Gönderen Konu: Maaş Haczinin Durdurulması Talebinin Haczin Kaldırılması Anlamına Geleceği İstisnası İİK'nın 40.Md.  (Okunma sayısı 1208 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2183
  • Tşk.Sayısı: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet    Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş


T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                           

ESAS NO   : 2017/8288
KARAR NO   : 2018/11669   

         
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.

Borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; daha önce verilen muvafakat nedeniyle emekli maaşından kesinti yapıldığı, alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda 12/01/2017 tarihinde maaşı üzerindeki haczin durdurulduğu, akabinde temlik alacaklısı tarafından 17/03/2017 tarihinde tekrar haciz konulmasının istenildiği ve 20/03/2017 tarihinde tekrar haciz uygulandığı, 20/03/2017 tarihinde uygulanan hacizden önce muvafakatinin bulunmadığını ileri sürerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece; haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği, şikayetçi-borçlu tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararıyla, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.   

5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez" hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, 5510 Sayılı Yasa'nın 93. maddesinde değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesine göre; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir".

Bu düzenleme, İİK'nun 83/a maddesine göre özel nitelikte olduğundan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Bir diğer anlatımla, 5838 Sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesi ile yapılan düzenleme usule değil esasa ilişkin olup, İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir.

Somut olayda, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra icra müdürlüğüne 03/01/2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçesi ile maaşından kesinti yapılmasını muvafakat ettiği, borçlunun bu beyanı esas alınarak icra müdürlüğü tarafından borçlunun emekli maaşından kesinti yapılmaya başlandığı, ancak alacaklının haczin durdurulmasına ilişkin 12/01/2017 tarihli talebi üzerine, talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, daha sonrasında alacaklı tarafından borçlunun almakta olduğu emekli maaşına daha önce verilen muvafakat doğrultusunda  haciz konulması için 17/03/2017  tarihinde icra müdürlüğüne talepte bulunduğu, 20/03/2017 tarihinde de icra müdürlüğünce iş bu talebin kabulüne karar verilerek, UYAP sistemi üzerinden haczin SGK kayıtlarına işlendiği görülmüştür.

Maaş üzerindeki haczin durdurulması talebinin haczin kaldırılması anlamına geleceği, hukukumuzda maaş üzerindeki haczin durdurulması şeklinde hukuki bir terimin mevcut olmadığı bu sebeple alacaklı vekilinin 12/01/2017 tarihli talebinde yer alan emekli maaşı üzerindeki haczin durdurulması talebi ile haczin kaldırılmasının talep edildiğinin kabulü gerekir.
 
Diğer taraftan, borçlunun emekli maaşına konulan her haciz, kendi özgün koşulları içinde ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Konulan her haczin, öncekinden farklı olarak ayrıca bir şikayet hakkı doğuracağı ise tartışmasızdır. Dolayısıyla 03/01/2014 tarihinde borçlu tarafından verilen muvafakate  dayanılarak  yapılan  haciz işlemi  alacaklının talebiyle 12/01/2017 tarihinde kaldırıldığına (durdurulduğuna) göre, yeniden haciz konulabilmesi için borçlu tarafından yeniden muvafakat verilmesi gerekir. Aksi halde muvafakatin takip sonuna kadar devam  edeceği gibi bir sonuç ortaya çıkar.

Bu durumda; haczi talep edilen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirerek İİK’nun 82/son madde hükmüne göre talebin kabulü veya reddine karar vermek durumunda olan icra müdürünün, 17/03/2017 günü yapılan son haciz talep tarihi itibarı ile borçlunun emekli maaşının haczine ilişkin muvafakatinin bulunmadığını nazara alarak emekli maaşının haczi talebini reddetmesi gerekmekteydi.

O halde, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2017 tarihli ve 2017/1105 E. - 2017/1175 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.04.2017 tarihli ve 2017/238 E. - 2017/299 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
« Son Düzenleme: 28 Ekim 2020, 20:38:00 Gönderen: Özgür KOCA »
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2183
  • Tşk.Sayısı: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

2019/8420 ESAS
2019/11043 KARAR



MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 06/02/2019 tarihli ve 2018/5354 Esas - 2019/1411 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında istek yerinde görülmediği gibi, HUMK'nin 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından karar düzeltme isteminin İİK'nin 366. ve HUMK'nin 442. maddeleri uyarınca REDDİNE, takdiren 370,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, 92,50 TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenden tahsiline, 25/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.




T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

2018/5354 ESAS
2019/1411 KARAR



MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yardım nafakası alacağı ilamına dayanılarak başlatılan ilamlı takipte, borçlu, takibe konu kararın Yargıtay'ca bozulduğunu belirterek maaş haciz kesintilerinin durdurulmasını, dosyadaki taşınmaz ve araç üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiş olup, icra müdürlüğünce verilen 21.06.2016 tarihli kararla icra takibinin yeni hüküm verilinceye kadar durdurulmasına, İİK'nun 40. maddesi gereğince takip olduğu yerde duracağından konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine ve dosyaya maaş kesintilerinden gelen paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verildiği, borçlunun icra mahkemasine başvurusunda; icra müdürlüğünün ''dosyaya maaş kesintilerinden gelen paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmesi'' yönündeki kararının maaş kesintisinin durdurulması yönünde olmadığından, her ay maaştan kesinti yapılmaya devam edileceği ve alacaklıya ödenmeyerek icra dosyasında muhafaza altına alınacağı anlamına geldiğinden maaş kesintisinin durdurulması talebinin reddine dair kararın kaldırlmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, hükmün şikayet eden borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.

İİK’nun 40. maddesinin 1. ve 2. fıkrası "Bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.

Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur" hükmünü içermektedir.

Somut olayda takip dayanağı ... 16. Aile Hukuk Mahkemesi'nin 2012/517 Esas, 2015/2018 Karar sayılı kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 07.12.2015 tarih 2015/12288 Esas, 2015/19728 Karar sayılı ilamı ile takdir edilen aylık nafaka miktarına yönelik esastan bozulmuştur. Bu durumda takip, İİK'nun 40/1. maddesine göre olduğu yerde duracağından hacizlerin kaldırılmasına karar verilemez ise de; borçlunun haciz konulan maaşından yapılan kesintinin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. Şikayete konu 21.06.2016 tarihli müdürlük kararının 3. bendinde ''dosyaya maaş kesintilerinden gelen paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması'' şeklinde karar verildiği, bu karara göre maaş kesintisinin devam edeceği, ancak alacaklıya ödenmeyeceği sonucu çıktığı, oysa maaş kesintisinin bozma ilamından sonra verilen kararın ibrazına kadar durdurulması gerektiğinden bu yöndeki şikayetin kabulü ile 21.06.2016 tarihli müdürlük kararının 3. bendinin bu yönde düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/02/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
« Son Düzenleme: 28 Ekim 2020, 20:35:28 Gönderen: Özgür KOCA »
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33