Gönderen Konu: Tebliğden önce yapılan itirazın geçerliliği için ödeme emri tebliğinin şart olduğu.  (Okunma sayısı 627 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2075
  • Tşk.Sayısı: 134
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

ESAS NO   : 2020/1169
KARAR NO   : 2020/2965   


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Funda Hasanbaşoğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından  adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, davalı borçlu itiraz dilekçesinde, alacaklıya hiçbir borcu olmadığını, 2015 yılında 44.840TL, 2016 yılında 25.000-TL olmak üzere toplam 69.840-TL ödeme yaptığını, kalan ana para kira borcunun 5.160-TL olduğunu, bu kira borcu karşılığı takibe konu kiralanan taşınmazlarda tadilat yaptırdığını, tadilat masrafının bakiye kira alacağından fazla olduğunu bildirerek borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.

Mahkemece; davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesinin hata, hile sureti ile imzalandığı, bu nedenle kira sözleşmesini kabul etmediklerinin beyan edildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen ve davaya dayanak olarak gösterilen iddialarına ilişkin hususların genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kaldırılması ve tahliye davasının reddine karar verildiği, alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, ödeme emrinin davalı borçluya 20/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun  tebliğden önce19/07/2018 tarihinde takibe itiraz ettiği, davalı borçluya usulüne uygun tahliye istemli ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme ve itiraz süreleri  işlemeye başlamayacağı ve haricen öğrenmeye dayalı itirazın hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Borçlu aleyhine başlatılan icra takibinde her ne kadar alacaklı, dayanmış olduğu kira sözleşmesinin geçerli olmadığını ileri sürmüşse de davalı borçlu ödeme emrine itirazında taraflar arasındaki kira akdine ve kira bedeline karşı çıkmamış, kiracılık ilişkisini kabul ederek borcun ödendiğini ileri sürmüştür. Borçluya İİK'nın 269/1. maddesi gereğince usule uygun olarak ödeme emri tebliğ edildiğinden ve ödeme emri tebliğ edilmekle de icra takip süreci devam edeceğinden borçlunun tebliğden önce yaptığı itirazı geçerlidir  ve geçerli olan itirazı sebebiyle icra takibi durdurulmuştur.

Ödeme emrinin hiç tebliğ edilmemiş olması hallerinde borçlunun takibi haricen öğrenerek itirazda bulunması  durumunda itirazın geçerli  olmadığı  kabul edilir. Oysa  davalı  borçluya ödeme emri tebliği ile ilgili eksiklik tamamlanmış, icra takibinin durdurulmasına karar verilmiş olduğundan alacaklı tarafından itirazın kaldırılması ve tahliye istenmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.


Mahkemece kira ilişkisini ve kira bedelini inkar etmemiş olan davalı borçlunun ödeme iddiası üzerinde durulup takibe konu alacağın ödenip ödenmediğinin tespiti ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince farklı gerekçe ile esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 14.11.2019 tarih ve 2019/1234 E. - 2019/2924 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Kuşadası İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.03.2019 tarih, 2019/27 E. - 2019/114 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 19/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
« Son Düzenleme: 07 Eylül 2020, 12:07:03 Gönderen: Özgür KOCA »
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33