Gönderen Konu: Kısmi onama bozma teminat ödeme  (Okunma sayısı 114 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Deniz034

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 847
  • Tşk.Sayısı: 16
  • Cinsiyet: Bay
Kısmi onama bozma teminat ödeme
« : 10 Ekim 2019, 16:12:12 »
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş


8. Hukuk Dairesi 2014/14999 E. , 2015/3388 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair 03.06.2014 tarih, 2014/11712 Esas, 2014/11403 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

. İş Mahkemesi'nin 2010/630 Esas 2013/ 365 Karar sayılı ilamında, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ubgt ücreti ve fazla çalışma ücreti talebinin kabulü ile davalıdan tahsili ile alacaklıya ödenmesine karar verilmiştir. Alacaklı tarafından anılan bu kalem alacakların tahsili amacıyla borçlu aleyhine ilamlı takip başlatılmıştır. İlamın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2014 tarih ve 2013/25748 Esas, 2014/ 4077 Karar sayılı ilamı; (1) nolu bendinde; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, (2) nolu bendinde ise hüküm sadece fazla çalışma alacağı yönünden bozulmuştur. Alacaklı vekili bozma ilamını İcra Müdürlüğü'ne ibraz ederek bozulan fazla mesai alacağı dışındaki alacakların kesinleşmiş olması nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilmesini talep etmiş, İcra Müdürlüğü ise bozma ilamında kısmi bozma kararı olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiş olup, alacaklı vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda anılan müdürlük işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamının bir bütün halinde bozulduğu, kısmi onama hükmü bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm alacaklı vekilinin temyizi üzerine, temyiz dilekçesi Dairemizin 03.06.2014 tarihli kararı ile temyizi kabil bir karar olmadığından reddedilmiştir. Ancak şikayete konu karar İİK'nun 363. maddesi hükmüne göre temyizi kabil olduğu halde zuhulen kesinlik nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, şikayetçi alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz'in 03.06.2014 tarih ve 2014/11712-11403 sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildi, işin esasının incelenmesine geçildi:

 


Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesi'nce verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkeme'nin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Yine, Hukuk Genel Kurulu'nun 23.10.2002 tarih ve 2002/11-663 Esas, 2002/847 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere bozma kapsamı dışında kalan hüküm bölümü onanmış sayılır.
Somut olayda takip dayanağı ilam, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 18.02.2014 tarih ilamı ile yalnızca fazla çalışma alacağı hükmü yönünden bozulmuş olup, bozma nedeni olan fazla çalışma alacağı dışındaki bentler için davalının temyiz itirazları reddedildiğinden, hükmün, bozma kapsamı dışında kalan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti, ubgt ücreti alacağı yönünden takibin devamında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu nedenle şikayetin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.06.2014 tarih ve 2014/11712 Esas, 2014/11403 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366. ve 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33