YARGITAY CEZA GENEL KURULU, 21.04.2015 tarihli ve 623-117 sayılı

Başlatan İçtihat, 04 Şubat 2021, 20:50:00

« önceki - sonraki »
avatar_İçtihat


-3

ÖZET: Yabancı uyruklu olup yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan

sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırmada yapılmadan sadece beyan edilen kimlik



bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Sanık A. A. hakkında kurulan hüküm Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, direnme

hükmünün kapsamına göre inceleme sanık F. H. hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken

uyuşmazlık, yabancı uyruklu olan ve yakalandığı sırada üzerinde kimlik çıkmayan sanığın kimlik bilgileri

konusunda araştırma yapılmadan, beyan edilen kimlik bilgilerine itibar edilerek hüküm kurulmasının

isabetli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

İncelenen dosya kapsamından,

11.09.2013 günü saat 00.30 sıralarında 2-3 kişilik bir grubun sırtlarında çuvallarla G. ili K. ilçesi

T.H. Karakolu Batı-1 Gözetleme Kulesinin 100 metre doğusundan ülkemize yasal olmayan yoldan

girmek istediklerinin fark edilmesi üzerine olay yerine giden askeri birliklerce sanıklar A.A. ve F.H.’nin

yakalandıkları, arazide yapılan aramada daralı ağırlığı 36 kg gelen net 13,744 kg esrar elde edilmesine

elverişli kenevir bitkisi parçalarının bulunduğu 3 adet çuvalın ele geçirildiği,

Yabancı uyruklu olan sanık F.H.’nin yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesinin çıkmadığı,

Arapça bilen tercüman huzurunda alınan karakol ifadesinde kendisini 'İ. ve H. oğlu 1994 J. doğumlu, H.J.

nüfusuna kayıtlı H.F.' olarak tanıttığı, adli raporunda da kimliğinin 'S. uyruklu İ. ve H. oğlu H.F.' olarak geçtiği

ancak savcılık ifadesi ile sulh ceza mahkemesindeki sorgusunda sanığın adının 'F.H.' olarak yazıldığı ve bu

isimle kamu davası açıldığı, Yerel Mahkemece sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlarının getirtilmesi için hiçbir

işlem yapılmadan beyan edilen kimlik bilgilerine itibar edilerek hüküm kurulduğu,

Sanığın aşamalarda, kimlik bilgilerinin doğru olduğunu ancak adının 'H.' soyadının ise 'F.' olarak

yazılması gerektiğini, ülkesinde savaş olduğundan kimliği ile ilgili cevap verebilecek makam kalmadığını

ifade ettiği,

Anlaşılmaktadır.

Ceza Genel Kurulunun 28.09.1999 gün ve 194-211, 10.04.1995 gün ve 79-105 sayılı kararlarında

belirtildiği üzere, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde kesin

olarak belirlenmelidir. Zira, ilamın aidiyetinde ve cezanın kişiselleştirilmesinde dayanılan resmi bilgi ve

belgelerdir.

Yargılama makamlarınca UYAP kullanılmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının nüfus

kayıtlarına ulaşılabilmektedir. Yargılama konusu dosyanın tarafı olup, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı

olmayan kişilerin nüfus kayıtları ise Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün

16.11.2011 gün ve 63/2 nolu genelgesinde belirlenen esaslara göre istenmelidir. Genelge uyarınca İ. üyesi

olan S. Devleti vatandaşlarının nüfus ve adli sicil kayıtlarının İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü İ.

Daire Başkanlığından talep edilmesi gerekmektedir.

Şu halde, yabancı uyruklu sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kayıtlarının, Adalet Bakanlığının

bu konudaki genelge hükümleri de göz önünde tutulmak suretiyle, öncelikle ilgili uluslararası kuruluş

veya sanığın uyruğu olduğu ülkeden kayıtlara uygun olarak getirtilmesinden sonra, Türkiye’de de adli

sicil kaydının bulunup bulunmadığının araştırılmasında ve getirtilen belgelerin 5271 sayılı CMK’nın 147,

191 ve 209. maddeleri uyarınca duruşmada okunmasında zorunluluk vardır. Ayrıca CMK’nın 225. maddesi

gereği hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilebilecek olup

232. maddesi uyarınca da hükmün başında sanığın açık kimliğinin gösterilmesi şarttır.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,

Yabancı uyruklu olup yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve

adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırmada yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak

hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, sanığın kimlik bilgilerinin araştırılması gerektiğine ilişkin Özel Daire bozma kararı isabetli

olup, Yerel Mahkeme direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

...

   YARGITAY CEZA GENEL KURULU, 21.04.2015 tarihli ve 623-117 sayılı

Benzer Konular (10)