İİK'nun 36. maddesi gereğince; ilâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir merciye depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehin veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise, icranın geri bırakılması için Yargıtay'dan karar almak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Öte yandan İİK'nun 85. maddesi uyarınca borçlunun mal ve haklarından, alacaklının ana para, faiz ve masraflar dahil tüm alacağına yetecek miktarı haczolunur. Buna göre, dosya alacağının tamamının icra müdürlüğüne yatırılması halinde, mevcut hacizler aşkın hale geleceği gibi, hacizlerin devam etmesinde alacaklının da hukuki yararı kalmayacağından kaldırılmaları gerekir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2019 tarihli 2018/6293 Esas, 2019/4022 Karar sayılı içtihadında)
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, icra takip dosya borçlusu tarafından dosya borcunun tüm ferileri ile birlikte karşılayacak kadar dosya hesabında tespit edilen nakdi teminatın yatırıldığının belirlenmiş olmasına, dosya borcu depo edilmiş olduğundan daha önce konulmuş olan hacizlerin aşkın hale geleceğinin kabulünün gerekmesine, icra müdürlüğünün kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına, istinaf olunun ilk derece mahkemesinin kararında yazılı gerekçelere göre istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine aykırılık bulunmayan karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. (İzmir BAM 12. HD.nin T: 06/04/2022, E:2021/2074, K: 2022/997)