINDAKİ İSTEM satış öncesi hazırlık işlemi olup, satış hazırlıklarına ilişkin istem ve işlemler SATIŞ TALEBI GİBİ HÜKÜM VE SONUÇ DOĞURMAYACAĞINDAN, İİK'NIN 106. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SÜREYİ KESMEZ VE HACZİN DÜŞMESİNE ENGEL OLMAZ.  YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2013/4195 KARAR NO:2013/5833
  • 25 Ekim 2020, 12:28:35
  • Özgür KOCA:
  • İİK'nın 110/1. maddesinde, "Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir." hükümleri öngörülmüştür. Takip, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce başlatıldığı için 6352 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen bu madde hükümlerinde, SÜRESİNDE SATIŞ İSTENDİKTEN SONRA HACZİ VE SATIŞI DÜŞÜREN SEBEPLER ÖNGÖRÜLMEDİĞİ gibi, İİK'nın diğer madde hükümlerinde de bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, sadece aynı Kanun'un 129/son maddesinde, ikinci ihalede alıcı çıkmazsa ''satış talebinin'' düşeceği düzenlenmiştir. İİK'NIN 106 VE 110. MADDE HÜKÜMLERİ ALACAKLININ TAKİBİ SÜRÜNCEMEDE BIRAKMAMASI AMACIYLA GETİRİLMİŞ OLUP, BU AMACA UYGUN OLARAK ŞİKAYETÇİ TARAFINDAN İİK'NIN 106. MADDESİNDEKİ BİR YILLIK SÜRE İÇERİSİNDE İİK'NIN 59. MADDESİNE UYGUN OLARAK SATIŞ TALEP EDİLEREK AVANSI YATIRILMIŞ OLMAKLA, BİR DAHA SATIŞ İSTEMESİNE GEREK KALMAKSIZIN, HACZİ VE SATIŞININ AYAKTA OLDUĞUNUN KABULÜ GEREKİR. Satışın da aynı iki yıl içinde yapılmasının zorunlu olduğu, aksi halde haczin düşeceği yönünde yasada bir hüküm bulunmamaktadır. Alacaklıya yüklenen görev, süresinde satış isteyerek avansı yatırmaktır. İİK'nın 123. maddesinde SATIŞ GÖREVİ, İCRA DAİRESİNE YÜKLENMİŞ OLUP, SATIŞ NE ZAMAN YAPILIRSA YAPILSIN, HACİZ VE SATIŞ TALEBİ AYAKTADIR. Dairemizin son uygulaması bu yöndedir. İİK'nın kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri yapılamayacağını öngören 128/a-3 fıkrası, varılan bu sonucu bertaraf eden bir düzenleme değildir.Şikayete konu olayda, 11.12.2010 tarihli fiili haciz tarihinden itibaren İİK'nın 106. maddesinde düzenlenen bir yıllık sürede alacaklı tarafından 07.12.2011 tarihinde satış avansı yatırılarak satış istenmiş olduğundan, mahkemece, 11.12.2010 tarihli haczin ayakta olduğu ve ilk haciz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekir. YARGITAY 23. Hukuk Dairesi ESAS NO:2013/4362 KARAR NO:2013/5557
  • 25 Ekim 2020, 12:28:17
Sayfa: [1] 2