Gönderen Konu: 4562 s. Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu aidat alacağı takibi  (Okunma sayısı 3822 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Deniz034

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 975
  • Tşk.Sayısı: 17
  • Cinsiyet: Bay
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas
Twitter Twitter'da Paylas





4562 s. Organize Sanayi Bölgeleri  Kanunu mad. 16/son uyarınca YÖNETİM KURULUNUN İLAM NİTELİĞİNDE SAYILACAK KARARLARIN sadece Yönetim Aidatı ile sınırlandırılmış olduğu-  Alınan kararda yönetim aidatının likit olarak gösterilmemesi halinde, kararın bu haliyle ilamlı takibe konu edilemeyeceği............

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Borçlu vekili, dayanak Müteşebbis Heyet kararına dayanılarak tahsili istenen alacak kalemlerinin ilamlı takibe konu yapılamayacağını belirterek icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12. maddesinde Organize Sanayi Bölgesi'nin gelirleri açıklanmıştır.
Anılan Yasanın 12/d maddesinde (Yönetim Aidatları) yazıldıktan sonra, 12/b maddesinde ayrı bir bent halinde arsa ve alt yapı katılım payları ve hizmet karşılıklarından; 12/e maddesinde su, elktrik, doğalgaz, arıtma ve benzeri işletme gelirleri ve iştirak gelirlerinden, 12/ı maddesinde ise diğer gelirlerden söz edildiği görülmektedir.
4562 sayılı Kanun'un 16. maddesinde Yönetim Aidatları ve hizmet karşılıkların Katılım Paylarının hangi ölçütlere göre belirleneceği açıklanmaktadır. 16/son maddede ise "Müteşebbis Heyetin Yönetim Aidatı" ile ilgili kararlarının ilam hükmünde olduğu belirlenmektedir. Daha açık bir ifadeyle; yönetim Kurulu'nun ilam niteliğinde sayılacak kararı 16/son maddesi gereğince sadece Yönetim Aidatı ile sınırlandırılmıştır.
Yukarıda açıklanan Yasal düzenleme nazara alındığında, takip konusu yapılan 2012 yılı dönemine ait alt yapı ve katılım payı tahakkuk bedeli ana başlığı altında talep edilen alacak kalemlerinden yönetim giderleri dışında kalan kalemlerin tahsil edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektirmekte olup ilamlı takibe konu yapılamaz.
Her ne kadar yönetim giderlerine ilişkin kararlar ilam hükmünde ise de; somut olayda 27.06.2013 tarih 2013/08 karar nolu müteşebbis heyet kararında yönetim giderleri toplam olarak (76.406,05 TL) belirlenmiş olup, heyet kararında 4562 Sayılı Yasa 16. maddesinden bahisle yönetim aidatlarının parsel büyüklüğüne göre belirleneceği belirtilmiştir. Bu durumda, faaliyet gösteren firmaların sorumlu oldukları yönetim aidatı likit olarak söz konusu kararda gösterilmemiştir. Dayanak müteşebbis heyet kararı bu haliyle ilamlı takibe konu edilemez.
O halde, Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve Yasa hükmü gözetilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur .
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. HD. 07.06.2017 T. E: 2015/5252, K: 8547
''Adalet suçu suçluyu değil, sonuna kadar masumiyeti aramaktır''

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2413
  • Tşk.Sayısı: 138
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
12. Hukuk Dairesi         2020/1418 E.  2020/3525 K.


MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvurusunda; sair itirazlarının yanında dayanak Müteşebbis Heyet kararlarına dayanılarak tahsili istenen alacak kalemlerinin ilamlı takibe konu yapılamayacağı ilamsız takip yapılması gerektiği iddiası ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12. maddesinde Organize Sanayi Bölgesi'nin gelirleri açıklanmıştır.

Anılan Yasanın 12/d maddesinde (Yönetim Aidatları) yazıldıktan sonra, 12/b maddesinde ayrı bir bent halinde arsa ve alt yapı katılım payları ve hizmet karşılıklarından; 12/e maddesinde su, elktrik, doğalgaz, arıtma ve benzeri işletme gelirleri ve iştirak gelirlerinden, 12/ı maddesinde ise diğer gelirlerden söz edildiği görülmektedir.

4562 sayılı Kanun'un 16. maddesinde Yönetim Aidatları ve hizmet karşılıkların Katılım Paylarının hangi ölçütlere göre belirleneceği açıklanmaktadır. 16/son maddede ise 'Müteşebbis Heyetin Yönetim Aidatı' ile ilgili kararlarının ilam hükmünde olduğu belirlenmektedir. Daha açık bir ifadeyle; yönetim Kurulu'nun ilam niteliğinde sayılacak kararı 16/son maddesi gereğince sadece Yönetim Aidatı ile sınırlandırılmıştır.

Her ne kadar yönetim giderlerine ilişkin kararlar ilam hükmünde ise de;

Somut olayda takibe dayanak yapılan müteşebbis heyet kararlarında yönetim aidatlarının parsel büyüklüğüne göre belirleneceği belirtilmiştir. Bu durumda, faaliyet gösteren firmaların sorumlu oldukları yönetim aidatı likit olarak söz konusu kararda gösterilmemiştir. Dayanak müteşebbis heyet kararları bu haliyle ilamlı takibe konu edilemez.


O halde, Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve Yasa hükmü gözetilerek dayanak heyet kararlarının ilamlı takibe konu edilemeyeceği şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur .

Sonuç : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK?nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 02.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32