Gönderen Konu: TMSF'nin Alacaklı Olduğu Takiplerde İİK'nın 106 ve 110. Madde Hükümlerinin Uygulanacağı  (Okunma sayısı 4406 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1875
  • Tşk.Sayısı: 129
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

T.C.
YARGITAY
23. Hukuk Dairesi

ESAS NO     : 2013/2341
KARAR NO    : 2013/3455

 

MAHKEMESİ   : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ      : 29/11/2012
NUMARASI    : 2011/913-2012/860


Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen şikayetin reddine
yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikâyetçi Seval K. vekili ile şikâyet olunan Akdeniz Belediye Başkanlığı vekilince temyiz
edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl dosya şikâyetçisi Seval K. vekili borçluya ait taşınmaz hissesinin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine pay
ayrılan kurumların alacaklarının, taşınmazın aynından kaynaklanan alacakların satış aşamasında ödenmiş olması nedeniyle imtiyazlı
olmadığını, vergi alacaklarının borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarından oluştuğunu ve ortağın mal varlığına haciz konulmasının
yasaya aykırı olduğunu, işçi alacaklısı olan müvekkilinin alacağının imtiyazının dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline
karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya şikâyetçisi TMSF vekili müvekkilinin Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2001/1417 ve Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3510 sayılı
takip dosyalarının alacaklısı olduğunu, vergi dairesi alacaklarının taşınmazın aynından kaynaklanmadığını ve şirketin vergi borcu için
ortağın mal varlığına konulan haczin yasaya uygun bulunmadığını, müvekkilinin alacağından dolayı konulan haczin 05.03.1999 tarihli olup,
vergi alacakları için konulan hacizlerden önce olduğunu, TMSF alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu itibarla paranın müvekkilinin alacaklı olduğu iki dosya arasında garameten
paylaştırılmasını sağlayacak şekilde sıra cetveli düzenlenmesini teminen mevcut sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Şikâyet olunanlar şikâyetin reddi gerektiğini savunmuşlardır.

İcra Mahkemesi'nce iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şikâyetçi Seval Kocacan’ın şikâyetinin kendisinden
önceki kamu hacizlerine iştirak edemeyeceği gerekçesiyle reddine, şikâyetçi TMSF’nin şikâyetinin haciz tarihlerinin önceliğine ve satış
tarihinde ayakta bulunduklarının anlaşılmasına göre kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, şikâyetçi Seval Kocacan vekili ile şikâyet olunan Akdeniz Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.


1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
şikâyetçi Seval Kocacan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Diğer temyiz itirazlarına gelince;

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu devraldığı alacaklar hakkında derdest bulunan dava ve takiplere devam edebileceği gibi bunlardan feragati
tazammun etmemek üzere, dava ve takiplerden vazgeçerek, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre de tahsilât yapabilir (4389 s. Bankalar Kanunu, m. 15/3).

Somut olayda Fon derdest bulunan icra takibinden vazgeçmediğine göre, İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ve 110 uncu maddelerindeki hükümlerin
uygulanacağı tabiidir.

Bu durumda mahkemece Fon’un alacaklı olduğu dosyalardan konulan hacizlerin ayakta olup olmadığına bakılmak ve şikâyet olunan vergi
dairelerince konulan hacizlere yönelik şikâyetler bakımından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35 ve Vergi
Usul Kanunu’nun 10 uncu maddeleri yönünden değerlendirme yapmak gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde
hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, şikâyetçi Seval Kocacan vekilinin diğer temyiz itirazlarının İcra ve İflas
Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde
iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
23. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2013/6364
KARAR NO   : 2014/436   Y A R G I T A Y   İ L A M I



Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 24.05.2013 gün ve 2013/2341 Esas, 2013/3455 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi birleşen dosyada şikayetçi TMSF tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.

- KARAR -

Asıl dosya şikâyetçisi S. Kocacan vekili, borçluya ait taşınmaz hissesinin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan kurumların alacaklarının, taşınmazın aynından kaynaklanan alacakların satış aşamasında ödenmiş olması nedeniyle imtiyazlı olmadığını, vergi alacaklarının borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarından oluştuğunu ve ortağın mal varlığına haciz konulmasının yasaya aykırı olduğunu, işçi alacaklısı olan müvekkilinin alacağının imtiyazının dikkate alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya şikâyetçisi TMSF vekili, müvekkilinin Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2001/1417 ve Mersin 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3510 sayılı takip dosyalarının alacaklısı olduğunu, Vergi Dairesi alacaklarının taşınmazın aynından kaynaklanmadığını ve şirketin vergi borcu için ortağın mal varlığına konulan haczin yasaya uygun bulunmadığını, müvekkilinin alacağından dolayı konulan haczin 05.03.1999 tarihli olup, vergi alacakları için konulan hacizlerden önce olduğunu, TMSF alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu itibarla paranın müvekkilinin alacaklı olduğu iki dosya arasında garameten paylaştırılmasını sağlayacak şekilde sıra cetveli düzenlenmesini teminen mevcut sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyet olunanlar şikâyetin reddi gerektiğini savunmuşlardır.

İcra Mahkemesi'nce iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şikâyetçi S. Kocacan’ın şikâyetinin kendisinden önceki kamu hacizlerine iştirak edemeyeceği gerekçesiyle reddine, şikâyetçi TMSF’nin şikâyetinin haciz tarihlerinin önceliğine ve satış tarihinde ayakta bulunduklarının anlaşılmasına göre kabulüne dair verilen karar şikayetçi S. ve şikayet olunan A. Belediye Başkanlığı vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24.05.2013  tarih ve 2013/2341 Esas, 2013/3455 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.

Bu kez, asıl dosyada şikayet olunan, birleşen dosyada şikayetçi TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.

 SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen dosyada şikayetçi (TMSF) vekilinin  karar düzeltme isteminin REDDİNE, takdiren 226,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





AŞAĞIDAKİ İLAMDA YUKARIDAKİ BOZMA KARARINDAN SONRA VERİLEN YEREL MAHKEME KARARININ TEMYİZİ SONUCU VERİLEN YENİ KARAR



T.C.
MERSİN
1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ                                                                                                   



ESAS NO   : 2014/85
KARAR NO   : 2015/771
İCRA DOSYA NO   :  Mersin 4. İcra Müdürlüğü'nün 1999/ 1010  Esas sayılı takip dosyası

.............................
.............................
.............................


HUKUKİ VASIFLANDIRMA VE UYUŞMAZLIK: Dava sıra cetveline itiraz davasıdır. Uyuşmazlık 18.07.2011 tarihli sıra cetveli ve derece kararının bedeli paylaşıma konu taşınmazın kanundaki hacizlerin geçerlilik durumu ve öncelik sırasına göre İİK nın 100 ve 6183 SY nın 21. maddesine göre dosya kapsamlarına ve yasal düzenlemeye uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizce yapılıp bitirilen açık yargılama sonunda verilen mahkememizin 29/11/2012 tarih 2012/ 913- 860 Esas Karar sayılı kararı Davacı-Birleşen davanın davalısı S. Durna, davalı A. Belediye Başkanlığı vekillerinin vaki temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/05/2013 tarih 2013/ 2341-3455 Esas Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize iade edilmiş olup, Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.

GEREKÇE :İncelenen icra dosyaları ve tüm dosya kapsamından, TMSFnin  Mersin 8. İcra Müdürlüğünün 2011/3510 (Eski no:: 1998/3119) sayılı dosyasından konulan hacizlerin İİK 106 ve 110 maddeleri ile birlikte değerlendirilerek süresi içerisinde satış işlemi yapılmadığından, TMSF'nin alacaklı olduğu dosyalardan konulan hacizlerin ayakta olmadığı, TMSF'nin hacizlerinin İİK 106 ve 110 maddeleri gereğince düşmüş olduğu anlaşılmakla, davalı-birleşen davanın davacısı TMSF'nin davasının da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların davasının  REDDİNE;
2-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile eksik 1,50 TL harcın davalı- birleşen davanın davacısı TMSF'den tahsiline,
3-Davacı- birleşen davanın davalısı Seval Durna ve Davalı- birleşen davanın davacısı TMSF tarafından yapılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
4-Dava şikayet olduğundan ücreti vekalete hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avanslarının yatırana iadesine,
Dair; Davacı Seval Durna vekili ile davalı İstiklal ve Liman vergi daireleri  vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluklarında  huzurda bulunanlar yönünden tefhim, diğerleri yönünden kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde Mahkememize sunulacak bir dilekçe veya sözlü beyanının kalem görevlilerince zapta geçirilmesi suretiyle, temyizi kabil, Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2015   




23. Hukuk Dairesi         2016/3541 E.  ,  2019/525 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dosyalarda şikayetçi vekilleri ile şikayet olunan Akdeniz Belediyesi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -
Asıl dosya şikayetçisi ... vekili, borçluya ait taşınmaz hissesinin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan kurumların alacaklarının, taşınmazın aynından kaynaklanan alacakların satış aşamasında ödenmiş olması nedeniyle imtiyazlı olmadığını, vergi alacaklarının borçlunun ortağı olduğu şirketin borçlarından oluştuğunu ve ortağın mal varlığına haciz konulmasının yasaya aykırı olduğunu, işçi alacaklısı olan müvekkilinin alacağının imtiyazının dikkate alınmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya şikayetçisi TMSF vekili müvekkilinin 7. ... Müdürlüğünün 2001/1417 ve Mersin 8. ... Müdürlüğünün 2011/3510 sayılı takip dosyalarının alacaklısı olduğunu, vergi dairesi alacaklarının taşınmazın aynından kaynaklanmadığını ve şirketin vergi borcu için ortağın mal varlığına konulan haczin yasaya uygun bulunmadığını, müvekkilinin alacağından dolayı konulan haczin 05.03.1999 tarihli olup vergi alacakları için konulan hacizlerden önce olduğunu, TMSF alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu itibarla paranın müvekkilinin alacaklı olduğu iki dosya arasında garameten paylaştırılmasını sağlayacak şekilde sıra cetveli düzenlenmesini teminen mevcut sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Şikayet olunanlar şikayetin reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyada şikayetin reddine, birleşen dosyada şikayetin kabulüne dair verilen kararı, Dairemizin 25.04.2013 tarihli ilamıyla ...’nin alacakları yönünden hacizlerin ayakta olup olmadığının araştırılması amacıyla bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen dosyalarda şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararı asıl dosyada şikayetçi, birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili ve birleşen dosyada şikayetiçi ... vekili ile asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, ... Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin, asıl dosya yönünden şikayetci ... vekilinin temyiz itirazları birleşen dosya yönünden şikayet olunan ... vekili ile asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan ... Belediyesi vekili ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan ... Belediyesi vekili ile birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili ve birleşen dosyada şikayet olunan ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden şikayet olunan Akdeniz Belediyesi Başkanlığı ve şikayet olunan ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca şikayet olunan TMSF'den harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





T.C.
YARGITAY
23. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2019/2167
KARAR NO   : 2019/3932   Y A R G I T A Y   İ L A M I

                                           
                K A R A R
Şikayetçi vekilince açılan sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması  sonucunda  mahkemece  asıl ve birleşen dosyada şikayetin reddine karar verilmiş olup, verilen kararın asıl dosyada şikayetçi-birleşen dosyada şikayet olunan  ile birleşen dosyada şikayetçi TMSF vekili ve asıl ve birleşen dosyada şikayet olunan A. Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Bu kez Dairemiz kararına karşı asıl dosyada şikayetçi, birleşen dosyada şikayet olunan S. Durma, birleşen dosyada şikayetçi TMSF ile asıl ve birleşen dosyadan şikayet olunan Akdeniz Belediye Başkanlığı vekillerince ayrı ayrı karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

Dosyadaki yazılara, İcra Mahkemesi kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre İİK’nın 366. maddesi ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl dosyada şikayetçi-birleşen dosyada şikayet olunan S. Durma, birleşen dosyada şikayetçi TMSF ile asıl ve birleşen dosyadan şikayet olunan A. Belediye Başkanlığı vekillerinin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, karar düzeltme harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca birleşen dosyada şikayetçi TMSF'den harç alınmasına yer olmadığına, takdiren 384,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden  ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine 30.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
« Son Düzenleme: 29 Aralık 2019, 16:00:58 Gönderen: Forum AdaLet »
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1875
  • Tşk.Sayısı: 129
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
23. Hukuk Dairesi         2014/8549 E.  ,  2016/136 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline şikayetin bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içince asıl dosya ile birleşen 2009/301 E ve 2009/302 E sayılı dosyalarda şikayetçiler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Asıl dosyada ve birleşen 2009/301 E. dosya ile birleşen 2009/302 E. sayılı dosyalarda şikayetçiler vekili, takip borçlusu ... aleyhine kıdem, ihbar ve ücret alacaklarının tahsili amacıyla icra takipleri başlattıklarını ve bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki hacizlerini 26.06.2007 tarihi itibariyle yenilediklerini, taşınmazın satışı üzerinde düzenlenen sıra cetvelinde, İİK'nın 206. maddesi uyarınca alacaklarının imtiyazlı durumu gözetilmediği gibi, haczi düşmüş olan şikayet olunanlara da usul ve yasaya aykırı olarak pay ayrıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Birleşen 2009/316 E. sayılı dosyada şikayetçi ... vekili, sıra cetvelinde 1. sırada pay ayrılan ...'nin haciz tarihinin daha sonraki bir tarih olduğunu, bu nedenle 1. sırada pay ayrılmaması gerektiğini, öte yandan müvekkili kurumun da yer aldığı ilk altı sıradaki alacaklılara yapılan garameten paylaşımın hatalı yapıldığını ve ayrıca müvekkili kurumun diğer alacaklarının sıra cetvelinde dikkate alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunan ... vekili, müvekkilinin alacağı TMSF'den temlik aldığını, 4389 sayılı Bankalar Kanunu (mülga) uyarınca TMSF alacaklarının kamu alacağı niteliğinde olduğunu savunarak, şikayetlerin reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl, birleşen 2009/301 E. ve birleşen 2009/302 E. sayılı dosyalardaki şikayetlerin reddine, birleşen 2009/316 E. sayılı dosyada şikayetçi ...'nın şikayeti alacağın esasına ve sıraya ilişkin olduğundan, bu dosya yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar, asıl ve birleşen dosyalarda şikayetçiler vekilllerinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 22.02.2013 tarih 2012/6868 E. ve 2013/1013 K. sayılı ilamıyla, birleşen 2009/316 E. sayılı dosyada şikâyetçi ... Başkanlığı’nın itirazı paylaştırmanın sabit bir orana göre yapıldığı ve alacak tutarlarının garame hesabında dikkate alınmadığı noktasında olup, bu itiraz alacağın esas veya miktarına değil, icra müdürünün icra hukuku kurallarını hatalı uyguladığı iddiasına dayalı olduğundan, bu iddianın İcra Mahkemesi'nce incelenip sonuçlandırılması, diğer dosyalardaki şikâyetçilerin temyiz itirazları yönünden; şikayetçilerin, alacaklarının işçi alacağı olduğunu ve imtiyazlarının gözetilmediğini ileri sürmekle birlikte, sıra cetvelinde ilk yedi sırada bulunan dosyalardan konulan hacizlerin de düştüğünü ileri sürdükleri, işçi alacaklarına ilişkin imtiyazlar bakımından mahkemenin tesbiti doğru ise de şikayet olunanların hacizlerinin düştüğüne ilişkin itirazlar hakkında değerlendirme yapılmamış olmasının eksik inceleme niteliğinde olduğu, bu durumda İcra Mahkemesi'nce şikayet olunanların hacizlerinin ayakta olup olmadığına bakılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi, gerektiği belirtilerek, asıl ve birleşen dosyalarda şikayetçiler yararına bozulmuştur.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin ilk altı sırada yer alan kamu alacaklıları arasında garameten paylaştırıldığı, oysaki 6183 sayılı Yasa'nın 69. maddesi, “Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebilir. Hacze iştirak halinde, hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartiyle, haczedilen hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir." hükmünü içerdiği, anılan bu hüküm uyarınca, kamu alacaklılarına sıra cetvelinde haciz tarihlerine göre pay ayrılması gerektiği, bu itibarla birleşen 2009/316 E. sayılı dosyada şikayetçi ...'nın şikayetin yerinde olduğu, asıl dosyada ve birleşen 2009/301 E. sayılı dosya ile birleşen 2009/302 E. sayılı dosyada şikayetçiler vekili, şikayet olunan kamu alacaklılarının hacizlerinin düştüğünü ileri sürmüş ise de, anılan dosyalarda şikayet olunanların alacaklarının kamu alacağı olduğu ve bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde her bir alacaklının satış tarihinden önce haczinin bulunduğu, kamu alacaklarının takibini düzenleyen 6183 sayılı Yasa'da, İİK'nın 106. maddesinde olduğu gibi, haciz tarihinden itibaren belirli bir sürede satış istenmemesi halinde haczin düşeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle kamu alacaklılarının hacizlerinin geçerliliğini koruduğu gerekçesiyle, asıl dosyada ve birleşen 2009/301 E. dosya ile birleşen 2009/302 E. sayılı dosyadaki şikayetlerin reddine, birleşen 2009/316 E. sayılı dosyadaki şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, asıl dosya ile birleşen 2009/301 E ve 2009/302 E sayılı dosyalarda şikayetçiler vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, İcra Mahkemesince uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, asıl dosya ile birleşen 2009/301 E ve 2009/302 E sayılı dosyalarda şikayetçiler vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl dosya ile birleşen 2009/301 E. ve 2009/302 E. sayılı dosyalarda şikayetçiler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33