Haciz Sırasında Elektronik Ortamda Evrak Araştırması Yapılması Gerektiği

Başlatan Arb. Özgür Koca, 11 Haziran 2026, 13:30:05

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Haciz Mahallinde Evrak Araştırması ve İcra Müdürünün Takdir Yetkisi: Yargıtay'ın Güncel Kararı Işığında Bir İnceleme



İcra ve İflas Hukuku uygulamasında, alacaklı haklarının korunması ile üçüncü kişilerin mülkiyet haklarının dengelenmesi en hassas konulardan biridir. Özellikle haciz mahallinde borçluya ait evrak, bilgisayar veya dijital kayıtların araştırılması talepleri, icra müdürlükleri tarafından sıklıkla reddedilmekte ve bu durum alacaklıların alacağına kavuşmasını zorlaştırmaktaydı.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2026 tarihli, Esas: 2025/9812 ve Karar: 2026/2356 sayılı güncel kararı, bu tartışmalara son noktayı koyacak niteliktedir.



1. Uyuşmazlığın Geçmişi ve Olayın Özeti

Söz konusu hukuki süreçte alacaklı vekili, haciz işlemi uygulanırken mahalde elektronik ortamda (bilgisayar vb.) borçlu adına evrak araştırması yapılmasını talep etmiştir. Ancak haciz mahallinde bulunan üçüncü kişi, adresin borçlu ile hiçbir ilgisinin olmadığını beyan etmiş; icra memuru da bu beyanı ve Adalet Bakanlığı'nın konuya ilişkin görüş yazılarını gerekçe göstererek evrak araştırması talebini reddetmiştir.

Alacaklı tarafın bu ret kararına karşı icra mahkemesine yaptığı şikayet başvurusu, İlk Derece Mahkemesi ve istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesi (Sakarya BAM 8. HD) tarafından reddedilmiştir. Mahkemeler özetle; İİK'nın 80. maddesindeki yetkinin, borçlu ile 3. kişi arasındaki organik bağın ispatı amacıyla evrak araştırması yapılmasını kapsamadığını savunmuştur.



2. Yargıtay'ın Hukuki Değerlendirmesi ve Gerekçesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin bu görüşünü hatalı bulmuş ve icra müdürünün haciz mahallindeki görev tanımını net bir şekilde çizmiştir. Kararda öne çıkan hukuki esaslar şunlardır:

  • İcra Müdürünün Takdir Yetkisi Yoktur: İİK'nın 80. ve devamı maddeleri uyarınca, icra müdürü alacaklının haciz istemini yerine getirmek zorundadır. Kanun, icra müdürüne haczin yapılıp yapılmaması konusunda bir takdir yetkisi tanımamıştır.
  • Evrak Araştırması Prosedürün Bir Parçasıdır: Haciz yapılan yerde üçüncü bir kişinin bulunması ve istihkak iddia etmesi, evrak araştırması yapılmasına engel değildir. Aksine, icra müdürünün İİK 96 (borçlu elinde haciz) veya İİK 99 (üçüncü kişi elinde haciz) maddelerinden hangisini uygulayacağı ancak evrak araştırması neticesinde belirlenebilir.
  • İstihkak İddiası Ayrı Bir Dava Konusudur: Mahalde evrak araştırması yapılması usul ve yasaya aykırı olmayıp, bu araştırma sonucunda elde edilecek bulgular doğrultusunda istihkak prosedürü işletilmelidir. Hukuki durumun netleşmesi için bu araştırmanın yapılması zorunludur.


3. Kararın Forumumuz İçin Önemli Özeti (Emsal Karar Metni)

Yargıtay'ın kararda ortaya koyduğu ve uygulamayı doğrudan değiştirecek olan o kritik paragraf şu şekildedir:

Alıntı yapılan: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi"İcra müdürünce İİK'nın 96. ve 99. maddelerine göre işlem yapılıp yapılmayacağı hususu ancak evrak araştırması sonucunda netleşmektedir. Gerek İİK 96. ve 99. maddeleri şikayeti ve gerekse istihkak iddiası ayrı bir dava konusu olduğundan halihazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılması usul ve yasaya aykırı olmamaktadır."



4. Uygulamada Neler Değişecek? (Sonuç ve Değerlendirme)

Bu kararla birlikte "üçüncü kişi beyanı" veya "Adalet Bakanlığı görüş yazısı" gibi gerekçeler boşa çıkmıştır. Kararın pratik sonuçları şunlardır:

  • Elektronik/Dijital Araştırma Hakkı: Alacaklılar artık haciz mahallindeki bilgisayarlarda borçlu adının aranmasını (fatura, e-posta, irsaliye kontrolü vb.) çok daha güçlü bir şekilde talep edebileceklerdir.
  • Kilitli Yerlerin Açılması: Kararda da hatırlatıldığı üzere, icra müdürü gerekirse çilingir vasıtasıyla kilitli yerleri açtırıp bu araştırmayı ve haczi yapmakla yükümlüdür.
  • Yargılama İcra Mahkemesine Aittir: İcra memuru, olay yerinde hakim gibi davranarak "Burada organik bağ yok, o yüzden bakamam" diyemez. Memur araştırmasını yapar, delilleri zapta geçirir; hak sahipliği tartışmasını İcra Mahkemesi yürütür.

Sonuç olarak; Yargıtay alacaklı lehine, takibi etkin kılacak bir karara imza atmıştır. Haciz mahallinde icra memurlarının evrak veya bilgisayar araştırması taleplerinizi reddetmesi halinde, bu güncel bozma kararını icra dosyasına ve şikayet dilekçelerinize eklemeniz hak kaybını önleyecektir.



Konu hakkındaki soru, görüş ve deneyimlerinizi aşağıda yorum olarak paylaşabilirsiniz.



T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi                                                                        

ESAS NO   : 2025/9812
KARAR NO: 2026/2356   


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ   : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
TARİHİ           : 23.10.2025

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
 
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, haciz işlemi sırasında borçlu adına elektronik ortamda evrak araştırması talep ettiğini, ancak icra memuru tarafından talebin reddedildiğini ileri sürerek evrak araştırması isteminin reddine dair kararın iptalini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince İİK'nın 80. maddesinde icra memuruna tanınan yetkinin borçlu ile istihkak iddia eden 3. şahıs arasındaki organik bağın ispatı ve 3. kişinin istihkak iddiasının reddine yönelik ispat için evrak araştırması yapılmasını kapsamadığı, bu nedenle evrak araştırması talebinin Adalet Bakanlığı'nın konuya ilişkin görüş bildirim yazısı da nazara alındığında icra memurunca evrak araştırma talebinin reddine dair kararında usul ve yasa hükümlerine aykırılık olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, alacaklı yanca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince benzer gerekçelerle başvurunun esastan reddi yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.

İİK'nın 80. ve müteakip maddeleri uyarınca icra müdürü, borçlunun gösterilen adresinde talep üzerine gerektiğinde kilitli yerlerin (ev ya da iş yeri kapısı) çilingir vasıtasıyla açtırılması suretiyle haciz işlemini yapmak zorundadır. Bir başka anlatımla, anılan yasal düzenlemelerde, icra müdürüne alacaklının haciz isteminin yerine getirilip getirilmemesi konusunda takdir yetkisi tanınmamıştır. Bu durumda icra memuru haczi ve gerektiğinde evrak araştırmasını yapmak durumda olup, haciz yapılan yerde 3. kişi bulunduğu ve istihkak iddia edildiği takdirde, icra müdürü tarafından beyanlar zapta geçirilip, İİK'nin 96. ve bunu izleyen maddelerdeki prosedürün uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, alacaklı vekili haciz mahallinde elektronik ortamda borçlu ismi yazılarak evrak araştırması yapılmasını istemiş, icra memurunca bu istem reddedilmiş ve ret kararı şikayete konu edilmiştir. Haciz tutanağından haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, mahalde bulunan üçüncü kişi tarafından adresin borçlu ile alakasının olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Eğer 3. kişi haczi yapılan yerin borçluya ait olmadığı iddiasında ise icra müdürü tarafından beyanları zapta geçirilip, İİK'nın 96. ve bunu izleyen maddelerdeki prosedürün uygulanması gerekir. İcra müdürünce İİK'nın 96. ve 99. maddelerine göre işlem yapılıp yapılmayacağı hususu ancak evrak araştırması sonucunda netleşmektedir. Gerek İİK 96. ve 99. maddeleri şikayeti ve gerekse istihkak iddiası ayrı bir dava konusu olduğundan halihazırda borçluya ait olduğu iddia edilen yerde evrak araştırması yapılması usul ve yasaya aykırı olmamaktadır. O halde İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kabulü yerine şikayetin reddine yönelik hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun esastan reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ :
Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)