Gönderen Konu: İhtiyaten haczedilen malların satışı istenemez. Satışı istenemeyecek mallar için kıymet takdiri, muh  (Okunma sayısı 194 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Deniz034

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 931
  • Tşk.Sayısı: 17
  • Cinsiyet: Bay
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

Yargıtay 12. HD 2017/9724E. 2017/16882K.
Özeti
İhtiyaten haczedilen malların satışı istenemez. Satışı istenemeyecek mallar için kıymet takdiri, muhafaza ve yakalama yapılamaz.   
(Karar Tarihi : 29.12.2017)
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay'ca incelenmesi istenen icra memur muamelesinin iptali istemine ilişkin talep, kesin nitelik taşımadığından temyizi kabildir. O halde, ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24.03.2017 tarih, 2016/684 E. - 2017/556 K. sayılı ek kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek temyiz incelemesine geçildi.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

İhtiyati haciz geçici bir hukuki koruma türüdür. Bu nedenle ihtiyaten haczedilen mallar kesin hacze dönüşmediği sürece satışı istenemeyecektir. İİK'nın 264/5 hükmüne göre ihtiyati haciz takibin kesinleşmesiyle kesin hacze dönüşür. İhtiyaten haczedilen malların satışı istenemeyeceğinden bu mallara yönelik yapılan muhafaza ve kıymet takdiri işlemleri alacağın tahsiline yönelik olduğundan geçici hukuki koruma tedbirlerinden sayılamaz. (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku C:3-S:2395).

Somut olayda trafikten men talebinin ihtiyaten haczedilen malın muhafaza altına alınmasına yönelik bir talep olduğu açıktır. Bu nedenle mercii hakimliğince verilen şikayetin kabulüne yönelik kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmamıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 31,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
''Adalet suçu suçluyu değil, sonuna kadar masumiyeti aramaktır''

rambetiko

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • İleti: 253
  • Tşk.Sayısı: 15
  • Cinsiyet: Bay
ekleme: 2017 yılına ait bir kararın 2020 yılında internete yayılması da bir o kadar ilginç olmuş. bu karar gerçek olsa bile kanuna uygun olmadığından ben uygulamam

arkadaşlar bu karara tedbirli yaklaşın. ne yargıtayın kendi sitesinde ne de uyap da buna ilişkin karar bulamadım. kaldı ki baki kurunun bahsedilen sayfasında rehinle ilgili bilgiden bahsedilmiş. aynı şekilde el kitabında da rehine ilişkin bilgiler var.

baki kurunun el kitabında sayfa 1048 de muhafaza tedbiri alınacağı belirtilmiş. belirtilmese bile iik 261 de 79-99 maddelerinin uygulanacağından bahsedilmiş. bunun için de muhafaza da var.

bence bu kararın yayılmasını engellemek lazım.

eğer aksi bir durum var ise söylediklerim boşa çıkar zaten.

internetteki bir makaledeki bölüm. cilt 3 sayfa 2395 de aşağıdakinden bahsedilmiş.


Borçlar Kanununun 487. maddesinde ise (Kefil,
borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterekmüteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir
sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise; alacaklı,
asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil
ettirmeden evvel, kefil aleyhine takibat icra edebilir.) denilmektedir. Bu nedenle alacak rehinle temin
edilmiş olsa bile, kredisözleşmesinin müteselsil kefili
hakkında haciz (veya iflas) yolu ile takip yapılmasında yasaya aykırılık yoktur. (H.G.K. 14.10.1972 T. ve
215/841 SK.) (12. H.D. 12.04.2005 T. ve 2005/4456-
7854) (Prof. Dr. B. Kuru İcra ve İflas Hukuk C. 3.
Sf. 2395)
« Son Düzenleme: 14 Eylül 2020, 13:41:00 Gönderen: rambetiko »

nihatkaradas

  • Forum Adalet Üyesi
  • Çevrimdışı
  • İleti: 128
  • Tşk.Sayısı: 8
  • Cinsiyet: Bay
uyaptan baktığımda yargıtayın en son karar tarihi 28 aralık olarak gözüküyor. 29 aralıkda yargıtayın kararı yok. en son karar numarası da 16440 olarak gözüküyor. 16882 yok. bi yerlerde bi yanlışlık var. ya ben hatalı bakıyorum bulamıyorum ya da karar gerçek değil.

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33