Gönderen Konu: Avukatlar ile Müvekkilleri Tarafından İmzalanan Uzlaşma Tutanaklarının İlam Niteliğinde Olduğu  (Okunma sayısı 160 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2183
  • Tşk.Sayısı: 135
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet    Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş


T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi


ESAS NO   : 2018/13679
KARAR NO   : 2019/17299   

   

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklılar tarafından borçlular aleyhine, Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi uyarınca düzenlendiği belirtilen protokole dayanarak ilamların icrası yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, borçlulardan R. Gayrimenkul Yatırımı ve Tic. Ltd. Şti.'nin icra mahkemesine başvurarak; icra takibinin R. Gayrimenkul Yatırım ve Ticaret A.Ş. hakkında başlatıldığını, icra müdürlüğünce 03.05.2016 tarihli tensip zaptı ile takip borçlusunun ticaret ünvanının değiştirilmesine karar verildiğini, takip dosyasında kendilerine tebligat yapılmadığını ileri sürerek satışın durdurulmasına ve iptaline, icra müdürlüğünün 03.05.2016 tarihli karar tensip tutanağının iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, dayanak belgenin İİK'nun 38. maddesi kapsamında ilam niteliğinde olduğu, ünvan farklılığının maddi hatadan kaynaklandığı, HMK'nın 124. maddesi gereği her zaman düzeltilebileceği, tebligatların da usulüne uygun olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, bölge adliye mahkemesince, borçlunun satışın durdurulmasına yönelik istinaf talebi nitelik itibariyle kesin olduğundan istinaf talebinin usulden reddine, diğer şikayet nedenleri yönünden ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde hata edilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlunun, protokolün ilam niteliğinde olmadığına ve protokolün tarafı olmadığına dair şikayetinin İ. 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin  2016/123 Esas sayılı dosyasında derdest olması sebebiyle bu iki hususta şikayetin esasının incelenmesinin yerinde olmadığı, icra emri tebliğ işlemine yönelik şikayetin süresinde olmadığı, kıymet takdiri raporu tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu, 03.05.2016 tarihli müdürlük kararı ile İ. 20. İcra Hukuk Mahkemesi'nin  2016/123 Esas sayılı dosyasından verilen 04.03.2016 tarihli mahkeme kararına dayanılarak maddi hatadan kaynaklı şirket ünvanının düzeltilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, takibin iptali talebi kabul edilmediği için hacizlerin kaldırılması talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK'nun 38. maddesinde; "Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiştir.

4667 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile eklenen Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde ise; "Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleri ile birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 38. maddesi anlamında ilam niteliğindedir" düzenlemesi yer almaktadır.

Anılan yasal düzenleme gereği, tutanağın ilam niteliğinde kabul edilebilmesi için uzlaşma konusunun açık ve net olması gerekeceği gibi, tutanakla imza altına alınan ve tarafların karşılıklı olarak yerine getirecekleri edimlerin de net ve koşulsuz olması gerekir. Koşula bağlı edimler, koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yargılamaya muhtaç olacağından bu tür edimleri içeren tutanaklar anılan madde kapsamına girmez ve ilam niteliği taşımaz. İcra mahkemesi, şikayet üzerine vereceği kararlarda bu hususu re'sen gözetir.

Somut olayda, ilamlı takibe dayanak yapılan Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesi hükmü gereğince taraflarca imzalandığı bildirilen 25.12.2014 tarihli protokolde yer alan taraf edimleri koşula bağlanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalara göre, bu protokolün ilam olarak kabulü mümkün olmadığından ilamlı takip yoluyla infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. İcra mahkemesinin, şikayet üzerine vereceği kararlarda bu hususu re'sen gözetmesi gerekir.


Diğer taraftan, takipte borçlu tarafın yanlış gösterilmiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, tarafları yeni bir dava açmaya zorlamanın usul ekonomisine aykırı olduğunu düşünen kanun koyucu;  HMK'nun 124. maddesi çerçevesinde iradi olarak taraf değişikliği yapılmasına imkan sağlamış ise de alacaklı tarafın takip dosyası içinde bu yönde bir talebinin bulunmadığı fakat takip işlemlerinin şikayetçi borçlu şirket aleyhinde yürütüldüğü anlaşılmıştır.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, anılan hususlar gözetilerek borçlunun şikayet nedenleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

ONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 12.07.2018 tarihli, 2018/783 E.- 1760 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33