Gönderen Konu: Kooperatif Tasfiye Edilmeden Hisse Haczinin Mümkün Olmaması  (Okunma sayısı 5581 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Özgür KOCA

  • Forum Sorumlusu
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1875
  • Tşk.Sayısı: 129
  • Cinsiyet: Bay
  • Gebze
Facebook Facebook'da Paylaş Twitter Twitter'da Paylaş

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ

E. 1994/10506
K. 1994/10713
T. 19.9.1994

* KOOPERATİF HİSSESİNİN HACZİ ( Kooperatif Tasfiye Edilmeden Mümkün
Olmaması )
* HACZEDİLEMEZLİK ( Kooperatif Hissesinin )
* HİSSE HACZİ ( Kooperatifin Tasfiyesinde )
1163/m.19
2004/m.89,338

ÖZET : Kooperatif hissesinin haczi caiz değildir. Ancak kooperatifin tasfiyesi halinde borçlunun hissesi haczedilebilir. Bu nedenle, kooperatifin haciz ihbarnamesine itirazının kabulü gerekir.

DAVA : Merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki 3. kişi kooperatif tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 29.7.1994 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp
düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayanılarak ihtiyati haciz kararı alınmış, ... Toplu İşyeri Kooperatifindeki Borçlu S.A. hissesi için 3. kişi kooperatife 89/1. ihbarnamesi gönderilmiş, 3.11.1993 tarihinde tebliğ edilmiş Kooperatif Başkanı İcra Müdürlüğüne verdiği 3.11.1993 tarihli dilekçede ferdi mülkiyete geçilmediğini, kooperatif tasfiye edilmedikçe kooperatif hissesinin haczedilemeyeceğini ileri sürmüş, icra müdürlüğünce itiraz kabul edilmiştir. Alacaklı vekili 2.2.1994 tarihinde mercie başvurmuş, Kooperatifin haksız itirazının kaldırılması İİK`nun 338/1. maddesi gereğince kooperatif yetkililerinin cezalandırılmasını ve % 15`den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Alacaklının başvurusunun yasal dayanağı İİK`nun 89/4. maddesidir. Kooperatifler Kanunu`nun 19/son maddesi uyarınca kooperatif hissesinin haczi caiz değildir. Ancak kooperatifin tasfiyesi halinde borçlunun hissesi haczedilebilir. Mercice bu yön gözetilerek talebin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.

SONUÇ : 3. kişi Kooperatifin temyiz itirazının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenle İİK`nun 366. ve HUMK`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19.9.1994 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/5674
K. 2002/7077
T. 5.4.2002

* KOOPERATİF PAYININ HACZİ ( Şartları ve Usulü - İcra Müdürlüğünce Hisse Devrinin Önlenmesine Karar Verilememesi )
* HİSSENİN DEVRİNİ ÖNLER MAHİYETTE KARAR VERME YETKİSİ ( Kooperatifte - İcra Müdürlüğünün Karar Verememesi )
* HACZEDİLEMEZLİK ( Kooperatif Hissesi - İcra Müdürlüğünce Hissenin Devrinin Önlenmesine Karar Verilememesi )

2004/m.16
1163/m.19/6

ÖZET : Ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça, ortağın kooperatif payının haczi mümkün değildir. Öte yandan icra müdürlüğünce, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın tedbir niteliğinde hissenin devrini önler mahiyette karar verilmesi de mümkün değildir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 19/son maddesi hükmüne göre kooperatif ortağının alacaklıları, ancak ortağın kooperatifteki faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktarı ve kooperatifin
dağılmasında ona ödenecek payı haczettirebilir. Ferdi münasebete geçilmedikçe ve kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça, ortağın kooperatif payının haczi mümkün değildir. Öte yandan icra müdürlüğünce
herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın tedbir niteliğinde hissenin devrini önler mahiyette karar verilmesi de mümkün değildir.

Mercice, şikayete konu haciz işleminin yukarıda açıklanan kurallar doğrultusunda incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, aksine düşüncelerle haciz işleminin doğru olduğundan bahisle
istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 5.4.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

1.)1163 sayılı yasanın 14/2 maddesi, ortaklığın devredilebileceğini, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, yönetim kurulunun kabul etmek zorunda olduğunu düzenlemektedir.

2.)Hissenin devredildiğinden bahisle, kar ve tasfiye payı bilgilerinin artık bildirilmesine gerek olmadığına ilişkin kooperatif cevabına karşı, fekkedilen haczin önceki tarihli ve hisse haczine ilişkin olduğu, buna
mukabil ikinci kez kar payı ve tasfiye payının haczedildiği ve kooperatife bildirildiği, ( kar payı haczinin mümkün olmadığına ilişkin, Sayın Suat Ergin'in açıklamaları dikkate alınmalıdır. ) mahçuz üzerinde borçlunun tasarrufunun mümkün olmadığı, bildirilmesine gerek kalmadığı düşünülen bilgilerin bu kapsamda bildirilmesinin gerekli olduğu, aksine davranışın İİK m.357 hükmünce cezai sorumluluğu gerektirdiği hususları, talebiniz üzerine icra müdürlüğü tarafından kooperatife bildirilebilir diye
düşünüyorum.

3.)Alıcının iyiniyetli olup olmadığı meselesi ise ancak kooperatif ile alıcı arasındaki ilişki açısından önemlidir. Zira, taraflar arasındaki devir sözleşmesi, kooperatife karşı ancak, yönetim kurulunun kararı ile
hüküm ifade eder. Kooperatifin haczi bildirmemesi sebebiyle, alıcının bir zarara uğraması durumunda, alıcının kooperatife karşı müracaat edebileceği doğaldır.

4)Belirtilen yasanın 19/son ve İİK m.94 hükümleri uyarınca, ortağa ait faiz ve gelir - gider farklarından hissesine düşen miktar ile kooperatifin dağılmasında ona ödenecek payın haczi halinde, durumun kooperatife
bildirilmesi ile İİK m.86 anlamında, borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanmış ve buna aykırı davranışlara karşı gerekli muhafaza tedbirleri alınmış olur.

(İİK m.90)( İcra İflas Hukuku Prof.Dr.Baki Kuru-Prof.Dr.Ramazan Arslan-Prof .Dr.Ejder Yılmaz Yetkin Ankara 2005 sf 267)

5.)İİK m.86 uyarınca haczin etkisi şudur. Mahçuz, hacizden sonra ve izinsiz olarak üçüncü bir kişiye satılacak olursa, devir geçerli olmakla birlikte, haciz koyan alacaklının haklarına zarar verdiği ölçüde ve haciz koyduran alacaklı açısından geçersizdir. Bu itibarla, bu konuda bir dava açmanız gerekmediğini düşünüyorum.

6.)Önerilen davaları açarak kazansanız dahi, nihai olarak haczedebileceğiniz tasfiye payıdır. Konunun zorluğu ise ortaklık payının devri mümkün iken, haczinin mümkün olmamasından kaynaklanmaktadır.

Diğer yandan, haczi kabil olan tasfiye payının paraya çevrilmesinde hukuken bir engel de yoktur. ( Sayın Prof.Dr.Baki Kuru Prof.Dr.Ramazan Arslan -Prof .Dr.Ejder Yılmaz haczedilen kooperatif tasfiye payının, paraya çevrilmesinin mümkün olduğunu belirtmektedir.)

Ancak, tasfiye payının alıcı bulması ise çok olası değildir.

Yasa tarafından rızaen devrine müsaade edilen ortaklık payının, cebri icra yoluyla devrine imkan tanınmadığı sürece, pratik sonuçları açısından çözümsüzlüğün sözkonusu olduğu anlaşılıyor.

T.C. YARGITAY
12.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/16942
Karar: 2005/20667
Karar Tarihi: 24.10.2005

ÖZET : Koperatif ortağının alacaklıları ancak ortağın faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktar ve kooperatifin dağılmasından ona düşecek payı haczedebilirler. Kooperatif herhangi bir şekilde
dağılmadıkça *ortağın ortaklık payının haczi mümkün değildir.* İcra Müdürlüğünce yapılan işlemde
bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

(1163 S. K. m. 19)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 19/son madde hükmüne göre kooperatif ortağının alacaklıları ancak ortağın faiz ve gelir-gider farklarından hissesine düşen miktar ve kooperatifin dağılmasından ona düşecek payı haczedebilirler. *Kooperatif herhangi bir şekilde dağılmadıkça ortağın ortaklık payının haczi mümkün değildir.* İcra Müdürlüğünce yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığından, Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
ÖzGüR'lüğü anladıkça ona daha az sahip olursun...

 

Site Haritası 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33