Son İletiler

#81
Hukuk Programları / UAsistan: Uzlaştırmacı ve arab...
Son İleti Gönderen Admin - 03 Mart 2026, 00:09:52
Uzlaştırma ve Arabuluculuk Süreçlerini %95 Daha Hızlı Yönetin.

Dosya okumaktan evrak hazırlamaya kadar tüm dijital angaryayı UAsistan'a bırakın. Size sadece çıktı almak, imza atmak ve taraflarla görüşmek kalsın.

Tanıtım Videosu

Web Sayfasını Ziyaret Edin


Neden UAsistan?

Tek bir programla tüm dosya yükünüzü hafifletin.

Akıllı Doküman Okuma
Manuel veri girişine son. UDF veya PDF fark etmeksizin dosyayı yükleyin. Gelişmiş altyapımız doküman içeriğini analiz eder, kişileri ve kritik verileri hatasız şekilde ilgili alanlara yerleştirir.


Çok Formatlı Çıktı
Şablonlarla tek tek uğraşmayın. Uzlaştırmadan, Arabuluculuğa gerekli olan tüm evrakları verilerle otomatik doldurun (UDF, Word, PDF)


Modüler (Lego) Yönetim
Uzlaştırma ve Arabuluculuk süreçleriniz birbirine karışmasın. İhtiyacınıza göre şekillenen modüller kullanın.


Otomatik Tarife Hesaplayıcı
Maktu veya nisbi fark etmez; uyuşmazlık türünü seçin, sistem en doğru sonucu anında önünüze getirsin.


Dijital Arşiv
Dosyalarınıza özel notlar ekleyin. Tamamlanan dosyaları güvenli dijital arşivinizde saklayın ve anında erişin.


Çoklu Cihaz & Mobil Erişim
Ofise bağlı kalmayın. Mobil uyumlu altyapı sayesinde verilerinize dilediğiniz yerden, dilediğiniz cihazdan güvenle erişin ve iş akışınızı cebinizden yönetin.


Web Sayfasını Ziyaret Edin
#82
Soru & Cevap Bölümü / Haciz konulmuş araba
Son İleti Gönderen Nrkrds - 12 Şubat 2026, 00:16:41
Merhaba eski eşimle anlaşmalı boşandık ve mahkeme kararında aracın bana devredileceği yazılıydı 1 sene oldu bir türlü devri yapmadı bahaneler türetti, bu süreçte bir yığın yere borç yapmış ve araca haciz ve yakalama kararı çıkmış. Fakat borçlarda haciz kararı da benim kesinleşmiş boşanma kararımdan çok sonra. Ben bu aracı nasıl bu durumdan kurtarabilirim yapabileceğim birşey yokmudur? Şu an haczi koyan bir icra dairesine itiraz ettim ama daha sonuç çıkmadı ,bir sürü haciz var ,bana yol gösterebilir misiniz?
#83
Gayrimenkul & Kira Hukuku / Alacacak Yeni Malike Temlik Ed...
Son İleti Gönderen Arb. Özgür Koca - 30 Ocak 2026, 17:56:19
Davacı tarafindan 22.07.2015 tarihinde açılan davadan sonra, dava konusu tasınmazın davacı Nedim tarafindan Murat'a satıldığının bildirildiği, adı geçen vekili tarafından 05.03.2019 tarihli dilekce ile durusmalara veni malik sifatıyla katılma talebinde bulunulduğu 26.03.2019 tarihli durusmada davac Nedim vekilinin davaya kira alacaặı üzerinden devam ettiklerini, davacı Murat vekilinin davaya yeni malik sıfatıyla tahliye yönüyle devam ettiklerini bildirdikleri; temerrüt sebebiyle tahliye davas alacağa bağlı olarak açılan bir dava olup, satımdan sonra alacak yeni malike temlik edilmemiş, aksine alacak yönünden davaya devam edileceğinin ifade edildiği görülmüstür

Buna göre, davanin açılmasından sonra kiralananın satılmasıyla önceki malikin kiraya veren sıfatı kalmadığından tahliye isteminin reddi gerekirken, yeni malik yönünden kiralananın tahliyesine ilişkin verilen karar da usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 3.HD T:21/02/2024, E:2024/325, K:2024/741)
#84
Soru & Cevap Bölümü / Anahtar Teslim Daireye İskan D...
Son İleti Gönderen Gokturkaya - 24 Ocak 2026, 21:24:09
Merhabalar. Müteahitle aramızda yaptığımız sözleşme ekteki gibidir. Bunun peşine kalan borçlar için işçilik anlaşması yaptık. 2 sene sonunda 300,000 TL borcum kaldı. Kalan borç içinse sözleşme yapmadan bir bina için daha anlaşma yaptık. Şuan ki durumumuz,
Ben "Dairemin iskanını henüz almadığın için yeni inşaatına başlamayacağım" diyorum.
Müteahhit " Ben sana daireyi teslim ettim. senden para da talep etmedim şimdiye kadar. Benim inşaatımı yapacaksın." diyor.
Ben " Hayır, sözleşmemizde anahtar teslim anlaştık. sen iskanı almak zorundasın." diyorum.
Derdim mahkemelik olmak değil. karşılıklı birbirimize faydamız dokundu 2 sene içinde. Ancak riske etmemek için böyle bir şart koştum.
Sizce tavrım yanlış mı? yada haksız mıyım. daireyi fiziki olarak bitirmesi bana teslim ettiği anlamına mı geliyor?
Bu arada sözleşmedeki anlaştığımız tarihi yaklaşık 8 ay geçirmiş durumda.
#85
Örnek 4-5 numaralı ilamlı icra takibinde alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; borçlu ve ilgili üçüncü kişiler hakkında tasarrufun iptali davası açabilmek için borçlunun pasif mal varlığı sorgusunun yapılması talebiyle icra müdürlüğüne talepte bulunulduğu, icra müdürlüğünün 20.05.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar verilmişse de bu karar ile hak arama hürriyetinin ihlal edildiğinden bahisle 20.05.2025 tarihli müdürlük kararının iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; pasif malvarlığına ilişkin sorguda üçüncü kişilerin bilgilerinin yer almadığı, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin düzenlemelere aykırılık bulunmayacağı, icra müdürlüğünce verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verildiği, davalı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 8/a maddesinin altıncı fıkrası "Alacaklı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir" hükmünü içermektedir. Kanun koyucu bu düzenleme ile borçlunun mal, hak veya alacağının sorgulanabileceğini düzenlediği gibi bu sorgulamanın bizzat alacaklı tarafından yapılmasını emretmiştir. Buna göre; icra müdürlüğünün borçlunun aktif malvarlığını sorgulama görevi dahi bulunmazken borçlunun devrettiği (pasif) malvarlığına ilişkin sorgulama yapma görevi olduğu düşünülemez. Bununla birlikte, icra müdürlüğünün, takip alacaklısının ileride açabileceği muhtemel davalara delil toplama görevi de bulunmamaktadır.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; alacaklının, borçlunun pasif araç ve gayrimenkul kayıtlarının tespiti talebinin reddine dair icra müdürlüğünün 20.05.2022 tarihli işleminin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 12. HD. T:28.04.2025, E:2025/1507, K:2025/3329)
#86
T. C.
Y A R G I T A Y
H U K U K  G E N E L  K U R U L U


Esas    No    : 2025/15-80
Karar No    : 2025/685



Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin reddine karar verilmiştir.

Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikâyeti kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması, 5311 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 366. maddesi hükmü gereğince işin ivediliği ve niteliği nedeniyle uygun bulunmadığından borçlu vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP
Alacaklı vekili; borçlu aleyhine başlattıkları genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına tapuda kayıtlı olan taşınmazların haczedildiğini, haczedilen bu taşınmazlarla ilgili üçüncü kişi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiğini, tapu iptali ve tescil kararının haciz durumundaki mülkiyet durumunu değiştirmeyeceğini belirterek icra müdürlüğüne başvurduklarını ancak icra müdürlüğünce mülkiyet durumu değiştiği gerekçesiyle 26.08.2021 tarihli işlemi ile satış talebinin reddedildiğini, anılan bu işleminin iptali için icra mahkemesine başvurduklarını, Kayseri 5. İcra (Hukuk) Mahkemesince şikâyetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 26.08.2021 tarihli işleminin kaldırılmasına karar verildiğini, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olması nedeniyle istinaf başvurusunun reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra icra müdürlüğüne başvurarak satış talep ettiklerini, icra müdürlüğünün şikâyete konu 13.06.2023 tarihli işlemi ile İİK'nın geçici madde 18/3 hükmüne göre satış giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle satış talebinin reddedildiğini ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, Satış Giderleri Tarifesinin (Tarife)  08.03.2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 22.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu karar kesinleşmeden satış talep edilemeyeceğini, Tarife henüz yürürlüğe girmeden önce satış talep ettiklerini ancak icra müdürlüğünün 26.08.2021 tarihli hatalı işlemi nedeniyle satışın zamanında yapılamadığını ileri sürerek icra müdürlüğünün 13.06.2023 tarihli işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu vekili; Tarife yürürlüğe girmeden önce satış talep edilmişse de İİK'nın geçici 18. maddesi uyarınca kıymet takdiri, muhafaza ve satış giderlerinin tamamının Kanun'da belirtilen süre içerisinde yatırılmazsa satış talebinin gerçekleşmemiş sayılacağını, Tarife'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde giderler peşin olarak yatırılmadığı takdirde hacizlerin kalkacağını belirterek şikâyetin reddini savunmuştur. 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/351 Karar sayılı kararı ile; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taşınmazlarla ilgili mahkeme kararı olmasının veya mülkiyet durumunun değişmesinin kalan satış avansını yatırmaya engel olmadığı, Tarife'den önce satış talebinde bulunanlar için İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünün uygulanacağı, Tarife'de belirtilen giderlerin bir yıl içinde yatırılmaması hâlinde satış talebinin vaki olmamış sayılacağı, satış talebi vaki olmaz ise taşınmazlar üzerine konulan 25.04.2014, 03.02.2016 ve 04.11.2016 tarihli hacizlerin kalkmış sayılacağı, kalkan haciz üzerinden satış istenemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli ve 2023/1046 Esas, 2023/1023 Karar sayılı kararı ile; somut olayda borçlu adına kayıtlı taşınmazlar üzerine 03.02.2016 ve 04.11.2016 tarihlerinde haciz konulduğu, alacaklı vekili tarafından 06.10.2016 tarihinde  taşınmazların satışının talep edildiği ve 100,00 TL satış avansının yatırıldığı, alacaklı vekilinin 13.06.2023 tarihinde taşınmazların satışı için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği, 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe giren Tarife'nin "Geçiş hükümleri" kenar başlıklı geçici 1. maddesinin "Bu Tarife hükümleri; a) Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında, b) Ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında, uygulanır" şeklinde olduğu, somut olayda haciz tarihinin 03.02.2016 olduğu, bu durumda İİK'nın geçici madde 18/2-1 hükmü uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı, dolayısıyla icra müdürlüğünce eksik olan avansın tespit edilerek alacaklıya yatırması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikâyetin kabulüne ve icra müdürlüğünün 13.06.2023 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ İNCELEME SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"...Somut olayda alacaklı vekili tarafından 06.10.2016 tarihinde satış talep edildiği, taşınmazlar üzerinde ise icra müdürlüğünce konulan 25.04.2014, 03.02.2016, 04.11.2016 tarihli hacizlerin bulunduğu tapu kaydından anlaşılmıştır. 30.11.2021 tarihinde yayımlanan 7343 S.K. ile İİK madde 106 ve 110'da değişikliklerin yapıldığı, buna göre değişiklik sonrası ilgili 106/3 maddesinde "Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur." hükmünün yer aldığı, 7343 Sayılı Kanunun 33. maddesiyle İcra İflas Kanununa geçici madde 18'in eklendiği, geçici madde 18/2 gereğince 106. ve 110. maddelerde yapılacak değişikliklerin 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlanacağı, bu yönetmeliğin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, geçici madde 18/3'de "106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hallerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır." hükmünün yer aldığı, tarifenin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, buna göre tarifenin yürürlüğe girmesinden önce satış talep edilmiş ve satış giderlerininin tamamı yatırılmamışsa, tarifede yer alan ücretin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılması gerektiği, alacaklı her ne kadar kendisine muhtıra çıkarılması gerektiğinden bahsetmişse de yukarıda işaret edildiği üzere geçiş düzenlenmesinde muhtıra çıkarılmasına ilişkin bir hüküm olmadığı, bu kapsamda icra müdürlüğünün muhtıra çıkarma yükümlülüğünün de bulunmadığı, mevzuattan kaynaklanmayan bir yükümlülüğün icra müdürlüğüne yüklenemeyeceği, anılı yasada satış masraflarının tamamlanması için alacaklıya süre verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıllık sürede masrafın yatırılmadığı değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince verilen karar isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.   

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kayseri ilinde elektronik satış uygulamasına 01.06.2022 tarihinde geçildiği, somut olayda haciz tarihinin 03.02.2016 olduğu, bu durumda İİK'nın geçici 18/2-1 hükmü uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı, somut olayda 7343 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki İİK'nın 59, 106 ve 110. maddelerine göre işlem yapılması gerektiği, İİK'nın 110. maddesine göre satış talebi üzerine icra müdürünün alacaklıdan satış avansını on beş gün içinde depo etmesini talep etmesi gerektiği, verilen süre içinde belirtilen satış avansı depo edilmez ise haczin kalkacağı, Bölge Adliye Mahkemesinin benzer gerekçelerle verdiği bir kararın Özel Dairenin 28.12.2023 tarihli ve 2023/8854 Esas, 2023/9443 Karar sayılı kararıyla onandığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili; Tarife yürürlüğe girmeden önce satış talep edilmişse İİK'nın geçici madde 18 hükmünde kıymet takdiri, muhafaza ve satış giderlerinin tamamının kanunda belirtilen süre içerisinde yatırılmazsa satış talebinin gerçekleşmemiş sayılacağının düzenlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 03.02.2016 tarihinde haciz konulması, alacaklı vekilince 06.10.2016 tarihinde satış talep edilerek 100,00 TL satış avansının yatırılması ve Kayseri ilinde elektronik satış uygulamasına 01.06.2022 tarihinde geçilmiş olması karşısında, 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile İİK'ya eklenen geçici madde 18 hükmü ile 08.03.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Giderleri Tarifesi'nin geçici madde 1 hükmüne göre icra müdürlüğünce alacaklı vekiline eksik satış giderinin yatırılması için 7343 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki İİK'nın 59, 106 ve 110. maddelerine göre süre verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 7343 sayılı Kanun ile değişik 106/3-7, geçici madde 18/3.
2.08.03.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Giderleri Tarifesi geçici madde 1.

2. Değerlendirme
1.İcra ve İflas Kanunu'nun 30.11.2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun ile değişik 106. maddesinde satış talebi için uygulanacak sürede değişiklik yapılarak aynı zamanda satış talebiyle birlikte satış giderlerinin yatırılması konusunda düzenlemeler yapılmıştır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde;

7343 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik İİK'nın 106/3. maddesi "Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur" düzenlemesini,

7343 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile eklenen İİK'nın geçici 18/2-1 maddesi "Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır. Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur" düzenlemesini, aynı maddenin üçüncü fıkrası "106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır" düzenlemesini,

7343 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik İİK'nın 106/7. maddesi gereğince çıkarılan 08.03.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarifenin "Geçiş hükümleri" kenar başlıklı geçici 1. maddesi "(1) Bu Tarife hükümleri;
(a)Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında,

b)Ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında, uygulanır.
(2)Bu Tarife hükümleri elektronik satış uygulamasına henüz geçilmeyen il veya ilçelerde uygulanmaz. Bu kapsamda bulunan mahallerdeki haczedilen mallarla ilgili tahsil edilmesi gereken giderler hakkında 2004 sayılı Kanunun 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümleri ve ilga edilen hükümleri uygulanır" düzenlemesini içermektedir.

2. Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, elektronik satış uygulamasına geçiş tarihinden önce haczedilen mallarla ilgili Tarife hükümlerinin uygulanması ve satış giderlerinin peşin olarak yatırılması zorunluluğu bulunmamakta ise de Tarife'nin yürürlüğe girdiği 08.03.2022 tarihinden önce satış talep edilmiş olması hâlinde İİK'nın geçici madde 18/3 hükmü gereğince kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde Tarife'de belirlenen miktarın altında yatırılan giderlerin 08.03.2023 tarihine kadar tamamlanması zorunludur. İİK'nın geçici madde 18/3 hükmündeki bu süre kanun koyucu tarafından belirlenen kesin nitelikteki sürelerden olup giderlerin tamamlanması yönünde alacaklıya süre verileceğine ve muhtıra çıkartılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. 

3. Sonuç olarak, İİK'nın 7343 sayılı Kanun ile değişik 106. maddesinde düzenlenen satış giderlerinin uygulanmaya başlanması açısından o yerde elektronik satış uygulanmasına başlanmış olması ve malın haczedildiği tarihin tespit edilmesi gerekir (İİK geçici md. 18/2-1), ancak satış giderlerinin esas olarak satış talebiyle birlikte yatırılması gerektiğinden Tarife'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu Tarife'nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren (08.03.2022) bir yıl içinde Tarife'de belirlenen giderlerin yatırılması zorunlu olup bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır (İİK geçici md. 18/3) (Hakan Pekcanıtez, Mine Akkan, 7343 Sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunu'nda Yapılan Değişikliklerin Zaman Bakımından Uygulanması, TBB Dergisi, Mayıs-Haziran 2022, S. 160, s.276).

4. Somut olayda genel haciz yoluyla ilâmsız takipte borçlu adına kayıtlı taşınmazlara 03.02.2016 tarihinde haciz konulmuş ve alacaklı vekilince 06.10.2016 tarihinde satış talep edilerek 100,00 TL satış avansı yatırılmıştır. İİK'nın geçici madde 18/2 hükmü uyarınca T.C. Adalet Bakanlığı'nın resmî internet sitesinden yapılan duyuruda 7343 sayılı Kanun ile ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin Kayseri il ve ilçelerinde 01.06.2022 tarihi itibarıyla ilanı yapılacak artırmalar hakkında uygulanacağı belirlenmiştir.

5. Bu durumda somut olayda Tarife'nin yürürlük tarihinden önce satış talep edilmiş olmakla İİK'nın geçici madde 18/3 hükmü uyarınca Tarife'nin yürürlük tarihi olan 08.03.2022 tarihinden itibaren bir yıl içinde (08.03.2023 tarihine kadar) Tarife'de belirlenen miktarın altında kalan satış avansının tamamlanması zorunlu olup İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünde giderlerin tamamlanması yönünde alacaklıya süre verileceğine ve muhtıra çıkartılacağına ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından satış talebinin vaki olmamış sayılacağı kabul edilmelidir. Dolayısıyla alacaklı vekilinin şikâyetinin reddine karar verilmesi gerekir.

6. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, İİK'nın geçici 18/1-2 hükmünün ikinci cümlesine göre 7343 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hükümlerin uygulanması gerektiğinden direnme kararının onanması gerektiği görüşü ile Kanun'un satış talebinin vaki olmamış sayılması için çıkarılacak Tarife'ye göre gider yatırılması zorunluluğundan söz ederken bu zorunluluğu yerine getirmeyi mümkün kılan bir Tarife Kanun'da belirtilen süreye rağmen çıkarılamamış ise haciz alacaklılarının bu zorunluluğu karşılayacak miktarı bilip yerine getirebilmelerinin mümkün olmayacağı, dolayısıyla İİK'nın geçici madde 18/3 hükmünde belirtilen satış talebinin vaki olmamış sayılması sonucunun da ortaya çıkmayacağından Kanun'un geçici 18. maddesinde yer alan, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı yönündeki hükme göre değerlendirme yapılması gerektiğinden genişletilmiş bu gerekçeyle direnme kararının onanması görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüşler Kurul Çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

7. Hâl böyle olunca, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

8. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,

stek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Dosyanın HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.




"K A R Ş I  O Y"

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olup getirilen bu Kanunla getirilen geçici 18. madde geçiş hükümlerini düzenlemektedir.

Anılan geçici maddede somut olayla ilgili olarak; İİK 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile 106. madde uyarınca çıkarılması gereken tarifenin, bu maddeyi ihdas eden Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacağı (fıkra 1), 1. uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanun'la değiştirilen 87, 106 ve 110. madde hükümlerinin uygulanacağı, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı (fıkra 2/1), 106. madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılmasının zorunlu olduğu, bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebinin vaki olmamış sayılacağı (fıkra 3) hükümleri bulunmaktadır.

Anılan 3. fıkra hükmü 7343 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler öncesi haczedilen malların satış giderleriyle ilgilidir. Bu fıkrada yer alan  "satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde" ibaresinden anlaşılması gereken, satış giderlerinin tamamının hiç yatırılmaması veya eksik miktar bırakılmak suretiyle tamamını yatırma durumunun gerçekleşmemiş olmasıdır. Bu nedenle fıkra hükmü hiç yatırmama hâlini kapsadığı kadar eksik yatırma hâlini de kapsamaktadır.

Bu hüküm nedeniyle satış giderlerinin tamamını yatırmamış olanlar bir yıl içinde eksik kalan miktarı tarifeye göre yatırmak zorundadır. Eksik kalan miktarın tarifeye göre yatırılması gerekiyor ise de öncelikle bu miktarı gösteren bir tarifenin çıkarılmış olup olmadığı üzerinde durmak gerekir.

08.03.2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Satış Giderleri Tarifesinin "Geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinin ilk fıkrasında, bu tarife hükümlerinin; Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında, ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir.

Maddenin 2. fıkrasında ise bu tarife hükümlerinin elektronik satış uygulamasına henüz geçilmeyen il veya ilçelerde uygulanmayacağı, bu kapsamda bulunan mahallerdeki haczedilen mallarla ilgili tahsil edilmesi gereken giderler hakkında 2004 sayılı Kanun'un 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan değişikliklerden önceki hükümleri ve ilga edilen hükümlerinin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır.
Geçici 1. maddede yer alan bu düzenleme ile tarifenin Kanun değişikliği öncesi yapılan hacizler  yönünden uygulanmayacağı açıkça hükme bağlanmış ancak önceki hacizler için yatırılması gereken giderlerin ne olduğunu gösteren başka bir hükme de yer verilmemiş bunu kapsayan başka bir tarife de çıkarılmamıştır. Kanun satış talebinin vaki olmamış sayılması için çıkarılacak tarifeye göre miktar yatırılması zorunluluğundan söz ederken bu zorunluluğu yerine getirmeyi mümkün kılan, bu hâli de kapsayan bir tarife Kanun'da belirtilen süreye rağmen  çıkarılamamış ise haciz alacaklılarının bu zorunluluğu karşılayacak miktarı bilip yerine getirebilmeleri de mümkün olmayacaktır. 

Bu mümkün olmadığı için geçici 18/3. maddede belirtilen satış talebinin vaki olmamış sayılması sonucu da ortaya çıkmamıştır. Bu durumda tamamen veya kısmen eksik kalan miktarın  yatırılması konusunun, Kanun'un geçici 18. maddesinde yer alan, geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunacağı  hükmüne göre değerlendirilmesi gerekir.
Uygulanmasına devam olunacak olan İİK'nın 106, 59 ve 110. madde hükümlerine göre ise icra müdürlüğü tarafından eksik olan avansın tespit edilerek yatırılması için haciz alacaklısına süre verilmesi gerekmektedir.

Bölge adliye mahkemesince; icra müdürlüğünce davacı tarafın satış yapılması talebi gerekli masrafın 08.03.2023 tarihine kadar yatırılmadığı ve haczin düştüğünden bahisle ret edilmiş ise de, davacının haciz tarihinin 03.02.2016 tarihi olduğu, bu durumda İİK'nın geçici 18/2-1. bendi uyarınca geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin, yani İİK'nın 106, 59 ve 110. maddelerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu durumda icra müdürlüğü tarafından eksik olan avansın tespit edilerek davacıya yatırması için süre verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesinin, yine Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek önceki hükümde direnilmiş olması bu esaslara uygun bir gerekçe ve sonuç içermekte ise de geçici 18/3. madde hükmü tartışılıp değerlendirilmeksizin sonuca varılması nedeniyle hükmün gerekçesinde eksiklik bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle gerekçesi bu yönden yukarıda açıklandığı şekilde tamamlanarak  düzeltilmek suretiyle direnme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan Özel Daire kararı gibi bozma yönünde oluşan Değerli Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Üye
Zeki Gözütok
#87
İcra Takip İşlemleri / Ynt: Nafaka Alacağına Yönelik ...
Son İleti Gönderen Arb. Özgür Koca - 05 Aralık 2025, 12:19:32
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO   : 2022/4147
KARAR NO   : 2024/2284



TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; . İcra Müdürlüğünün 2022/**** Esas sayılı dosyasından yapılan nafaka alacağına ilişkin takipte, taraflar arasında İstanbul Anadolu . Aile Mahkemesinin 2022/*** E. sayılı dosyasından verilen 29/06/2022 tarihli ara karar uyarınca aylık nafaka miktarının 10.000,00 TL'den 20.000,00TL'ye çıkartıldığını, icra müdürlüğü tarafından son olarak aylık nafakanın 20.000,00 TL olmasından bahisle yıllık nafaka miktarı üzerinden bir hesaplama yapıldığını, bu hesaplamada icra müdürlüğünün AAÜT 9/1 maddesi uyarınca vekalet ücreti belirlediğini, oysa bu maddenin nafaka davalarına ilişkin olup nafaka takiplerinde uygulanamayacağını, takip miktarına göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümündeki icra daireleri için öngörülen maktu ücret olan 1.800,00-TL maktu vekalet ücreti hesaplaması yapılması gerektiğini, hesabın bir yıl üzerinden yapılmasının da doğru olmadığını, zira bu durumda ileride vaktinde ödenecek nafakalar için vekalet ücreti hesaplanmasının hakkaniyetle bağdaşmadığını beyanla icra müdürlüğü hesabında yer alan 36.600,00-TL vekalet ücretinin  iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaptığı bir kısım ödemeleri banka kanalıyla yaptığını, müvekkilinin zarar görme, şiddete uğrama ihtimali nedeniyle bilinmeyen adreslerde yaşadığını, internet bankacılığı kullanamadığını, takip edildiği için değişik banka şubelerinden para çekerek davacı eşinden gizlenmeye çalıştığını, bu nedenlerle ve banka hesabının tedbirli olması nedeniyle para yatırıldığından dahi habersiz olduğunu, borcun haricen tahsil edildiğini, davacının bu aşamadaki itirazının kötü niyetli olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "nafaka davalarında uygulanacak 9/1. maddesine göre hesap edilen icra vekalet ücretinin yasaya uygun olduğu" şeklinde gerekçeyle;
"1-Şikayetin REDDİNE," karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, icra müdürlüğünün vekalet ücreti hesaplamasını AAÜT 11/1 maddesine göre yapması gerektiğini, buna göre vekalet ücretinin maktu 1.800,00-TL olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, icra müdürlüğünce hesaplanan 05/09/2022 tarihli kapak hesabındaki vekalet ücretine yönelik şikayet olup süresindedir.

İcra dosyasının incelenmesinde; İstanbul Anadolu . Aile Mahkemesinin 2022/*** Esas sayılı dosyasından verilen 29.06.2022 tarihli ara karar uyarınca davacı aleyhine 10.022,19 TL nafaka alacağına ilişkin olarak ilamsız takip yapıldığı, takipte devam eden aylara ilişkin talebin bulunduğu görülmüştür.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Avukatlık Kanunu'nun 168/son maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır." şeklinde  düzenlenmiştir. Bu durumda takip tarihi 08/07/2022 olup uygulanacak tarife 2022 yılına ait  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'dir. (Yargıtay 8. HD. 2014/13224 esas, 2015/14325 karar sayılı 02.07.2015 tarihli kararı)

2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler 9. maddesi 1. bendinde;  nafaka davalarında hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamının  avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, aynı Kanunun 11. maddesi 1. bendinde ise; İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukuki yardımlara ilişkin avukatlık ücretinin, takip sonuçlanıncaya kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığı olduğu ve konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği düzenlenmiştir.

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesi, nafakaya ilişkin davalarda Mahkemece takdir edilecek vekalet ücretine ilişkindir. İcra Müdürlüğü'nde hesaplanacak vekalet ücreti ile ilgili olarak ise; nafaka ilamlarına dayalı takipler ile ilgili olarak özel bir düzenleme bulunmamaktadır. İcra dosyaları yönünden en son 2013 yılında uygulanan yıllık nafaka bedeli üzerinden icra vekalet ücreti takdiri 2014 yılından itibaren uygulamadan kaldırılmıştır.

İhtilafın nafaka alacağı nedeniyle başlatılan icra takibinde yapılan hukuki yardımdan kaynaklı olduğu ve vekalet ücretinin Tarifenin  11/1. maddesi  atfıyla  uygulanması gereken 3. kısmına göre belirleneceği nazara alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetli değildir. (Yargıtay 8. HD.2014/8649 esas,  2015/9615 karar sayılı 29.04.2015 tarihli kararı)

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olduğu, kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla  HMK'nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile müdürlük işleminin kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
A)1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/2 maddesi uyarınca kabulü ile . İcra Hukuk Mahkemesi'nin  17/10/2022 tarih, 2022/621 Esas- 2022/674 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

-Şikayetin KABULÜ ile müdürlük işleminin kaldırılmasına, kapak hesabının iptaline,
.........

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nun 364/1 maddesi gereğince  miktar itibarı ile kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2024
#88
7343 sayılı Yasanın 9. maddesi ile değişen 106/3 maddesinde; "Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur." düzenlemesi,

7343 sayılı Yasanın 33. maddesi ile eklenen geçici 18/2.1 maddesinde; "Uygulamaya geçilen il ve ilçelerde, geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar hakkında, bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 87, 106 ve 110 uncu madde hükümleri uygulanır. Geçiş tarihinden önce haczedilen mallar hakkında ise değişikliklerden önceki hükümler ile ilga edilen hükümlerin uygulanmasına devam olunur" düzenlemesi,

Aynı maddenin 3. fıkrasında "106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hâllerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır" düzenlemesi,

7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişik İcra ve İflâs Kanunu'nun 106'ncı maddesi gereğince çıkarılan ve 08.03.2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Satış Gideleri Tarifesi'nin "Geçiş hükümleri" kenar başlıklı Geçici 1'inci maddesinde "(1) Bu Tarife hükümleri;
(a)Bakanlıkça resmî internet sitesinden elektronik satış uygulamasına geçileceği duyurulan il veya ilçelerde belirlenen tarihten sonra haczedilecek mallar hakkında,
b)Ülke genelinde ise, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir yılın sonunda haczedilecek mallar hakkında, uygulanır.
(2)Bu Tarife hükümleri elektronik satış uygulamasına henüz geçilmeyen il veya ilçelerde uygulanmaz. Bu kapsamda bulunan mahallerdeki haczedilen mallarla ilgili tahsil edilmesi gereken giderler hakkında 2004 sayılı Kanunun 24.11.2021 tarihli ve 7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümleri ve ilga edilen hükümleri uygulanır.
" düzenlemesi,

Aynı tarifenin 9. maddesinde ise "(1) Satış giderinin belirlenmesinde, satış talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan tarife esas alınır. Bu Tarifenin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü saklıdır" düzenlemesi yer almaktadır.

Tüm bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, elektronik satış uygulamasına geçiş tarihinden sonra haczedilen mallar yönünden satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının Tarife hükümleri doğrultusunda peşin olarak yatırılması zorunluluğu bulunmakta olup, geçiş tarihinden önce haczedilen mallarla ilgili tarife hükümlerinin uygulanması ve satış giderlerinin peşin olarak yatırılması zorunluluğu bulunmamakta ise de, tarifenin yürürlüğe girdiği 08.03.2022 tarihinden önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı haller ile 08.03.2022 tarihinden sonra satış talep edilmesine rağmen elektronik satış uygulamasına geçilmemiş olması nedeniyle Tarife'ye bağlı kalınmaksızın takdir edilen veya alacaklı tarafından Tarife'de belirlenen miktarın altında yatırılan giderlerin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılmasının veya tamamlanmasının zorunlu olduğu, İİK'nın Geçici Madde 18/3. fıkrasındaki bu sürenin kanun koyucu tarafından belirlenen kesin nitelikteki sürelerden olduğu, giderlerin tamamlanması yönünde alacaklıya süre verileceğine ve muhtıra çıkartılacağına ilişkin bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, yasa ile belirlenen bu sürede giderlerin tamamlanmaması halinde satış talebinin vaki olmamış sayılacağı, yine tarifenin yürürlük tarihinden önce haciz konulmuş olmasına rağmen satış isteme süresi geçmeyen ve henüz satış talep edilmeyen mahcuzlar yönünden de yasal değişikliklik hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; şikayete konu bağımsız bölümün 1/4 hissesi dava dışı takip borçlusu Salih Çakar adına kayıtlı iken icra müdürlüğünce 29.06.2015 tarihinde haciz tesis edildiği, haciz tarihinden sonra olmak üzere 27.10.2015 tarihinde taşınmaz hissesinin şikayetçi tarafından satın alındığı, alacaklı tarafından 30.06.2016 tarihinde satış talebinde bulunulduğu ve 01.07.2016 tarihinde 500,00 TL satış avansının yatırıldığı, 7343 sayılı Yasa ile ilgili maddelerde yapılan değişikliklerin Adalet Bakanlığı'nın resmi sitesinden yapılan duyuruya göre Ankara il ve ilçelerinde 01.06.2022 tarihi itibariyle ilanı yapılacak artırmalar hakkında uygulanacağının belirlendiği, buna göre haciz tarihi itibariyle tarife hükümleri uygulanmayacağından alacaklı tarafından tarifede belirlenen giderlerin peşin olarak yatırılması zorunlu değil ise de, İİK'nın Geçici Madde 18/3. uyarınca Tarife'nin yürürlük tarihi olan 08.03.2022 tarihinden itibaren bir yıl içinde (08.03.2023 tarihine kadar) tarifede belirlenen miktarın altında kalan satış avansının tamamlanması zorunludur. (Yargıtay 12. HD. T:19.03.2025, E:2025/1047, K:2025/2472)
#89
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi                                 
                                                                            
ESAS NO   : 2025/503
KARAR NO: 2025/1821
   


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin şikayetçi hissedar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikayetçi hissedarın, davalı ihalede alıcısı tarafından orantısız pey sürülmek suretiyle ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile ihalenin feshi istemiyle İcra Mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince, "açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, mahkemece işin esasına girilmemiş olduğundan borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın şikayetçi hissedar ile davalı-hissedarlar tarafından  istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak ihalenin feshi isteminin reddine, şikayetçi aleyhine ihale bedelinin %5'i oranında para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, .. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2021/40 satış sayılı dosyasında taşınmazın şikayete konu 29.11.2022 tarihinde yapılan ihalede davalı M.B.'e 1.350.050,00 TL bedelle ihale edildiği, önceki tekliflerin sırasıyla 140.000,00 TL ve 135.000,00 TL olduğu görülmekle davalı ihale alıcısının sehven sunduğunu ifade ettiği teklif kendisinden önceki teklifin neredeyse 10 katı olup, sonrasında ihaleye teklif sunulmadığı, dolayısı ile ihalenin doğal şartlarında yapılmasının engellendiği açıktır. Dairemizin yerleşik içtihadı gereğince, orantısız pey sürme ihaleye açıkça fesat karıştırıldığı sonucu doğuracağından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ :Şikayetçi hissedarın temyiz itirazlarının Kabulü ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 T. Ve 2024/790  E., 2024/1234 K. sayılı kararının, yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
#90
Alacaklı; ihtiyati haciz borçlunun yüzüne uygulanmışsa bu tarihten, yokluğunda uygulanmışsa tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde genel haciz yolu ile takip yapabilir. Genel haciz yoluyla takipte ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu 7 gün içinde itiraz etmezse ihtiyati haciz kendiliğinden kesin hacze dönüşür.

Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığında ise İİK'nun 168. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gündür.  Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 12/07/2013 tarih, 2013/3490 Esas 2013/4965 Karar).

Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, alacaklının itirazının kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası açması gerekir. Aksi takdirde ihtiyati haciz düşer (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 04/07/2013 tarih, 2430/4652)

Ödeme emrine itiraz üzerine, itirazın iptali davası açılmışsa, ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşmesi, somut olay bakımından itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarihtir ( (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 29/11/2007 tarih 6385/10718)

Davacı vekilinin iddiası, müvekkilinin haczinin, davalı . Varlık A.ş'nin  haczinden önce olduğu yönündedir. Yukarıda verilen  bilgiler ışığında; davacının başlattığı kambiyo senedine özgü takipte ödeme emri borçluya 16/07/2010 da tebliğ edilmiş olup takip 26/07/2010 tarihinde kesinleşmiş ve bu tarihte ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmüştür.

Davalı  . Varlık A.ş'nin 05/07/2010 tarihli ihtiyati haczinin ise, borçlu takibe itiraz ettiği için  itirazın iptali davasının hükme bağlandığı tarih olan  30/01/2012 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, bu bağlamda davacının haczinin, davalının haczinden önce tarihli olduğunun kabulü gerekmektedir. (İstanbul BAM 45. HD. T:22.03.2023, E:2020/1438, K:2023/450, ONAMA Yargıtay 6. HD. T:29.04.2024, E:2023/2199, K:2024/1159)


*********


2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 268' inci maddesi gereğince ihtiyaten haczedilen mallar hakkında diğer bir alacaklı tarafından ihtiyati hacizden sonra kesin haciz konulursa, ihtiyati haciz sahibi alacaklı İİK'nun 100' üncü madde koşullarının gerçekleşmesi halinde kendiliğinden ve geçici olarak hacze iştirak eder. İİK'nın 100/II' nci maddesi gereğince ise ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilecek alacaklı ilk haciz ilamsız takibe müstenitse takip tarihinden, ilama dayanıyorsa dava tarihinden önce açılmış/yapılmış bir takip bulunması gerekmekte olup, somut olayda şikayet olunan T. Anonim Şirketi 23.11.2020 tarihli ihtiyati haciz kararından bir gün sonra 24.11.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuş ancak açılan itirazın iptali davası lehe sonuçlandığından ihtiyati haciz kesin hacze dönüşmüştür. (Yargıtay 6. HD. T:20.01.2025, E:2024/3605, K: 2025/147)