Takip Kesinleşmeden Önce veya Sonra Mirasın Reddi Halinde Mirasçı Hakkındaki İcra Takibinin Akıbeti

Başlatan Arb. Özgür Koca, 21 Mayıs 2025, 16:18:03

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Alacaklı tarafından borçlu mirasçılar hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığı, şikayetçi borçluların takibin kesinleşmesinden önce aldıkları mirasın reddi ilamını ibraz ederek  takibin iptali ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri, ilk derece mahkemesince  davanın süre aşımından reddine karar verildiği, şikayetçilerin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; ''şikayetçilerden Salime B'in istinaf başvurusunun kabulüne, diğer şikayetçilerin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetçilerden Emire Ü, Faruk B, Emel E ve Mehmet S. B. yönünden şikayetin (davanın) süre aşımı nedeniyle reddine Salime B yönünden şikayetin kabulüne  ve İİK'nun 33/1 maddesi gereğince icranın geri  bırakılmasına, Salime B aleyhine yapılan hacizlerin kaldırılmasına '' karar verildiği, borçlular vekilinin Salime B dışındaki müvekkilleri yönünden temyiz başvurusunda bulunduğu görülmektedir.

Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu'nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 E. - 2014/929 K. sayılı olup, Dairemizce de benimsenerek içtihat değişikliğine gidilen kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte  alındığı hallerde uygulanmaktadır.



Öte yandan "imzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Anılan itiraz, ödeme, borçlunun borcu olmadığı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır" (Prof. Dr. Baki KURU; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s.197, Kasım 2004-İstanbul).

Somut olayda, takip türü ilamlı icra takibi olup, murisin 03/07/2013 tarihinde vefat ettiği, 25/11/2013 tarihinde mirasın reddine karar verildiği, borçlular hakkındaki icra takibinin 14/01/2020 tarihinde başlatıldığı, borçlulara icra emrinin 23.01.2020, 24.01.2020, 03.02.2020 tarihlerinde tebliğ edildiği, 27.02.2020 tarihinde iş bu davada  borçluların mirası reddettiklerini ileri sürerek takibin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmaktadır.

İcra hukuku ilâmlı icrayı da bünyesinde bulundurmaktadır. İlâmlı icrada itiraz  "İtfa", "imhal", "zamanaşımı" ile sınırlı olup, yasada bir başka nedenle ilâmlı takibe itiraz edilebileceğine ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Murisin ilâma bağlanmış bir borcu için takip yapıldığında daha önce mirasın reddi kararı almış kişi, kendisine karşı yapılan takip işlemlerinin iptalini ancak şikâyet yolu ile ileri sürebilir. Borçluların bu husustaki başvurusu şikayet niteliğinde olup İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz olarak ileri sürülebilir. Mirasın reddi ilâmı ile hakkındaki takip işlemlerinin iptalini isteyen şahsın başvurusu borca itiraz olarak nitelendirilmeyeceğinden ve  İİK'nun 16/2 maddesi gereği süreyle sınırlandırılamayacağından, ilamlı icra takibinde mirasçıların mirasın reddi nedeniyle  takibin iptali talebi süresiz şikayet olarak değerlendirilmelidir.

O halde, şikayetçilerin mirasın reddi nedeniyle takibin iptali ve haczin kaldırılması talepleri süresiz şikayet  olarak değerlendirilerek, işin esasına girilip, deliller değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre  karar verilmesi gerekirken  yazılı şekilde  hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 12. HD. T:22/11/2022, E:2022/5299, K:2022/12102)




Takibin kesinleşmesinden sonra murisin vefatı halinde mirasçıların, mirası usulüne uygun reddettiklerine ilişkin mahkeme kararı almaları halinde mirasçılar aleyhinde takibe devam edilmesi ve mirasçıların mal ve haklarına haciz konulması mümkün değildir. Şikayetçi mirasçı kendisine yönelen icra takip işlemlerini süresiz şikayet yolu ile iptal ettirebilir. Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca istemin kabul edilerek şikayetçi yönünden icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. (Yargıtay 12.H.D. E:2016/20527, K:2017/12067 - Yargıtay 12. HD. T:09/07/2020, E:2019/11002, K:2020/6831 - İstanbul BAM 20. HD. T:06/06/2024, E:2023/450, K:2024/2064 - Erzurum BAM 5. HD. T:23.09.2024, E:2024/916, K:2024/127)




Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu'nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 E. - 2014/929 K. sayılı kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığı hallerde uygulanmaktadır. (Yargıtay 12. HD. E:2019/11002, K:2020/6831  -Bursa BAM 6. HD. T:09/10/2024, E:2023/2982, K:2024/2353)




MİRASÇININ ASIL BORÇLUNUN (MURİSİN) İTİRAZ HAKKI KALMADIĞI DURUMLARDA İTİRAZ HAKKI OLMADIĞINA DAİR KARAR İÇİN TIKLAYINIZ.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)

3329

Yanıtlar: 0
Gösterim: 10864