Mehil Vesikası Verilinceye Kadar Borçlunun Mal Varlığının Haczedilebileceği

Başlatan Arb. Özgür Koca, 07 Eylül 2020, 21:21:38

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Uyuşmazlık, Örnek 4-5 takipte, takibe dayanak ilamın tehiri icra talepli olarak istinaf edilmesi halinde, mehil vesikası verilmesi için teminat olarak taşınmaz gösterilirse, taşınmazın teminat olarak kabul edilip edilmeyeceğine kadar ki süreçte kesinleşen takipte icra takip işlemlerine devam edilip edilemeyeceğine ilişkindir. İİK.NUN 36. MADDESINDE, MEHİL VESİKASI DÜZENLENENE KADAR Kİ SÜREÇTE, KESİNLEŞEN TAKİBE DEVAM EDİLEMEYECEĞİNE DAİR BİR DÜZENLEME BULUNMADIĞINDAN, somut olayda, icra müdürlüğünce, alacaklının talebi üzerine, borçluların malvarlığına uygulanan haciz işlemlerinde yasa aykırı bir durum bulunmadığından ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karar yerinde olup.

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2019/1330 KARAR NO:2019/1426 YARGITAY 12. Hukuk Dairesi ESAS NO:2019/14550 KARAR NO:2020/6712
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

avatar_Arb. Özgür Koca
T. C.
Y A R G I T A Y
1 2 .    H U K U K    D A İ R E S İ


Esas  No    : 2022/9856
Karar No   : 2023/2650



Taraflar arasındaki şikayet dolayısıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi .... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; icra dosyasına teminat mektubu sunularak 03.11.2020 tarihli mehil kararı alındığını, icra dosyasında mehil kararı olduğu halde hesaplarına ve araçlarına haciz konulmasının kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu belirterek haciz kararlarının kaldırılmasına ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı  cevap dilekçesinde; 20.10.2020 tarihinde banka hesaplarına haciz konulmasının talep edildiğini, 23.10.2020 tarihinde ise borçlu adına kayıtlı araçlara haciz konulduğu, aynı gün borçlu tarafından teminat mektubu sunulduğunu, hukuken takip durmadığı halde teminat mektubu sunulduktan sonra haciz talep edilmediğini, şikayette hukuki menfaat bulunmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teminat mektubu sunulmasından sonra haciz talep edilmediği ve haciz işlemi yapılmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek, icra dosyasında herhangi bir haciz kaldırma işlemi bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklının  faturaya dayalı olarak genel haciz yoluyla takibe başladığı, .. 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.07.2020 tarih ve 2019/208 Esas 2020/316 Karar sayılı kararı ile borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve tazminata karar verildiği, sözü edilen ilamdaki tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin düzenlenen icra emrinin borçlu vekiline 12.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin 19.10.2020 tarihinde takibin kesinleştirilmesi talebinin icra müdürlüğünce kabul edildiği, aynı gün alacaklı vekilinin haciz talebinde bulunduğu, bu talebin icra müdürlüğünce reddedildiği, 20.10.2020 tarihli alacaklı vekilinin talebi kabul edilerek, takibin kesinleştirildiği, borçlunun banka hesaplarına haciz uygulandığı, alacaklı vekilinin 23.10.2020 tarihli talebi ile de borçlunun bir kısım araçlarına haiz uygulandığı, borçlunun 23.10.2020 tarihinde teminat mektubu sunduğu, 30.10.2020 tarihinde icra müdürlüğünün teminat mektubu konusunda karar verilmek üzere dosyayı icra mahkemesine gönderdiği, 03.11.2020 tarihinde mehil vesikası düzenlendiği, İİK'nın 36. maddesi kapsamında mehil vesikası düzenlenmesi halinde verilen mehil içerisinde takip işlemlerine devam edilmesi imkanı olmadığı, somut olayda, borçlu kurumun 23.10.2020 tarihinde teminat mektubu sunduğu,  teminat mektubunun sunulması ile takip işlemlerinin durmayacağı, mehil vesikası düzenlenmesi halinde takip işlemlerine devam edilemeyeceği, borçlunun banka hesaplarına 20.10.2020 tarihinde, araçlarına ise 23.10.2020 tarihinde haciz uygulandığı, 03.11.2020 tarihinde mehil vesikası düzenlenmesinden sonra uygulanan herhangi bir haciz olmadığı, bu durumda takibin ve hacizlerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.


V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar


Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz dilekçesinde; icra dosyasında mehil kararı varken hesaplarına ve araçlarına haciz konulmasının kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu, borç miktarını karşılamaya yetecek miktarda teminat mektubu ve mehil vesikası icra dosyasına sunulduktan sonra konulan hacizlerin kaldırılması gerektiğini, herhangi bir haciz kaldırma işlemi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir,

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, icra dosyasına mehil vesikası kararı bulunduğu halde usul ve yasaya aykırı olarak haciz yapıldığından bahisle  hacizlerin kaldırılması ve takibin iptali istemine ilişkin şikayettir.

2. İlgili Hukuk
İİK'nın 16, 17,18, 36. madde hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (3)