Müteselsil Borçlu Mirasçılarına Satış İlanı Tebliğ Edilmeden Diğer Borçlunun Taşınmazının Satışı

Başlatan Arb. Özgür Koca, 22 Eylül 2023, 09:19:32

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Müteselsil Borçlulardan Birinin Ölümü Halinde Mirasçılarına Takip Yöneltilmeden Diğer Borçluya Ait Taşınmazın Satışının Yapılabileceğine ve Satış İlanının Taşınmaz Sahibi Olmayan Borçlunun Mirasçılarına Tebliğinin Zorunlu Olmamakla Birlikte Tebliğ Edilebileceğine Dair Değerlendirme


A) TMK'nun 599. md. si "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar." hükmünü içermektedir. Ancak mirasçıların mirasbırakanın borçlarından sorumlu olması halinde mirasçıların, icra takip dosyasında kendiliğinden borçlu taraf sıfatı kazanacağına ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Konuyla ilgili dikkate alınabilecek  emsal içtihatlar aşağıdaki gibidir;

1- Borçlunun ölümü ile İİK'nun 53.maddesi uyarınca, alacaklı tarafından takibin mirasçılara yöneltilmesi ve bu konuda kendilerine muhtıra tebliğ edilmesi gerekir.  Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere takip dosyasında, şikayetçi mirasçıya yöneltilmiş bir takip ve yapılmış bir tebliğ işlemi bulunmamaktadır. Muhtıra tebliğ edilmeden mirasçı hakkında takip işlemi yapılamaz ve  mirasçının şahsi malvarlığına haciz konulamaz. (Yargıtay 12.HD.T:24/12/2015, E: 2015/22039, K:2015/32741)

2-  ".... borçlu takipten sonra öldüğünden İİK.nun 53. maddesi gereğince alacaklının tereke aleyhine veya mirasçıların aleyhine takibin devamını istemesi gerekir. Somut olayda ise, takibin henüz mirasçılara yöneltilmediği anlaşılmaktadır. Takipte taraf olmayan 3. kişi mirasçıların, taraf olmadıkları icra takibinde usulsüz tebligat/gecikmiş itiraz ile borca itiraz başvurusunda bulunması mümkün değildir. Buna göre, istemin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 12. H.D.'nin 17/04/2012 T. 2011/25547 E. 2012/12788 K., 17/04/2012 T. 2011/25545 E. 2012/12789 K. ve 18.11.2013 T. 2013/28482 -36430 E.K. sayılı ilamları). (Konya BAM 7. HD. T:20/06/2023, E:2023/847, K:2023/928)"

B) Takip dosyasındaki borçluların borçtan müteselsil sorumlu ihtiyari takip arkadaşı olması durumunda takibin herhangi bir nedenle durması veya sonlanması diğer borçlu hakkında takip işlemleri yapılmasına engel değildir. Konuyla ilgili dikkate alınabilecek  emsal içtihatlar aşağıdaki gibidir;

1- Alacaklı, borçluların hepsini birden takip veya dava edebileceği gibi, bunların içinden dilediği birini veya bir kaçını da takip veya dava edebilir. İşte alacaklının, borçlulardan dilediğini ya da dilediklerini ifa istemine muhatap tutabilmesi, onun bir seçim hakkına sahip bulunduğunu gösterir. Alacaklının bu hakkı borç tamamen ödeninceye kadar devam eder. 6098 sayılı TBK'nın 163. maddesinde de; "Alacaklı borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir" düzenlemeleri mevcuttur. .......... müteselsil borçlulukta alacaklı, borçluların hepsini birden takip veya dava edebileceği gibi, bunların içinden dilediği birini veya bir kaçını da takip veya dava edebilir. Bu nedenle şikayetçi borçlu ile diğer takip borçluları arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmamaktadır (Yargıtay 12. HD.T:02/03/2022, E: 2021/8720, K: 2022/2660).

2- ".......şikayetçi borçlu H.B. ile diğer takip borçlusu şirket arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmamaktadır. Buna göre hakkında tedbir kararı bulunmayan takip borçlusu  H.B.'e ilişkin olarak, takip işlemlerine devam edilerek haciz ve satış talebinde bulunulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır  (İstanbul BAM 20. HD. T:01/12/2022, E:2022/3832, K:2022/3300)"

3- "TTK'nın 724/1. maddesi hükmü gereğince "Kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur." .......
Davacı şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmiş olması, takip alacaklısına karşı takibe konu bono nedeniyle müteselsil sorumlu olan davacı aval veren F. ve M. hakkında takip başlatılmasına engel olmadığından davacıların bu yöndeki istinaf istemi doğru görülmemiştir. (İstanbul BAM 23. HD. T:06/06/2023, E:2021/2489, K:2023/929)"

C) Borçlunun ölümüyle birlikte taraf ehliyeti son bulacak olup ölen borçluya veya borçludan mirasçılarına intikal edecek bir taşınmazın haczi, satışı gibi hususlar mevcut ise takibin ölen borçlunun mirasçılarına yöneltilmesi zorunludur. Konuyla ilgili dikkate alınabilecek emsal içtihat aşağıdaki gibidir;

1- Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. (4721 sayılı TMK m. 28/1) Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur.  ........... Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı (veya mirasçıları tarafından) devam edilir. Bunlar malvarlığı haklarına ilişkin davalardır. (İstanbul BAM 3. HD.T:04/07/2023, E:2022/3057, K:2023/2090)

D) İcra ve İflas Kanunu'nun 127. maddesi "İlanın birer sureti borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan ilgililerinin tapuda kayıtlı adresleri varsa bu adreslerine tebliğ olunur" hükmünü, 128. maddesi ise "Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir" hükmünü içerir. Bu çerçevede takip dosyasında borçlu sıfatına sahip kişilere takip kesinleşmiş olsun veya olmasın kıymet takdiri veya satış ilanının tebliğ edilebileceği, ancak takipte taraf olmayan yani borçlu sıfatına sahip olmayan mirasçılara ise tebliğinin gerekmediğini söyleyebiliriz. Konuyla ilgili dikkate alınabilecek emsal içtihat aşağıdaki gibidir;

1- Davacı tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde, mirasçılar ile birlikte takibe geçilmesi ve satış ilanının mirasçılara ve tüm ilgililere de çıkarılmasına yönelik iddialarının yerinde olmadığı, zira usulsüz tebligat şikayetinin ancak ilgilisi tarafından ileri sürülebileceği... (Gaziantep BAM 12. HD. T:21/09/2020, E:2019/2089, K: 2020/1279)

2- Takibin ilâmsız olduğu, takip tarafları arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunmadığı, her borçludan alacağın tahsili için farklı işlem yapılabileceği, takip borçlularından C.T.'in takip öncesi ölmüş olup, mirasçılarının takibe taraf edinilmesi ve itirazının borçlu K.G.'ü etkilemeyeceği, satış ilânının tüm borçlulara tebliğ hususunun kendisine tebligat yapılamayan borçlu yönünden ihalenin feshi nedeni sayılabileceği nedenle istinafa konu kararın hatalı, istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, takip kendisi açısından durmuş borçlu açısından itirazın kaldırılması veya iptali sağlanmadan herhangi bir tebligatın bu borçluya yapılamayacağı hususunun ihale aşamasında değerlendireceği, takip duran borçluya tebligat yapılması talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunun icra müdürünün takdirinde olduğu ve şikâyete konu edilebilceği ancak bu olgunun Kerem'e ait taşınmazın satış talebi ile ilgili bulunmadığı anlaşılmakla şikâyetin haklı olduğu... (Gaziantep BAM 12. HD. T:20/09/2021, E:2021/344, K:2021/1838)

3- Takip dosyası borçluları arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmadığından biri hakkında uygulanan haciz nedeniyle satışa gidilmesi için diğer takip borçlusu hakkındaki takibin kesinleşmesi gerekmez. Ancak diğer takip borçluları da satış aşamasına kadar ve hatta satıştan sonra haciz konulan mahcuzlarla ilgili olarak şikâyetlerini ileri sürebileceklerinden ve borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı olmadığından bahisle kendilerinin bu hakları bulunmadığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle diğer takip borçlularına kıymet takdir raporu tebliğ edilip raporun onlar yönünden kesinleşmesi sağlanmadan satışa gidilemeyeceği gerekçesiyle şikâyetin kısmen kabulü... (Gaziantep BAM 12. HD. T:.23/09/2021, E:2021/415, K:2021/1897)


Yukarıda yer alan içtihatlarla birlikte değerlendirme yapıldığında;

Borçlular müteselsil borçlu sıfatına sahip ihtiyari takip arkadaşı ise borçlulardan birinin ölümü müteselsil diğer borçlu hakkında takibin devamına, o borçlu hakkında haciz ve satış işlemlerine engel değildir. (B/1,2,3 - D/1,2).

İİK'nun 127 ve 128. Maddelerinde yer verilen borçlulara satış ilanı ile kıymet takdiri tebliğ işlemi için tebliğ yapılacak kişinin takip dosyasında borçlu taraf sıfatına sahip olması gerekir. Ölümle birlikte taraf ehliyeti son bulacak olup alacaklı vekilince İİK'nun 53.maddesi gereğince ölen borçlunun mirasçılarına takip yöneltilmediği sürece mirasçıların mirasbırakanın borçlarından sorumlu olması, mirasçılara icra takip dosyasında kendiliğinden borçlu taraf sıfatı kazandırmaz (A/1,2). Ancak takip dosyasında mirasçılara karşı takibin yöneltildiği durumda mirasçılar hakkındaki takibin kesinleşmemesi halinde de bu kişilerin şikayet ve itiraz haklarını kullanmaları bakımından kıymet takdiri ve satış ilanının tebliğ edilebilir (D/3)

Ancak ölen kişiye ait olup mirasçılarına intikal edecek mal varlığı haczi ve satışında ise takibin mirasçılara karşı devamı gerektiğinden bu durumda takibin mirasçılara yöneltilmesi zorunlu olup, mirasçıların tespiti, mirasın reddedilip edilmediği gibi hususların araştırılması gerekir (C/1).
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)