T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1813
KARAR NO : 2022/1690
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde istinaf yolu ile tetkikinin istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının icra mahkemesine şikâyet yoluyla süresi içinde yaptığı başvurusunda, alacaklı olduğu dosyada sıra cetveli düzenlendiğini, kendileri tarafından sıra cetveline karşı şikâyet yoluna gidildiğini, kendilerine birinci sırada ayrılan payı almak için icra dosyasına teminat sunduklarını, icra müdürlüğü tarafından kendilerine isabet eden tutarın ödendiğini, kendileri dışında sıra cetveline karşı açılan bir dava veya şikâyetin bulunmadığını, kendileri tarafından şikâyet yoluna başvurulmuş ise de, bu durumun şikâyetin kabulü halinde kendilerine isabet eden miktarın attırılması sonucunu doğurabileceğini, şikâyetin reddi halinde ise sıra cetvelinin kesinleşeceğini, şikâyet neticesinde yalnızca alacaklıya ayrılan payın artmasının söz konusu olduğunu, azalması veya iadesinin söz konusu olmadığını, teminat mektubunun icra dosyasında kalmasının gerekli olmadığını, icra müdürlüğünün sıra cetveli kesinleşmediğinden teminatı iade etmediğini ileri sürüp 24/07/2019 tarihli memur işleminin iptaline ve teminat mektubunun alacaklıya iadesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince 08/12/2020 tarihli kararda özetle İİK'nin 142/a maddesi uyarınca sıra cetveli kesinleşmeden, hak sahibi görünen alacaklının, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblağı tahsil edebileceği, İİK'nin 142/a maddesindeki istisna bir kenara bırakılırsa, sıra cetveli kesinleşmeden pay sahiplerine ödeme yapılamayacağı, paranın ödenmesinin sıra cetvelinin kesinleşmesine bağlı olduğu, icra müdürünün işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şikâyet eden alacaklı vekili tarafından şikâyet nedenleri doğrultusunda istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce 09/02/2022 tarihli kararda özetle "İİK'nin 142/a maddesinde "Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır. Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir" düzenlemesi bulunmaktadır. Şikâyet eden alacaklının sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan alacak ve sırasına yönelik olarak açılan bir dava veya itiraz bulunmaması halinde, sıra cetveline itiraz veya şikayetin kabulünden hukuki durumu etkilenmeyen şikayetçiye İİK'nin 142/a maddesi hükmü uygulanamaz (Aynı yönde: Yargıtay 12. HD'nin 2011/21597 Esas ve 2012/6451 Karar sayılı kararı). Şikâyet eden alacaklının sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan alacak ve sırasına yönelik olarak açılan bir dava veya itiraz bulunması halinde, şikayetin reddine; aksi takdirde şikayetin kabulü ile sıra cetvelinde şikâyet eden alacaklıya ayrılan tutarın ödenmesi için sunulan teminat mektubunun iadesi gerekir. O halde ilk derece mahkemesince duruşma açılarak, sıra cetvelinde şikâyet eden alacaklıdan sonra gelen tüm alacaklılar şikayete dahil edilerek, şikâyet eden alacaklının alacak ve sırasına yönelik açılan dava veya itiraz bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir" şeklindeki gerekçeyle istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince 19/04/2022 tarihli kararda özetle, şikayete konu sıra cetvelinde şikayetçinin sırasına ve alacağına yönelik açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararındaki gerekçeye göre şikayetin kabulüne, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2020/268773 Esas (Kapatılan Antalya 14. İcra Müdürlüğünün 2015/8950 Esas ) sayılı dosyasındaki 24/07/2019 tarihli icra müdürlüğü kararın iptaline, İİK'nin 142/a maddesi uyarınca verilen teminatın iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karşı taraf Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı vekili tarafından sıra cetvelinin iptali için şikayet eden tarafından açılan davanın derdest olduğu, şikayet edenin teminat mektubu sunup payını tahsil ettiği, sıra cetveli kesinleşmeden teminatın iadesini talep edemeyeceği, iade için yasal dayanak bulunmadığı, sıra cetveli iptal edilir ve Kurum alacağında artış meydana gelirse alacağın tahsilinin tehlikeye düşeceği, kararın hukuka aykırı olduğu, şikayetin reddi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Karşı taraf SGK vekili tarafından şikayet eden tarafından sıra cetveline yönelik açılan davanın derdest olduğu, İİK'nin 142/a maddesindeki düzenleme karşısında davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, her iki dosyanın birleştirilmesi gerektiği, şikayetin süresinde olmadığı, Kurumlarınca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İİK'nin 16/2. maddesine göre bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Bu nedenle şikayetin süresinde olmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.
HMK'nin 166/4. maddesine göre davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. Somut olayda aynı veya benzer sebep bulunmayıp bir dosyadan verilecek hüküm diğerini etkileyebilecek nitelikte değildir. Bu nedenle birleştirme kararı verilmemesi doğrudur.
İİK'nin 142/a maddesinde "Sıra cetvelinin düzenlenmesi üzerine tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır. Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblâğ ile bu meblâğın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi hâlinde iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Şikâyet eden alacaklının sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan alacak ve sırasına yönelik olarak açılan bir dava veya itiraz bulunmaması halinde, sıra cetveline itiraz veya şikayetin kabulünden hukuki durumu etkilenmeyen şikayetçiye İİK'nin 142/a maddesi hükmü uygulanamaz (Aynı yönde: Yargıtay 12. HD'nin 2011/21597 Esas ve 2012/6451 Karar sayılı kararı).
Somut olayda kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince şikâyet eden alacaklının alacak ve sırasına yönelik açılan dava veya itiraz bulunup bulunmadığı araştırılmış; bulunmadığı tespit edilmiştir. İstinaf edenler tarafından şikâyet eden alacaklının alacak ve sırasına yönelik açılan dava veya itiraz bulunduğu iddia ve ispat edilmemiştir. Şikâyet eden alacaklının sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan alacak ve sırasına yönelik olarak açılan bir dava veya itiraz bulunmadığından şikayetin kabulü ile sıra cetvelinde şikâyet eden alacaklıya ayrılan tutarın ödenmesi için sunulan teminat mektubunun iadesi gerekir. O halde ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetlidir.
Bu durumda, incelenen mahkeme kararı hukuka uygun olduğundan ve ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İstinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
.......
İİK'nin 364/1 ve HMK'nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 05/07/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.