Gönderen Konu: İİK.nın 110. md.sine göre haczin kalkması halleri  (Okunma sayısı 732 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2413
  • Tşk.Sayısı: 138
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Forumadalet
Facebook Facebook'da Paylas
Twitter Twitter'da Paylas





    Alacaklının, dava konusu taşınmaz kayıtlarına haciz uygulatarak satış talebinde bulunması ve satış avansını yatırmasına rağmen mahkemece satış kararının iptal edilmesi gerekçe gösterilerek alacaklının yinelediği satış talebinin icra müdürlüğü tarafından reddedilmesinin; alacaklının İİK'nın 106’ıncı maddesinde söylenen süre içinde satış talebinde bulunmuş olması ve 59’uncu maddesi uyarınca satış masrafını yatırmış olması yani kanuni gerekleri yerine getirmiş olduğu ve haczin hala ayakta olduğu kabul edildiği için yersiz olduğu-

        23. HD. 04.06.2020 T. 8650/1936

    İcra mahkemesince verilen tedbir kararlarının, karar tarihi itibari ile son bulacağı- İcra mahkemesince verilen nihai kararda, bu tedbir kararının (takibin geçici olarak durdurulmasına ilişkin kararın) kaldırılmasına ve takibin devamına şeklinde bir karar verilmesine gerek bulunmadığı- İstinafın, satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı- Takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararları kesinleşmeden satış yapılamaz ise de; satış talebi icra işlemi olduğundan, takibe yönelik şikayette bulunulması veya itiraz edilmiş olmasının alacaklının satış talebinde bulunmasına engel olmayacağı- Haciz tarihinden, işleyecek faiz oranına yönelik itiraz ve şikayet üzerine icra mahkemesince takibin tedbiren durdurulduğu tarihe kadar olan süre ile; şikayetin reddine karar verildiği tarihten, satış talebi tarihine kadar geçen süreler göz önüne alındığında, haciz tarihi ile satış talebi tarihi arasında satış isteme süresinin geçtiğinden ve düşen bir hacze dayalı olarak ihale yapılamayacağından ihalenin feshi gerektiği-

        12. HD. 04.06.2020 T. 670/3797

    Tebligatın usulsüzlüğü şikayetinin ve meskeniyet şikayetinin süreden reddinin isabetli olduğu- İİK. mad. 106 ve 110'a dayanan şikayetin istinafı/temyizi kabil olmadığı-

        12. HD. 04.03.2020 T. 4108/2193

    Alacaklının haczolunan taşınırın 1 yıl içinde satışını istemesi gerektiği, 05.07.2012 tarihinden itibaren, taşınırlar için satış isteme süresinin "6 ay" olarak belirlendiği- Haciz tarihine göre, alacaklının yasal 1 yıllık satış isteme süresi içerisinde, "araç satış avansı" adı altında "200,00 TL" masraf yatırarak satış talep ettiği görüldüğünden, haczin ayakta olduğu- Sıra cetvelinde sıraya ilişkin şikayette, mahkemece, şikayet olunana ait takip dosyası da celp edilerek, hangi tarafın haczinin önceki tarihli olduğu üzerinde durulup karar verilmesi gerektiği-

        23. HD. 04.03.2020 T. 8532/1492

    Hak düşürücü niteliğindeki satış isteme sürelerinin re'sen gözetilmesi gerekeceği- Satış isteme sürelerinin geçmesine karşın tapu sicilinde şeklen varlığını sürdüren haczin İİK'nun emredici nitelikteki 106. ve 110. maddelerine aykırı bir durum yaratacağı- Taşınmazı takip borçlusundan hacizle yükümlü olarak satın alan yeni taşınmaz malikinin İİK. mad. 106 ve 110 gereğince haczin düştüğünü ileri sürebileceği-

        12. HD. 26.11.2019 T. 13664/17070

    Haciz tarihinden itibaren bir yıllık süre dolmadan satış talep ederek aynı tarihte satış avansı yatıran, sonrasında satış talebini geri alan ve satış talebini geri almasından sonra tekrar satış talep eden şikayet olunan alacaklının satış talebini geri aldığı tarihten itibaren bakiye satış isteme süresi içerisinde tekrar satış talebinde bulunması gerektiği, bakiye süre içerisinde satış talebinde bulunulmayan şikayet olunanın alacaklının hacizlerinin düştüğü-

        23. HD. 17.10.2019 T. 4661/4336

    "Davalı yanın kusurundan sebeple satışın düştüğü, haczin düşmediği, istihkak davasının konusuz kalmasına sebep olunması sebebiyle davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı" belirtilerek açıkça istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından, asıl dava yönünden yapılan istinaf başvurusu hakkında olumlu-olumsuz karar verilmemesi gerektiği-

        8. HD. 03.07.2019 T. 1164/6912

    Tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir şikayet dosyası yönünden ayrı ayrı yargılama yapılması ve birleştirilen şikayetlerin her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği- Mahkemece, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm bölümünde şikayetlerin kabulüne karar verildiği halde, gerekçe bölümünde uyuşmazlığın esası da tartışılarak tarafların hacizlerinin düşmüş olması sebebiyle garameten paylaşıma yapılan itirazın yerinde olmadığı sonucuna varıldığı ve gerekçe ile hüküm sonucu arasında çelişki doğduğundan, kararın bozulması gerektiği-

        23. HD. 01.07.2019 T. 562/3112

    İstihkak davasının dinlenebilmesi için ön koşulun, her şeyden önce hukuken geçerli bir haciz bulunması olduğu- Bu koşulun bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında gerek ilk derece mahkemeleri gerekse Yargıtay tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği- İİK'nin 106. maddesinde menkul mallar için öngörülen altı aylık sürenin para alacakları yönünden hacizden itibaren paranın istenmesi için gerekli azami süre olarak kıyasen uygulanması gerektiği- Alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren altı aylık süre içinde paranın istenmesi keyfiyetinin yerine getirilmediği durumda para üzerindeki haczin kalkacağı- Öyleyse İstihkak davasının mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği-

        8. HD. 26.06.2019 T. 7843/6533

    Satış isteyerek satış avansı yatırdığı anlaşılan şikayetçinin haczinin ayakta olduğu ve ilk sırada yer alması gerektiği-

        23. HD. 13.05.2019 T. 3389/1920

    İstihkak davalarında "geçerli bir haczin bulunmasının dava şartı" olduğu, hüküm kesinleşinceye kadar, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği- Haczolunan taşınır mal için, haciz tarihinden itibaren 6 ay içerisinde satış talep edilmemiş, bu nedenle de o mal üzerindeki haciz kalkmış olup; geçerli bir haczin bulunmadığından bahisle davanın reddedilmesinin gerektiği-

        8. HD. 08.05.2019 T. 1857/4782

    Süresinde satış istenmemesi sebebiyle hacizlerin düşmüş olması karşısında, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığı-

        12. HD. 19.04.2019 T. 29668/3395

    Borçlunun satış talebinden sonra yaptığı taksitle ödeme taahhüdünün İİK'nun 111/1. ve 2. fıkrasındaki şartlara uygun olmaması durumunda, bununla icra takibi durmayacağı- Borçlunun İİK. mad. 111/1 ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan taksitle ödeme taahhüdünün (teklifinin) alacaklı tarafından kabul edilmesi halinde, alacaklı ile borçlu arasında bir taksit anlaşması yapılmış olacağı ve bu halde de borçlu taksitleri anlaşmaya göre zamanında ödediği sürece borçlunun hacizli malları satılamayacağı ve satış isteme sürelerinin işlemeyeceği- Alacaklı, İİK. mad. 111/1 ve 2. fıkradaki şartlara uygun olmayan böyle bir taksitle ödeme teklifini kabul etmezse borçlunun hacizli mallarının satılacağı- İcra mahkemesince anılan taahhüt işleminin, İİK. mad. 111/3. fıkrasında belirtilen şekilde alacaklının rızasına bağlı olması nedeniyle alacaklının anılan taahhüt işleminde imzasının bulunması sebebi ile satış talebinden sonra yapılan taahhüdün geçerli olduğu gözetilmek suretiyle ilk taksitin ihaleden önce yatırılıp yatırılmadığı araştırılmadan karar verilmesinin isabetsiz olduğu-

        12. HD. 18.04.2019 T. 4526/6789

    "Gerekçeli" istinaf dilekçesi kanunda belirtilen süre geçtikten sonra verilmiş olup; yerel mahkeme kararının tefhim edildiği ve süresinde 'süre tutum dilekçesi' sunulduğundan bahisle istinaf isteminin süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği- Bölge Adliye Mahkemesince, süresinde süre tutum dilekçesi verildiği halde, yerel mahkeme kararının kamu düzenine aykırılık yönünden değerlendirilmeksizin, HMK’nın 352. maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin hatalı olduğu-

        8. HD. 17.04.2019 T. 11622/4271

    Para alacağı üzerine İİK. mad. 89 uyarınca konulan haciz tarihinden itibaren altı aylık sürede alacaklı tarafından paranın istenmemesi halinde para üzerindeki haczin kalkacağı- Para üzerindeki haczin kalkması halinde, dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığından istihkak davasının da ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin gerektiği-

        8. HD. 16.04.2019 T. 5993/4155

    Araç üzerindeki haczin dava tarihi itibariyle düştüğü göz önüne alınarak, istihkak davasının usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 21.03.2019 T. 8713/3061

    Dava konusu haczin konulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan İİK’nin 106. - 110. maddelerine göre, alacaklının haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebileceği, bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağı, buna göre, araç üzerindeki haczin, dava tarihi itibariyle düştüğü göz önüne alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği-

        8. HD. 21.03.2019 T. 8718/3060

    Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmesi sonucunu doğurmayacağı (İBK 16.02.2018 T. 4/1)- İki yıllık yasal satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunan ve satış avansını yatıran alacaklının haczinin ayakta olduğu-

        23. HD. 14.03.2019 T. 2760/1011

    Satış talebinin, İİK mad. 106 ve 110 uyarınca süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmesi gerektiği- Süresi içinde yapılmış olan satış talebi, alacaklı tarafından bir defa geri alınabileceği, bu durumda, satış talebini geri alan alacaklı ancak, haciz tarihinden itibaren kalan satış isteme süresi içinde yeniden satış isteyebileceği- Satışın durdurulması talebinin, satış talebinin geri alınması niteliğinde olduğu-

        12. HD. 19.02.2019 T. 2250/1541
        12. HD. 09.05.2017 T. 29800/7407

    Kamu alacağı imtiyazlı olup, alacaklısının İİK. mad. 106, 110 uyarınca, 6 aylık ve 1 yıllık sürelerde satış istemesine gerek bulunmadığı- Hakkında herhangi bir şikayette bulunulmayan alacaklının şikayet olunan olarak gösterilmesi ve tebligat çıkarılması, yargılama sonunda da hakkında hüküm kurulmamasının ve yargılama giderinin de birden fazla şikayet olunan olduğu halde hangi şikayet olunandan tahsiline karar verildiği hususuna hükümde yer verilmemesinin hatalı olduğu-

        23. HD. 07.02.2019 T. 2511/353

    Taşınmazlara konulan ilk haciz geçerliliğini koruduğundan ve bu sırada taşınmazlar hacizle yüklü olarak 3. kişiye satılmış olduğundan; mahkemenin hacizlerin düştüğüne ve taşınmazların hacizlerin düşmesinden sonra üçüncü kişi tarafından alındığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı, o halde mahkemece, şikayetin kabulü ile icra müdürlüğünün .......... tarihli kararının iptaline karar vermek gerekeceği-

        12. HD. 07.02.2019 T. 234/1658

    Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmeyeceği (İBK 16.02.2018 T. 4/1)-

        23. HD. 07.02.2019 T. 2469/352
        23. HD. 20.12.2018 T. 1891/5974

    İİK. mad. 363 uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması için hükmün HMK. mad. 298/3 ve 294/3 uyarınca yazılıp, tefhimi gerektiği- Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikayet yolu ile ortadan kaldırılmaması halinde, haczin düşmeyeceği (İBK 16.02.2018 T. 4/1)-  Aynı sıra cetveline yönelik farklı şikayetler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmasının, kararların infazında da şüphe ve tereddütlere neden olarak uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesi ihtimali doğurabileceği-

        23. HD. 20.12.2018 T. 1903/5975

    İcra müdürünün haciz işlemini gerçekleştirdiği sırada, bir başka anlatımla haciz tarihinde, haczedilen malın borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu ve yeterli olduğu, böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığının kabulü gerekeceği-

        12. HD. 13.12.2018 T. 6999/13410

    Şikayetçinin icra dosyasında taşınmazlara 22.12.2008 tarihinde haciz konulduğu, 2 yıl olan satış isteme süresinde 13.10.2010 tarihinde, İİK'nın 121. maddesi gereğince verilen yetki üzerine ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, bu işlemler süresince 22.12.2008 tarihinde konulan haciz için satış isteme süresi duracağından bu dosyanın haciz tarihinin 22.12.2008 olduğunun kabulü gerektiği-

        23. HD. 04.12.2018 T. 1646/5630

    İhaleye konu taşınmazlar üzerine haciz konması ardından taşınmazların ihaleye esas kıymet takdirleri yapıldıktan sonra, taşınmazlar üzerine yeniden haciz konması ve taşınmazlar için satış talebinde bulunularak satış avansı yatırılması halinde; satışın, sonraki hacze dayalı olarak yapıldığının ve sonraki hacze göre yeniden kıymet takdiri yapılmasının icap ettiğinin kabulü, satışın da bu yeni kıymet takdirleri üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiği- Taşınmazlar üzerine yeniden haciz konması ile önceki hacizlerin düştüğünün ve önceki hacizlere dayanılarak belirlenen kıymet takdirlerinin herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayacaklarının kabulü gerektiği-

        12. HD. 08.11.2018 T. 9170/11152

    Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulmasını, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği ve daha önce konulmuş haczi ve sonuçlarını da ortadan kaldırmayacağı- Aynı taşınmaz üzerine birden fazla haciz konulmasını engelleyen bir yasa hükmünün bulunmadığı- Alacaklının talebi ile taşınmaz üzerine ikinci kez haciz konulmuş ise de, ilk konulan hacizden sonra alacaklı tarafından bir yıllık satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunulmuş ve aynı tarihte bir miktar satış avansı yatırılmış olmakla, hukuki kıymetini kaybetmemiş ilk hacze dayalı olarak yapılan ihalede yasaya uymayan bir yön bulunmadığı- İlk derece mahkemesince ihalenin feshi isteminin reddine dair karar esasa girilerek verildiğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle istinaf aşamasında göz önünde bulundurularak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, şikayetin reddi ile şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesi yönünden yeniden hüküm tesisi gerektiği-

        12. HD. 22.10.2018 T. 8826/10270

    Düşmüş hacze dayalı olarak belirlenen kıymet takdirinin bir hüküm ve sonuç doğurmayacağı, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği- Kalkmış (düşmüş) hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak yapılan ihalenin usulsüz olduğu-

        12. HD. 16.10.2018 T. 8374/9938

    Yetki belgesine istinaden alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkin davada, HUMK mülga mad.440 uyarınca sulh hukuk mahkemelerinin kararları karar düzeltmeye tabi olmasa da, dairenin hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararında maddi hata bulunması nedeniyle davalının karar düzeltme isteminin incelenmesi gerektiği- Ortaklığın giderilmesi davasına dayanak teşkil eden takip dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı, icra dosyasının incelenmesinde ise taşınmazın bağımsız bölümü üzerinde bulunan haciz şerhinin düştüğü belirtilerek kaldırılması için Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığı, UYAP üzerinde yapılan kontrolde dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerindeki haciz şerhinin de kaldırıldığının anlaşıldığı, haczin yenilendiğine ilişkin bir belge ve bilgi bulunamadığı bu nedenle, davacının dava açmakta hukuki yararı kalmadığı-

        14. HD. 03.10.2018 T. 242/6308

    Şikayete konu 19/02/2013 tarihli haczin incelenmesinde; haczin konulduğu tarih itibariyle İİK'nun 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, ancak bu hacze ilişkin olarak alacaklının, 1 yıllık sürede satış talep etmediği, böylece İİK'nun 110/1. maddesi gereği, taşınmaz üzerindeki işbu haczin şikayet tarihi olan 17/10/2014 tarihinden önce düştüğü anlaşıldığından, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmadığı-

        12. HD. 02.07.2018 T. 5680/7095

    Yapılan araştırmalara rağmen dava konusu haciz şerhlerinin lehtarları tespit edilemediğinden, şerhlerin terkinine ilişkin davada husumetin tapu kayıtlarının düzenli tutulmasından sorumlu olan tapu müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği-

        14. HD. 08.06.2018 T. 16806/4495

    3. kişinin taşınmazı satın almasından sonra, taşınmazın maliki borçlu olmayıp 3. kişi olduğundan ve haczin yenilenmesi diye bir müessese bulunmadığından 3. kişinin malik olmasından sonra konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-

        12. HD. 06.06.2018 T. 2724/5920

    Ortaklığın giderilmesi davası süresince satış isteme süresi işlemeyeceği- Haciz tarihi ile ortaklığın giderilmesi davasını açma tarihi arasında ve karar kesinleştikten sonra satış isteme tarihine kadar geçen süre toplandığında, iki (şimdi; bir) yıllık (İİK. mad. 106) satış isteme süresi dolmadığından, şikayetçinin haczinin ayakta olduğu-

        23. HD. 21.05.2018 T. 9164/3238

    İcra müdürü satış talebini reddetmiş olsa bile, İİK. mad. 106 uyarınca iki yıl içinde (17.11.2011 tarihinde) satış talebinde bulunan, ve satış masrafını yatıran alacaklının haczinin ayakta ve satış talebinin geçerli olduğu- Satış talebinin kıymet takdirinin kesinleşmemesi nedeniyle reddine ilişkin icra müdürü kararının satış talebine etkisinin bulunmadığı- Anılan taşınmaz üzerindeki haczin kalktığı düşünülerek geçerli haciz olmadığından ihalenin feshine karar verilmesinin hatalı olacağı-

        . HGK. 16.05.2018 T. 12-707/1100

    Satış vaadi şerhi tarihinden sonra, tescil tarihi itibariyle 5 yıldan fazla zaman geçtiğine ve satış vaadi lehtarı olan 3. kişinin, şerh tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemede tescil davası açtığına ve lehine tescil kararı verildiğine yönelik bir belge ve delil de olmadığına göre, artık bu hakkın, 3. kişilere karşı ileri sürülmesi imkanının yasal olarak ortadan kalktığı- Şahsi bir hak olan satış vaadi sözleşmesine dayalı bu hakkın, tapuda malik gözüken kişinin borcu sebebiyle haciz koyan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceği- Taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu- Haciz tarihinde taşınmazın bir kısım hissesi borçlu adına kayıtlı ise haciz işleminde usulsüzlük olmadığı-

        12. HD. 24.04.2018 T. 8336/3564

    Dairemizin değişen içtihatlarına göre, İİK. mad.150/e'de düzenlenen bir ve iki yıllık sürelerin hesabında ödeme-icra emrinin tebliğinden itibaren ilk satış talep tarihinin esas alınacağı- İlk satış talebinin yasal süresinde yapıldığı ve satış süresi içinde de satış talebinin geri alınmadığı birlikte değerlendirildiğinde, sonraki satış taleplerinin iki yıllık süre içinde olmamasının sonuca etkili olmadığı, yasada belirtilen sürenin satış talebi için öngörülmüş olması karşısında; satışın aynı süre içerisinde yapılmamış olması, usulüne uygun satış talebini ortadan kaldırmadığı gibi takibin İİK mad. 150/e gereğince düşmesi sonucunu doğurmayacağı-

        12. HD. 17.04.2018 T. 30202/3219

    Satış düştüğünde haciz düşmeyip, haciz sahibinin ilk satış isteme tarihine kadar geçen süresi satış isteme tarihinde yürürlükte bulunan İİK. mad. 106 uyarınca 2 yıllık süreden çıkartılması suretiyle kalan sürede satış talebinde bulunması halinde haczin halen ayakta olduğunun kabulü gerektiği-

        23. HD. 27.03.2018 T. 9656/2373

    Bankadan temlik aldığı alacak için TMSF'nin İİK.'na göre yapılmış takibe devam ettiği ve daha sonra alacağın şikayetçi-alacaklıya temlik edildiği anlaşıldığından, şikayetçinin takibi bakımından 6183 s. Kanun’un uygulanamayacağı- İlk alacaklı bankanın borçluya ait taşınmaza 27.01.1998'de ihtiyati haciz uyguladığı, 18.02.1998'de ödeme emrinin tebliğ edildiği, 06.07.1999'de haczin yenilendiği, 11.10.2000'de satış talebinde bulunulduğu, 11.06.2001'de satış avansı yatırıldığı görüldüğünden, bu haczin ayakta olduğu- Şikayet olunan bankanın ise 17.11.1997 tarihli ihtiyati haciz uygulandığı, 18.09.2000'de ihtiyati haczi kesin hacze dönüştüğü, 12.09.2002''de satış talebinde bulunulduğu, 13.09.2002'de ise satış avans yatırdığı görüldüğünden, şikayetçinin haciz ve satış tarihleri şikayet olunanın haciz ve satış tarihlerinden önce olduğundan, mahkemece, sıra cetvelinin iptali istemli şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-

        23. HD. 22.03.2018 T. 9149/2321

    Haciz tarihinden itibaren 6 ay içinde satış istenmediğinden, dava tarihi itibariyle haczin düştüğü ve bu nedenle istihkak davasının ön koşul yokluğundan reddi gerektiği-

        8. HD. 21.03.2018 T. 18396/9791

    Fiili haciz ve yakalama işleminin talep edilmemesi ve kıymet taktirinin kesinleşmemiş olmasının, satış talebinin reddini gerektirmeyeceği- Alacaklının satış talebi ile birlikte bir miktar avansı icra dosyasına yatırması halinde, icra müdürlüğünün vereceği satış talebinin kabulü kararının, aracın fiili haczi ile yakalama işlemlerinin gerçekleşmesinden ve kıymet taktirinin kesinleşmesinden sonra satış günü verileceği anlamına geleceğinin kabulü gerektiği-

        12. HD. 19.03.2018 T. 30633/2742

    İlk hacizden sonra yeniden haciz istenmesinin ilk haczi hükümsüz kılmayacağı, ancak ilk hacizden sonra süresi içinde satış istenmediğinde ilk haczin düşeceği, bu nedenle sonraki hacze değer verilerek sonuca gidilmesinin isabetli olduğu-

        23. HD. 05.03.2018 T. 353/2068

    Alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın şikâyet yolu ile ortadan kaldırılmaması hâlinde yasal sürenin geçmesi ile özellikle sıra cetveline esas alınacak haczin düşmeyeceği-

        . İBK. 16.02.2018 T. 4/1

    Mahkemece, İİK'nun 78., 106. ve 110. maddeleri kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle dosyanın muameleden kaldırılıp kaldırılmayacağının ve hacizlerin kaldırılmasının gerekip gerekmediği hususunun araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-

        12. HD. 22.01.2018 T. 27176/472

    İİK’nun 106-110. maddelerine ilişkin icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu- Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren on günlük ödeme süresi dolmadan haciz istenemeyeceği- Alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce tapu müdürlüğüne haciz müzekkeresi yazıldığı tarihin haciz tarihi olduğu, tapu müdürlüğünün haczi kayıtlara işlediği tarihin haciz tarihi olmayacağı-

        12. HD. 18.01.2018 T. 26627/290

    İİK mad. 106 ve 110 uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle şikayet tarihinden önce haczin düşüp düşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-

        12. HD. 15.01.2018 T. 26258/56

    Alacaklının icra mahkemesine başvurusunun, süresinde satış talep ettiğinden haczin düşmediğine ilişkin olup, başvuru bu haliyle bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbi olduğu-

        12. HD. 27.12.2017 T. 25675/16300
        12. HD. 27.12.2017 T. 25674/16301

    Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılacağı- Satış talebi yapıldığında, icra müdürünün, alacaklıdan, satış avansını 15 gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği, icra müdürünce verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise, haczin kalkacağı (İİK.mad 110)- 09.04.2010 tarihinde haciz konulan taşınmazın 10.01.2011 tarihinde satışının istendiği, ancak satış avansının yatırıldığına dair bir belgenin olmadığı, bu tarihten sonra alacaklı tarafından 06.07.2012 ve 04.01.2013 tarihlerinde de iki defa haciz yenileme taleplerinde bulunulduğu, fakat yine satış istenilmediği, satış masrafının da yatırılmadığı, sonrasında, şikayete konu taşınmazın 04.10.2012 tarihinde hacizli olarak satıldığı ve mülkiyetinin şikayetçiye geçtiği görüldüğünden, şikayetçinin, anılan taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği 19.03.2015 tarihine kadar satış talebinde bulunulmadığı ve haliyle haczin düştüğü, anılan tarih itibari ile de artık taşınmaz malikinin borçlu olmadığı anlaşılmış olup, bu durumda aynı taşınmaz üzerine borçlunun borcundan dolayı yeniden haciz konulmasının mümkün olmadığı-

        12. HD. 23.11.2017 T. 7852/14546

    Haciz isteme hakkının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekte düşeceği- Alacaklı vekilinin yasal bir yıllık süre içinde borçlunun menkullerinin/maaşının haczini talep etmiş olması halinde, alacaklının haciz isteme hakkının düşmeyeceği, bu durumda alacaklının yeniden haciz isteyebilmesi için İİK. mad. 78/5 gereğince borçluya yenileme emrinin tebliğine ve dolayısıyla yenileme harcı alınmasına gerek bulunmadığı, yani, alacaklının yenileme talebinde bulunmaksızın doğrudan haciz isteyebileceği-

        . HGK. 08.11.2017 T. 12-1147/1304

    İİK.da haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmadığı, aynı takip dosyasından olsa da konulan her haczin, yeni bir haciz olduğu- Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulması, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmeyeceği ve daha önce konulmuş haczi ve sonuçlarını da ortadan kaldırmayacağı- Taşınmazlar borçlu şirket adına kayıtlı iken, taşınmazların tapu kaydına ihtiyati haciz konmuş, haczin kesin hacze dönüşmesinden sonra 1 yıllık satış isteme süresi dolmadan, alacaklının talebi üzerine yeniden hacizler konulmuş olup sonraki hacizlerin, ilk haciz düşmeden konulduğundan geçerli olduğu ve taşınmazların üçüncü kişiye hacizle yüklü olarak satılmış olduğu ve bu nedenle; taşınmazlara konulan ilk haciz geçerliliğini koruduğundan ve bu sırada taşınmazlar hacizle yüklü olarak üçüncü kişiye satılmış olduğundan; "hacizlerin düştüğünün ve taşınmazların hacizlerin düşmesinden sonra üçüncü kişi tarafından alındığı"nın kabul edilemeyeceği-

        12. HD. 28.09.2017 T. 19449/11616

    Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılacağı- Satış talebi yapıldığında, icra müdürünün alacaklıdan satış avansını 15 gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği, icra müdürünce verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise, İİK. mad. 110 gereği haczin kalkacağı- İcra müdürlüğünce satış avansı ile ilgili bir süre verilmemiş ve alacaklı satış talebinden sonra satış avansı yatırmış ise, satış talep tarihi olarak satış avansının yatırıldığı tarihin kabulü gerektiği- Alacaklı tarafından bila tarihli ve icra müdürlüğünün havalesini taşımayan belgeye göre, şikayete konu, 12.09.2012 tarihinde haczedilen taşınmazın satışının istendiği ancak, 12.09.2014 tarihine kadar, satış avansının yatırıldığına dair bir belgenin olmadığı görüldüğünden,  şikayete konu taşınmaz için, haciz tarihinden itibaren, süresi içinde satış talep edilip satış avansı yatırılmadığından, bahse konu takip dosyası açısından, şikayete konu taşınmaz üzerindeki haczin düşmüş olduğunun kabulü gerektiği-

        12. HD. 25.09.2017 T. 5603/11241

    Satış talebinin, İİK mad. 106 ve 110 uyarınca süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmesi gerektiği- Süresi içinde yapılmış olan satış talebi, alacaklı tarafından bir defa geri alınabileceği, bu durumda, satış talebini geri alan alacaklı ancak, haciz tarihinden itibaren kalan satış isteme süresi içinde yeniden satış isteyebileceği-

        12. HD. 18.09.2017 T. 32374/10791

    Tapu iptali ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerektiği- Şikayetçi üçüncü kişinin, İİK. mad. 106 ve 110 gereğince "hacizlerin düştüğü"ne dair iddiasının bulunması halindeyse, icra mahkemesinin hacizlerin varlığını sürdürüp sürdürmediği hususunu incelemesi gerektiği-

        12. HD. 05.07.2017 T. 3845/10243

    Şikayetçinin icra müdürlüğüne sunduğu 28.11.2014 tarihli talep dilekçesinde, ıslak imza bulunmadığı gibi, icra müdürlüğünce, ek satış avansı yatırılmasına dair verilen 31.10.2014 tarihli kararın şikayetçiye tebliğ edildiğine dair bir belgenin de olmadığı, bu hususlar dikkate alındığında, şikayetçinin, icra müdürlüğünce ek avans yatırılmasına dair verilen karardan, 28.11.2014 tarihinde haberdar olduğunun kabul edilemeyeceği, şikayetçi, yasal süresinde satış talebinde bulunup avans yatırdığına göre, icra müdürlüğünün hacizlerin İİK'nın 110.maddesi uyarınca düştüğüne dair 05.01.2015 tarihli kararının yerinde olmadığı-

        12. HD. 04.07.2017 T. 4431/10064

    Şikayet olunanın, sıra cetvelindeki alacaklı olduğu dosyadaki haciz tarihi 12.03.2001 olup, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde 26.10.2001 tarihinde satış talep edildiği, 22.06.2004 tarihinde satış avansının yatırıldığının icra dosyasından anlaşıldığı, kıymet takdirinin iptaline ilişkin açılan davanın, satış avansının yatırılmasına engel olmadığı gibi, süreyi de dondurmayacağı, bu nedenle, satış talebinin avansın yatırıldığı tarihte yapılmış kabul edilmesi gerekeceği- İcra Müdürlüğünce, satış talebinin 22.06.2004 tarihinde yapıldığının kabulü ile sıra cetvelinin düzenlenmesi gerekirken, şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

        23. HD. 21.06.2017 T. 6007/1893

    Satış talebinden sonra icra müdürlüğünce satış avansının tamamlatılması konusunda herhangi bir süre verilmediği, satış isteme süresi içinde satış avansının az da olsa (50 TL) yatırıldığı, geçerli satış talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, taşınmazlar üzerindeki haczin düşmediği- Haciz kararının tapu kayıtlarına işlenmesinin yalnızca bir muhafaza işlemi olduğu, icra müdürlüğünün karar tarihinin haciz tarihi kabul edileceği-

        12. HD. 05.06.2017 T. 16797/8807

    Hacze dayanak yapılan tasarrufun iptali ilamında yalnızca "satış işleminin iptali"ne karar verilmekle yetinilmiş olup, 3. kişi adına olan tapu kaydının iptali ile borçlu adına tesciline dair bir hüküm kurulmamış olduğundan, taşınmazın mülkiyetinin 3. kişiye ait olduğu ve bu durumda, şikayetçi tapu malikinin taşınmaz üzerindeki haczin İİK. mad. 106-110 gereğince kaldırılmasını istemekte aktif husumet ehliyeti bulunduğu-

        12. HD. 05.06.2017 T. 16601/8720

    İhtiyati haciz sahibi alacaklıların hacizler kesin hacze dönüşmeden satış isteyemeyecekleri- Takibin kesinleşmesiyle, ihtiyati hacizler kesin hacze dönüştüğünden ve kesin hacze dönüşme tarihinde yürürlükte bulunan İİK. mad. 106 uyarınca iki yıllık süre dolmadan satış talep edilerek satış avansı dosyaya yatırıldığından, mahkemece, satış talebinin yasal süresinde olması sebebi ile haczin düşmediğinin kabulü gerektiği-

        12. HD. 01.06.2017 T. 15389/8675

    Haczin tapuya işlenmesinin, "kurucu" bir unsur değil "bildirici" nitelik taşıdığı- Haciz tarihinin, "haczin tapuya şerh verildiği tarih" değil, "haciz kararının verildiği tarih" olarak kabulü ile satış istemenin yasal sürede yapılıp yapılmadığının bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği-

        12. HD. 01.06.2017 T. 16051/8674

    Alacaklının ‘haciz koydurduğu borçluya ait taşınmazın, hacizli olarak üçüncü kişiye satıldığı ve üçüncü kişinin başvurusu üzerine, icra dairesince, İİK. mad. 106-110 gereğince hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği’ni belirterek yaptığı başvurunun ‘bir hakkın yerine getirilmemesi’ ile ilgili olduğu ve süreye tâbi olmadığı-

        12. HD. 25.04.2017 T. 13359/6365

    15.09.2014 olan son haciz tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.'nun 106. maddesinde; alacaklının, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebileceğinin, İİK. nun 110. maddesinde ise yasal süresi içinde malın satılması istenmez veya talep geri alınıp da bu müddet içinde yenilenmezse, o mal üzerindeki haczin kalkacağının düzenlendiği, alacaklının satış talebinin, ferdileştirmeden sonra 01.02.2016 tarihinde yapıldığı görülmekle, hacizlerin İİK.'nun 106-110 maddeleri gereğince düştüğü anlaşıldığından, mahkemece,şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-

        12. HD. 18.04.2017 T. 13735/5996

    Haciz, satılarak paraya çevrilmesi zorunlu mala değil, borçlunun alacaklı konumunda olduğu icra dairesi dosyası üzerine konulmuş olup, İİK'nun 106. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre borçlunun bu takip dosyasındaki alacağı menkul hükmünde ise de, mahcuz para alacağı için satış söz konusu olmadığından, paranın icra dosyasına celbi talebinin, satış talebi gibi değerlendirilmesi gerektiği-

        12. HD. 06.04.2017 T. 85/5611

    Alacaklının haczedilen taşınır malın satışını altı ay içerisinde istemek zorunda olduğu, aksi halde İİK. mad. 110 uyarınca taşınır mal üzerindeki haczin kendiliğinden düşeceği- Haczedilen mal hakkında İİK. mad. 97/8 gereğince istihkak davası açılır ise, satış isteme süresinin işlemeyeceği- Süresi içinde istihkak davası açılmış olduğundan, hacizlerin halen geçerli olup, işin esasına girilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı-

        8. HD. 21.03.2017 T. 4045/4027

    Alacaklının satış talebinden vazgeçmiş olmasının alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil etmeyip borçlunun talebi, süresinde satış istenmediği gerekçesi ile hacizlerin kaldırılmasına ilişkin olup, harca tâbi olmadığı-

        12. HD. 09.03.2017 T. 20216/3502

    Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceği, iki yıllık sürenin başlangıcının, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihi olduğu- Satış tarihi itibariyle 2 yıllı sürenin geçip geçmediğinin re'sen nazar alınacağı- Satış isteme sürelerinin haciz tarihi itibariyle yürürlükte olan kanuna göre hesaplanacağı- Az da olsa satış avansının yatırılmış olması halinde, usule uygun satış talebi yapılmış sayılacağı- Satış talebi yapıldığında, icra müdürünün, alacaklıdan, satış avansını 15 gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği, icra müdürünce verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise, haczin kalkacağı (İİK.mad 110)-  Satış talebinin hak düşürücü süreler içinde yapılıp yapılmadığının re'sen gözetmesi gerektiği- Satış isteme sürelerinin geçmesine karşın şeklen varlığını sürdüren haczin İcra İflas Kanunu'nun emredici nitelikteki anılan maddelerine aykırı bir durum yaratacağı ve ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olan bu husunun gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görev olduğu- İhale konusu menkullerin, 09/04/2012 günü haczedildiği, alacaklının 18/09/2012 tarihinde satış talebinde bulunduğu, satış avansının ise 16/09/2013 tarihinde yatırıldığı yani, haciz tarihinden itibaren bir yıl olan satış isteme süresi içinde satış avansının yatırılarak satış talebinde bulunulmadığı, satış avansının bir yıllık sürenin geçmesinden sonra 16/09/2013 tarihinde yatırıldığı anlaşıldığından, ihale konusu menkuller üzerindeki haczin düşmüş olduğu ve bu nedenle mahkemece, İİK mad. 110 gereğince, anılan taşınırlar üzerindeki haczin kalktığı hususu dikkate alınarak, geçerli bir haciz olmaksızın ve kıymet takdirinin yapıldığı tarih üzerinden iki yıldan fazla süre geçtikten sonra yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-

        12. HD. 02.03.2017 T. 356/3144

    Haczin yenilenmesi diye bir müessese mevcut olmadığı- Şikayete konu taşınmaz üzerine konulan hacizden itibaren alacaklının bir yıllık satış isteme süresi içerisinde satış talebinde bulunmadığı anlaşıldığından, alacaklının sonraki talebinin yeni bir haciz talebi mahiyetinde olduğu- Mahkemece, şikayetin kabulü ile ilk haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik icra müdürlüğü işleminin iptaline ve haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-

        12. HD. 21.02.2017 T. 11296/2319

    Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekeceği- Alacaklı tarafından 1 yıllık süre dolmadan satış talep edilerek, bir miktar satış avansının da dosyaya yatırıldığı anlaşılması halinde, İİK'nun 106-110. maddelerinde öngörülen sürenin dolmadığının kabul edileceği- Satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması ve borçlunun, kıymet takdirinin esasına yönelik itirazının bulunmaması halinde, şikayetçinin, ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmayacağı-

        12. HD. 13.02.2017 T. 254/1761

    Haciz tarihi itibariyle 1 yıl içerisinde haczine konu mahcuz hakkında satış talebinde bulunmadığı ve gerekli avansı yatırmadığından mahcuzun satışı tarihinde haczinin ayakta olmadığı anlaşılan davacının sıra cetveline itiraz davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı-  Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hükmün, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğuracağı ve verilen kabul kararı ile birlikte durumun tespiti ile yetinilmeyerek, eda hükmü kurulması gerektiği-

        23. HD. 26.01.2017 T. 6165/209

    İcra müdürlüğünce, hacizlerin sehven kaldırıldığından bahisle daha önce konulan hacizlerin eski tarih ve sıralarıyla tekrar ihyasına karar verilmişse de, üçüncü kişi nezdindeki hacizlerin ihyası mümkün olmayıp icra müdürlüğünün bu kararının, yeni haciz konulması niteliğinde olduğu ve bu durumda, İİK mad. 106/2 uyarınca, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacağı taşınır hükmünde olup, haczedilen paranın dosyaya celbinin istenmesi, satış talebi yerine geçeceği ve  paranın dosyaya celbi için, borçluya ait istenilebilir bir alacağın bulunması gerektiği-

        12. HD. 24.01.2017 T. 9437/959

    Kalkmış (düşmüş) hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak yapılan ihalenin usulsüz olduğu, bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-

        12. HD. 19.01.2017 T. 18887/690

    İcra ve İflas Kanununda haczin yenilenmesi diye bir müessesenin mevcut olmadığı; aynı takip dosyasından olsa da konulan her haczin yeni bir haciz olduğu- Taşınmazın üzerinde haciz varken, alacaklının talebi üzerine yeniden haciz konulması, önceki hacizden vazgeçildiği anlamına gelmediği ve daha önce konulmuş haczi ve sonuçlarını da ortadan kaldırmayacağı, bu talebin daha önceki haciz ve işlemlerden feragat anlamına gelmeyeceği-

        12. HD. 14.01.2017 T. 10886/1937

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32