Gönderen Konu: İstihkak İşlemlerine İlişkin Yargı Kararları  (Okunma sayısı 560 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2413
  • Tşk.Sayısı: 138
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
İstihkak İşlemlerine İlişkin Yargı Kararları
« : 11 Şubat 2021, 11:06:26 »
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas
Twitter Twitter'da Paylas







    Hacizde İİK m. 97 ve 99 uygulanmasına yönelik şikayet taleplerine ilişkin verilen ilk derece mahkemesi kararlarında istinaf ve temyiz yolu açık olduğu- İcra müdürlüğünce haczin İİK m. 97 uyarınca yapılmasına karar verilip, prosedür gereği dosyanın icra mahkemesine, takibin devamı ya da durdurulması konusunda bir karar verilmesi için gönderildiğinde, icra mahkemesince yapılacak değerlendirmede, haczin İİK m. 99 uyarınca yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, icra müdürlüğünün talebinin reddi ile İİK. m. 99 uyarınca işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 09.12.2020 T. 3367/8051

    Davacı üçüncü kişi şirket mahcuzları borçlu şirkete kiraya verdiğini iddia etmesine rağmen, bu doğrultuda bir inceleme yapılmadığı, davacı üçüncü kişi ile ulaşılabilmesi halinde borçlu şirkete ait ticari defterler getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığı, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığı; ayrıca kira sözleşmesinin ilgili Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediği ve şirketin kira parası, stopaj ödeyip ödemediği, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususları nazara alınarak bu araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 08.09.2020 T. 1512/4931

    Bankanın "müşterisi olan takip borçlusunun hesapları üzerinde, rehin, hapis ve mahsup hakkı bulunduğunu" ileri sürmesi üzerine açılan istihkak davasında, haciz yazısının tebliğ tarihi itibariyle kredi sözleşmesinden doğan borcun tamamının ödenmemiş olduğu ve davalı Bankanın riskinin olduğu anlaşıldığından, haczin rehin hakkından sonra geçerli olduğunun kabulü ile borçlunun hesabında bulunan paranın davalı üçüncü kişi Bankanın riskini karşılayacak miktardan fazla olması sebebiyle, riski aşan tutar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 08.07.2020 T. 892/4639

    8. HD. 07.07.2020 T. E: 2018/12184, K: 4572-

        8. HD. 07.07.2020 T. 12184/4572

    İcra mahkemesinin nihai kararları tefhim veya tebliğinden itibaren 10 gün içinde temyiz edilebilir ise de “tefhim” kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması gerektiği- İcranın geri bırakılması kararına karşı alacaklının 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açıp açmamış olması halinde, "alacağın zamanaşımına uğradığı" hususunun kesin hüküm teşkil edeceği ve icranın geri bırakılması kararının, takibin iptaline ilişkin sonuçları doğuracağı ve icra dosyasındaki mevcut hacizlerin kalkacağı, alacaklı tarafından açılmış böyle bir dava varsa sonucunun istihkak davasında "bekletici mesele" yapılacağı ve dava sonuna kadar icra takibinin duracağı, davanın kazanılması halinde duran icra takibine devam edileceği, davanın kaybedilmesi halinde ise dosyadaki hacizlerin kalkacağı-

        8. HD. 07.07.2020 T. 416/4577

    Üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açılması için 7 günlük sürenin, "asıl icra dairesi" yerine, yetkili olmayan "talimat icra dairesi" tarafından verilmesi hatalı olup davacı-alacaklının şikayeti sonucunda bu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, istihkak iddiası, huzurunda yapılan davacı-alacaklı da İİK. mad. 99. maddesi uyarınca istihkak davası açma imkanına sahip olduğu halde, bu yola başvurmadığından, "haczedilen hayvanların bulunamaması nedeniyle yeniden haciz uygulanamadığını" belirterek icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi istemine ilişkin davada, davacı-alacaklının da kusurlu davrandığı, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiği-

        4. HD. 01.07.2020 T. 2543/2461

    Dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, 3. kişi şirketin (11.12.2013 tarihinde) haciz adresinde kurulduğu, borçlunun ise (08.01.2014 tarihinde) haciz adresinden ayrıldığı, davacı alacaklı tarafça borçlu ile 3. kişi şirketin bir süre aynı adreste birlikte faaliyet gösterdikleri iddia olunmuş ise de, haciz adresine ilişkin (24.12.2013 tarihli) vergi yoklama fişi ile; (16.12.2013 tarihinde) iş yerinin tadilat ve yapı safhasında olduğunun, (24.12.2013 tarihi itibarıyla da) satış amaçlı emtianın raflarda hazır olduğunun tespit edildiği, dava konusu (05.06.2014 tarihli) hacizden önce aynı adreste yapılan haciz işlemleri esnasında borçluya ait evraka rastlanmadığı, dava konusu haciz esnasında ise iş yeri dışında kolilerin içerisinde borçluya ait kartvizitlerin bulunduğu, haciz esnasında hazır bulunan 3. kişi ve vekilince bulunan kartvizitlere ilişkin iş yeri kamera kayıtlarının incelenmesi talebi üzerine alacaklı vekilinin bu kartvizitlerin 3. bir kişi tarafından atılmış olma ihtimalinin bulunduğunu beyan ettiği, yine yargılama aşamasında beyanına başvurulan icra memurunun, kendisinden önce haciz mahalline giden alacaklı vekilince çalışanlar tarafından iş yerinden market arabasıyla çıkarılan evrak ve kutuların yan tarafa konulduğu söylenerek orayı aramasının talep edildiğini ve kartvizitleri orada görerek zapta geçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Borçlu ile 3. kişi şirketin bir kısım çalışanlarının aynı kişiler olması ve 3. kişi şirketin tek ortağının borçlunun eski çalışanının kardeşi olması tek başına karineyi tersine çevirmeye yeterli olmadığı- Davacı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ticaret sicil ve SGK kayıtları mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı- Davacı alacaklı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamasına rağmen, davacı tanıklarının beyanları da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu- Bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılamayacağı- İstihkak davalarında hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

        8. HD. 01.07.2020 T. 897/4334

    8. HD. 01.07.2020 T. E: 1027, K: 4342-

        8. HD. 01.07.2020 T. 1027/4342

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 17.06.2020 T. 5700/3574

    Davacı üçüncü kişinin Amerika Birleşik Devletleti tabiiyetinde bir şirket olduğu, 5718 sayılı kanun uyarınca dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, mahkemece bu hususun incelenmeden doğrudan karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 03.03.2020 T. 14337/2066

    TMK'nin 862. maddesine göre rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kıldığından, ipotek akit tablosunda yazılı olmasa bile ipotekli taşınmazın eklentisi niteliğindeki menkullerin taşınmazdan ayrı olarak haczedilip satılamayacağı-

        8. HD. 06.02.2020 T. 690/1063

    İstihkak davasına karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının icra mahkemesinde görüleceği, davacı vekili ise bu davayı ayrı ve bağımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığından, İİK'nun 97/17. maddesi anlamında karşılık dava olarak nitelemenin mümkün olmadığı, bu halde davanın İİK'nun 277 ve devamı maddelerine göre bağımsız olarak açılmış tasarrufun iptali davası olarak nitelemek sureti ile bu davanın koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-

        17. HD. 28.01.2020 T. 159/116

    İİK'nin 97 ve 99.maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete yönelik kararlar İİK mad. 363 kapsamında olmayıp, kesin nitelikte oldukları-Dava dilekçesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanlarından taleplerinin açıkça belirtildiği, herhangi bir terditli talepten bahsedilmediği bu nedenle, mahkemece sadece İİK'nin 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet hakkında bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği-

        8. HD. 20.01.2020 T. 10804/345

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 13.11.2019 T. 13279/10284

    İcra Müdürü tarafından malın üçüncü kişi elinde iken haczedildiği değerlendirilerek İİK mad. 99 uyarınca alacaklı vekiline dava açmak üzere 7 günlük süre verilmiş olup eldeki davanın da süresi içerisinde açıldığı, İİK mad. 97 ise, malın borçlu elinde iken haczedilmesine yönelik bir düzenleme olup, üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davası ile ilgili olduğu, kaldı ki İİK'nin 97.maddesinde yazılı prosedür uygulanmadan üçüncü kişi tarafından doğrudan dava açılmasının da mümkün olduğu ancak yasada yer almayan gerekçeye dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu-

        8. HD. 30.10.2019 T. 11851/9630

    Temyiz davasının esastan reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilerek kararın bu yönden kesinleşmesine rağmen yeniden bu hususta kurulan beraat hükmünün yok hükmünde olduğu- Tazminat istemi ile ilgili olarak istihkak davasına ilişkin kararın kesinleşme hususu tespit edilerek, kararın kesinleşme şerhli bir suretinin dosya içerisine alınarak sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiği-

        12. HD. 21.10.2019 T. 7375/15207

    Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağının, İİK mad. 106/2 gereğince menkul hükmünde olduğundan, bankadaki mevduat, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi, İİK mad. 89'a uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebileceği- İİK mad. 89 uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesine karşı üçüncü kişi bankanın, borçluya ait mevduat hesabı üzerinde rehin hakkının olduğunu ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz niteliğinde olup, alacaklının İİK mad. 89/4 uyarınca üçüncü kişinin cevabının aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İİK mad. 338/1 hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebileceği- Üçüncü kişinin "haciz müzekkeresine" karşı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK mad. 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, icra müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK mad. 96-97'de belirtilen yazılı kurallara göre işlem yapması gerektiği- Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davacı bankaya 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, Banka tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait hesap üzerindeki rehin, hapis, takas ve mahsup haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiğinin bildirildiği, buna göre, İcra Müdürlüğünce, bankaya gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi üzerine, bankanın hesap üzerinde, rehin hakkını ileri sürmesi, haciz ihbarnamesine itiraz mahiyetinde olup, bu itirazın İİK mad. 89'a çözümleneceği, bu sebeple üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davasının açıklanan nedenlerle reddi gerektiği-

        8. HD. 17.10.2019 T. 4701/9209

    Birleşen istihkak davasına yönelik mahkemece bir hüküm kurulması gerektiği-

        8. HD. 04.07.2019 T. 3171/6993

    İstihkak davasının sonucuna etki edecek mahiyetteki muhdesat tespiti davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği-

        8. HD. 03.07.2019 T. 1516/6909

    "Davalı yanın kusurundan sebeple satışın düştüğü, haczin düşmediği, istihkak davasının konusuz kalmasına sebep olunması sebebiyle davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı" belirtilerek açıkça istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından, asıl dava yönünden yapılan istinaf başvurusu hakkında olumlu-olumsuz karar verilmemesi gerektiği-

        8. HD. 03.07.2019 T. 1164/6912

    İcra memurunun haczi istenen malın üçüncü kişiye ait olduğuna dair iddia üzerine haciz yapmaktan kaçınamayacağı, bu konu hakkında araştırma- inceleme yetkisine sahip olmadığı ve haciz yapıp yapmama konusunda takdir yetkisinin olmadığı- İstihkak iddiasına konu malın kime ait olduğunu inceleme, bu konuda karar verme yetkisi ve görevinin icra mahkemesine verildiği- İstihkak davasının, istihkak iddia edilen malların hacizden kurtulması için başvurulan bir dava olduğu- İstihkak davasının haczedilen malın borçlunun ya da üçüncü kişinin elinde bulunması ihtimaline göre farklı usullere tutulduğu- Haczedilen menkuller borçlunun elinde kabul edilip üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunup alacaklı veya borçlu buna itiraz ederse, istihkak iddiası ile ilgili icra mahkemesinin karar vereceği ancak haczedilen menkuller üçüncü kişinin elinde ise, istihkak iddiası icra müdürlüğünün alacaklıya istihkak davası açması için süre vereceği- İcra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğacak gerçek zararının ödetilmesi, İİK mad. 97 hükmü dışında genel hükümlere göre genel mahkemelerde açılabileceği ve ayrı bir dava ile isteyebileceği- İcra memurunun yetkisini aşarak haciz işlemi yapmaması halinin bir hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması niteliğinde olup süresiz şikâyete tabi olduğu-

        . HGK. 02.07.2019 T. 12-347/837

    İstihkak davalarının İİK'nun m.97 gereğince genel hükümlere göre görüleceği- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabi olduğu- Maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe davaya devam edilmeyeceği-

        8. HD. 27.06.2019 T. 10857/6588

    İstihkak davasının dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği- İİK'nin 106. maddesinde menkul mallar için öngörülen altı aylık sürenin para alacakları yönünden hacizden itibaren paranın istenmesi için gerekli azami süre olarak kıyasen uygulanması gerektiği- Alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren altı aylık süre içinde paranın istenmesi keyfiyetinin yerine getirilmediği durumda para üzerindeki haczin kalkacağı- Öyleyse İstihkak davasının mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği-

        8. HD. 26.06.2019 T. 7843/6533

    İstihkak davalarının İİK'nun m.97 gereğince genel hükümlere göre görüleceği- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabi olduğu- Maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe davaya devam edilmeyeceği-

        8. HD. 18.06.2019 T. 10856/6068

    Davacı üçüncü kişi vekilinin takibin taliki veya devamı için karar verilmek üzere dosyanın mahkemeye gönderilmesi talebinin reddi işleminin iptalini talep ettiği dilekçesinde alacaklı ve borçluyu taraf olarak göstermeyip hasımsız olarak davayı açması ve maktu harç yatırması halinde istemin şikayet olarak kabul edilmesi gerektiği- Dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında mahcuzların ihale ile alacaklıya alacağına mahsuben satılmasının istihkak davasını konusuz bırakmayacağı ve onu satış bedeline dönüştüreceği-

        8. HD. 12.06.2019 T. 6669/5796

    Haciz sırasında çalışanlar "haciz yapılan işyerinin öncesinde borçluya ait olduğunu, borçludan devralındığını" beyan etmesine karşın, davacı haciz yapılan işyerinin bir başkası tarafından boşaltıldığını beyan ederek bir kısım mahcuzların bu işyerini boşaltan kişiden satın alındığına ilişkin fatura sunmuşsa da , bu kişinin borçlu şirketin eski çalışanı olduğu, aynı yerde yapılan bir diğer haciz de; borçlu adına kredi kartı ekstreleri, tediye makbuzları ve telefon faturasının bulunduğu, borçlu şirketin haciz adresi ile aynı yerde kurulduğu ve ortaklarının ikamet adresi olarak da eldeki davaya konu haciz adresini gösterdikleri, borçlu şirketin buradan taşınmasından kısa süre sonra davacı üçüncü kişi şirketin farklı bir adreste kurulmuş olmakla birlikte, delil olarak sunulan vergi levhasına göre, bu adresinde şube olarak faaliyete başladıkları ve işyerinin mülkiyetinin de borçlu adına kayıtlı olduğu görüldüğünden, davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 12.06.2019 T. 11605/5798

    Mahkemece borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu, mahcuzların borçlu şirketin faaliyet alını içinde bulunduğu, tanık beyanları, tebligat adresleri, haciz yapılan yerin ismi dikkate alındığında haciz yapılan malların borçlu şirkete ait olduğu belirtilmesine rağmen, üçüncü kişinin davasının kabulü yönünde ve istihkak iddiasının reddine, takibin devamına şeklinde karar verilmesinin açıkça çelişkili olduğu- Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmasının;Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı ve adil yargılanma hakkı prensibine aykırı olduğu-

        8. HD. 11.06.2019 T. 3042/5681

    Hukuki sebepler kısmında BK.'nun 18. (TBK.'nun 19.) maddesini gösterilmesi davanın muvazaaya dayalı iptal davası olduğu şeklinde yorumlanması için yeterli midir? Davanın, dava dilekçesinde yazılı hukuki nitelendirmeye bakılmaksızın İİK 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası olduğu mu kabul edilmelidir?

        . HGK. 28.05.2019 T. 351/624

    Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği- Takibe konu alacak miktarının, hacizli malların değerinden az olması halinde avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerektiği- Tensip zaptı ile tedbir isteminin teminatsız olarak kabulüne ve haczedilen paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına,sonradan paranın teminat mektubuyla değiştirilmesine karar verilmişse dava neticeleninceye kadar haczedilen paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ara kararın mahcuz yönünden takibin durdurulması niteliğinde olduğu- Alacaklı lehine tazminat koşullarının gerçekleştiği-

        8. HD. 22.05.2019 T. 11482/5405

    8. HD. 15.05.2019 T. E: 2171, K: 5077-

        8. HD. 15.05.2019 T. 2171/5077

    8. HD. 14.05.2019 T. E: 2016/7849, K: 5032-

        8. HD. 14.05.2019 T. 7849/5032

    İcra Mahkemesince duruşma açılarak takip konusu alacak ile mahcuz malların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nispi harç alınmak suretiyle, harcın tamamlattırılması, anlaşmazlığın istihkak davası prosedüründe tarafların delillerinin toplanması, duruşmalı inceleme sırasında taraflarca sunulan kanıtların yargılama sırasında değerlendirilerek taraflara da bu konuda beyanda bulunma imkanının tanınması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 09.05.2019 T. 2324/4813

    İstihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin parasal sınırı geçmesi gerektiği- Temyiz konusu mahcuzların değeri 5.980,00 TL'nin altında olduğundan, temyiz dilekçesinin reddi gerektiği-

        8. HD. 08.05.2019 T. 8792/4792

    Haciz baskısı altında çekince kaydıyla yatırılan para üzerinde haczin devam ettiği ve istihkak iddiasının konusunun bu para olduğunun kabul edilmesi gerekeceği- Alacaklının, söz konusu parayı hacizde, haklı olup olmadığının, istihkak iddiası prosedürü içerisinde incelenerek gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 08.05.2019 T. 9789/4791

    Davacı üçüncü kişinin, haczedilen menkullere ilişkin rehin hakkına dayalı olarak istihkak iddiasında bulunduğu, bu durumda mahkemece duruşma açılarak, taraflara duruşma gün ve saati tebliğ olunarak, iddia ve savunma çerçevesinde kanıtların toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde duruşma açmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçe bölümünde davanın üçüncü kişinin rehin hakkına dayalı istihkak iddiasına ilişkin olduğu, ortada yasal olarak geçerli bir rehnin olmadığı, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında mahcuzlara yönelik istihkak iddiasına ilişkin olarak takibin taliki talebinin reddine, İİK'nin 97/6. maddesi uyarınca istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin işbu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açabileceğine, bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü kişinin alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilerek, gerekçe ile çelişkili olacak şekilde talepten başka bir şeye karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 08.05.2019 T. 9799/4785

    Devredilen işletmede haciz yapılabilmesi için devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesi gerektiği- Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabileceği-

        8. HD. 07.05.2019 T. 10727/4698

    Hak düşürücü dava açma süresinin başlaması için İİK'nin 97/1. maddesine göre İcra Müdürlüğünce prosedürün uygulanması, İcra Mahkemesince verilen, takibin ertelenmesi ya da devamına ilişkin kararın üçüncü kişiye tebliği gerekmekte olup, anılan kararın tebliği ile süresinde davanın açıldığı, davacı üçüncü kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunulduğu halde, şirket adına süre verilmesi de hatalı olmasına rağmen, davacı üçüncü kişi şirketin takibin devamı kararının tebliği ile süresinde eldeki davayı açtığı, kaldı ki, şirkete dava açmak üzere süre verilmediğinden doğrudan dava açıldığı kabul edilse dahi İcra Müdürlüğü tarafından yasal prosedürün uygulanmasını beklemeden, istihkak davası açılmasını engelleyen yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı, bu durumda, istihkak davasının yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 02.05.2019 T. 9679/4517

    İstihkak prosedürünün ihtiyati hacizlerde de uygulanabileceği- Üçüncü kişinin itirazı üzerine ihtiyati haciz kararı kaldırılması halinde, bu karara dayanarak yapılan ihtiyati hacizler de kalkacağından, üçüncü kişinin ihtiyaten haczedilen mallarla ilgili olarak açtığı istihkak davasının da konusu kalmayacağı-

        . HGK. 30.04.2019 T. 8-1672/502

    İlamda borçlu olarak gözükmemesine, ve hakkında yapılmış takip olmamasına rağmen, haciz tutanağında, herhangi dayanak olmadan borçlu olarak gösterilen davacı üçüncü kişi hakkında "borçlu sıfatı ile haciz" yapılmasının hatalı olduğu- Davacı üçüncü kişi hakkında yapılmış bir takip bulunmadığından bahisle, hakkında geçerli bir haczin varlığından bahsedilemeyeceği- Davanın ön koşul yokluğundan reddinin gerektiği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 7379/4254

    Mahkemece, ticari defterlerin getirtilip, bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığının, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılacağı- Mahcuzlar bakımından; davacı tarafından sunulan faturaların uyumlu olup olmadığının ve faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığının, davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olup olmadığının, ayrıca borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ticaret sicili, SGK ve vergi kayıtlarının getirtilerek taraflar arasındaki organik bağın araştırılmasının, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığının, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığının, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığının belirlenmesi gerektiği-

        8. HD. 10.04.2019 T. 8601/3914
        8. HD. 10.04.2019 T. 8602/3915

    İstihkak iddiası hakkında verilen kararın, üçüncü kişi şirkete tebliğ edilmediğinden dava açma süresinin henüz başlamadığı, haciz esnasında muhafazaya engel olmak için ihtirazi kayıt ile ödenen paranın alacaklıya ödenmesinin hatalı olduğu-

        8. HD. 09.04.2019 T. 12568/3885

    Üçüncü kişi vekili veya yetkili temsilcisinin hazır olmadığı haciz işlemi esnasında, davalı borçlu, işyeri içerisindeki malların üçüncü kişiye ait olduğunu beyan etmiş olup; üçüncü kişi lehine haciz sırasında ileri sürülen istihkak iddiasının, öngörülen hak düşürücü süreyi keseceği-

        8. HD. 09.04.2019 T. 2107/3890

    Haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğu, haciz esnasında borçluya ait güncel evraka rastlanmadığı,davacı üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu, borcun doğum tarihinden öncesinde yapılan hisse devirleri sonucunda, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağın olmadığı- Borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunmasının, tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli görülmediği- Mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK'nin 97 maddesi gereğince 3. kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı- Mülkiyet karinesinin aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Alacaklı tarafından delil olarak gösterilen icra dosyası, haciz tutanağı ve ticaret sicil kayıtlarının mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli olmadığı-

        8. HD. 03.04.2019 T. 8596/3653

    Haczedilen makinenin değer tespitinin yapılmaması durumunda, harca esas alınacak değerin belirlenebilmesi amacıyla haczedilen malların kıymet takdiri yapılması için takip dosyasının tarafı olan alacaklı tarafa masrafın yatırılması amacıyla süre ve imkan verilmesi gerektiği, takip dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye yükümlülük yüklenmesinin hatalı olduğu- Mahkemece Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca karar verilebilmesi için hacze konu mahcuzun değeri belirlendikten sonra, davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması gerektiği-

        8. HD. 03.04.2019 T. 8390/3656

    İstihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği- Davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı- Yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceği-

        8. HD. 03.04.2019 T. 9963/3613

    Davacının takibin/satışın tedbiren durdurulması talebinde bulunduğu, ara karar uyarınca teminat karşılığında satışın durdurulduğu, alacaklı lehine hacizli mal ile takip konusu alacak miktarından değeri daha düşük olan alacak miktarı üzerinden %20 oranında tazminata karar verilmesi gerektiği- Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise, onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

        8. HD. 02.04.2019 T. 8870/3547

    İİK. mad. 277 vd. uyarınca doğrudan açılan tasarrufun iptali davaları genel mahkemelerde görüleceği, ancak, üçüncü kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa, davalı takip alacaklısının, geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşılık tasarrufun iptali davası açabileceği ve bu durumda, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının istihkak davasına bakan icra mahkemesinde inceleneceği- Karşı davanın, HMK. mad. 133. gereğince cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek sureti ile açılacağı- Tasarrufun iptali davası cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak açılmamış, istihkak davası ile birleşme talebi olan bağımsız bir dava olarak açılmışsa, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olacağı- Mahkemece gerekçe bölümünde, "eldeki davaya bakan icra hukuk mahkemesinin tasarrufun iptali konusunda karar vermeye yetkili ve görevli olmadığından davanın genel mahkemelerde görülmesi" gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "dosyanın görevli .. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmesinin çelişkili olduğu-

        8. HD. 27.03.2019 T. 1786/3341

    Hacizli malların değeri, takibe konu alacak miktarından az olduğundan avukatlık ücretinin hacizli malların değeri üzerinden hesap edilmesi gerekirken, davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesinin yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediği-

        8. HD. 27.03.2019 T. 8067/3340

    Mahkemece verilen kısa kararda; “İİK'nin 97.maddesi gereğince dava değerinin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalı ...........ne ödenmesine,” denildiği halde, gerekçeli kararda tazminata ilişkin hüküm kurulmamış olması nedeniyle kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulduğu-

        8. HD. 26.03.2019 T. 8874/3211

    Kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü kişinin önce icra dairesine istihkak iddiasında bulunmak zorunda olmaksızın, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde doğrudan doğruya icra mahkemesinde istihkak davası açabileceği-

        8. HD. 13.03.2019 T. 8084/2662

    Davacı üçüncü kişinin davaya konu forkliftin ikinci el olarak satın alındığını ve dava dışı şirkete kiraya verildiğini ileri sürdüğü, dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davaya konu mahcuzun satın alındığına dair fatura ve kayıtların üçüncü kişinin usulüne uygun tutulan ticari defterlerine işlendiğinin, yine forklifte ilişkin kira sözleşmesi ve kira ücret faturalarının aynı şekilde davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun rapor edildiği, buna göre davaya konu forkliftin kira sözleşmesi ile dava dışı şirkete kiralandığı değerlendirilerek mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğunun kabulü gerekeceği, mahcuzun borçlunun oğlunun yetkilisi olduğu şirkete kiraya verilmesinin, tek başına muvazaanın varlığının kabulü için yeterli olmadığı, bu durumda borçlu ile davacı üçüncü kişi arasında bir bağlantı olmadığı anlaşıldığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 05.03.2019 T. 6978/2266

    Dava dilekçesi içeriğinden davacılar vekilinin talebinin haciz konulan tapusuz taşınmaz ve üzerindeki eve karşı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi talebi olduğunun anlaşıldığı, mahkemece bu nitelendirme doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 05.03.2019 T. 7023/2265

    Taraflar arasında dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında, mahcuzların ihale ile satılarak paraya çevrilmesi halinde istihkak davasının İİK'nin 97/10.maddesi uyarınca satış bedeline dönüşeceği-

        8. HD. 05.03.2019 T. 6649/2273

    Alacaklı vekilinin takipten vazgeçtiği ve vazgeçme nedeni ile icra dosyanın kapatılmasına karar verildiği, tahsil harcının yatırıldığı görüldüğünden, istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü gerekeceği- Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi gerektiği-

        8. HD. 26.02.2019 T. 6965/1990

    Mahkemece, asıl dava olan istihkak davasının reddine karar verilmesi halinde haczedilen mal üzerindeki haczin kesinleşeceği,alacaklının icra takip işlemlerine devam ederek malın satışını isteyebileceği, bu durumda karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasında, başlangıçta mevcut olan hukuki yararın ortadan kalkacağı, asıl dava olan istihkak davasının kabulüne karar verilmesi halinde ise, davalı borçlu ve davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi vasıtası ile inceleme yapılarak, borçlunun malvarlığının borçlarını karşılamaya yeterli olup olmadığı, üçüncü kişi ile borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı, tasarruf tarihi itibariyle borçlu şirketin üçüncü kişi şirketten alacaklı olup olmadığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında yapılan tasarrufun ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını teşkil edip etmediği noktasında incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarını da içerir bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 13.02.2019 T. 7843/1425

    İstihkak davalarının nispi esas üzerinden harca tabi olduğu- Maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağının bulunmadığı-

        8. HD. 06.02.2019 T. 6138/1106

    İstihkak davası niteliği gereği, şikayet başvurusundan farklı usul ve esasa tabi olduğu gibi uyuşmazlığın şikayet koşullarına göre çözümlenmesi gerekir ki şikayet istemi kabul edilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren şikayetçi üçüncü kişi yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve harcın da maktu olarak hesaplanması gerekeceği, hal böyle olunca, davanın nitelendirilmesi konusunda hatalı değerlendirme ile usulen açılmış istihkak davası olmadığı halde, yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-

        8. HD. 06.02.2019 T. 4764/1083

    Dava konusu hacizlerin, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı olarak üçüncü kişinin depo adresinde ve üçüncü kişi şirket çalışanı huzurunda yapıldığı, bilgisayarlarda yapılan aramalarda takip borçlusu olmayan şirket tarafından üçüncü kişi şirkete kesilen faturaların bulunduğunun, borçlu şirkete ilişkin olduğu iddia edilen maillerin ise üçüncü kişi şirket çalışanlarının birbirlerine gönderdiği mailler ve mahcuzların üzerindeki etiketler içeriğine göre, mahcuzların borçlu elinde bulunduğunun kabulü için yeterli olmayıp, mahcuzların haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden üçüncü kişi elinde olduğunun kabulü gerekeceği-

        8. HD. 06.02.2019 T. 14162/1100

    İİK'nin 99/1. maddesi gereğince istihkak davası açması için alacaklıya süre verilmesi işleminin iptali ile, alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalktığından, davanın konusuz kaldığı, bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 04.02.2019 T. 5393/907
        8. HD. 04.02.2019 T. 5589/908
        8. HD. 04.02.2019 T. 5387/912
        8. HD. 04.02.2019 T. 5592/911
        8. HD. 04.02.2019 T. 5388/910

    İİK'nun 99/1. maddesi gereğince istihkak davası açması için alacaklıya süre verilmesi işleminin iptali ile, alacaklının dava açma yükümlülüğü ortadan kalktığından, davanın konusuz kaldığı, bu durumda mahkemece, dava konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 04.02.2019 T. 5407/909

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2413
  • Tşk.Sayısı: 138
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Ynt: İstihkak İşlemlerine İlişkin Yargı Kararları
« Yanıtla #1 : 11 Şubat 2021, 11:07:17 »


    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 08.07.2020 T. 1793/4699

    Borçlunun işletme adının tabelasının bulunduğu adreste yapılan hacizde üçüncü kişi ile birlikte borçlunun da adı yazılı olan sipariş fişleri ve ayrı ayrı borçlu ve üçüncü kişi adına haciz adresinin krokisinin çizilmiş olduğu çok miktarda kartvizit bulunmuş olup davacı üçüncü kişi aynı takip dosyasında dava konusu hacizden sonra aynı adreste yapılan hacizde açıkça ihtirazi kayıt sunmadan ödemede yapmış ve kalan borca ilişkin de ödeme taahhüdünde bulunmuş olduğundan, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu- Davalı üçüncü kişi tarafından dayanılan ve borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıyan ve ayırt edici özellikleri bulunmayan faturalar, vergi levhası, tanık beyanı ve adi yazılı kira sözleşmesi istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyeceği ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 08.07.2020 T. 1973/4698

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 08.07.2020 T. 1166/4700

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 01.07.2020 T. 14338/4336

    Dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, 3. kişi şirketin (11.12.2013 tarihinde) haciz adresinde kurulduğu, borçlunun ise (08.01.2014 tarihinde) haciz adresinden ayrıldığı, davacı alacaklı tarafça borçlu ile 3. kişi şirketin bir süre aynı adreste birlikte faaliyet gösterdikleri iddia olunmuş ise de, haciz adresine ilişkin (24.12.2013 tarihli) vergi yoklama fişi ile; (16.12.2013 tarihinde) iş yerinin tadilat ve yapı safhasında olduğunun, (24.12.2013 tarihi itibarıyla da) satış amaçlı emtianın raflarda hazır olduğunun tespit edildiği, dava konusu (05.06.2014 tarihli) hacizden önce aynı adreste yapılan haciz işlemleri esnasında borçluya ait evraka rastlanmadığı, dava konusu haciz esnasında ise iş yeri dışında kolilerin içerisinde borçluya ait kartvizitlerin bulunduğu, haciz esnasında hazır bulunan 3. kişi ve vekilince bulunan kartvizitlere ilişkin iş yeri kamera kayıtlarının incelenmesi talebi üzerine alacaklı vekilinin bu kartvizitlerin 3. bir kişi tarafından atılmış olma ihtimalinin bulunduğunu beyan ettiği, yine yargılama aşamasında beyanına başvurulan icra memurunun, kendisinden önce haciz mahalline giden alacaklı vekilince çalışanlar tarafından iş yerinden market arabasıyla çıkarılan evrak ve kutuların yan tarafa konulduğu söylenerek orayı aramasının talep edildiğini ve kartvizitleri orada görerek zapta geçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Borçlu ile 3. kişi şirketin bir kısım çalışanlarının aynı kişiler olması ve 3. kişi şirketin tek ortağının borçlunun eski çalışanının kardeşi olması tek başına karineyi tersine çevirmeye yeterli olmadığı- Davacı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ticaret sicil ve SGK kayıtları mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı- Davacı alacaklı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamasına rağmen, davacı tanıklarının beyanları da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu- Bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılamayacağı- İstihkak davalarında hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

        8. HD. 01.07.2020 T. 897/4334

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 01.07.2020 T. 15703/4339

    Üçüncü kişinin İİK' nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 11.06.2020 T. 16217/3342

    Hacizde borçlu şirket ve yetkilisi adına çok sayıda güncel evrak bulunması ve bulunan evrakların bir kısmının borçlu şirketin haciz adresinde faaliyet gösterdiğine karine teşkil eder mahiyette olması, haciz mahallinde hazır bulunanın bir süre  hem borçlu hem de üçüncü kişi şirketin yetkilisi olması ve davacı üçüncü kişi şirketin ortağı olması; yine hacizde hazır bulunan diğer kişinin bir süre borçlu ve üçüncü kişi şirket ortağı olması ve kardeşlik durumu gözetildiğinden, İİK. mad 97/a uyarınca, (borçlu, dolayısıyla) alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haczedilen altınların muhafaza altına alınmayarak üçüncü kişi şirket yetkilisine yediemin olarak bırakılması halinde, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşulları gerçekleşmemiş olacağından, altınlar yönünden geçerli bir haczin söz konusu olmayacağı, ve bu nedenle, bu hacze ilişkin istihkak davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 04.03.2020 T. 13813/2166

    Haciz esnasında borçlu şirket yetkilileri hazır olmadıkları gibi borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunduğuna dair bir delil elde edilemediği, haciz sırasında borçlu adına düzenlenmiş güncel tarihli su faturası bulunmuş olsa da fatura tek başına borçlunun ticari faaliyetlerine haciz adresinde devam ettiğine dair delil teşkil etmeyeceği, İİK mad. 97/a uyarınca mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, ispat yükü altında olan alacaklının delil olarak sunmuş olduğu borçluya ait vergi levhası,ticaret sicil kayıtları mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlamaya elverişli olmadığı-

        8. HD. 17.12.2019 T. 17395/11426

    Haciz adresinin, borçluya ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, borçlu şirket adına olan faturaların, önceki tarihli faturaların iadesine ilişkin olduğu ve bu nedenle iade fatura tarihinin borçlunun adresi terk ettiğinin iddia edildiği tarihten sonra olmasının öneminin bulunmadığı nazara alındığında, mülkiyet karinesinin üçüncü kişinin yararına olduğu- Yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- İspat külfeti üzerinde olan alacaklı "üçüncü kişi tarafından sunulan belgelerin muvazaalı olduğunu" iddia ederek, defterlerin incelemesi talep ettiğinden, defterlerin ibrazı için üçüncü kişiye verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağı-

        8. HD. 14.11.2019 T. 14695/10362

    Haczin borçlunun yokluğunda ve üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde yapılması, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunmaması halinde, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi şirket lehine olduğu- Alacaklı vekili "davacı şirketin paravan olarak kurulduğunu ve borçlu ile hacizde hazır olan üçüncü kişi şirket yetkilisinin alacaklılardan mal kaçırmak niyetinde olduklarını" iddia etmişse de, sadece borçlunun davalı olarak bulunduğu hacizde hazır olan kişi adına gönderilen duruşma gününü bildirir davetiyenin haciz mahallinde bulunmasının karinenin borçlu, dolayısı ile alacaklı yararına olduğunun kabulü için yeterli görülmediği-

        8. HD. 13.11.2019 T. 16251/10312

    Dosya kapsamına alınan yoklama fişlerinin, mükellef vekili olarak borçlu tarafından imzalandığı borçlu ile davacı üçüncü kişi arasında kardeş gibi yakın akrabalık bağı bulunduğu bunların yanında, emniyet araştırmasına göre, haciz yapılan fırın civarında yapılan araştırmada, adreste faaliyet gösteren fırını fiilen borçlunun adına sahip bir şahsın işlettiğinin, ancak işyerinin köyde ikamet eden kız kardeşinin üzerine olduğunun işyeri komşularının beyanları ve mahallinde yapılan tahkikatta tespit edildiğinin bildirildiği, ayrıca davalı alacaklının cevap dilekçesine eklediği ve haciz mahallindeki adrese ilişkin olan, “Hakiki Trabzon Vakfıkebir Ekmeği” amblemli kartvizitte de, borçlunun adının yer aldığı, buna göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu-

        8. HD. 17.10.2019 T. 12436/9192

    Davaya konu iş makinesinin mülkiyeti 10.12.2014 tarihinde yapılan Noter Satış Sözleşmesi ile davacı üçüncü kişiye geçmiş olup, Ticaret ve Sanayi Odasına da üçüncü kişi adına tescili yapılmış, dava konusu haczin ise, 20.1.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, buna göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, bu yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-

        8. HD. 17.10.2019 T. 5134/9211

    İİK'nun 97/a maddesinde düzenlenen karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği-

        8. HD. 16.10.2019 T. 14265/9133

    Haciz, dayanak senette geçen adreste ve borçlunun aynı isimle işlettiği önce ki adresinde yapılmış olsa da, haciz adresinin davacı üçüncü kişinin ticaret sicil kayıtlarında yer alan iş yeri adresi olduğu, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı ve borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunmadığının anlaşıldığı- Haciz yapılan işletmenin niteliği nazara alındığında borçlu adına düzenlenen ve borcun doğum tarihinden öncesine ilişkin haciz adresinde bulunan belgelerin tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmayacağı- Devredilen işletmede haciz yapılabilmesinin, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlı olup, davalı alacaklı tarafından muvazaa iddiasını ispat edebilecek herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı-

        8. HD. 18.09.2019 T. 11165/7738

    İİK mad.96/1 uyarınca üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği, “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı bu nedenle sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği- Mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, somut olaydaki üçüncü kişi şirketin hisse sahibi ortağın borçlu şirketin hisse sahibi ortağının gelini olması aynı adreste faaliyet gösterdikleri diğer üçüncü kişi şirketin hisse sahibi ortağının borçlu şirketin hisse sahibi ortağının oğlu olması yine üçüncü kişi şirket hisse sahibi ortağının annesi ve kardeşinin borçlu şirkette borcun doğum tarihinden önce hisselerini devreden eski ortaklarından olmalarının tek başına karineyi tersine çevirmeye yeterli olmadığı, karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği-

        8. HD. 03.07.2019 T. 679/6910

    Dava konusu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz mahallinde borçlu olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir evrakın da bulunmadığı, bunun yanı sıra üçüncü kişinin şirket yetkilisi haciz mahalline gelerek, haciz adresine ilişkin kira sözleşmesi sunduğu, bu durumda İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi üçüncü kişi şirket lehine olup ispat külfetinin alacaklı tarafta bulunduğunun kabulü gerekeceği-

        8. HD. 02.07.2019 T. 9855/6782

    İcra memurunun haczi istenen malın üçüncü kişiye ait olduğuna dair iddia üzerine haciz yapmaktan kaçınamayacağı, bu konu hakkında araştırma- inceleme yetkisine sahip olmadığı ve haciz yapıp yapmama konusunda takdir yetkisinin olmadığı- İstihkak iddiasına konu malın kime ait olduğunu inceleme, bu konuda karar verme yetkisi ve görevinin icra mahkemesine verildiği- İstihkak davasının, istihkak iddia edilen malların hacizden kurtulması için başvurulan bir dava olduğu- İstihkak davasının haczedilen malın borçlunun ya da üçüncü kişinin elinde bulunması ihtimaline göre farklı usullere tutulduğu- Haczedilen menkuller borçlunun elinde kabul edilip üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunup alacaklı veya borçlu buna itiraz ederse, istihkak iddiası ile ilgili icra mahkemesinin karar vereceği ancak haczedilen menkuller üçüncü kişinin elinde ise, istihkak iddiası icra müdürlüğünün alacaklıya istihkak davası açması için süre vereceği- İcra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğacak gerçek zararının ödetilmesi, İİK mad. 97 hükmü dışında genel hükümlere göre genel mahkemelerde açılabileceği ve ayrı bir dava ile isteyebileceği- İcra memurunun yetkisini aşarak haciz işlemi yapmaması halinin bir hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması niteliğinde olup süresiz şikâyete tabi olduğu-

        . HGK. 02.07.2019 T. 12-347/837

    Hacze konu hayvanların bir kısmının kulak küpe numaraları İlçe Tarım Müdürlüğü yazısı uyarınca davacı adına kayıtlı ise de anılan belgeler ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyeceği-

        8. HD. 27.06.2019 T. 3417/6587

    İİK. mad. 228 uyarınca açılan iflasta istihkak iddiasına ilişkin davada, yevmiye defteri ile sunulan envanter defterlerinin tamamının kapanış tasdiklerinin bulunmadığından, HMK. mad. 222/2 uyarınca sahibi lehine delil olma özelliği olmayacağı- Usule uygun tutulmayan envanter defterinde kayıtlı menkuller yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu, usulüne uygun tutulmuş yevmiye defterlerinde kayıtlı menkuller yönünden davanın kabulü gerektiği-

        8. HD. 27.06.2019 T. 6967/6586

    İstihkak davalarının İİK'nun m.97 gereğince genel hükümlere göre görüleceği- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabi olduğu- Maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe davaya devam edilmeyeceği-

        8. HD. 27.06.2019 T. 10857/6588

    İİK. mad. 97/a uyarınca, mülkiyet karinesi borçlu (dolayısıyla alacaklı) yararına olup, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamaması halinde, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerektiği-

        8. HD. 26.06.2019 T. 14497/6534

    İstihkak davasının dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği- İİK'nin 106. maddesinde menkul mallar için öngörülen altı aylık sürenin para alacakları yönünden hacizden itibaren paranın istenmesi için gerekli azami süre olarak kıyasen uygulanması gerektiği- Alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren altı aylık süre içinde paranın istenmesi keyfiyetinin yerine getirilmediği durumda para üzerindeki haczin kalkacağı- Öyleyse İstihkak davasının mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği-

        8. HD. 26.06.2019 T. 7843/6533

    Haczin, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçluya ait evrakların bulunduğu, haciz tutanağının arkasında borçluya ait ustalık belgesi, usta öğrenci belgesi, kaşe fotokopisi yer almakta olup, davacının borçluya ait bazı belgelerin duvarda asılı olduğunu kabul ettiği, borçlu, davacı üçüncü kişi şirkette ortak iken ortaklıktan ayrılmasına rağmen ustalık belgesi vb. nitelikteki belgelerin duvarda asılı bulunuyor olduğu, borçlu ile üçüncü kişinin faaliyet alanlarının aynı olduğu ve aynı ticaret unvanlarını kullandıkları, İİK mad. 97/a'da öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği-

        8. HD. 12.06.2019 T. 9686/797

    Temyiz incelemesine konu eldeki dosyada ise borçlu şirket adına haciz adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının, üçüncü kişi şirket işçisinin borçlu şirketin adresten ayrıldığını beyan etmesi üzerine bila tebliğ döndüğü, yine temyiz incelemesine konu eldeki dosyada üçüncü kişi şirket vekilinin dava dilekçesinde haciz adresinde bulunan evrakların borçlu şirket ile olan ticari ilişkiye dayalı olduğunu beyan ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise şirketler arasında ticari ilişki olmadığının bildirildiği, tüm bunlardan ayrı olarak .............. İcra Müdürlüğünün ................ sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı alacaklı ile borçlu şirket arasında protokol düzenlendiği, protokol içeriğinde takip konusu olmayan borçların da ödenmesi hususunun düzenlendiği, anılan protokolde üçüncü kişi şirket ve yetkilisinin kefil olarak imzalarının bulunduğu, bu protokol kapsamında dava konusu haciz adresinde haczedilen menkullerin borçlu şirket yetkilisine yediemin olarak teslim edildiği anlaşıldığından, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği-

        8. HD. 12.06.2019 T. 11468/5813

    Üçüncü kişinin İİK' nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına-

        8. HD. 12.06.2019 T. 9686/5797

    Haczin tarafsız alanda yapılmış olması ve kolisaj evrakının üçüncü kişi adına olması nedenleriyle, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğunun kabul edilmesi gerekeceği- Borçlu ve üçüncü kişi arasında noterde düzenlenmiş aracı ihracatçı sözleşmesi uyarınca borçlunun ihracatlarda aracılık edecek, ihraç edilecek menkullerin yüklenmesi sırasında bir temsilci hazır bulundurabileceği, haciz sırasında borçlu yetkilisinin anılan sözleşme gereği haciz mahallinde olduğunun ve evraklar üzerinde adının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği, borçlu ve üçüncü kişi ortakları arasında organik bağın bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin takibe dayanak borcun doğumundan yaklaşık iki yıl önce kurulduğu, bu bilgiler ışığında alacaklının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekeceği-

        8. HD. 11.06.2019 T. 9819/5703

    Üçüncü kişinin sicil adresinde yapılan haciz anında borçlu şirket yetkilisi olmadığı gibi borçluya ait herhangi bir belge de bulunmadığından, İİK’nin 97/a maddesinde belirtilen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi şirket lehine olduğunun kabulü gerekeceği- Her ne kadar adı geçen kişi hem borçlu şirketin hem de üçüncü kişi şirketin kurucularından ise de söz konusu kişinin borçlu şirketteki hisselerini devrederek borçlu şirketten ayrıldığı, borçlu şirketteki yönetim kurulu başkanlığının, borcun doğumundan önceki tarihler içerisinde olduğu göz önüne alındığında, alacaklı vekilinin organik bağ ve muvazaa iddiasını ispat edemediğinin kabulü gerekeceği, bunun yanında üçüncü kişinin sunduğu deliller ile de lehine olan mülkiyet karinesini daha da güçlendirdiği nazara alındığında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 11.06.2019 T. 12131/5678

    Vergi Dairesi cevabı uyarınca borçlunun haciz adresinde hala faaliyette bulunması, borçlunun hazır bulunduğu haciz sırasında üçüncü kişi şirket unvanının bulunduğu borçlu adına düzenlenmiş kartvizitin ve üçüncü kişi şirketin düzenlediği borçlunun adı ve kaşesinin bulunduğu dava dışı kişi adına düzenlenen faturanın bulunmuş olması nedeniyle, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekeceği, davacı üçüncü kişinin kanıt olarak kira sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve fatura sunduğu, sunulan sözleşmelerin adi yazılı olup, haciz adresine ilişkin olmadığı, ayırt edici özelliği olmayan mahcuzlar yönünden de sunulan faturanın istihkak davalarında ispat için yeterli ve güçlü delil teşkil etmeyeceği ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 11.06.2019 T. 3031/5702

    Haciz esnasında çıkan olaylara ilişkin olarak kolluk tarafından beyanına başvurulan borçlunun eşinin adres olarak üçüncü kişinin haciz tutanağına geçen beyanının aksine, haciz adresi köyü bildirdiği, bunun yanı sıra üçüncü kişinin duruşmada alınan beyanının aksine üçüncü kişinin kendisini arayarak kendi eşi çalıştığı için fındıkları kurutmasını istediğini, icra memuruna fındıkların üçüncü kişiye ait olduğunu söylediğini, alacaklı aksini iddia edince üçüncü kişiyi çağırarak “fındık senin değil mi” diye sorduğunu, bunun üzerine üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu beyan ettiği, tüm bunlardan ayrı olarak borçlu ile üçüncü kişi arasında kardeşlik gibi yakın akrabalık bağının olduğu anlaşıldığından, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekeceği, bu yasal karinenin aksinin davalı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-

        8. HD. 22.05.2019 T. 11572/5424

    Mahkemece, davanın esasına yönelik bir karar verilmeden önce, dava konusu haczin tam olarak nerede yapıldığı, açık adresinin net olarak belirlenmesi, haczin yapıldığı yerin borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adres olup olmadığı gerektiğinde yerinde yapılacak inceleme ile hacze katılan icra memurunun tanıklığı ile belirlenerek, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun tespiti ve sunulan delillerin de buna göre değerlendirilmesi gerekeceği-

        8. HD. 15.05.2019 T. 11009/5094

    Borçlu, üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılan haciz adresinde hazır ise de aynı zamanda ödeme emrini icra dairesinde tebliğ alıp, sürelerden feragat ederek takibi kesinleştirerek alacaklı lehine davranmış olması nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu lehine kurulmasının doğru olmadığı, haciz üçüncü kişinin sicil adresinde yapıldığından, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğunun kabul edilmesi gerekeceği-

        8. HD. 14.05.2019 T. 10800/5033

    Üçüncü kişi vekilinin, hacze konu menkul malların borçlu şirketten satın alındığını belirterek buna ilişkin faturalar sunduğu, bunun dışında üçüncü kişi şirketin ticari defter ve kayıtları ile ödemeye ilişkin şirket kayıtlarına, bilirkişi incelemesine dayandığı, bu durumda mahkemece borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, sunulan faturaların defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ticari defterlerde mahcuz mallara ilişkin ödemenin olup olmadığı, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olup olmadığı, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmak suretiyle usulüne uygun olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyadaki mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 14.05.2019 T. 2102/4988

    Dava konusu haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, borçlunun huzurunda, borçlunun yaşadığı evin avlusunda yapıldığından; İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu- Üçüncü kişi tarafından dosyaya delil olarak sunulan belgelerden, üçüncü kişinin 2011 yılında Köseler Köyünde hayvancılığa başladığı ve üçüncü kişi adına tanzim edilen hayvanlara ait nakil belgelerinde yazılı keçilerin kulak küpeleri ile hacze konu keçilerin kulak küpelerinin çoğunun uyumlu olduğu da görüldüğünden, ispat külfeti altındaki üçüncü kişinin karinenin aksini ispatladığı-

        8. HD. 09.05.2019 T. 2670/4814

    Mahkemece, üçüncü kişi vekilinin, borçlu şirket ortağının hacizden hemen önce haciz mahalline çay içmek bahanesiyle geldiği, hacizde bulunan klasörün bu sırada bırakıldığı, borçlu ile faaliyette bulunulan alanın tek numarası olduğu, ancak büyük olması nedeniyle bölmelere ayrılarak kullanılmakta olduğu, başka firmaların da diğer bölmeleri kullandığı ve numara almak üzere ilgili başvurular yapıldığı, elektrik ve su aboneliklerinin bu yüzden sadece borçlu adına olduğu, bulunulan bölgedeki çoğu şirketin faaliyet konularının aynı olduğuna dair iddiaları değerlendirilerek; dosya kapsamındaki belgelerden üçüncü kişinin kuruluş tarihinin borcun doğumundan önce olması, borçlu şirket ortakları ile aralarında bağ bulunmamasının anlaşılmasına göre; haciz mahallinde keşif yapılmak suretiyle borçlu ve üçüncü kişinin haciz sırasındaki faaliyet alanlarının krokisi çizilip, ayrı alanlarda faaliyet gösterip göstermediklerinin net olarak tespit edildikten sonra, üçüncü kişinin sunduğu gümrük beyannameleri, üçüncü kişi defterleri ve mahcuzlar üzerinde bilirkişi aracılığıyla defterde kaydının olup olmadığı, seri numaralarının aynı olup olmadığı hususlarında inceleme yapılarak dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 07.05.2019 T. 10241/4696

    8. HD. 07.05.2019 T. E: 2016/8866, K: 4670-

        8. HD. 07.05.2019 T. 8866/4670

    İstihkak davalarının, icra takip dosyaları ile sıkı şekilde bağlantılı olduğu, dava dilekçesi ve duruşma gününün, takip dosyasını takip eden ve hacizde alacaklı vekili olarak hazır bulunan vekile tebliğ edilmesi gerekirken, davalı asile tebliğ edilmesinin hatalı olduğu- Borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli veya borçlunun duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı- Haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nın 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumunun belirlenmediğinden bahisle davaya katılmasının gerektiği-

        8. HD. 02.05.2019 T. 9677/4518

    Dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; üçüncü kişi şirket borcun doğumundan hatta takip talebinden sonra kurulmuş olup, üçüncü kişi şirket yetkilisi ve hisse devir tarihi itibari ile üçüncü kişi ortağı olan kişi, borçlunun eşi olduğu gibi, borçlu şirkette de ortak iken, 5.4.2012'de hisselerini eşi olan kişiye devrederek ortaklıktan ayrıldığı, hisse devrinin yapıldığı tarihin, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıdığı, ayrıca, 5.4.2012 tarihli ticaret sicil kayıtlarına göre, borçlu şirkette, borçluyu vekaleten temsil eden kişi aynı zamanda üçüncü kişi şirketin ortağı iken, 7.11.2012 tarihinde hisselerini başka bir kişiye devrettiği, bu durumda, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu-

        8. HD. 02.05.2019 T. 2103/4516

    İlamda borçlu olarak gözükmemesine, ve hakkında yapılmış takip olmamasına rağmen, haciz tutanağında, herhangi dayanak olmadan borçlu olarak gösterilen davacı üçüncü kişi hakkında "borçlu sıfatı ile haciz" yapılmasının hatalı olduğu- Davacı üçüncü kişi hakkında yapılmış bir takip bulunmadığından bahisle, hakkında geçerli bir haczin varlığından bahsedilemeyeceği- Davanın ön koşul yokluğundan reddinin gerektiği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 7379/4254

    Dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz mahallinde bulunan elektrik faturasının, tek başına muvazaanın varlığının ispatı için yeterli olmadığı- Dava konusu hacizden önce, başka bir adreste gerçekleştirilen hacizde hazır bulunan kişi tarafından, borçlunun patronu olduğu ve adresin ona ait olmakla beraber şu an ödeme gücü olmadığının beyan edilmesi karşısında, borçlunun başka bir adreste faal olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği-

        8. HD. 16.04.2019 T. 9146/4152

    Haciz işlemi, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste gerçekleştirilmiş olup; mahcuzların ilk defa, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste, borçlunun huzurunda haczedildiği ve borçluya yediemin olarak bırakıldığı, borçlunun mahcuzları dava dışı başka bir kişiye ait adrese taşıdığı, taşınma esnasında etiketlerinin söküldüğünü beyan ettiği, borçlunun bildirdiği adrese gidildiğinde, mahcuzların bulunamadığı, dava konusu haciz esnasında, borçlu elinde haczedilen iki adet makinenin tespit edilerek haczedildiği, aynı adrese muhafaza işlemi için gidildiği, haciz tutanağı içeriğine göre borçlunun muhafaza işlemi esnasında haciz adresinde hazır olduğu ve yapılan işleme bir diyeceğinin olmadığını beyan ettiğinin anlaşıldığı- İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu- Karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Borcun doğum tarihinden sonra düzenlenen ve ayırt edici özelliği bulunmayan faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 10.04.2019 T. 333/3966

    Borçlu ile üçüncü kişinin kardeş olduğu, haciz mahallinde hazır bulunan üçüncü kişinin, borçlu ve eşinin ortak oldukları dava dışı şirketin eski ortağı olduğu, haciz esnasında ise üçüncü kişi tarafından işletilen mağazanın panosunda “Timber Jack” markasının yazılı olduğu, bu markaya ilişkin lisans sözleşmesinin ise borçlu ile imzalandığı, borçlunun haciz adresinden farklı olarak, işlettiği mağazayı muvazaalı olarak çalışanına devrettiği iddiası ile başka bir alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne ilişkin kararın onandığı- Mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, davanın İİK'nin 99.maddesi gereğince alacaklı tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı -Karinenin aksinin davalı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Davalı üçüncü kişinin dayandığı, borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş, ayırt edici özelliği olmayan fatura, adi yazılı kira sözleşmesi ve vergi levhasının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı

        8. HD. 10.04.2019 T. 9791/3964

    Borçluya ait evin ağılında üçüncü kişi olan borçlunun eşinin huzurunda haciz işleminin gerçekleştirildiği, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu- İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin, delil olarak işletme tescil belgesine, hayvanların kulak küpe numaralarına ve Tarım Kredi Kooperatifinden çekilen kredi belgelerine dayandığı, hacze konu hayvanların kulak küpe numaraları işletme belgesinde kayıtlı ise de, anılan belgelerin, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmediği, kaldı ki; sunulan belgelerin takibe konu borcun doğum tarihinden sonra oluşturulduğu- Mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin gerektiği-

        8. HD. 09.04.2019 T. 10242/3888

    Haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz adresinin üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğu, haciz esnasında borçluya ait güncel evraka rastlanmadığı,davacı üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğu, borcun doğum tarihinden öncesinde yapılan hisse devirleri sonucunda, borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağın olmadığı- Borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır bulunmasının, tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli görülmediği- Mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK'nin 97 maddesi gereğince 3. kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı- Mülkiyet karinesinin aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Alacaklı tarafından delil olarak gösterilen icra dosyası, haciz tutanağı ve ticaret sicil kayıtlarının mülkiyet karinesinin aksini ispat için yeterli olmadığı-

        8. HD. 03.04.2019 T. 8596/3653

    İhtiyati haciz kararının infazı için borçlunun, takip dayanağı bonoda yer alan adresine gidildiği, haciz esnasında hazır olan borçlunun, evinin bahçesinde bulunan bir adet şap makinesinin üçüncü kişiye ait olduğunu, kendisinin de benzer bir makineye sahip iken sattığını, üçüncü kişinin işini yaptığı için makinenin emaneten kendisinde bulunduğunu beyan ettiği- İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Davacının dayandığı, ayırt edici özelliği bulunmayan faturanın mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı- Mahkemenin, mahcuzun seri numarası, üretim yılı ve modeli açıkça yazılı olmasına rağmen, ayırt edici özelliği bulunmayan, düzenleyen şirketin kapanış tasdiki bulunmayan, üçüncü kişinin ise açılış tasdikinin yapılıp yapılmadığı belli olmayan defterlerinde kayıtlı fatura uyarınca, davanın kabulü yönündeki kararının hatalı olduğu-

        8. HD. 03.04.2019 T. 9787/3612

    Her ne kadar dava konusu haciz borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste yapılmış ise de, İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar muteber olan dava konusu haciz tutanağı içeriğine göre, komşu tekstil firması görevlisinin borçlu şirketin adresinin gelinen yer olduğunu beyan ettiği,evrak araştırmasında borçlu şirketin ve yetkilisinin isimlerinin yazılı olduğu, 110 adet kartvizit, borçlu şirket adına çıkarılan tebligat evrakları ve mahkeme kararlarının bulunduğu, haciz esnasında hazır bulunan üçüncü kişi şirket yetkilisinin, borçlu firma ile olan kişisel ve ticari hukukları nedeni ile yetkilisinin adrese geldiğini ve bilgisayarları kullandığını, bu nedenle bu evrakları unutmuş olabileceğini beyan etmesine rağmen, davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde evrak araştırması sırasında bulunan kartvizitlerin, gelen müşterilere verilmesi amacı ile borçlu şirketçe verildiğini beyan ettiği, tüm bunların yanı sıra haciz mahallinde borçlu şirketin etiketlerini taşıyan tekstil ürünlerinin görülmesi üzerine üçüncü kişi şirket yetkilisinin bunların borca karşılık alınan mallar olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekeceği, bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, davacı üçüncü kişinin dayandığı ayırt edici özelliği olmayan faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı, bu belgelerin istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyecekleri-

        8. HD. 03.04.2019 T. 470/3611

    Üçüncü kişi adresinde yapılan hacizde haciz adresine ilişkin TAPDK tarafından üçüncü kişi adına ve haciz adresine düzenlenen tütün mamülü perakende satış belgesinin ve vergi levhasının, belediye işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmuş olması bununla birlikte borçlu adına düzenlenmiş hacizden yaklaşık bir yıl öncesine ait kredi kartı ekstresinin bulunması, borçlunun haciz mahallini terk etmiş olması nedenleriyle İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğunun kabulü gerektiği- Yasal karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Davacı alacaklı tarafından borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amaçlı olarak alacağından feragat ettiği icra dosyası, hacizde bulunan borçluya ait güncel olmayan kredi kartı ekstresi, borçlunun üçüncü kişiye sattığı hisseli gayrimenkul satış evrakı borçlu ile üçüncü kişi arasındaki muvazaa iddiasının ispatı için yeterli ve güçlü delil teşkil etmeyeceği ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 02.04.2019 T. 9118/3548

    Basit yargılama usulüne tabi olan istihkak davasında davacı yönünden delil gösterme süresinin dava dilekçesinin sunulması ile sona erdiği- Borçlu adına gönderilen ödeme emrinin hacizden bir gün sonra, haciz adresinde birlikte çalışan işçi imzasına tebliğ edildiği, haciz mahallinde borçluya ait evrakların bulunduğu, bu durumda İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğu, ispat külfeti altında olan üçüncü kişi tarafından dayanılan deliller karinenin aksinin ispatı için yeterli olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 02.04.2019 T. 8497/3510

    Haczin, davacı üçüncü kişi şirketin ticaret siciline tescilli olan adresinde yapıldığı, icra takibinin, 30.08.2014 ve 02.09.2014 tanzim tarihli bonolara dayandığı, borçlunun, üçüncü kişi şirketteki hisselerini borcun doğumundan önce 21.02.2012 tarihinde devrederek, üçüncü kişi şirketten ayrıldığı, bu durumda İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olup, haciz mahallinde bulunan 2014 tarihli evrakların da borçlu adına olmayıp borçlunun kurucusu olduğu iddia edilen ....... Boru şirketine ait olduğu gözetildiğinde, bulunan evrakların yasal karinenin aksinin ispatı için yeterli olmadığı dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 26.03.2019 T. 5400/3207

    İcra emrinin borçlu şirkete 05.06.2014 tarihinde davalı üçüncü kişi imzasına tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese 27.06.2014 tarihinde, hacze gidildiği ve haciz tutanağında “...adresin kısmen taşınmış/taşınmak üzere...” olduğu tespiti yapılmış ve çevreden sorulması üzerine caddenin karşısına taşındığının öğrenildiği, bu adreste dava konusu haczin gerçekleştiği, icra emri tebligatının davalı üçüncü kişi tarafından alınması, haciz mahallinde borçluya ait güncel evrakların bulunmuş olması dikkate alındığında, somut olayda İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olup, üçüncü kişi tarafından istihkak iddiası ile birlikte sunulan bayilik sözleşmesi ve faturaların yasal mülkiyet karinenin aksinin ispatı için yeterli olmadığı-

        8. HD. 26.03.2019 T. 8941/3208

    Her ne kadar ödeme emri borçluya haciz adresinde tebliğ edilmemiş ise de, borçlunun haciz esnasında hazır olduğu, iş yeri ile ilgisinin olmadığını beyan ettikten sonra “ne yaparsanız yapın” diyerek haciz adresini terk ettiği, üçüncü kişi şirketin tek ortağının borçlunun eşi olduğu, üçüncü kişi şirketçe borçluya şirketi temsil hususunda taşınmaz alım-satımı ve bankadan para çekme yetkilerini de içeren geniş kapsamlı vekaletname verildiği, bu kapsamda İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 8239/3063

    Mahkemece, davanın esasına yönelik bir karar verilmeden önce, "dava konusu haczin yapıldığı adresin haciz tutanağına doğru yazılıp yazılmadığı, haczin tam olarak nerede yapıldığı, haczin borçlu şirketlere ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılıp yapılmadığı" gerektiğinde yerinde yapılacak inceleme ile hacze katılan icra memurunun tanıklığı ile belirlenerek, mülkiyet karinesinin (İİK. mad. 97/a) kimin yararına olduğunun tespiti ile sunulan delillerin de buna göre değerlendirilmesi gerektiği- Davacı üçüncü kişi hacze konu malları devraldığına ilişkin adi yazılı eşya devir sözleşmesi ile fatura ve ödeme dekontları sunmuş olup, bilirkişi deliline dayandığı, yine davalı alacaklı vekilinin de borçlu ile üçüncü kişi arasında yapıldığı iddia edilen devrin ve devir bedelinin ödenip ödenmediğinin kontrolü açısından bilirkişi deliline dayandığı ayrıca davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem yapıldığı iddia edildiğine göre, davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı üçüncü kişi ile borçlunun tutması zorunlu ticari defterler getirtilerek aralarında daha öncesinde ticari bir ilişki bulunup bulunmadığı, mahcuzların ticari defterlerde (açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak) kayıtlı olup olmadığı, ödemelerin yapılıp yapılmadığı, haczedilen mahcuzların davacının dayandığı faturalarda ve adi yazılı eşya devir sözleşmesinde belirtilen menkuller olup olmadığının saptanması, yine davacı, menkullerin öncesinde borçlu şirkete ait iken diğer borçlu şirkete satıldığını iddia ettiğine göre, defter kayıtlarına göre bu iddianın doğruluğunun kontrolünün sağlanması, bu hususların yapılan ödemeler, vergi ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, ayrıca borçlu şirketlerin ilk kuruluşlarından itibaren tüm ortakları ile hisse devirlerini ve faaliyet adreslerini gösterir ticaret sicil kayıt örnekleri getirtilerek, şirket ortak ve yetkilileri ile üçüncü kişi arasında organik bağ olup olmadığı, ayrıca faaliyet alanlarının hacze konu mallarla ilgili olup olmadığının açıkça saptanması, bu doğrultuda toplanacak delillerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 20.03.2019 T. 847/2965
        8. HD. 20.03.2019 T. 8655/2966

    Davacı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, tapu kaydı, Kredi Kayıt Bürosu kayıtları ve tanık beyanının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 13.03.2019 T. 1407/2665

    Dava konusu haciz adresi ile borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresinin farklı olduğu, yine haciz esnasında borçlu şirket yetkilileri hazır olmadığı gibi, borçlu şirketin haciz adresinde faaliyette bulunduğuna dair bir delil elde edilemediği anlaşıldığından, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararına olup, karinenin aksinin alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekeceği, alacaklı ispat vasıtası olarak cevap dilekçesinde üçüncü kişinin ticari defterlerine dayanmış olmasına rağmen, davacı tarafından sunulan faturanın defterde kayıtlı olup olmadığı araştırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-

        8. HD. 12.03.2019 T. 926/2533

    Dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği veya dayanak senette geçen adreste yapılmadığı, haczin borçlunun icra müdürlüğüne yönelttiği dilekçesinde kendisine ait malların bulunduğunu belirttiği adreste, davalı üçüncü kişinin şantiyesinde yapıldığı, buna göre, mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, ne var ki, davacı alacaklı, borçlu ile üçüncü kişi arasında yapıldığı iddia edilen taşeronluk sözleşmesini sunmadığı gibi delil olarak dayandığı borcun doğumundan sonraya ait ayırtedici özelliği bulunmayan faturaların karinenin aksini ispata yeterli görülmediği-

        8. HD. 06.03.2019 T. 6705/2375

    İstihkak davalarında geçerli bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu ve mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceği-

        8. HD. 06.03.2019 T. 7400/2374

    Davalı üçüncü kişi tarafından dayanılan tanık delilinin istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyecekleri ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 05.03.2019 T. 894/2272

    Dava konusu haczin takip dayanağı iş mahkemesi ilamında da yer alan borçlu şirket adresinde 09.07.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, aynı adreste 05.12.2014 ve 25.12.2014 tarihlerinde gerçekleştirilen hacizler esnasında borçlu şirket yetkilisinin hazır olduğu, davacı üçüncü kişinin ise haciz adresinde 12.02.2015 tarihinde borçlu şirket ile aynı alanda faaliyete başladığı, 25.12.2014 tarihinde haczedilen makinelerin hali hazırda üçüncü kişi tarafından kullanılmaya devam edildiği, borçlu şirketin haciz adresinde çalışan dört işçisinin üçüncü kişinin yanında çalışmaya devam ettiği, tüm bunların yanı sıra haciz tarihi itibarıyla yirmi yaşında üniversite öğrencisi olan üçüncü kişi ile borçlu şirket yetkilisi arasında akrabalık bağı bulunduğu, bu kapsamda İİK 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davacı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği-

        8. HD. 20.02.2019 T. 6692/1725

    Haciz esnasında borçlu şirket yetkilisi hazırsa da, haciz adresinin üçüncü kişinin yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı şirketin merkez adresi olduğu, üçüncü kişi tarafından borçlu şirket yetkilisi ve dava dışı kiracı aleyhine yapılan suç duyurusu üzerine ceza dosyasında savunması alınan borçlu şirket yetkilisinin "diğer sanığı tanıdığını, borçlu olduğu firmanın kendisini çağırdığını, bu malları sakladığını iddia ettiklerini, kendisinin buna karşı çıktığını, sadece mahcuzların üzerinde ... markası yazılı olduğu için icra müdürüne bu malların onların malı olduğunu söylediğini", dava dışı kiracının ise savunmasında, "üçüncü kişinin deposunu kiraladığını, kiraya karşılık bir miktar mal bıraktığını" beyan ettiği, yine alacaklı tarafça açıkça karşı koyulmadığı üzere haciz adresi deponun dava dışı şirketin giriş katında olup, kamyonların mal alıp boşalttıkları büyük bir kapısının olduğu anlaşıldığından, haciz adresinin yapısı ve borçlu şirket yetkilisinin ceza dosyasında alınan savunmasında borçlusu olduğu firmanın çağrısı üzerine haciz adresine gittiği beyanı birlikte nazara alındığında borçlu şirket yetkilisinin haciz esnasında hazır olmasının tek başına, mülkiyet karinesinin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmadığı, somut olayda mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup davanın İİK m. 96 gereğince üçüncü kişi tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği-

        8. HD. 20.02.2019 T. 6281/1721

    Her ne kadar borçlu şirket adına çıkarılan ödeme emri haciz adresinde tebliğ edilmemiş ise de; üçüncü kişi şirketin 31.12.2013 tarihinde haciz adresinde kurulduğu, borçlu şirketin ise 24.01.2014 tarihinde haciz adresinden taşındığı, bu bilgilere göre her iki şirketin borcun doğum tarihinden sonra haciz adresinde belli bir süre birlikte faaliyet gösterdikleri, üçüncü kişi şirketin tek ortağı olan doktorun borçlu şirket çalışanı iken üçüncü kişi şirketin kuruluş tarihinden sonra 31.01.2014 tarihinde işten ayrıldığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasındaki demirbaş satımına ilişkin fatura tarihleri 13.01.2014 olup 18 adet faturanın toplam tutarının 941.008,46 TL olduğu, SGK kayıtları uyarınca borçlu şirketçe 29.01.2014 tarihinde haciz adresi tıp merkezinin üçüncü kişi şirkete devredildiğinin beyan edildiği, üçüncü kişi şirketin 02.02.2014 tarihi itibarıyla toplam 31 çalışanı olduğu, bu çalışanlardan 25 tanesinin 31.01.2014 tarihinde borçlu şirketten çıkışlarının yapılıp 01.02.2014 tarihinde üçüncü kişi şirkette çalışmaya başladıkları, yine üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışan 44 doktordan 15 tanesinin öncesinde borçlu şirkette çalıştıkları, haciz adresine ilişkin olarak üçüncü kişi adına düzenlenen 26.03.2014 tarihli ruhsatnamede yazılı olan telefon numarasının borçlu şirket tarafından üçüncü kişi şirkete kesilen faturalar üzerinde borçlu şirket telefon numarası olarak yer aldığı anlaşıldığından, İİK 97/a maddesinde düzenlenen karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, davanın İİK m. 99 gereğince alacaklı tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı- İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip davalı üçüncü kişinin, karinenin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla, bu koşullarda, istihkak iddiasının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı olarak ileri sürüldüğünün ve muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği, bu nedenlerle mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 20.02.2019 T. 326/1723

    Dava konusu haciz, davalı üçüncü kişinin adresinde ve borçlunun yokluğunda yapılmış olup, haciz mahallinde borçluya ait evrak da bulunmadığından mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup, karinenin aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, alacaklı vekili menkullerin borçlu tarafından başka takip dosyasında icra edilen hacizde, haciz dışında bırakılmasına sebebiyet vererek, İstanbul iline kaçırıldığını mahcuzların borçluya ait olduğunu iddia ettiğine göre mahkemece üçüncü kişi ve borçlunun satışa ilişkin ödeme belgeleri, defter kayıtları ile dosyadaki mevcut delillerin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 19.02.2019 T. 6333/1621

    Borçlu adına çıkartılan ödeme emrinin borçlu haciz adresinden ayrılmasına rağmen, borçlunun sigortalı çalışanına haciz adresinde tebliğ edildiği, ayrıca, davalı 3. kişi şirketin, borcun doğumundan sonra kurulduğu, borçlu ile davalı 3.kişi şirketin faaliyet alanlarının da aynı olduğu, buna göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davanın İİK m. 99 gereğince alacaklı tarafından açılmasının, ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği- Davalı 3. kişinin dayandığı, borcun doğumundan sonraya ilişkin adi yazılı kira sözleşmesinin mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 13.02.2019 T. 6033/1413

    Bozma ilamı gereğince yasal karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, yine bozma ilamında ispat külfetinin davacı üçüncü kişide olduğunun belirtildiği, taraflar arasında haciz yapılan işyerinin kiralandığı noktasında bir nizanın olmadığı, ancak mahcuzların kiralama ilişkisi ile borçluya kiralandığının; kapasite raporu ile sunulan faturaların ayırt edici özelliğinin olmaması, bozma kararı ile incelenmesine işaret edilen ticari defterlerin davacı tarafından ibraz edilmemiş olması nedeniyle ispatlanamadığı, bu durumda; mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu ve mahcuz malların borçluya ait olduğunun alacaklı tarafından kesin deliller ile ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı-

        8. HD. 12.02.2019 T. 246/1335

    Dava konusu haczin, borçlunun huzurunda yapıldığı, davacı 3. kişi, borçlunun oğlu olduğundan, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği- Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermeye yeterli olmadığı, bu nedenle; davacı 3. kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek, makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine, davacı vekilinin delil olarak dayandığı faturaların dip koçanları ile sevk irsaliyeleri üzerinde inceleme yaptırılmak sureti ile, haczedilen mahcuzların davacının dayandığı faturalarda belirtilen menkul olup olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususları ile yapılan ödemeler ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dosyada bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 06.02.2019 T. 16265/1081

    Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi, haciz sırasında borçlu şirket ortağı veya yetkilisinin hazır olmadığı, borçluya ait herhangi bir belgenin de bulunmadığı, haczin üçüncü kişi şirketler ortağı ....... huzurunda yapıldığı, üçüncü kişi şirketler borcun doğumundan çok önce 1991 ve 1994 yıllarında kuruldukları gibi kurucu ortaklarından .......... borçlu şirket ortağı ........'ın babası olup; 09.03.2005 tarihinde ölümü ile miras hissesi nedeniyle ...........'ın üçüncü kişi şirketlerde pay sahibi olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, buna göre mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, davalı alacaklı vekilince her ne kadar taraflar arasındaki organik bağa dayanılmış ise de borçlu şirket ortağı .........’in üçüncü kişi şirketlerde miras nedeniyle pay sahibi olmasının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 05.02.2019 T. 13115/984

    Davacı tanıklarının beyanlarının diğer delillerle teyit edilmemesi nedeniyle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği- Alacaklı vekili, "fabrika binasının satışının muvazaalı olduğunu" iddia etmiş olup sunduğu deliller ile, borçlu şirket ile dava dışı Ltd. Şti. arasında organik bağ olduğu kabul edilse de, davalı alacaklı vekili tarafından, davacı 3. kişi ile borçlu şirket veya dava Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğuna dair herhangi bir bilgi veya belge dosyaya sunulmamış olup, davacı 3. kişi, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olan karinenin aksini yeterli ve güçlü delillerle ispat edemediğinden, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine reddine yönelik hüküm kurulmasının doğru olmadığı-

        8. HD. 16.01.2019 T. 3911/468

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2413
  • Tşk.Sayısı: 138
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Ynt: İstihkak İşlemlerine İlişkin Yargı Kararları
« Yanıtla #2 : 11 Şubat 2021, 11:08:27 »

    Hacizde İİK m. 97 ve 99 uygulanmasına yönelik şikayet taleplerine ilişkin verilen ilk derece mahkemesi kararlarında istinaf ve temyiz yolu açık olduğu- İcra müdürlüğünce haczin İİK m. 97 uyarınca yapılmasına karar verilip, prosedür gereği dosyanın icra mahkemesine, takibin devamı ya da durdurulması konusunda bir karar verilmesi için gönderildiğinde, icra mahkemesince yapılacak değerlendirmede, haczin İİK m. 99 uyarınca yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, icra müdürlüğünün talebinin reddi ile İİK. m. 99 uyarınca işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 09.12.2020 T. 3367/8051

    Hazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olmadığı-

        12. HD. 12.10.2020 T. 1080/8481

    Yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nin 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, borçlunun davalı sıfatı ile istihkak iddiasının reddine ilişkin davaya katılmasının sağlanması gerektiği-

        8. HD. 08.07.2020 T. 15742/4638

    Mahkemece, davacıya usulüne uygun, ihtarlı, kesin süre verilmesine ilişkin ara karar oluşturularak tebliği gerekirken; tensip zaptının 3. maddesi ile ikmal edilecek harç miktarı detaylı ve eksiksiz bir şekilde tespit edilmeksizin usulüne uygun olmayan ara karar oluşturularak ve tensip zaptı davacı alacaklıya tebliğ edilmeyerek karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-

        8. HD. 08.07.2020 T. 1623/4701

    Üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına, birleşen dava ise alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine-

        8. HD. 07.07.2020 T. 2045/4575

    Alacaklının İİK'nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine-

        8. HD. 07.07.2020 T. 4088/4571

    İİK mad. 99'a dayalı davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır, istihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılamayacağı- Somut olayda, dava konusu yapılan haciz sırasında üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi şirketin ortağı ya da yetkili temsilcisi olmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalı üçüncü kişi şirket tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığı, o halde, avacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı-

        8. HD. 01.07.2020 T. 1303/4335

    Üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açılması için 7 günlük sürenin, "asıl icra dairesi" yerine, yetkili olmayan "talimat icra dairesi" tarafından verilmesi hatalı olup davacı-alacaklının şikayeti sonucunda bu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, istihkak iddiası, huzurunda yapılan davacı-alacaklı da İİK. mad. 99. maddesi uyarınca istihkak davası açma imkanına sahip olduğu halde, bu yola başvurmadığından, "haczedilen hayvanların bulunamaması nedeniyle yeniden haciz uygulanamadığını" belirterek icra memurunun kusurlu eylemi nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi istemine ilişkin davada, davacı-alacaklının da kusurlu davrandığı, hüküm altına alınan miktar üzerinden davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiği-

        4. HD. 01.07.2020 T. 2543/2461

    İstihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olarak açtığı davada, alacaklı "davalı üçüncü kişi ile davalı borçlu arasında yapıldığı ileri sürülen franchising sözleşmesinin muvazaalı olduğunu" ileri sürerek ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesine dayandığından, ve davalı üçüncü kişi, "borçlu şirket ile aralarında franchising sözleşmesi olduğunu, franchise bedeli olarak 500.000 TL ödeme borcu altına girdiklerini ve borca karşılık 8 adet bono verilmekle, bu bonoların bedellerinin banka aracılığıyla ödendiğini bildirerek, dosyaya buna dair sözleşmesi, bono, dekont ve borçlu şirket tarafından üçüncü kişi şirket adına düzenlenen faturaları sunduğundan, HMK. mad. 31 uyarınca bu hususların açıklığa kavuşturulması adına borçlu şirket ve davalı üçüncü kişinin ticari defterlerinde sözleşmenin, faturaların ve ödemeye ilişkin kayıtların mevcut olup olmadığının tespiti için (açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) uzman bilirkişiden rapor alınması, davacı alacaklı tarafça ileri sürüldüğü üzere bu sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre istihkak iddiası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 01.07.2020 T. 15117/4343

    Dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, 3. kişi şirketin (11.12.2013 tarihinde) haciz adresinde kurulduğu, borçlunun ise (08.01.2014 tarihinde) haciz adresinden ayrıldığı, davacı alacaklı tarafça borçlu ile 3. kişi şirketin bir süre aynı adreste birlikte faaliyet gösterdikleri iddia olunmuş ise de, haciz adresine ilişkin (24.12.2013 tarihli) vergi yoklama fişi ile; (16.12.2013 tarihinde) iş yerinin tadilat ve yapı safhasında olduğunun, (24.12.2013 tarihi itibarıyla da) satış amaçlı emtianın raflarda hazır olduğunun tespit edildiği, dava konusu (05.06.2014 tarihli) hacizden önce aynı adreste yapılan haciz işlemleri esnasında borçluya ait evraka rastlanmadığı, dava konusu haciz esnasında ise iş yeri dışında kolilerin içerisinde borçluya ait kartvizitlerin bulunduğu, haciz esnasında hazır bulunan 3. kişi ve vekilince bulunan kartvizitlere ilişkin iş yeri kamera kayıtlarının incelenmesi talebi üzerine alacaklı vekilinin bu kartvizitlerin 3. bir kişi tarafından atılmış olma ihtimalinin bulunduğunu beyan ettiği, yine yargılama aşamasında beyanına başvurulan icra memurunun, kendisinden önce haciz mahalline giden alacaklı vekilince çalışanlar tarafından iş yerinden market arabasıyla çıkarılan evrak ve kutuların yan tarafa konulduğu söylenerek orayı aramasının talep edildiğini ve kartvizitleri orada görerek zapta geçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla, mülkiyet karinesi davalı 3. kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Borçlu ile 3. kişi şirketin bir kısım çalışanlarının aynı kişiler olması ve 3. kişi şirketin tek ortağının borçlunun eski çalışanının kardeşi olması tek başına karineyi tersine çevirmeye yeterli olmadığı- Davacı alacaklı tarafından delil olarak gösterilen takip dosyası, ticaret sicil ve SGK kayıtları mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı- Davacı alacaklı dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamasına rağmen, davacı tanıklarının beyanları da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu- Bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılamayacağı- İstihkak davalarında hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği-

        8. HD. 01.07.2020 T. 897/4334

    İflas Müdürlüğünün "ikinci alacaklılar toplantısında İİK. 228 uyarınca taraflarına istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verilmesine ilişkin" işlemine yönelik şikayet üzerine icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu-

        8. HD. 01.07.2020 T. 1230/4332

    Üçüncü kişinin memur muamelesini şikayet istemi-

        8. HD. 24.06.2020 T. 16224/3954

    Alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine-

        8. HD. 11.06.2020 T. 1253/3339

    Alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi talebine-

        8. HD. 10.06.2020 T. 966/3292

    Hacizde borçlu şirket ve yetkilisi adına çok sayıda güncel evrak bulunması ve bulunan evrakların bir kısmının borçlu şirketin haciz adresinde faaliyet gösterdiğine karine teşkil eder mahiyette olması, haciz mahallinde hazır bulunanın bir süre  hem borçlu hem de üçüncü kişi şirketin yetkilisi olması ve davacı üçüncü kişi şirketin ortağı olması; yine hacizde hazır bulunan diğer kişinin bir süre borçlu ve üçüncü kişi şirket ortağı olması ve kardeşlik durumu gözetildiğinden, İİK. mad 97/a uyarınca, (borçlu, dolayısıyla) alacaklı yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Haczedilen altınların muhafaza altına alınmayarak üçüncü kişi şirket yetkilisine yediemin olarak bırakılması halinde, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşulları gerçekleşmemiş olacağından, altınlar yönünden geçerli bir haczin söz konusu olmayacağı, ve bu nedenle, bu hacze ilişkin istihkak davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 04.03.2020 T. 13813/2166

    Davacı alacaklı vekilince, haczedilen menkullerin borçlu şirket tarafından davalı üçüncü kişiye işlenmek ve montajı yapılmak üzere bırakıldığı iddia edildiğine ve iş bu iddası borçlu şirket vekilince de desteklendiğine göre, davalı üçüncü kişi ile borçlu şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile inceleme yaptırılarak, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında öteden beri devam eden fason imalata ilişkin iş ilişkisi olup olmadığının; devam eden ticari bir ilişkileri bulunup bulunmadığının, fason imalat dolayısıyla ödeme yapılıp yapılmadığının, aynı anda başka firmalara da fason üretim yapılıp yapılmadığının saptanması; bunun yanında hacze konu mahcuzlarla ilgili olarak davalı üçüncü kişi tarafından sunulan fatura ve irsaliye belgelerinin ve bu belgelere istinaden varsa yapılan ödemelerin ticari defterlerde kaydının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; öte yandan konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak sureti ile sunulan faturalardaki malların hacizli mallara uygunluğu saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 19.02.2020 T. 15248/1586

    İİK'nin 97 ve 99.maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete yönelik kararlar İİK mad. 363 kapsamında olmayıp, kesin nitelikte oldukları-Dava dilekçesinde ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanlarından taleplerinin açıkça belirtildiği, herhangi bir terditli talepten bahsedilmediği bu nedenle, mahkemece sadece İİK'nin 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet hakkında bir karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği-

        8. HD. 20.01.2020 T. 10804/345

    İcra müdürünün haczin hangi maddeye göre yapılmış sayılacağına ilişkin kararı üzerine yapılan şikayet ile istihkak davasının aynı dava dilekçesinde "terditli dava" (HMK. mad. 111) şeklinde açılabileceği- Şekil ve aşama itibari ile usulüne uygun olmadan harç ikmali konusunda mahkemece verilen kesin sürenin hüküm doğurmayacağı-

        . HGK. 10.12.2019 T. 8-1917/1332

    Davalı üçüncü tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan ve misli eşyaya ilişkin fatura, yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, faturada yazan üçüncü kişi adresinin de haciz adresinden farklı bir adres olduğu, ayrıca, vergi levhasının da mülkiyet karinesinin aksinin ispata yeterli olmadığı, tüm bu olgular karşısında, alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 14.11.2019 T. 17498/10363

    Borçlu ve üçüncü kişi arasındaki ticari ilişkinin varlığı, taraflar arasında organik bağın bulunmadığı ve üçüncü kişi şirketin borç doğumundan çok önce 2007 yılında kurulduğu hususları birarada değerlendirildiğinde işyeri devrinin işbu ticari ilişkiden kaynaklandığı, buna göre, taraflar arasındaki devrin muvazaalı olduğunun alacaklı tarafından ispatlanamadığı-

        8. HD. 14.11.2019 T. 15714/10361

    Davalı üçüncü kişinin gerek davaya konu haciz sırasında gerekse de yargılama safahatındaki beyanlarında hacze konu makineleri kiraladığını beyan ettiği, o halde mahkemece, davalının mülkiyete dayalı istihkak iddiasında bulunmadığı kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiasının ise geçerli olmadığı nazara alınarak davalı yönünden pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin, diğer davalının hacizden itibaren 7 gün içinde icra dosyasına sunduğu dilekçeyle mülkiyet hakkına dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu gözetilmeksizin bu davalı yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 14.11.2019 T. 17702/10364

    İstihkak iddiasının, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı-

        8. HD. 07.11.2019 T. 15657/10061

    İstihkak iddia edilen menkuller üzerindeki haciz de kalkacağından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekeceği-

        8. HD. 07.11.2019 T. 11814/10065

    İcra Müdürü tarafından malın üçüncü kişi elinde iken haczedildiği değerlendirilerek İİK mad. 99 uyarınca alacaklı vekiline dava açmak üzere 7 günlük süre verilmiş olup eldeki davanın da süresi içerisinde açıldığı, İİK mad. 97 ise, malın borçlu elinde iken haczedilmesine yönelik bir düzenleme olup, üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davası ile ilgili olduğu, kaldı ki İİK'nin 97.maddesinde yazılı prosedür uygulanmadan üçüncü kişi tarafından doğrudan dava açılmasının da mümkün olduğu ancak yasada yer almayan gerekçeye dayanarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu-

        8. HD. 30.10.2019 T. 11851/9630

    Bankanın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz müzekkeresinin davalı Banka'ya tebliğ edildiği tarih itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruması ve Banka'nın herhangi bir riskinin bulunması durumunda bu miktarlar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi Banka'nın dava konusu hesaplar üzerinde rehin ve hapis hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği-

        8. HD. 24.10.2019 T. 13795/9526
        8. HD. 06.03.2019 T. 13349/2372

    Alacaklı tarafından açılan istihkak iddiasının reddi davasının reddine karar verildiği belirtilmiş olup, kararın 1 nolu hüküm fıkrasında 09.10.2014 tarihli hacze ilişkin alacaklının istihkak iddiasının reddi talebinin kabulüne, 2 nolu hüküm fıkrasında birleşen başka dosyada ki 25.2.2015 tarihli hacze ilişkin alacaklının istihkak iddiasının reddi talebinin reddine karar verildiği, hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşması nedeniyle kararın bozulması gerektiği-

        8. HD. 23.10.2019 T. 14425/9498

    Davacı alacaklı vekilince borçlu şirket adına kesilen irsaliyeli faturaların kargo şirketi aracılığıyla haciz adresine teslim edildiği iddia edilmekle, ilgili belgelerin kargo şirketinden temin edildikten sonra,davacı alacaklı, davalı üçüncü kişi ile borçlu şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtları üzerinde, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile inceleme yaptırılarak,taraflar arasında iddia edildiği şekli ile mal alış verişi olup olmadığı, alacaklı tarafça delil olarak dayanılan irsaliyeli faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı alacaklı tarafça borçlu şirket adına haciz adresine teslim edilen mal olup olmadığı saptanarak, dosyadaki mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 23.10.2019 T. 14271/9470

    Üçüncü kişi maktu harç yatırmak suretiyle yaptığı başvuruda, dilekçesinde açıkça İcra Müdürlüğü işleminin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini istediği talebin, şikayet başvurusuna ilişkin olmasına rağmen istihkak davası olarak nitelenmek suretiyle yargılama yapılması ve hüküm kurulmasının doğru olmadığı-

        8. HD. 22.10.2019 T. 4488/9373

    Haczin, borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu şirket ortak veya yetkilileri hazır olmadığı gibi, borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığı, Dosya kapsamında yer alan ticaret sicil ve vergi kaydına göre borçlu ve üçüncü kişinin faaliyet adresleri farklı olup, haciz üçüncü kişinin ticaret sicil adresinde gerçekleşmiş ve borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığı, bu durumda ispat yükü İİK'nin 99. maddesine göre davacı alacaklıda olup, davacı alacaklı tarafından üçüncü kişi yararına olan karinenin aksi güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğinden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 22.10.2019 T. 12717/9353

    Ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirket hakkında takip işlemlerine devam edilebilmesinin, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkün olduğu, bu kapsamda borçlu şirket ihya edilmeden yapılan takip işlemleri hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 17.10.2019 T. 13743/9180

    Mahkemece, üçüncü kişi şirketin ve borçlu şirketin tutması zorunlu ticari defterleri ile fatura ödemelerini gösterir banka kayıtlarının getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile üçüncü kişinin dayandığı faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği, fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı, bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, bundan sonra dosya içerisinde mevcut diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 17.10.2019 T. 13731/9181

    Davalı üçüncü kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan ayırt edici özellikleri olmayan faturaların yasal karinenin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 10.10.2019 T. 13611/8909

    İcra Müdürlüğünün kararı ile İİK mad.99 uyarınca davacı alacaklıya dava açmak üzere 7 gün süre verildiği, davanın karar tarihinden itibaren 7 gün içerisinde açıldığı, davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 10.10.2019 T. 13651/8908

    Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının bulunmadığı, bu nedenle davacı alacaklının İİK’nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 09.10.2019 T. 13299/8828

    Davalı üçüncü kişi Banka ile takip borçlusu arasında kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı üçüncü kişi Bankanın dayandığı rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte doğduğunun kabul edilmesi gerektiği bununla birlikte üçüncü kişi Bankanın borçlusuna karşı ileri sürebildiği rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını, borçlusunun alacaklısına karşı da ileri sürebilmesi mümkün olduğu- Bankanın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz kararının alındığı tarih itibarı ile kredi borcunun tamamının ödenmemiş olması, uzmanlık gerektiren bu durumun bilirkişi ya da bilirkişilere tespit ettirilmesi, belirlenen geri ödemesi yapılmamış kredi alacağı veya çek varsa bu miktar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi Bankanın dava konusu hesaplar üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği-

        8. HD. 03.10.2019 T. 12096/8509

    Haczin ödeme emrinin gönderildiği, ancak muhatabın adresten ayrıldığından bahisle tebliğ yapılamadığı adreste gerçekleştirildiği, haciz tutanağı içeriğine göre, evrak araştırmasında borçlu N. Süpermarket San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş irsaliye faturalarının bulunduğu, haciz sırasında hazır bulunan çalışanların işyerinin borçlu firmadan 2 ay kadar önce devir alındığını bildirmelerine rağmen, borçlu şirketin ünvanını barındıran irsaliye faturalarının haciz tarihine yakın bir tarihi içerdiği, ayrıca haciz yapılan mahaldeki market girişinde reklam ve isim tabelalarında “N. Süpermarketleri” ibaresinin yazılı olduğunun anlaşıldığı, borçlu haciz yapılan mahalde faaliyet gösterirken adres değişikliğine gidilmiş olup istihkak davasına konu takibin dayanağı çek adres değişikliği tarihinden ileri tarihli olup, uygulamada ileri tarihli çek keşide edilebildiği, davalı üçüncü kişinin, borçlu lehine olan karinenin aksini ispat edemediği-

        8. HD. 26.09.2019 T. 11934/8158

    Muhafaza işlemine yönelik şikayet üzerine verilen icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu-

        8. HD. 19.09.2019 T. 3230/7785

    Mahkemece haciz tutanağındaki adres ile borçlunun mernis adresinin aynı adresler olup olmadığı, mahcuz fındıkların hangi katta, nerede (ev içi, balkon, bahçe, ortak alan, harman vs…) haczedildiği hususunda gerekirse haczi yapan icra memurunun katılımı ile keşif yapılmak sureti ile araştırma yapılarak, bu şekilde elde edilen bilgilerin, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 18.09.2019 T. 4839/7737

    Dava konusu haciz her ne kadar dayanak senette geçen adreste yapılmış ise de; ödeme emrinin bu adreste borçluya tebliğ edilmediğinin, haciz adresinin halihazırda davalı üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğunun, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığının, borçlu adına belge bulunmadığının ve borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre, somut olayda mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği- Devredilen işletmede haciz yapılabilmesinin, devrin muvaazalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlı olduğu-

        8. HD. 18.09.2019 T. 4892/7735

    Dava konusu yapılan haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin üçüncü kişinin çalışanı olduğunun, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığının sabit olduğu, o halde davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 10.09.2019 T. 10373/7259

    İcra memurunun haczi istenen malın üçüncü kişiye ait olduğuna dair iddia üzerine haciz yapmaktan kaçınamayacağı, bu konu hakkında araştırma- inceleme yetkisine sahip olmadığı ve haciz yapıp yapmama konusunda takdir yetkisinin olmadığı- İstihkak iddiasına konu malın kime ait olduğunu inceleme, bu konuda karar verme yetkisi ve görevinin icra mahkemesine verildiği- İstihkak davasının, istihkak iddia edilen malların hacizden kurtulması için başvurulan bir dava olduğu- İstihkak davasının haczedilen malın borçlunun ya da üçüncü kişinin elinde bulunması ihtimaline göre farklı usullere tutulduğu- Haczedilen menkuller borçlunun elinde kabul edilip üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunup alacaklı veya borçlu buna itiraz ederse, istihkak iddiası ile ilgili icra mahkemesinin karar vereceği ancak haczedilen menkuller üçüncü kişinin elinde ise, istihkak iddiası icra müdürlüğünün alacaklıya istihkak davası açması için süre vereceği- İcra takibi sırasında haksız yere malı haczedilen üçüncü kişinin bu yüzden doğacak gerçek zararının ödetilmesi, İİK mad. 97 hükmü dışında genel hükümlere göre genel mahkemelerde açılabileceği ve ayrı bir dava ile isteyebileceği- İcra memurunun yetkisini aşarak haciz işlemi yapmaması halinin bir hakkın sebepsiz yere sürüncemede bırakılması niteliğinde olup süresiz şikâyete tabi olduğu-

        . HGK. 02.07.2019 T. 12-347/837

    İstihkak davalarının İİK'nun m.97 gereğince genel hükümlere göre görüleceği- 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabi olduğu- Maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe davaya devam edilmeyeceği-

        8. HD. 27.06.2019 T. 10857/6588

    İstihkak davasının dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği- İİK'nin 106. maddesinde menkul mallar için öngörülen altı aylık sürenin para alacakları yönünden hacizden itibaren paranın istenmesi için gerekli azami süre olarak kıyasen uygulanması gerektiği- Alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren altı aylık süre içinde paranın istenmesi keyfiyetinin yerine getirilmediği durumda para üzerindeki haczin kalkacağı- Öyleyse İstihkak davasının mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği-

        8. HD. 26.06.2019 T. 7843/6533

    İcra Müdürlüğünce üçüncü kişinin istihkak iddiası üzerine İİK'nin 97. maddesi gereğince istihkak iddiası hakkında varsa itirazlarını bildirmeleri için, varaka düzenlenerek alacaklı ve borçluya tebliğe gönderildiği, 17.07.2014 tarihinde alacaklı vekiline istihkak iddiasına ilişkin varakanın tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin yedi gün içinde davayı açtığı, ne var ki alacaklı vekiline istihkak iddiasının bildirilmesine yönelik tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu durumda alacaklının 23.07.2014 tarihinde açtığı eldeki dava ile istihkak iddiasına itiraz ettiğinin ve itirazın sürede olduğunun kabulü gerekeceği-

        8. HD. 25.06.2019 T. 9290/6448

    Temyize konu şikayet, İİK'nin 97. maddesi uyarınca yapılan haczin İİK'nin 99. maddesi uyarınca yapılması gerektiğine ilişkin olup, aynı Mahkemede görülen davanın ise istihkak iddiası nedeniyle takibin taliki veya devamına ilişkin olduğu, icra mahkemesince takibin devamına karar verilmesi, hacze ilişkin memur işleminin iptali için şikayet yoluna gidilmesine engel olmadığı gibi, ilgilinin bu şikayeti yapmasında hukuki yararının bulunmadığından da bahsedilemeyeceği-

        8. HD. 20.06.2019 T. 3372/6276

    Mahkemece, davacı alacaklı vekilince delil olarak gösterilen ilgili takip dosyaları ve mahkeme dosyalarının celbinden sonra, haciz adresinin netleştirilmesi, bu dosyalardaki adres ile haciz adresinin aynı yerler olup olmadığının tespiti için gerek görüldüğü takdirde eldeki davaya konu haczi gerçekleştiren icra memuru ile delil olarak dayanılan dosyalardaki hacizleri gerçekleştiren icra memurlarının yer göstermesi ve fen bilirkişisinin refakati ile mahallinde keşif yapılarak, Yargıtay denetimine olanak sağlama açısından keşif sırasında çekilen fotoğraf ve video görüntülerinin CD ortamına aktarılarak, bu araştırma sonucu elde edilecek bilgi ve belgelerin dosyada bulunan diğer deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 19.06.2019 T. 2282/6202

    İstihkak davalarının İİK’nin 97. maddesi gereği genel hükümlere göre görüleceği ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi ile (1) sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabi olduğu, hal böyle olunca, maktu başvuru harcı ve alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağının bulunmadığı- Verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi gerekirken iş bu hususlara riayet edilmeden tesis edilen ara kararın hatalı olduğu-

        8. HD. 13.06.2019 T. 17243/5856

    Haciz sırasında çalışanlar "haciz yapılan işyerinin öncesinde borçluya ait olduğunu, borçludan devralındığını" beyan etmesine karşın, davacı haciz yapılan işyerinin bir başkası tarafından boşaltıldığını beyan ederek bir kısım mahcuzların bu işyerini boşaltan kişiden satın alındığına ilişkin fatura sunmuşsa da , bu kişinin borçlu şirketin eski çalışanı olduğu, aynı yerde yapılan bir diğer haciz de; borçlu adına kredi kartı ekstreleri, tediye makbuzları ve telefon faturasının bulunduğu, borçlu şirketin haciz adresi ile aynı yerde kurulduğu ve ortaklarının ikamet adresi olarak da eldeki davaya konu haciz adresini gösterdikleri, borçlu şirketin buradan taşınmasından kısa süre sonra davacı üçüncü kişi şirketin farklı bir adreste kurulmuş olmakla birlikte, delil olarak sunulan vergi levhasına göre, bu adresinde şube olarak faaliyete başladıkları ve işyerinin mülkiyetinin de borçlu adına kayıtlı olduğu görüldüğünden, davalı borçlu ile üçüncü kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 12.06.2019 T. 11605/5798

    İstihkak iddiasının, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı-

        8. HD. 12.06.2019 T. 3105/5795
        8. HD. 02.03.2017 T. 3002/2797
        8. HD. 16.01.2017 T. 26628/204

    Alacaklı tarafça dava kendilerine husumet düşmeyen, haciz tutanaklarından lehine istihkak iddiasında bulunulan üçüncü kişi şirket çalışanı oldukları anlaşılan kişiler ve borçlu şirket yetkilisi kişiye karşı açıldığı, bu durumda mahkemece taraflarına husumet yöneltilemeyecek gerçek kişi şirket yetkilisi ile üçüncü kişi şirket çalışanlarına karşı açılan istihkak davasının pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.05.2019 T. 10638/5333

    Dava konusu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kardeşinin üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı, o halde davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği- Dava dilekçesinde davalı üçüncü kişi olarak ...... de gösterildiği ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de; haciz esnasında hazır bulunan ........ gelinen adresin kardeşine ait olduğunu beyan ederek buna ilişkin vergi kaydını ibraz ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda haczedilen mallar üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunmayan üçüncü kişi olarak gösterilen kişinin eldeki dava yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı-

        8. HD. 15.05.2019 T. 11171/5079

    Dava konusu haciz sırasında çalışan olduğunu beyan ederek üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin gerçek kişi olan üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı, o halde davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 15.05.2019 T. 11220/5082

    Dava konusu haczin üçüncü kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığına,borçluya ödeme emri tebliğ edilen veya dayanak senette yer alan adreste yapılmadığına, haciz mahallinde borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığına göre, mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, davacı alacaklı karinenin aksini ispatlamak için delil olarak ticaret sicil kayıtlarına dayanmış ise de; davalı üçüncü kişi şirket, borcun doğumundan çok önce 1995 yılında kurulmuş olup borçlu da üçüncü kişi şirkette kurucu ortak olmasına rağmen, borcun doğumundan önce hisselerini devrettiği, borçlunun kızı davalı üçüncü kişi şirketin ortağı, olmakla birlikte bu hususun tek başına karinenin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 15.05.2019 T. 10790/5096

    İstihkak davalarında, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu mahcuzların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü anılan Kanun'un 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra, yargılamaya devam olunması, yargılama tamamlanıp davanın kabulüne karar verildiğinde ise davada haksız çıkan taraftan eksik kalan karar ve ilam harcının alınması gerekeceği-

        8. HD. 14.05.2019 T. 7523/5030

    Hak düşürücü dava açma süresinin başlaması için İİK'nin 97/1. maddesine göre İcra Müdürlüğünce prosedürün uygulanması, İcra Mahkemesince verilen, takibin ertelenmesi ya da devamına ilişkin kararın üçüncü kişiye tebliği gerekmekte olup, anılan kararın tebliği ile süresinde davanın açıldığı, davacı üçüncü kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunulduğu halde, şirket adına süre verilmesi de hatalı olmasına rağmen, davacı üçüncü kişi şirketin takibin devamı kararının tebliği ile süresinde eldeki davayı açtığı, kaldı ki, şirkete dava açmak üzere süre verilmediğinden doğrudan dava açıldığı kabul edilse dahi İcra Müdürlüğü tarafından yasal prosedürün uygulanmasını beklemeden, istihkak davası açılmasını engelleyen yasal bir düzenlemenin de bulunmadığı, bu durumda, istihkak davasının yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek, bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 02.05.2019 T. 9679/4517

    İstihkak prosedürünün ihtiyati hacizlerde de uygulanabileceği- Üçüncü kişinin itirazı üzerine ihtiyati haciz kararı kaldırılması halinde, bu karara dayanarak yapılan ihtiyati hacizler de kalkacağından, üçüncü kişinin ihtiyaten haczedilen mallarla ilgili olarak açtığı istihkak davasının da konusu kalmayacağı-

        . HGK. 30.04.2019 T. 8-1672/502

    Üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin, davalı üçüncü kişi şirket yetkilisi tarafından şirketi temsil noktasında geniş bir şekilde yetkilendirildiği görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı alacaklı vekilinin istinaf sebepleri nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekeceği-

        8. HD. 18.04.2019 T. 2148/4312

    Devredilen işletmede haciz yapılabilmesinin, devrin muvazaalı olduğunun iddia ve ispat edilmesine bağlı olduğu- Muvazaa iddiasının bulunmaması halinde alacaklının, tasarrufun iptali davası açarak alacağına kavuşma imkanı bulunduğu gibi, TBK ve TTK hükümlerine göre açılacak davalarda da devri yargılama konusu yapabileceği- İİK'nin 44. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin, işletmenin devrini sakatlamayacağı, anılan hükmün yalnız cezai yaptırımı bulunduğu (İİK. mad. 337/a)- Aktiflerin devredenin malvarlığından çıkmamış kabul edilmesini, yani haczedilmesini sağlayacak tek yolun, muvazaanın iddia ve ispat edilmesi olduğu- Mahkemece, üçüncü kişi şirketin ve borçlu şirketin tutması zorunlu ticari defterleri ile fatura ödemelerini gösterir banka kayıtlarının getirtilerek mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmak sureti ile üçüncü kişinin dayandığı faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği, fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı, bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması, bundan sonra dosya içerisinde mevcut diğer bilgi ve belgeler de dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 15800/4274

    Maddi hataya dayalı olarak üçüncü kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunan kişinin şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı nazara alınarak hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin yazıldığı- Maddi hata durumunda tarafların lehine veya aleyhine usuli kazanılmış hakkın doğmayacağı, bu itibarla mahkemece tüzel kişiyi temsil yetkisi olan kişinin yaptığı iddianın geçerli bir istihkak iddiası olarak kabulü ile toplanacak delillerin sonucuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 15907/4275

    İstihkak iddiasının, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebileceği, tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı- Üçüncü kişinin çalışanının, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı- Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası bulunmadığından, davacı alacaklının İİK. mad. 99 uyarınca istihkak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı- Davalı üçüncü kişi şirket ve borçlunun ticari defterleri getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davalı üçüncü kişi şirket ile davalı arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığının, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması, haciz sırasında borçlu adına bulunan belgeler, kira sözleşmesinde borçlunun kefil olarak yer alması, şirket isimlerinin yan yana yer alması ve davalı şirket yetkilisinin haciz sırasındaki beyanları nazara alınarak, davalı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olup olmadığı, ayrıca borçlu ve üçüncü kişi arasında organik bağ bulunup bulunmadığının ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları ve vergi kayıtları getirtilerek araştırılması, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi için ek bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 2234/4252

    Davalı üçüncü kişi ile borçlu şirkete ait ticari defterler getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak, davalı üçüncü kişinin borçludan hizmet aldığına dair beyanı da dikkate alınarak davacı üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında süregelen bir ticari ilişki olup olmadığı, aralarında taşeronluk ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise taraflar arasındaki taşeronluk sözleşme hükümleri kapsamında malzeme ve hakedişlere ilişkin düzenlemeler, varsa şantiyeye ilişkin düzenlenen iş yeri teslim tutanakları, hakediş raporlarının tespit edilmesi, ayrıca alacaklı tarafından haciz mahallinde borçluya teslim edildiği belirtilen menkullerin, mahiyeti itibari ile borçlu ile üçüncü kişi arasındaki iş ilişkisi ile ilgili olup olmadığının belirlenmesi, öte yandan davacı alacaklı devrin muvazaalı olduğunu,üçüncü kişi şirketin aynı işçilerle çalışmaya devam ettiğini iddia ettiğine göre; devir sözleşmesinin davalı üçüncü kişinin kayıtlarına işlenip işlenmediği, sözleşmede devir bedeli olarak gösterilen bedelin ödenip ödenmediğinin araştırılması, ayrıca SGK kayıtlarına göre borçlu ve üçüncü kişi şirket bünyesinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru çalışanların tespiti ile varsa aynı çalışan olup olmadığı belirlenerek, aynı çalışan olması halinde borçlu ile üçüncü kişi arasında bulunduğu iddia edilen ticari ilişki veya taşeronluk sözleşmesi gereğince çalışıp çalışmadığının tespiti, bunların dışında mahcuzlar bakımından; davalı tarafından sunulan faturaların mahcuzlarla uyumlu olup olmadığı ve faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususlarının belirlenmesi için dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile birlikte Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 17.04.2019 T. 1950/4251

    Borçlu şirket 100.000 TL sermayenin 99.000 TL'si istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişiye ait olmak üzere kurulmuş olup takip dayanağı ilam ile ilgili yapılan yargılamada davalı üçüncü kişinin bizzat cevap dilekçesi verdiğinin görülmesi ve yargılamanın sonuçlanmasına kısa bir süre kala borçlu şirketteki hisselerini devretmesi, işletme adının borçlu şirket ve üçüncü kişi tarafından ortak kullanılması gibi olgular karşısında borçlu ile üçüncü kişinin arasında organik bağın varlığının kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerektiği-

        8. HD. 16.04.2019 T. 8493/4150

    Borçlu ile üçüncü kişinin kardeş olduğu, haciz mahallinde hazır bulunan üçüncü kişinin, borçlu ve eşinin ortak oldukları dava dışı şirketin eski ortağı olduğu, haciz esnasında ise üçüncü kişi tarafından işletilen mağazanın panosunda “Timber Jack” markasının yazılı olduğu, bu markaya ilişkin lisans sözleşmesinin ise borçlu ile imzalandığı, borçlunun haciz adresinden farklı olarak, işlettiği mağazayı muvazaalı olarak çalışanına devrettiği iddiası ile başka bir alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne ilişkin kararın onandığı- Mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, davanın İİK'nin 99.maddesi gereğince alacaklı tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı -Karinenin aksinin davalı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Davalı üçüncü kişinin dayandığı, borcun doğum tarihinden sonra düzenlenmiş, ayırt edici özelliği olmayan fatura, adi yazılı kira sözleşmesi ve vergi levhasının mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı

        8. HD. 10.04.2019 T. 9791/3964

    Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararının, istihkak iddiası hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karardan sonra kesinleştiği, bu durumda, mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-

        8. HD. 10.04.2019 T. 13279/3969
        8. HD. 10.04.2019 T. 13274/3968

    Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan sonra kesinleştiğinden, mahkemece, "adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK. mad. 193/2 uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilerek, yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-

        8. HD. 10.04.2019 T. 9960/3965

    Mülkiyet karinesi davalı üçüncü kişi lehine olup, mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, davacı alacaklı, delil olarak ileri sürdüğü ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, borçlu kayıtları, davalı üçüncü kişi şirket kayıtları ve tanık delilleri ile karinenin aksini ispatlayamadığı gibi, davalı üçüncü kişi tarafından delil olarak sunulan ve hacze konu mahcuzun şase numarası ile uyumlu olan ........... tarihli proforma fatura ve bunu doğrulayan ............ tarihli Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünün "İthali Uygundur’’ belgesinin üçüncü kişinin lehine olan karineyi desteklediği anlaşılmakla, davanın reddi yerine, oluşan ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 10.04.2019 T. 8072/3916

    Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nin 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet talebine ilişkin olduğundan, mahkemece, şikayetin esasının incelenmesi gerekirken hatalı gerekçeyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 04.04.2019 T. 1654/3728

    Takibe konu alacak miktarı, hacizli malların değerinden az olduğundan, avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 03.04.2019 T. 1489/3652

    Takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı-

        8. HD. 03.04.2019 T. 9800/3614
        8. HD. 06.03.2019 T. 7530/2347
        8. HD. 06.03.2019 T. 12268/2349

    İstihkak davalarında geçerli bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu ve mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekeceği- Takibin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, borçlu hakkındaki takibin ve haczin geçerliliği ortadan kalkacağı için davanın konusuz kalacağı, bu durumun istihkak davasının şartlarına doğrudan etki edeceği için mahkemece sonucu bekletici mesele yapılması gerekeceği, anılan kararın kesinleşmesi üzerine de; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 03.04.2019 T. 13041/3654

    Her ne kadar dava konusu haciz borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste yapılmış ise de, İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi ispat edilene kadar muteber olan dava konusu haciz tutanağı içeriğine göre, komşu tekstil firması görevlisinin borçlu şirketin adresinin gelinen yer olduğunu beyan ettiği,evrak araştırmasında borçlu şirketin ve yetkilisinin isimlerinin yazılı olduğu, 110 adet kartvizit, borçlu şirket adına çıkarılan tebligat evrakları ve mahkeme kararlarının bulunduğu, haciz esnasında hazır bulunan üçüncü kişi şirket yetkilisinin, borçlu firma ile olan kişisel ve ticari hukukları nedeni ile yetkilisinin adrese geldiğini ve bilgisayarları kullandığını, bu nedenle bu evrakları unutmuş olabileceğini beyan etmesine rağmen, davacı üçüncü kişi vekilinin dava dilekçesinde evrak araştırması sırasında bulunan kartvizitlerin, gelen müşterilere verilmesi amacı ile borçlu şirketçe verildiğini beyan ettiği, tüm bunların yanı sıra haciz mahallinde borçlu şirketin etiketlerini taşıyan tekstil ürünlerinin görülmesi üzerine üçüncü kişi şirket yetkilisinin bunların borca karşılık alınan mallar olduğunu beyan ettiği anlaşıldığından, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekeceği, bu yasal karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekeceği, davacı üçüncü kişinin dayandığı ayırt edici özelliği olmayan faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı, bu belgelerin istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmeyecekleri-

        8. HD. 03.04.2019 T. 470/3611

    Üçüncü kişi adresinde yapılan hacizde haciz adresine ilişkin TAPDK tarafından üçüncü kişi adına ve haciz adresine düzenlenen tütün mamülü perakende satış belgesinin ve vergi levhasının, belediye işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmuş olması bununla birlikte borçlu adına düzenlenmiş hacizden yaklaşık bir yıl öncesine ait kredi kartı ekstresinin bulunması, borçlunun haciz mahallini terk etmiş olması nedenleriyle İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğunun kabulü gerektiği- Yasal karinenin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği- Davacı alacaklı tarafından borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amaçlı olarak alacağından feragat ettiği icra dosyası, hacizde bulunan borçluya ait güncel olmayan kredi kartı ekstresi, borçlunun üçüncü kişiye sattığı hisseli gayrimenkul satış evrakı borçlu ile üçüncü kişi arasındaki muvazaa iddiasının ispatı için yeterli ve güçlü delil teşkil etmeyeceği ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığı-

        8. HD. 02.04.2019 T. 9118/3548

    Kararın, 21.01.2016 tarihinde temyiz eden davalı tarafa tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesi temyiz süresi geçirildikten sonra 17.02.2016 tarihinde verilip kaydettirildiği, bu nedenle süre aşımı bakımından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği- Mahkemece gerekçe bölümünde geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığından davanın ön koşulun yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verildiğinden, hüküm ile gerekçenin çelişik olmasının doğru olmadığı-

        8. HD. 28.03.2019 T. 8774/3374

    Mahkemece, dava açıldığı tarihte İİK'nin 96/1. maddesi uyarınca üçüncü kişi şirketin geçerli bir istihkak iddiası bulunmakla birlikte, davalı üçüncü kişi şirket vekilinin şikayet dosyasında "mahcuzların müvekkili şirkete ait olmadığı" beyanı karşısında, başlangıçta var olan dava şartının davanın devamı esnasında ortadan kalktığı nazara alınarak dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 26.03.2019 T. 8495/3209

    Haciz yapılan ahırla ilgili olarak borçluya ait ahır bulunup bulunmadığı konusunda tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek, taraf vekilleri huzurunda yeniden yapılacak keşifle haciz mahallinin belirlenerek, önceki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde fen bilirkişisinden rapor alındıktan sonra, mülkiyet karinesi belirlenip dosyadaki belgeler değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekeceği-

        8. HD. 26.03.2019 T. 20971/3214

    Davalı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş, misli eşyaya ilişkin faturalar, yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, faturaların içerik olarak da haczedilen mahcuzlarla uyumsuz olduğu, yine dinlenen davalı tanıklarının somut olaya ilişkin beyanları bulunmadığı gibi beyan üzerine düzenlenen vergi levhasının da tek başına mülkiyet karinesinin aksinin ispatı için yeterli olmadığı, tüm bu olgular karşısında, alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 8593/3023

    Dava konusu haciz sırasında muhasebe müdürü olduğunu beyan ederek üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin üçüncü kişi şirketin ortağı ya da yetkili temsilcisi olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı, o halde davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 1596/3059

    Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiasının da bulunmadığı, davacı alacaklının İİK'nin 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 1306/3058

    Takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı, ne var ki, yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, 103 davet kağıdı da tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenemediğinden, davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı alacaklıya süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 8595/3024

    Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı- Dava konusu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan kişinin üçüncü kişi şirkete bağlı alt taşeron şirketin çalışanı olduğu, anılan şahsın, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı anlaşıldığından ve davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, davacı alacaklının İİK. mad. 99 uyarınca istihkak davası açmakta hukuki yararı olmadığı ve bu durumda davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği- Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi halinde davalı yararına da Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerektiği-

        8. HD. 19.03.2019 T. 8080/2867

    Yapılan hacizde altın ve gümüşün haczedildiği, hacze konu altınların yediemin olarak üçüncü kişiye teslim edildiği, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşullarının gerçekleşmediği, bu durumda mahkemece, geçerli bir haciz bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekeceği-

        8. HD. 19.03.2019 T. 6662/2875

    Davanın reddine karar verilmekle birlikte; kendisini davada bir vekil ile temsil ettirmeyen davalı üçüncü kişi yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 13.03.2019 T. 8087/2661

    Mahkemece öncelikle leasingli mahcuzların açıklattırılarak belirlenmesi, leasing sözleşmesinin devam etmesi halinde kiracılık sıfatına dayanılarak istihkak iddiasında bulunulamayacağından leasingli mahcuz yönünden davanın ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekeceği- Her iki şirketin kurucuları arasındaki akrabalık bağının tek başına hisse devirlerinin muvazaalı olduğunun varlığını ispat için yeterli olmadığı, bu durumda ispat yükü kendinde olan alacaklı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 12.03.2019 T. 850/2522
« Son Düzenleme: 11 Şubat 2021, 11:08:51 Gönderen: Özgür KOCA »

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32