Gönderen Konu: İcra Görevlilerinin Sorumluluğu İçin Aranan Şartlar  (Okunma sayısı 98 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1923
  • Tşk.Sayısı: 130
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

4. Hukuk Dairesi         2017/135 E.  ,  2019/5169 K.


"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... San. ve Tic. AŞ vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 13/04/2015 gününde verilen dilekçe ile İİK'nun 5. maddesi uyarınca icra memurunun kusurundan kaynaklanan maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, İİK’nun 5. maddesi uyarınca icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dışı Ertu Plastik Ltd. Şirketinin müvekkili şirkete olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere maliki bulunduğu İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, Yenidoğan mahallesi 657 ada, 9 parselde kayıtlı 10 numaralı bağımsız bölüm üzerine müvekkili şirket lehine 07/07/2010 tarihinde 1. dereceden 130.000,00 TL bedelli ve aynı taşınmazdaki 34 nolu bağımsız bölüm için 190.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipoteğin tesis tarihinde 10 nolu bağımsız bölümün yarı hissesi üzerinde Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 26/12/2008 tarih ve 2008/13190 sayılı yazısı ile ihtiyati haciz şerhi bulunduğunu, borçlu Ertu Plastik Ltd. Şirketinin borçlarının muaccel hale gelmesi nedeniyle her iki bağımsız bölüme ilişkin olarak 12/05/2014 tarihinde Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün 2014/4742 sayılı dosyasından ipoteğin satılarak paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattıklarını, İİK’nun 150/c maddesi uyarınca şerh işlenmek üzere Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilen müzekkereye verilen cevapta, 34 nolu bağımsız bölüm üzerine şerh konulduğunun bildirildiğini, ancak 10 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin Kartal 6. İcra Müdürlüğünün 2009/2696 Tal. sayılı yazısına istinaden 27/07/2011 tarihinde gerçekleşen cebri satış işlemi ile geri kalan yarı hissenin ise İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19/07/2014 tarih ve 2012/23 sayılı satış yazısına istinaden satılmış olduğunun bildirildiğini, İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/23 satış dosyası kapsamında uğradıkları zararın tazmini amacıyla ayrıca dava ikame edeceklerini, işbu davanın yalnızca Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/13190 sayılı asıl ve Kartal 6. İcra Müdürlüğünün 2009/2626 Tal. sayılı talimat dosyaları kapsamında yapılan cebri satış sonucu müvekkili şirketin uğradığı zararın tazminine ilişkin olduğunu, Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/13190 sayılı asıl icra dosyasından 16/02/2011 tarihinde Kartal 6. İcra Müdürlüğüne yazılan satış talimatında rehinli alacaklı olan müvekkili şirketle ilgili bir bilgi ve satış ilanının tebliği gereken kişiler listesinde isminin bulunmadığını, satış aşamasında güncel tapu kaydının istenmediğini, satış talimatına istinaden 27/07/2011 tarihinde müvekkilinin ipotek alacaklısı olduğu 10 nolu bağımsız bölümün satışının gerçekleştirilmesi üzerine asıl icra dairesi tarafından düzenlenen 19/09/2011 tarihli derece kararında satış bedelinin 1. sırada yer alan ve 23/12/2008 tarihinde ilk haczi koyan Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/11390 sayılı dosya alacaklısına ödenmesine, ikinci sırada yer alan ve 07/07/2010 tarihinde ipotek koyan Ertu Plastik Şirketine satış bedelinden para artmadığından ödeme yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, hatalı olan bu derece kararında 2. sırada alacaklı olarak yer verilen Ertu Plastik şirketinin ipotek alacaklısı değil taşınmazın maliki ve ipotek borçlusu olduğunu, müvekkili şirketin ise 07/07/2010 tarihli ipotek alacaklısı olduğunu, 1. sırada yer alan alacaklının alacağından feragat etmesi üzerine, 10/01/2014 tarihinde İcra Müdürlüğünden talepte bulunan Ertu Plastik şirketi vekilinin ipotek alacaklarının devam ettiği ve ihale bedelinden kalan bakiyenin kendilerine ödenmesi yönündeki beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, hatalı olan derece kararında bu şekilde hukuka aykırı olarak ipotek alacaklısı olarak yer verilen ipotek borçlusu Ertu Plastik Şirketine Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünce tahsil harcı kesilerek satış bedelinin 23.233,70 TL olarak 10/01/2014 tarihinde ödendiğini belirterek, Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/13190 sayılı takip dosyası kapsamında satışına karar verilen ve müvekkili lehine ipotekli bulunan 10 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin Kartal 6. İcra Müdürlüğünün 2009/2626 Tal. sayılı dosyasıyla gerçekleştirilen usul ve yasaya aykırı işlemler sonucu müvekkilinin uğradığı zararın tazmini istemine bulunmuştur.

Davalı Bakanlık vekili, Bakanlığın istihdam eden olarak kusur veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığını, icra dairelerindeki yoğun iş yükü nedeniyle hata yapılmış olabileceğini, kasıtlı bir işlem bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, yargılamada alınan 22/03/2016 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, 19/09/2011 tarihli derece kararında 07/07/2010 tarihli davacı lehine kurulan ipoteğin sehven Ertu Plastik Ltd. Şirketi lehineymiş gibi algılanarak ödemenin bu şirkete yapıldığı, aynı zamanda dava konusu taşınmaza ilişkin sıra cetveli, kıymet takdiri, satış ilanı gibi süreçlerden hiçbirinin davacı ipotek alacaklısına tebliğ edilmediği, icra dairesi memurlarının kusurlu işlemleri nedeniyle davacı şirketin alacağını alamayarak zarara uğradığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İcra İflas Kanunu’nun 5. maddesinde icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının İdare aleyhine açılabileceği ve İdarenin kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı olduğu düzenlenmiştir. Bu madde kapsamında icra görevlilerinin sorumluluğu için aranan koşullar; görevlilerin kusurlu hareket etmiş olmaları, hareketleri sonucu zarar vermiş olmaları ve zararla hareket arasında illiyet bağının bulunmasıdır.

Dosya kapsamından; asıl icra dosyası olan Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/13190 sayılı takip dosyasında ilgili Tapu Müdürlüğünün davaya konu 10 nolu bağımsız bölüme ilişkin gönderdiği 02/06/2010 ve 25/12/2010 tarihli takyidatlı tapu kayıtlarının bulunduğu, 25/12/2010 tarihli tapu kaydında davacı lehine 07/07/2010 tarihinde tesis edilen ipoteğin görülmekte olduğu, yine satışı gerçekleştiren Kartal 6. İcra Müdürlüğünün 2009/2626 Tal. sayılı dosyasında da Tapu Müdürlüğünün 25/04/2011 tarihli üst yazı ile gönderdiği takyidatlı tapu kaydında davacı lehine tesis edilen ipoteğin görüldüğü, ancak asıl icra dosyasından talimat dosyasına yazılan 16/02/2011 tarihli satış talimatının davacı lehine bulunan ipotek yok sayılarak düzenlenip, tebligat yapılacak ilgililer listesinde davacıya yer verilmediği, ipoteğe konu 10 nolu bağımsız bölümün satışı sonucu asıl icra dosyası olan Ümraniye 3. İcra Müdürlüğünün 2008/13190 sayılı dosyasında düzenlenen 19/09/2011 tarihli derece kararında, “..satış bedelinden kesintiler düşüldükten sonra kalan paranın ilk haczi koyan kendi dosya alacaklısına ödenmesine, 2. sırada yer alan ve 07/07/2010 tarih ve 5831 yevmiye ile ipotek koyan Ertu Plastik Doğrama Mobilya İnşaat Gıda ve Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketine satış bedelinden para artmadığından ödeme yapılmasına yer olmadığına” şeklinde karar verildiği, derece kararında 2. sırada yer verilen Ertu Plastik Ltd. Şirketinin ise ipotek alacaklısı değil ipotek borçlusu ve satışa konu taşınmazın maliki olmasına karşın, 1. sırada yer verilen alacaklının alacağından feragat etmesi üzerine icra müdürlüğünce Ertu Plastik Şirketi vekiline satış bedeli olarak 23.233,70 TL nin ödendiği anlaşılmaktadır.

Esasen hem asıl hem talimat dosyasında bulunan takyidatlı tapu kayıtları hilafına, davacı şirket lehine tesis edilmiş bulunan ipotek nazara alınmaksızın taşınmaz satışının gerçekleştirilmesi, satış bedelinin paylaştırılması aşamasında ise bu kez satış bedelinin ipotek alacaklısı olan davacıya değil, ipotek alacaklısı olarak alacağının devam ettiğini beyan ederek satış bedelinin kendisine ödenmesini talep eden ipotek borçlusuna ödenmesi nedeniyle icra ve iflas dairesi görevlilerinin kusurlu olduğu açıktır. Ne var ki, mahkemece, dava dışı ipotek borçlusunun başkaca malvarlığı bulunup bulunmadığı, davacının alacağını başka surette tahsil edebilmesinin mümkün olup olmadığı hususu araştırılmamıştır.

Şu halde mahkemece; alacağın tahsil edilmesi için dava dışı borçlunun başkaca malvarlığı bulunup bulunmadığı araştırılmalı, alacağın başka suretle tahsilinin mümkün olup olmamasına göre zarar miktarı belirlenerek sonucu uyarınca karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 11/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33