Gönderen Konu: Memur muamelesini şikayet davasında icra müdürlüğünün tek başına davalı yapılması  (Okunma sayısı 8833 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Coşkun

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • Avatar Yok
  • İleti: 10
  • Tşk.Sayısı: 0
  • Cinsiyet: Bay
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

Sayın meslektaşlarım. İcra memur muamelesini şikayet davasında bulunduğumuz yerdeki icra mahkemesi uygulaması şöyle; DAVALI olarak müdürlüğümüz gösterilmekte ve tensip tutanağında davalı ibaresiyle tek başına icra müdürlüğü yer almakta, duruşma günü tebliğ edilmekte, tensip zaptında davalıdan (yani bizden) itiraz ve esas hakkında karşı delil ibrazı istenilmekte, sonuç itibariyle verilen kararda ise yine davalı sıfatıyla tek başına müdürlüğümüz yer almakta, karar tebliğ edilmekte ve en güzeli gerekçeli kararda yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmektedir. İcra müdürlüğü taraf ehliyetini mi kazandı haberimiz yok? Kaldı ki davalı olarak takip dosyasının tarafı niye yer almıyor ki dava dosyasına varsa bir diyeceği söylesin? Bu konuda görüşlerinizi ve bu UYGULAMANIN DOĞRULUĞU hakkındaki fikirlerinizi merak etmekteyim. Saygılarımla.

ecan50

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • Avatar Yok
  • İleti: 37
  • Tşk.Sayısı: 6
  • Cinsiyet: Bay
T.C.
   YARGITAY                                 
12. Hukuk Dairesi                                              
                                                                       T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A
                                                                                Y A R G I T A Y   İ L A M I
ESAS NO   : 2012/9623
KARAR NO   : 2012/28043

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ   : Adıyaman İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ   : 28/03/2011
NUMARASI   : 2011/43-2011/336
DAVACI   : Borçlu : Turangil Pls Amb Mak San Lmd Şti
DAVALI   : Alacaklı : Eko Turka Teks. Tar. Hay. Taş. San. Tic. A.Ş

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Seçil Parkan tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde alınan ihtiyati haciz kararı üzerine malvarlığına haciz konulan borçlunun, ödeme emrine süresinde itiraz ettiğini ve itirazının alacaklıya tebliğ edildiği halde İİK'nun 264/2. maddesi uyarınca alacaklının süresinde itirazın kaldırılması veya itirazı iptali davası açmadığını, bu nedenle ihtiyati haczin hükümsüz kaldığını ileri sürerek banka hesabına konan haczin kaldırılması için mahkemeye başvurduğu, mahkemece talebin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece şikayetin mahiyetine göre İİK.nun 18. maddesi gereğince duruşma açıldığı halde alacaklı hasım gösterilmeden ve adı geçenin hukukunu ilgilendiren bir konuda yargılamaya katılması sağlanmadan sonuca gidilmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca "icra mahkemesi ... duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır". İcra müdürü şikayette hasım olarak gösterilemez. Takipte taraf olan alacaklının şikayette de taraf gösterilmesi gerekir.
İİK'nun 264/2. maddesinde; ihtiyati haczin uygulanmasından sonra borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, bu itirazın hemen alacaklıya tebliğ olunacağı, alacaklının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek ya da mahkemede dava açmak zorunda olduğu, aynı maddenin 4. fıkrasında ise, aksi takdirde ihtiyati haczin hükümsüz kalacağı öngörülmüştür.
 Somut olayda mahkemece alacaklı tarafa tebligat çıkarılmadan sadece borçlu tarafa tebligat ile yetinilerek, takip dosyası üzerinden inceleme yapılarak, borçlunun takibe itirazının alacaklıya 18.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği ve 2011 Ocak ayı esas defterine göre tebliğ tarihinden sonra süresi içinde dava açılmadığı sonucuna varılarak İİK'nun 264/4. maddesi gereğince ihtiyati haczin hükümsüz kaldığı gerekçesi ile haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, alacaklı tarafa duruşma günü tebliğ edilip taraf teşkili sağlanarak, alacaklının yasal sürede mahkemeye müracaat edip etmediği hususunda beyanı alınıp, başvuruda bulunmuş ise ilgili dosya getirtilip incelendikten sonra karar verilmesi gerekirken, sadece esas defteri incelenerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ  : Alacaklının  temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.




Başkan
E. UZUNER
Üye
Y. Z. AKSOY
Üye
İ. ALTAN
Üye
A. DOĞAN
Üye
A. TUNCAL

ecan50

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • Avatar Yok
  • İleti: 37
  • Tşk.Sayısı: 6
  • Cinsiyet: Bay
T.C.
   YARGITAY
   12. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2011/10563
KARAR NO   : 2011/28952   Y A R G I T A Y   İ L A M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ   : Keşan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ   : 08/11/2010
NUMARASI   : 2010/224-2010/312
DAVACI   : Ali Karaman
DAVALI   :

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Salim Un ve Gıda San. Tic. Ltd.Şti. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetin mahiyetine göre mahkemece İİK'nun 18. maddesine göre duruşma açıldığı halde alacaklı hasım gösterilmeden ve adı geçenin hukukunu ilgilendiren bu konuda yargılamaya katılması sağlanmadan sonuca gidilmiştir. Bu maddenin 2. fıkrası uyarınca (...duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağınr...) icra müdürü şikayette hasım olarak gösterilemez. Takipte taraf olan alacaklının şikayette de taraf gösterilmesi gerekir. O halde mahkemece, öncelikle yasal taraf teşkili yapıldıktan sonra yargılamanın sonuçlandırılması gerekirken, alacaklı yargılamaya dahil edilmeden yargılamanın sonuçlandırılması isabetsizdir.
Ayrıca, İİK.nun 71. ve 33/a maddelerine göre de, (takibın kesinleşmesinden sonraki dönemde) zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiği takdirde icranın geri bırakılması yerine takibin iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ  : Salim Un ve Gıda San. Tic. Ltd.Şti.'nin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 15/12/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.



 Başkan                          Üye                           Üye                          Üye                        Üye
E.Uzuner                    N.Tanlık                   S.Atalay                 A.Doğan              Z.Turanlı 

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33