Ödeme Emri Tebliğ Edilmeden Yapılan İtirazın Hukuki Akıbeti

Başlatan Arb. Özgür Koca, 12 Haziran 2026, 10:56:18

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Ödeme Emri Tebliğ Edilmeden Yapılan İtirazın Hukuki Akıbeti: Örnek 7 ve Örnek 13 Takiplerindeki Yargıtay Uygulaması



İcra hukuku uygulamalarında sıkça karşılaşılan usuli durumlardan biri, borçlunun hakkındaki icra takibinden (örneğin UYAP üzerinden veya e-Devlet vasıtasıyla) haricen haberdar olup, henüz kendisine ödeme emri tebliğ edilmeden icra dairesine başvurarak borca itiraz etmesidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin güncel kararları ışığında, bu erken itirazın hukuki sonucu, başlatılan takibin türüne göre taban tabana zıt sonuçlar doğurmaktadır.

Bu makalede, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2024/5794, 2025/5117 ve 2025/5634 sayılı kararları çerçevesinde Örnek 7 ile Örnek 13 takipleri arasındaki temel farkı inceleyeceğiz.

1. Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takiplerde (Örnek 7) Durum
Yargıtay 12. HD'nin 2024/645 E., 2024/5794 K. sayılı kararına göre; genel haciz yoluyla (Örnek 7) takiplerde borçluya ödeme emri henüz tebliğ edilmemiş olması, borçlunun itirazda bulunmasına usuli bir engel teşkil etmez.

  • Borçlu takibi haricen öğrenip itiraz dilekçesi sunarsa ve alacaklının da takibi sürdürme iradesi devam ediyorsa, bu itiraz hukuken geçerlidir.
  • İtirazın hüküm doğurması ve takibi durdurması için tebligat parçasının dönmesi beklenmek zorunda değildir.

Alıntı yapılan: Yargıtay 12. HD. 2024/5794 K."...alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmez... borçlunun takipten haricen haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazı geçerlidir."

2. Tahliye Talepli Kira Alacağı Takiplerinde (Örnek 13) Durum
Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin başlatılan tahliye talepli ilamsız takiplerde (Örnek 13) ise yasal mevzuat çok daha katı bir usul öngörmektedir. Yargıtay 12. HD'nin 2025/5117 ve 2025/5634 sayılı kararlarında bu husus kesin bir çizgiyle ayrılmıştır. İİK m. 269 gereği, ihtarlı ödeme emrinin borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur.

  • Örnek 13 takiplerinde tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri işlemeye başlamaz.
  • Borçlunun yasal itiraz hakkı henüz doğmadığından, haricen öğrenmeye dayalı yapılan erken itirazın hiçbir hukuki sonucu yoktur (geçersizdir).
  • Ortada hukuken geçerli bir itiraz olmadığı için; alacaklı icra mahkemesine başvurup "itirazın kaldırılması ve tahliye" talep ettiğinde, bu talebin esasına girilemez ve mahkemece reddedilmesi gerekir. Aynı sebeple, bu durum alacaklı aleyhine icra inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesini de engeller.

Alıntı yapılan: Yargıtay 12. HD. 2025/5117 K."...Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince, adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin örnek 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun olarak tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacak olup, borçlunun itiraz hakkı doğmayacağından, haricen öğrenmeye dayalı itiraz da yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmaz."

3. Karşılaştırmalı Özet



▶ TAKİP TÜRÜ: Örnek 7 (Genel Haciz)
  • Tebligat Öncesi İtirazın Geçerliliği: Geçerlidir.
  • Hukuki Sonuç: Takip durur. Alacaklı doğrudan itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gidebilir.



▶ TAKİP TÜRÜ: Örnek 13 (Kira ve Tahliye)
  • Tebligat Öncesi İtirazın Geçerliliği: Geçersizdir (Hukuki sonuç doğurmaz).
  • Hukuki Sonuç: Süreler işlemez. Mahkemeden itirazın kaldırılması ve tahliye istenemez (istenirse usulden reddedilir, tazminat çıkmaz). Usulüne uygun tebligat yapılması beklenmelidir.



Sonuç
İcra hukuku pratiğinde, borçlunun hakkındaki takibi öğrenir öğrenmez dosyaya itiraz dilekçesi sunması genel bir refleks olsa da, hukuki sonuçların takibin türüne göre şekillendiği unutulmamalıdır. Örnek 7 takiplerinde bu erken itiraz amaca hizmet edip takibi durdururken, tahliye talepli Örnek 13 takiplerinde aceleyle yapılan itiraz geçersiz sayılacak ve ilerleyen aşamalarda hem borçlu hem de alacaklı açısından davaların usulden reddi gibi sürpriz zaman ve emek kayıplarına yol açabilecektir.


KONUYA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                                                   

ESAS NO    : 2024/645
KARAR NO: 2024/5794   



İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ    : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
TARİHİ            : 01.11.2023
NUMARASI    : 2022/2121-2023/2034


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçlunun icra dairesine verdiği dilekçe ile borca itirazda bulunduğu, İcra Müdürlüğünce 07.11.2019 tarihli kararı ile; tebligat parçası icra dosyasına henüz dönmemiş olduğundan borçlunun itirazı süresinde ise borçlu hakkındaki icra takibinin durdurulmasına, süresinde değilse devamına karar verildiği, alacaklının müdürlükten icra dosyasının kesinleştirilmesini talep ettiği, Müdürlüğün 17.05.2022 tarihli kararı ile borca itiraz nedeniyle icra takibi durduğundan talebin reddine karar verildiği, alacaklının İcra Mahkemesine başvurusunda, borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş olduğundan itirazın hüküm doğurmayacağını iddia edilerek 17.05.2022 tarihli müdürlük kararının iptalini talep ettiği, mahkemece borçluya ödeme emri tebliğ edilmediği için itiraz süresi başlamadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ödeme emri tebliğ edilmese bile borçlunun itirazının geçerli olduğu, yasal itiraz süresi başlamadığından bahisle şikayetin reddinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne ve 17.05.2022 tarihli müdürlük işleminin iptaline karar verildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

İİK'nın 62/1. maddesinde; "İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur" hükmü yer almakla birlikte alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesi şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmez.

Somut olayda; alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmeden borçlu tarafından 06.11.2019 tarihinde İcra Müdürlüğüne verilen itiraz dilekçesi ile borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, alacaklının 16.05.2022 tarihinde İcra Müdürlüğüne başvurarak takibin kesinleştirilmesini talep ettiği, İcra Müdürlüğünün şikayete konu kararı ile ödeme emri tebliğ edilmese bile borçlunun itirazının geçerli olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği, alacaklının ihtilafı sürdürme iradesi göstererek icra hukuk mahkemesinden icra müdürünün 17.05.2022 tarihli işleminin iptali talebinde bulunduğu görülmüştür.

O halde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında; "borçluya ödeme emrinin tebliğ edilememesi halinde, borçlunun takipten haricen haberdar olup yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirdiğinin ve alacaklının da anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesinin mevcut olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ edilemese bile borçlunun itirazının geçerli olduğu" şeklinde Dairemiz içtihatlarına uygun değerlendirme yapıldığı halde bu gerekçeye uygun olarak şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken gerekçenin aksine alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 01.11.2023 tarih ve 2022/2121 E. 2023/2034 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 04.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


***********


T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                                                   
ESAS NO    : 2025/3684
KARAR NO: 2025/5117



İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ    : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi
TARİHİ            : 06/02/2025
NUMARASI    : 2024/2113-2025/573


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin örnek 13 ilamsız icra takibinde, borçlunun icra müdürlüğüne sunduğu dilekçe ile borca itiraz ettiği, alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, ödeme emri tebliğ edilmeden takibe itiraz edilmiş ise de, alacaklının takibi sürdürme iradesi olduğundan bahisle istemin esasının incelendiği belirtildikten sonra başvurunun reddi ile birlikte alacaklı aleyhine 169.826,00 TL üzerinden % 20 oranında tazminata hükmedildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece hükmedilen tazminat tutarının hatalı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle, istemin reddine ve alacaklı aleyhine 75.227,00 TL üzerinden % 20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK'nın 269. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini, İİK'nın 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur.   

Somut uyuşmazlıkta; mevcut takip dosyası kapsamında borçluya ödeme emrinin  tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Dairemizin 30.6.2025 tarihli eksiklik talep yazısı ile, borçlu H. ... Ltd. Şti.'ne gönderilen ödeme emri tebligat mazbatasının tebliğ şerhiyle birlikte UYAP sistemine taranması istenmiş olup, icra müdürlüğünce verilen cevabi yazıda, takip dosyasında borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediğinin, 11.02.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durdurulmuş olduğunun bildirildiği görülmüştür. Buna göre; örnek 13 numaralı ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilemeden, borçlunun takibi kendiliğinden öğrenmesi üzerine 11.02.2022 tarihinde takibe vekili aracılığıyla itiraz ettiği ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.

İcra takip dosyasında borçlu şirkete ödeme emri tebliğ işlemi yapılmadığından, İİK'nın 269. maddesinde yer alan süreler işlemez. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan borca itirazın, alacaklının takibi sürdürme iradesi bulunduğundan geçerli olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de bu gerekçe benimsenmiş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince, adi kira ve haslat kiralarına ilişkin örnek 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun olarak tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacak olup, borçlunun itiraz hakkı doğmayacağından, haricen öğrenmeye dayalı itiraz da yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmaz.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi, bu cümleden olmak üzere ret gerekçesine göre de tazminata hükmedilmemesi gerekirken, yazılı şekilde başvurunun reddi ile birlikte alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
   
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin  kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle , İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 06.02.2025 tarih ve 2024/2113 E. - 2025/573 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 02.07.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.


************


T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
                                                                                                   

ESAS NO    : 2025/4249
KARAR NO: 2025/5634   


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ    : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
TARİHİ            : 28.04.2025
NUMARASI    : 2024/1205-2025/362


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:

Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince, adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin örnek 13 takiplerde, borçluya usulüne uygun olarak tahliye ihtarlı ödeme emri tebliğ edilmeden ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacak olup, borçlunun itiraz hakkı doğmayacağından, ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan itirazın da yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmayacağının ve bu suretle alacaklının icra mahkemesine yaptığı itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin bu gerekçeyle reddi gerektiğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)