Tebligat "adreste tanınmıyor” şeklinde iade gelse de TK 35'e göre tebliğ yapılır

Başlatan Arb. Özgür Koca, 04 Ağustos 2026, 12:46:16

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
📌 Tüzel Kişilere Yapılan Tebligatlarda "Tanınmıyor" Şerhi ve TK Madde 35 Uygulaması (Yargıtay HGK Kararı)


Tüzel kişilerin (şirketlerin) ticaret sicil adresine çıkarılan tebligatın posta memuru tarafından "muhatap adreste tanınmıyor" şerhi ile iade edilmesi durumunda, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu Madde 35'e göre tebligat yapılabilir mi?

Uzun süredir Yargıtay Özel Dairesi ile Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) arasında görüş ayrılığına neden olan bu önemli hukuki tartışma, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) güncel kararıyla nihayete erdi. İcra dairelerinde ve mahkemelerde sıklıkla karşılaşılan bu durumla ilgili tüm soru işaretlerini ortadan kaldıran kararın detaylı incelemesini aşağıda bulabilirsiniz.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

⚖️ Uyuşmazlığın Özü

Alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibinde, ödeme emri borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine fiziki olarak gönderilmiştir. Posta memuru adrese gitmiş, ancak "Muhatap adreste tanınmıyor, mahalle muhtarında kaydına rastlanmadı" şerhini düşerek tebligatı bila tebliğ iade etmiştir.

Bunun üzerine alacaklı taraf, şirketin aynı ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu (TK) m. 35/4 uyarınca tebligat çıkartılmasını talep etmiş ve işlem bu şekilde tamamlanmıştır. Borçlu şirket ise sonradan bu duruma itiraz ederek tebligatın usulsüz olduğunu, tanınmıyor ibaresi ile dönen evrak üzerine TK 35 uygulanamayacağını iddia etmiştir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------



🏛� Hukuki Süreç ve Görüş Ayrılıkları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin Görüşü (Bozma Kararı)

Özel Daire, şirketin ticaret sicil adresine gönderilen tebligatın "muhatabın tanınmadığı" şerhi ile iade edilmesi hâlinde, bu iade işlemine dayanılarak TK m. 35/4'e göre tebligat yapılamayacağını savunmuştur. Daireye göre; TK 35'in uygulanabilmesi için ilk tebligatın adresin kapalı olması veya muhatabın adresten taşınmış olması sebebiyle dönmesi şarttır. "Tanınmıyor" şerhi, usulsüz tebligat itirazını haklı kılar.

Bölge Adliye Mahkemesinin Görüşü (Direnme Kararı)

BAM ise karara direnerek; tüzel kişilerin ticaret sicil adreslerinin resmî nitelikte olduğunu, Kanun ve Yönetmelikte ilk tebligatın "hangi sebeple iade edilmiş olması gerektiğine" dair kısıtlayıcı bir hüküm bulunmadığını vurgulamış ve tebligatı usulüne uygun bulmuştur.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

💡 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (HGK) Nihai Gerekçesi

Direnme kararı sonrası dosyayı inceleyen HGK, uygulamaya yön verecek nitelikte şu tespitlerde bulunmuştur:

  • UETS İstisnası ve Fiziki Tebligata Dönüş: Kural olarak şirketlere Elektronik Tebligat (UETS) zorunludur. Ancak somut olayda borçlu şirketin aktif bir UETS adresi bulunmadığı (veya zorunlu sebeple ulaşılamadığı) anlaşıldığından, TK m. 10 uyarınca posta yoluyla fiziki tebligat çıkarılması yasal mevzuata uygundur.

  • Tüzel Kişilerde Adresin "Meçhul" Olması Düşünülemez: Gerçek kişilerin aksine, tüzel kişilerin adresleri resmî sicilde (Ticaret Sicili) kayıtlıdır. Bir şirketin sicil adresinde "tanınmaması" veya adresinin "meçhul" sayılması hukuken mümkün değildir.

  • İlk İadenin Sebebi Önemli Değildir: TK m. 35/4 ve Yönetmeliğin 57/4. maddeleri çok açıktır. Ticaret sicilinde kayıtlı adrese çıkarılan tebligatın hangi sebeple olursa olsun (tanınmıyor, adres yetersiz, vs.) bila tebliğ iade edilmesi, o adrese TK m. 35 uygulanması için yeterlidir.



Önemli Çıkarım:

Yargıtay HGK, ticaret sicil adresine çıkarılan tebligat "tanınmıyor" şerhi ile dönmüş olsa dahi, bu adrese doğrudan TK m. 35/4 uyarınca tebligat yapılabileceğine ve bu işlemin hukuka uygun olduğuna kesin olarak hükmetmiştir.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

📑 Karar Künyesi

  • Mahkemesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK)

  • Esas No: 2025/12-629

  • Karar No: 2026/385

  • Karar Tarihi: 18.06.2026

  • Sonuç: Bölge Adliye Mahkemesi'nin Direnme Kararının ONANMASINA (Özel Dairenin bozma kararının kaldırılmasına).



T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

Esas No: 2025/12-629 | Karar No: 2026/385


"...Tüzel kişilerin adreslerinin bir sicil veya resmî kayıtta belirli olması sebebiyle meçhul olması düşünülemez. Muhatap ticaret şirketi, ticaret sicilindeki adresini değiştirdiği hâlde yeni adresini ticaret siciline bildirmemişse ticaret sicilinde kayıtlı bulunan mevcut adresi nedeniyle adresi meçhul sayılamaz. TK'nın 35/4 ve Yönetmeliğin 57/4. maddeleri "daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile" hükmünü içermekte olup ticaret sicilinde kayıtlı adrese çıkarılan tebligatın hangi sebeple bila tebliğ iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Muhatap ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresine TK'nın 35/4. uyarınca tebligat yapılabilmesi için bu adrese daha önce çıkartılan tebliğin yapılamayıp iade edilmiş (bila tebliğ dönmüş) olması yeterlidir. Aksinin kabulü muhatap ticaret şirketine TK'nın 35. maddesine göre tebliğ yapılmasını imkânsız kılar. O hâlde borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese çıkarılan ödeme emri tebliği TK'nın 35. maddesinin 4. fıkrası gereğince aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri uyarınca usulüne uygundur... 18.06.2026"
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)