Gönderen Konu: Kahramanmaraş  (Okunma sayısı 46 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

WatchAndLearn

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • İleti: 404
  • Tşk.Sayısı: 8
  • Cinsiyet: Bay
Kahramanmaraş
« : 24 Temmuz 2020, 14:36:59 »
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56
T.C. KAHRAMANMARAŞ
3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ *BERAAT*
DOSYA NO
KARAR NO C.SAVCILIĞI ESAS NO
BAŞKAN ÜYE
ÜYE
C. SAVCISI KATİP
DAVACI SANIK
MÜDAFİİ
SUÇ
SUÇ YERİ
SUÇ TARİHİ GÖZALTI TARİHİ TUTUKLAMA TARİHİ TAHLİYE TARİHİ KARAR TARİHİ
: 2017/32 : 2019/56
: 2017/1635
GEREKÇELİ KARAR TÜRKMİLLETİADINA
: : : : :
: K.H. :
: Av. Mehmet ÇARMAN, Kahramanmaraş Barosu, : Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
: Kahramanmaraş
: 19/12/2016 (İlk ifade tarihi)
: 09/03/2017 : 09/03/2017 : 26/10/2017 : 21/02/2019
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Kahramanmaraş C. Başsavcılığı'nın 24/04/2017 tarih ve 2017/1635 Esas sayılı iddianamesiyle Mahkememize açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İDDİA: Kahramanmaraş C. Başsavcılığı'nın 24/04/2017 tarih ve 2017/1635 Esas
sayılı iddianamesi sanık .............. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle Mahkememize kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık .........................: " Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, emniyette ve savcılık aşamasında ifade vermiş, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğimi söylemiş isem de, cezaevinden gönderdiğim 14/03/2017 tarihli dilekçemde açıkladığım üzere ben psikolojik baskı altında korku ve şaşkınlık içerisinde ifade verdiğimden önceki ifadelerimi kabul etmiyorum, dilekçe içeriğinde belirttiğim hususlar doğrudur, suçsuz olduğum için etkin pişmanlıktan faydalanmak istemiyorum, ben Selçuk kod adını
1/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 kullanmadım, ..........'un ifadesinde bu isim geçiyor ise de, bu benden önceki şahsa veya üçüncü bir şahsa ilişkin olabilir, çünkü ben Batman'da hiç görev yapmadım, bulunmadım, ben İkmal Şube'de çalıştığım için Gaziantep'te de aynı şubedeydim, 20 yıl boyunca aynı birimde çalıştım, emniyete tayinen gelen ve giden her memur önce bana gelir, evrakını alır öyle gider, memurlarla da bu şekilde hepsini tanırım, hepsi beni tanır, ...........u da bu şekilde tanırım, evi bana yakın olduğu için Ramazan ayında birkaç arkadaşla birlikte iftara aldım, bir defa da lahmacun yaptırmıştım, evi yakın olduğu için bekar evine götürdüm, sohbetten bunu kast etmiş olabilir, ayrıca Gaziantep'te çalışan 5.000 memurun tamamı beni bilir, aradan 10 yıl geçmesine rağmen Adem'in aklında benim ismim kalmış olabilir, bu nedenle benim adımı söylemiştir, ben telefonuma watsapp programı yüklemeye çalıştım, beceremedim, bu iddianameye ve tutanaklara Bylock programı yüklemeye çalıştığım şeklinde yazılmış, bu doğru değil,.........'ı da memleketimden uzaktan akrabam olduğu ve görev için bana geldiğinden tanırım, hiçbir şekilde cemaat denilen yapının sohbet hocalığını yapmadım, bu şahıslarla sohbet ortamında bulunmadım, Kur'an-ı Kerim'i de cezaevine girdikten sonra yeni öğrendim, .........'u da hemşerim olduğu için yukarıda anlattığım şekilde tanırım, soruşturma kapsamında önce bilgi sahibi olarak ifadem alındı, daha sonra şüpheli olarak ifadem alınınca polislerden avukattan sordum, önemli değil, medyadan tanıdığın, daha önce çalıştığın yerdeki kişilerin birkaç tanesinin ismini ver, etkin pişmanlıktan faydalanırsın dediler, ben de tamamı ihraç olan ve emekli olan isimlerini bildiğim personelin isimlerini söyleyerek etkin pişmanlıktan faydalanacağımı düşündüm, ancak iftira atan cennet yüzü göremez şeklinde hadis okudum, bundan dolayı cezaevinde yazdığım dilekçeyi gönderdim, Amerika'ya 2008 yılında turistik olarak New York'a gittim, dönüşte uçakta Mehmet isminde Gaziantep'te esnaflık yapan kişiyle tanıştım, Gaziantep'te görev yaptığımı söyleyince 3-4 saat uçakta sohbet ettik, onun Amerika'da yaşadıklarını ve bana anlattıklarını hava olsun diye Gaziantep'e döndüğümde arkadaşlarıma kendim yapmışım gibi anlattım, doğru olup olmadıklarını dahi bilmiyorum, isimlerini belirttiğim sivil şahısların hiçbirini tanımadım, hiçbiri de beni tanımaz, Fethullah Gülen'in korumalığını yapmak için özellikle ABD'ye gitmedim, FETÖ yapılanmasının Ankara, Tunceli ve Gaziantep'teki yapılanmalarına ilişkin beyanlarım da KHK ile ihraç olan ve emekli olan personelin isimlerini söylersem etkin pişmanlıktan faydalanırım düşüncesiyle yaptığım iftiralardan ibarettir, gerçek değildir, ben terör örgütü üyesi değilim, Avustralya imamı, Özbekistan ülke imamı, GATA'da doktor olduğunu söylediğim kişi, hepsi internetten araştırdığım, isimlerini söylediğim kişilerdir, mollaların abisi İsmail Büyükçelebi'nin Fethullah Gülen'e hitaben sorduğu ve onun cevaben söylediği beyanlar Mehmet isimli şahsın bana anlatımından bildiğim konulardır, bizzat kendim yaşamış gibi anlattım, Gaziantep'te bölge imamı olarak görev yapan İrfan isimli şahsın ismini de internet araştırması sonucu öğrendim, ben ilk kez davet üzerine emniyete geldim, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldım, isimleri söyledim, bu şekilde olmaz, nerede ne görev yapıyorlar, söylediğin isim çok fazla azalt dediler, beni karakoldan saldılar, bir hafta sonra tekrar davet ettiler, karakola geldim, bu bir haftalık sürede internette araştırma yaptım, etkin pişmanlık olarak isimlerini saydığım kişiler, yer ve olayları bir haftada öğrendim, bir hafta sonra geldiğimde ayrıntılı şekilde belirttim, hiç gözaltında kalmadım, savunmam yukarıda anlattığım şekildedir, suçsuzum, beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum, 15 Temmuz'da kızım şehitler köprüsünde giderken tankın altında kalıyormuş, tahliyemi talep ederim, " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafi Av. Mehmet Çarman: " Savunmaya iştirak ediyoruz, Yargıtay içtihatlarına göre müvekkilin örgüt üyesi olmadığı açıktır, müvekkilin eylemlerinde süreklilik veya devamlılık mevcut değildir, suçun manevi unsurundan kast önemlidir, örgütün faaliyetlerini ve amacını bilerek ve isteyerek yardım etmek, destek olmaktır, bu müvekkil için söz konusu değildir, MGK'nin FETÖ'yü silahlı terör örgütü olarak kabulü 26/05/2016 tarihidir, müvekkile isnat edilen suç tarihi 15 Temmuz 2016'dır, ancak bu tarihle ilgili
2/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 iddianame içeriğinde herhangi bir suçlama yoktur, müvekkil suçu kabul etse dahi FETÖ üyeliği kapsamında yargılanması hukuken mümkün değildir, müvekkil etkin pişmanlıktan yararlanma adına ilk etapta avukat ve polislerin yönlendirmesiyle 30 sivil 30 da memur ismi belirlemiş, ancak ifadeye gittiğine bu isimler çok denildiğinde 11'er kişiye düşürmüştür, bize göre ......... ile ilgili ifade olmasa müvekkil burada yargılanmayacaktı, bu husus da bize göre noktalama hatasından kaynaklanıyor, zira müvekkil Batman'da görev yapmamış, müvekkil örgüte üye olsaydı, örgüt üyeleri tarafından kullanıldığı iddia edilen Bylock programı telefonunda bulunurdu, Bankasya talimatı doğrultusunda para yatırıldığı iddia edildiğine göre Bankasyada mevduat hesabı yoktur, müvekkil BİMER'e 2016 yılının Şubat ayında mesaj atarak Cumhurbaşkanını evine davet etmiş, darbe girişimi sonrası BİMER'den darbe karşıtı mesaj göndermiş, müvekkilin ailesinin AKP ile yakınlığı ve üyeleri olan akrabaları vardır, bu yapıyı desteklemesi veya bu yapının emellerinin gerçekleşmesini istemesi mümkün değildir, müvekkilin cezalandırılmaısnı gerektirir bir beyan dışında somut delil yoktur, kaçma şüphesi yoktur, sabit ikametgah sahibidir, öğrencidir, emniyetten aranınca kendiliğinden karakola gelmiştir, kaçmak istese adli kontrol mevcut değilken kaçabilirdi, bankasya kaydı, digitürk aboneliği yok, müvekkilin öncelikle bihakkın tahliyesini olmadığı takdirde adli kontrol hükümleri uygulanarak salıverilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
YAZILI DELİLLER: Sanığın nüfus ve adli sicil kaydı celp edilmiş, mahkememizde yargılanan kişi olduğu anlaşılmıştır.
Tanık S.......;'' Benim emniyetteki sicil numaram 158721'di, hakkımda FETÖ/PDY'den soruşturma açıldı, halen Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamam devam ediyor, 2014-2016 yılları arasında Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yaptım, sanığı inşaat emlak şube müdürlüğünde beraber çalışmamız nedeniyle tanırım, ben Kahramanmaraş'a gelmeden önce İslahiye ilçesinde çalışıyordum, çalıştığım dönemde FETÖ sohbetlerine gidip geliyordum, bu nedenle irtibatım var, sohbet dışında bir irtibatım yoktur, Kahramanmaraş'a atanınca 2015 yılı Şubat ayında beni Mutlu isminde bir öğretmen cep telefonundan aradı, muhtemelen cep telefon numaramı İslahiye'de FETÖ bağlantılı kişiler vermiştir, Mutlu benden sohbetlere gelmemi istedi, ancak ben bu yapıdan uzaklaşmak için Kahramanmaraş'a tayin istediğimi, gelmeyeceğimi söyledim, ...... 'ı sordu, bilgi istedi, ben de kesinlikle Fethullah Gülen cemaatine karşı olduğunu söyledim, ..... hakkında Gaziantep'teki kişilerden bilgi almış olabilir, genelde tayin çıktığında tayin olarak gidilen yerdeki FETÖ mensuplarına geldiğimiz yerdeki kişiler bilgi veriyorlardı, bir daha Mutlu isimli kişiyle ne cep telefonundan, ne de yüz yüze görüşmedim, halen kim olduğunu bilmiyorum, sanığın bu yapıyla bağlantısı olduğuna dair bilgi sahibi değilim, karşı olduğunu biliyorum, bunu da aramızdaki konuşmalarda söylediklerinden çıkarmıştım,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Adem .......;''Ben Gaziantep il emniyet müdürlüğünde 2007-2010 yılları arasında çalıştım, hakkımda terör örgütüne üye olmak suçundan Uşak 2.Ağır Ceaza Mahkemesince davam görüldü ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmam nedeniyle hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi, kesinleşmesi ile ilgili şuan bir bilgim yoktur, ben ........'ı 2010 yılında tanıdım, ben idari şubede çalışıyordum o da ikmal şubede çalışıyordu, evrak işlerinde tanıştım, kendisi beni bekar olmam dolayısıyla birkaç defa evine yemeğe çağırdı, kendisinin cemaat üyesi olduğunu tahmin ediyordum, bu tahmin çalıştığınız yerdeki konuşulanlardan kaynaklanıyordu, emniyette verdiğim beyan sırasında fetö örgütüne üye olabileceğini düşündüğünüz kişileri söyleyin dedikleri için bende ......'ın ismini verdim, ......'ın Selçuk kod adını kullandığına ilişkin bilgim yoktur, ben beyanımda Selçuk kod adı kullanan başka bir kişinin olduğunu, bu kişinin memur olduğunu biliyorum ancak nerede çalıştığını ve ne iş yaptığınıbilmiyorum, eşgali ile ilgili bilgi verdim, kod adı kullandıkları için kendi mesleklerini söylemiyorlardı, Selçuk kod adlı kişi sohbet yapan kişiydi, sürekli gelmiyordu zaman zaman geliyordu, ......... benim bulunduğum sohbet gurubuna sohbet
3/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 anlatmaya gelen şahıs değildir, uşak emniyetinde alınan ifademde yanlış geçmiştir, kendisi ile aynı sohbet gurubu içerisinde birkaç defa bulunmuşluğum olmuştur, bu hususu bu şekilde düzeltiyorum, ........ ile ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........;''sanıklardan ........'ı tanırım, diğer sanığı tanımıyorum, sanık ........'ı aynı şubede çalıştığımdan dolayı tanırım, 2014 yılında sanık Kahramanmaraş il emniyet müdürlüğüne tayinolarak geldi, o da benim gibi inşaat emlak şube müdürlüğüne tayin olmuştu, nisan ayının ilk haftası 2015 yılında Kahramanmaraş İl emniyet müdürlüğünden tayin olarak Siverek İlçe emniyet müdürlüğüne geldim, bulunduğu süre zarfında ....... hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne ait olup olmadığını bilmiyorum, kendisinin ağzından herhangi bir şekilde böyle birşey duymadım, kendisi kendi halinde işinde gücünde biriydi, bu olayla alakalı olarak tanıklık yapacağımı ....... beni telefonla arayarak hal hatır sorduktan sonra ev adresimi istedi, neden istediğimi sorduğunda baş polis memuru ile alakalı bir durum olduğunu, benden helallik istediğini, daha sonra bu ifadesini değiştirdiğini, ilk ifadesinde ne söylediği bilmiyorum, ama bana birşeyler ima etmeye çalıştı, bu olayın nasıl geliştiğini size anlatmak istiyorum, baş polis memuru ........'in sanık ........'ın kendisini görev ile alakalı ulaşamadığından dolayı tesadüfen ben şube müdürü araç ile geldiğimde baş polis memuru ........ ile karşılaştım, kendisi bana sizin orda ....... varmış kendisine ulaşamıyorum, kendisinin yanında 10-15 kişi yanında vardı, bende tamam ulaşıp getiririm dedim, bende kendisini telefon ile arayarak ağabey görevin varmış, baş polis memuru seni bekliyor dedim, o da bu esnada kendisinin kimseyi tanımadığından dolayı beklememi istedi, bekle kimdir bana göster dedi, bunun üzerine bende sanık ........ ile birlikte baş polis memuru .......'in bulunduğu bahçede 15-20 kişinin bulunduğu esnada sanığa baş polis memuruna gösterdim, ondan sonra oradan ayrıldım, kendilerinin aralarında nasıl bir muhabbet geçtiğini ben bilmiyorum, ayrıca .......'i de 01/07/2013 günü personel şube müdürlüğü altında göreve başladığım sırada, atama büro amirliğinde çalışıyordu ve personel şube müdürlüğünde 40-45 kişi vardı, bizim görevlendirmemizi o yapıyordu, .......'i de bundan dolayı tanıyorum, karakola tayini çıktığında ........'in karakolu eski askerlik şubesine taşıdığımızdan ordan dolayı tanıyorum, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ha....;''Benim bana sormuş olduğunuz şahısla herhangi bir akrabalık bağım bulunmamaktadır, Ben 2008 yılında Gaziantep İl emniyet müdürlüğü İkmal Şube Müdürlüğüne Polis Memuru olarak tayin oldum,ben tayin olduğumda bana sormuş olduğunuz ...... ta aynı şubede farklı bürolarda polis memuru olarak çalışmaktaydı, ben 2008-2012 yılları arasında Gaziantep te çalıştım, 2009 yılında o dönem cemaat olarak bildiğim örgütün sohbetlerine dini amaçlı katılmıştım, sohbetlerin içeriği dini nitelikteydi, bu şekilde tayin olduğum 2013 yılına kadar sohbetelere iştirak etmiştim, bana sormuş olduğunuz ..........'ta benim gibi dini amaçlı bu sohbetlere katılmıştı, aynı sohbet grubunda iki üç yıl boyunca birlikte sohbet dinlemiştik, ayrıca ........ ın annesi ve ablası bu süre zarfında iki üç ay aralıklarla vefat etmişti, vefatları nedeniyle ayın sohbet grubuyla taziye ziyaretine ......ın memleketi olan Kahramanmaraş Afşin ilçesine gitmiştik, evine gittiğimizde de yine dini amaçlı ölülerin ruhları için Kuran okunmuştu, biz sohbet grubunda bulunduğumuz dönemde oturmada dinleyici olma dışında herhangi bir görevimiz olmamıştır, ben 2013 yılında Çorum iline tayin oldum, o tarihten sonra ...... ile herhangi bir iletişimim olmamıştır, ancak arkadaşlardan duyduğum kadarıyla .......'ın 17-25 Aralık döneminde yapılan operasyonlara tepki gösterdiğini biliyorum, 15 Temmuzdan sonra bu şahsın ihraç olduğunu duydum, benim bu şahıs hakkında başkaca bir bilgim ya da görgüm bulunmamaktadır, '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜTALAA: İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: Yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre hadise ve olgular da
4/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 değerlendirildiğinde;
Sanık ........'ın daha önce FETÖ/PDY polis yapılanmasında sohbet sorumlusu olduğuna ilişkin tanık Adem ......'un beyanı olduğu, daha sonra tanık bu beyanını değiştirse de ilk verdiği ifadenin esas alınması gerektiği, tanığın daha sonra farklı ifade vermesinin ise yalan tanıklık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Sanığın daha önce vermiş olduğu ifade sonucu 2008 yılında ABD'ye terörist başının korumalığını yapmak üzere gönderildiğinin anlaşıldığı, bu görevlendirmenin sanığın FETÖ/PDY'ye gönül bağı ile bağlı olduğunun en büyük kanıtı olduğu,
Sanığın Digitürk aboneliği bulunduğu, 08/10/2015 tarihinde FETÖ/PDY'nin basın yayın organlarının Digitürk platformundan çıkarıldığı, bunun üzerine sanığın 10/10/2015 tarihide Digitürk aboneliğini sonlandırdığının anlaşıldığı,
Sanığa ait Bank Asya hesap ekstresi incelendiğinde, sanığın FETÖ/PDY ile iltisakı bulunması nedeni ile TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemelerde bulunduğunun anlaşıldığı, böylece sanığın daha önce FETÖ/PDY'nin basın yayın organı olan Zaman Gazetesi'ne abone olduğunun tespit edildiği,
Sanığın daha önce vermiş olduğu ifadede FETÖ/PDY ile irtibatı olduğunu beyan ettiği ve örgüt ile irtibatı olan birçok ismi etkin pişmanlık kapsamında ifşa ettiği, fakat mahkeme huzurunda önceki ifadelerini psikolojik baskı altında vermiş olduğunu beyan ederek üzerine atılı suçlamaların tümünü reddettiği, bu savunmanın bugün FETÖ/PDY'nin azılı militanları tarafından örgüt talimatına uygun icra edilen bir taktikten ibaret olduğunun bilindiği, bu şekliyle de sanığın FETÖ/PDY'nin militanı olduğunu dolaylı olarak gözler önüne serdiği,
Sanığın, FETÖ/PDY içerisinde aktif olarak yer aldığına ilişkin tanık beyanı ve sanığın tüm ifadeleri, yine dosyaya derc edilen tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tespit edilen eylemlerinden, FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde sürekli, çeşitli ve yoğun şekilde faaliyetlerinin bulunduğunun görüldüğü, mezkur terör örgütünün sıkı güven, disiplin, gizlilik ve hiyerarşiye göre hareket ettiği dikkate alındığında sanığın bu eylemlerini örgütün bilgi ve istemi doğrultusunda gerçekleştirdiği ve örgütün üst yöneticilerinin haberi olmaksızın bu eylemlere kalkışmayacağı dolayısıyla sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin hiyerarşisine üye düzeyinde mensubiyet sağlayarak terör örgütü üyesi olduğu,
Sanığın sübut bulan ve eylemlerine uyan müsnet suçtan dolayı 5237 sayılı kanunun 314/2.mad ile3713 sayılı kanunun 5/1.mad ve 5237 s.k'nun 37/1, 53/1, 58/9 maddeleri gereğince tecziyesine,
Sanığın gözaltı ve tevkifte geçirdiği sürelerin alabileceği muhtemel cezadan mahsubuna,
Sanıktan alınan dijitallerin dosyada delil olarak muhafazasına, Dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Olaya ilişkin düzenlenen tutanaklar, sanık savunmaları, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan somut dava kapsamında yapılan yargılama sonunda Mahkememizce sanık .......'ın beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:
GENEL OLARAK;
1- Fethullah Gülen'in kurucusu olduğu örgütün 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamındasilahlı bir terör örgütü olup olmadığının değerlendirilmesi:
5/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca da onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/3 Esas, 24.04.2017 tarih ve 2017/3 Karar ve sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...FETÖ/PDY,
kuruluş yıllarından itibaren toplumun dini duygularını suistimal ederek “himmet” adı altında topladığı finans ile yurt içi ve yurt dışında faaliyete geçirdiği eğitim müesseseleri üzerinden amaç ve ilkeleri doğrultusunda yetiştirdiği öğrencilerini, elde ettiği ekonomik ve siyasi güçle örgütsel menfaat ve ideolojisi çevresinde kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm Anayasal kurumlarını (Yasama, Yürütme ve Yargı erklerini) ele geçirerek, aynı zamanda uluslararası düzeyde etkili siyasi-ekonomik bir güç haline gelmek suretiyle anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Türk Devletini ve Türkiye Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve Devleti ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş terör örgütüdür.
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu ayrıca devletin yanında oluşturduğu Paralel Devlet Yapılanmasıyla demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükumet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidara gelmek olduğu, bu amacı gerçekleştirmek için polis ve jandarma teşkilatı, MİT ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlardaki üyeleri vasıtasıyla meşru organlara ve halka karşı silah kullanmak suretiyle amaç suça elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirdiğinin, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında, 3713 sayılı Kanunun 1.maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır..." (Aynı istikamette Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 2017/1443 Esas, 14.07.2017 tarih ve 2017/4758 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda alıntı yapılan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca da onanan emsal Yargıtay kararında izah edilen gerekçelere mahkememizce de iştirak edilmiş olup, bu kabule göre de Fethullah Gülen'in kurucusu olduğu kısaca FETÖ/PDY olarak adlandırılan örgütün silahlı bir terör örgütü olduğuna mahkememizce de kanaat getirilmiştir.
2- 5237 Sayılı TCK'nın 314/2 Kapsamında Örgüt Üyeliğinin Tanımı ve Kriterleri:
Yerleşik Yargıtay kararlarına bakıldığında örgüt üyeliği suçunun oluşabilmesi için; "Örgüte üye olanlar, örgütte kurucu ya da yönetici konumunda olmayan, örgütün amacına yönelik nedensel hareketi olan, örgüt disiplinine bağlı, örgüt hiyerarşisi içinde yer alan kişilerdir. Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneteticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin
6/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir." şeklinde kriterlerin benimsendiği,
SOMUT OLAY BAKIMINDAN;
Sanık .......... hakkında özetle; sanığın polis olduğu ve Pensilvanya'ya giderek FETÖ/PDY örgütü lideri Fethullah Gülen'in korumalığını yaptığı, silah taşıma yetkisini haiz emniyet kuvveti mensubu olması da göz önüne alındığında örgütün etkin bir militanı ve terör örgütüne üye olduğu iddiası ilekamu davasının açıldığı,
Sanığın 26.12.2016 tarihinde alınan savunmasında kısaca, TCK 221.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini,1997 yılında yapıyla tanıştığını, sohbetlere katılmaya başladığını,2004-2007 yılları arasında Abidin Akdağ isimli şahsın kendisine "illerden polis arkadaşları Amerika'da Fethullah Gülen'in bulunduğu köşkün giriş kapısında koruma olarak görevlendireceğiz, vize alabilirsen seni de götüreyim" dediğini ve kendisinin bu teklifi kabul ettiğini, Amerika'ya giderek kalabalık bir toplantıya katıldığını,burada önceden tanıdığı pek çok kişiyi gördüğünü, çok soru sorduğu için yapının etkin isimlerinin kendisiyle arasına mesafe koyduğunu, 17-25 Aralık 2013 döneminden sonra örgütün sohbetlere katılmayı aksattığını,2014 yılının Mart ayına kadar Gaziantep ilinde sohbetlere katılmaya devam ettiğini,2014 yılının Ağustos ayında Kahramanmaraş İline tayininin çıktığını, burada kendisiyle irtibat kurmak istediklerini ;ancak kabul etmediğini, yapıyla irtibatını kopardığını,15 Temmuz 2016 gecesinde görevinin başında olduğunu beyan ettiği,
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında; daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanları psikolojik baskı altında verdiğini, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, Amerika ülkesine 2008 yılında turistik gezi amacıyla gittiğini, dönüşte uçakta Gaziantep'te esnaflık yapan Mehmet isimli bir kişiyle tanıştığını, önceki beyanında geçen kişi, mekan gibi ögeler ve olay örgüsünü Mehmet isimli şahsın kendisine anlattıklarından yola çıkarak kendi yaşamış gibi anlattığını, TCK 221.md.kapsamında verdiği isimlerin emekli ve ihraç olan polisler olduğunu, emniyet mensubu olmayan kişilerin ise İnternet aracılığıyla araştırıp öğrendiği kişiler olduğunu beyan ettiği,
1-A)Tanıklardan ............'un Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazmış olduğu tarihsiz dilekçesinde 2007-2010 yılları arasında Gaziantep ilinde sanık ..........'ın sohbet verdiğini, "SELÇUK" kod adı kullandığını, Uşak TEM Şube Müdürülüğü tarafından 17.02.2017 tarihinde alınan ifadesinde Gaziantep ilinde çalıştığı dönemde sanığın sohbet verdiğini, talimatla alınan beyanında sanığı 2010 yılında tanığını, bir kaç kez beraber sohbet ortamında bulunduklarını; ancak sanığın "Selçuk" kod adı kullanmadığını, "Selçuk" kod adlı kişinin sohbet veren kişi olduğunu, bulunduğu sohbet grubuna sohbet veren kişinin sanık olmadığınıbeyan ettiği,
B) Tanık .........'in Mahkememiz tarafından alınan beyanında; 2014-2016 yılları arasında Kahramanmaraş'ta polis olarak görev yaptığını,2015 yılında Mutlu isimli bir öğretmenin sohbetlere gelmesini istediğini; ancak kendisinin kabul etmediğini, bunun üzerine Mutlu isimli öğretmenin sanığı sorarak kendisinden bilgi istediğini; ancak Mutlu'ya sanığın cemaate karşı olduğunu beyan ettiği,
C)Tanık ...........'un talimatla alınan beyanında; sanıkla 2013 yılına kadar beraber sohbetlere katıldığını,2013 yılında Çorum iline tayininin çıktığını,bu tarihten sonra sanıkla görüşmediğini beyan ettiği,
D) Tanık .........'nınalınan talimat ifadesinde sanıkla birlikte çalıştıkları için tanıdığını; ancak FETÖ/PDY kapsamında eylemine tanık olmadığını beyan ettiği,
2- Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nün 11.05.2017 tarihli raporuna göre sanığın bylock kullanıcısı olmadığının bildirildiği,
3- Mahkememiz tarafından Mali Suçları Araştırma Başkanlığı'nın 12.02.2018 tarihli 7/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56
mali analiz raporu incelemesinde; sanık hakkında suç unsuru olabilecek herhangi bilgiye rastlanmadığı,
4-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 2017/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan dijital incelemeye göre Emniyet Mahrem Yapılanması kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin fişlendiği, ele geçirilen rapora göre "tüm liste, güncel lise, tüm emekli" şeklinde 3 tür tablo olduğu ve personelin 80 farklı kategoriye göre kaydının bulunduğu,
Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nün 21.02.2018 tarihli veri inceleme başlıklı raporuna göre ise sanık hakkında tüm liste ve güncel başlıklı tablolarda SC, SCCve SCD (17- 25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya üçüncü ve dördüncü derecede yakın olan kişiler), kodlamalarının bulunduğu,
5-Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nün 12.02.2018 tarihli sanığın kullanımında olan 0506 1240808 GSM hattına ait HTS analiz raporuna göre sanığın FETÖ/PDY kapsamında hakkında soruşturma olan pek çok kişiyle iletişiminin olduğu; ancak sanığın ve görüştüğü kişilerin de polis olduğu ve aralarında örgütün etkin isimlerinin yer almadığı bilgisi karşısında sanığın iletişim kurduğu kişilerle iş ilişkisi kapsamında görüştüğünün kabulünün gerektiği,
6- Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nün Mahkememize gönderdiği 30.05.2017tarihli belge ve ekindeki evraklarda sanığın , KHK ile kapatılan sendika-dernek kaydının ve çocuklarının KHK ile kapatılan okullarda okuduğuna dair kayıtların bulunmadığının belirtildiği,
7-Asya Katılım Bankası'nın 08.08.2017 tarihlicevabi yazısına göre sanığın sözkonusu banka nezdinde 30.01.2006 açılış tarihli hesabının olduğu; ancak hesabında herhangi para hareketliliği olmadığının görüldüğü,
Sanığın bir dönem örgütün sohbetlerine katılması; sohbete katılma eylemininbüyük bir bölümünün 17-25 Aralık öncesinde gerçekleşmesi, sanık hakkında Emniyet Mahrem Yapı kapsamında SC,SCD kodlamasının bulunması, yapılan bu kodlamanın tanık beyanları ile örtüşmesi, sanığın örgütün gizli haberleşme aracı BYLOCK programını kullanmaması, örgütün mali kalesi Asya Katılım Bankası'nda sanığa ait 2006 yılında açılmış hesap bulunmasına rağmen herhangi hesap hareketliliğine rastlanmaması, KHK ile kapatılan sendika-dernek kaydının ve çocuklarının KHK ile kapatılan okullarda okuduğuna dair kayıtların bulunmadığının belirtilmesi hususları dikkate alındığında, sanık hakkındaki iddiaların, yukarıda belirtilen Yargıtay kararındaki kriterlere uymadığı,
Sanığın bir dönem örgüt ile irtibatının bulunduğu; ancak bu irtibatın 17-25 Aralık öncesi döneme denk geldiği, dolayısıyla sanığın eyleminin suç olarak değerlendirilemeyeceği, sanık hakkında örgüt üyeliği veya örgüte bilerek yardım etme boyutlarında olduğu konusunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin bulunmadığı, bu konuda Mahkememizde şüphelerin oluştuğu, şüphe ile cezalandırma yoluna gidilemeyeceği değerlendirilmekle, sanık hakkında beraat kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Her ne kadar sanık ........... hakkında TCK’nun 314/2 maddesi ve 3713 sayılı Yasa'nın 5/2 maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeni ile CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince sanığınBERAATİNE,
2-Adli Emanetin 2017/1910 sırasında kayıtlı sanığın üzerine atılı suçla ilgisi bulunmayan tabanca ve 2 adet şarjörün karar kesinleştiğinde gereğinin yerine getirilmesi için Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'ne TESLİMİNE,
3-5271 Sy CMK 141 (2) ve 231/3 madde uyarınca, sanığın gözaltında ve tutuklu
8/9
 
 T.C. KAHRAMANMARAŞ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2017/32 Esas - 2019/56 kaldığı anlaşıldığından CMK 141 ve devamı maddeleri uyarınca ikameti Ağır Ceza Mahkemesinde kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay, her halde kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde tazminat talep edebileceğinin sanık ve müdafine bildirilmesine, (bildirildi),
4-Beraat eden sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden 5450 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
5-Sanık hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına,
6-Karar kesinleştiğinde bir suretin 5320 sayılı Yasa'nın 16/1. maddesi gereğince ve sanığın polis memuru olması nedeniyle bilgi ve gereği için Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilmesine,
7-Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair; sanık ........... ve müdafi Av. Mehmet Çarman'ın yüzüne karşı, C.
Savcısı .........'nun katılımıyla mütalaaya aykırı olarak, verilen kararın sanık müdafine tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkeme kalemine verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine tutturulacak bir tutanak ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2019
Başkan 41095 Üye 194322 Üye 212173 Katip 131910
    e-imza e-imza e-imza e-imza
 9/9

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33