Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu Kararları ? FATURANIN MÜŞTERİDE VE İŞLETMEDE KALAN SURETTE FARKLILIK

Başlatan İçtihat, 15 Aralık 2019, 10:34:14

« önceki - sonraki »
avatar_İçtihat
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu Kararları ? FATURANIN MÜŞTERİDE VE İŞLETMEDE KALAN SURETTE FARKLILIK

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu

Tarih : 13.11.2009

Esas No : 2008/888

Karar No : 2009/542

VUK Md. 359

FATURALARIN MÜŞTERİLERE

VERİLEN ASILLARI İLE

İŞLETMEDE KALAN

ÖRNEKLERİNİN FARKLI MİKTAR

VE TUTARLARDA DÜZENLENMESİ

Emtia alışlarının belgesiz yapılmasından dolayı, yasaya aykırı bu eylemin emtia dengesiyle

ortaya çıkmasını önlemek amacıyla teslim edilen emtia için düzenlenen faturaların müşterilere

verilen asılları ile işletmede kalan örneklerinin farklı miktar ve tutarlarda düzenlediğinin

saptanmasının, vergi kaybına VUK?un 359. maddesinin (a/1 ve (a/2) işaretli bentlerinde yazılı

eylemlerle yol açıldığının kabulünü gerektirdiği hk.

İstemin Özeti: Kömür ticareti ve nakliyecilik yapan davacının (...) Ltd. Şti.?nden belgesiz kömür

aldığı, bir kısım apartmanlara faturasız kömür sattığı, bir kısım apartmanlara sattığı kömür için

düzenlediği faturaların aslı ile işletmede kalan örneklerinde farklı tutarlar göstererek kayıtlarına dahil

ettiğinin saptanması nedeniyle davacı adına 2003 takvim yılının geçici vergi dönemleri için

hesaplanan geçici vergi tutarları üzerinden, 27.03.2006 tarihinde tebliğ edilen ceza ihbarnamesiyle üç

kat vergi ziyaı cezası kesilmiş ve davaya konu edilmiştir.

Davayı inceleyen Vergi Mahkemesi; Gelir Vergisi Kanunu?nun mükerrer 120. maddesinde, geçmiş

dönemlere ait geçici verginin %10?u aşan tutarda noksan beyan edildiğinin saptanması halinde vergi

yükümlüleri adına ceza kesilmesi öngörülmüşse de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu?nun vergi ziyaı

cezasına ilişkin 344. maddesinin ikinci fıkrasının iptali yolundaki Anayasa Mahkemesi kararı

nedeniyle cezanın, gecikme faizi dahil edilerek hesaplanmasının hukuka uygun düşmediği ve

Danıştay?ın süregelen kararlarında cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsuben beyanı

gereken geçici verginin noksan tahakkuk ettirilmesinden doğan vergi kaybı nedeniyle asgari ceza

kesilmesi gerektiğine işaret edildiğinden, üç kat üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka

uygunluk görülmediği gerekçesiyle kesilen cezanın, hesaplanan geçici verginin bir katına isabet eden

kısmı yönünden davayı reddetmiş, ceza fazlasını kaldırmıştır.

Karara karşı tarafların yaptığı temyiz başvurularını inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi, 28.04.2008

günlü ve E. 2007/374, K. 2008/1593 sayılı kararıyla; gelir vergisi üzerinden ceza kesilmişken, geçici

vergi üzerinden de ceza kesilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan davacı temyiz istemini,

Gelir Vergisi Kanunu?nun mükerrer 120. maddesindeki açık düzenlemeden dolayı reddetmiş; geçici

verginin mahsup edileceği vergilendirme dönemi için davacı adına üç kat vergi ziyaı cezası kesildiği,

dolayısıyla geçici vergi nedeniyle kesilecek ceza doğrudan bu vergiye bağlı olduğundan, kararın,

cezanın bir kat üzerinden azaltılması yolundaki hüküm fıkrasının hukuka uygun düşmediği

gerekçesiyle kararın cezaya ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur.

Bozma kararına uymayan Vergi Mahkemesi; ilk kararın bozulan hüküm fıkrasında ısrar etmiştir.

Israr hükmü, vergi idaresi tarafından temyiz edilmiş ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura



düzenlendiğinin tespit edilmesi nedeniyle aranmayan geçici vergi tutarları üzerinden üç kat vergi ziyaı

cezası kesilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Karar: Kömür ticaretine ilişkin faaliyeti nedeniyle belgesiz kömür aldığı ve sattığı, fatura düzenlediği

satışlarında ise faturaların aslı ile işletmede kalan örneklerinde farklı tutarlar göstererek kayıtlarına

dahil ettiği saptanarak davacı adına 2003 takvim yılının geçici vergi dönemleri için hesaplanan geçici

vergi tutarları üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasını, hesaplanan geçici verginin bir katına

indirmek suretiyle azaltan vergi mahkemesi ısrar kararı vergi idaresi tarafından temyiz edilmiştir

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu?nun mükerrer 120. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda,

geçmiş dönemlere ait geçici verginin % 10?u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik

beyan edilen bu kısım için re?sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten

sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği kurala

bağlanmıştır. Davacı tarafından belgesiz kömür alım -satımı yapması, bir kısım satışları için

düzenlediği faturaların müşterilere verilen asılları ile işletmede kalan örneklerinde farklı emtia

bedelleri göstermesinden dolayı adına salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin dava konusu

yapılmaksızın kesinleştiğinde ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle 2003 takvim yılının geçici vergi

beyannamelerinde beyanı gerekenden noksan hasılat bildirdiği anlaşılan davacının noksan geçici vergi

tahakkukuna yol açtığı açıktır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu?nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun

vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden

verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği, 344.

maddesinin ikinci fıkrasında ise vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde ziyaa uğratılan vergi

üzerinden vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmüştür. Vergi ziyaı cezasının düzenlendiği 344.

maddenin ikinci fıkrasında bu cezanın, ziyaa uğratılan verginin bir katına göre hesaplanması

öngörüldükten sonra üçüncü fıkrasında vergi ziyaına 359. maddedeki fiillerle yol açılması halinde

cezanın, üç kat olarak uygulanması gerektiği düzenlenmiştir. 344. maddedeki bu düzenlemeler

karşısında vergi ziyaı cezasının, ziyaa uğratılan verginin kaç katı üzerinden kesileceğinin, vergi

kaybına yol açan eylemin, Vergi Usul Kanunu?nun 359. maddesinde öngörülen eylemlerden olup

olmadığına göre belirlenmesi gerekmektedir. Cezanın belirlenmesinde yasa yapıcının belirlediği başka

bir ölçüt bulunmamaktadır.

Emtia ticareti yapanların, alışları için fatura almaları ve bu faturaları maliyet kayıtlarına dahil etmeleri

zorunlu olduğu halde, kömür alışlarını belgesiz yapmasından dolayı, yasaya aykırı bu eyleminin emtia

dengesiyle ortaya çıkmasını önlemek amacıyla teslim ettiği emtia için düzenlediği faturaların

müşterilere verilen asılları ile işletmesinde kalan örneklerini farklı miktar ve tutarlarda düzenlediği

saptanan davacının, vergi kaybına, Vergi Usul Kanunu?nun 359. maddesinin (a/1) ve (a/2) işaretli

bentlerinde yazılı eylemlerle yol açtığı açıktır.

Geçici verginin, cari yılın gelir vergisine mahsup edilebilmesi; hesaplanacağı hasılatın ait olduğu

geçici vergi beyan döneminde verilen geçici vergi beyannamesinde beyan edilmesine; tahakkuk

ettirilmesine ve tahsil edilmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle noksan beyan edilmekle zamanında

tahakkuk etmesi önlenmiş olan geçici verginin, ait olduğu dönemin gelir vergisine mahsup edilebilir

bir vergi olduğundan söz edilemeyeceğinden, davacı adına vergi kaybına yol açtığı eyleminin

niteliğine göre üç kat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir kat üzerinden azaltılması yolundaki

ısrar kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Vergi Mahkemesinin ısrar kararının bozulmasına, gerekçede ve esasta

oyçokluğu ile karar verildi(*).

(*) X- KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının bozulmasını

gerektirecek nitelikte bulunmadığından istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

XX- KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulüyle ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin

bozma kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile

karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen teoman ? 22 Oca 2013 05:44




Source: Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu Kararları ? FATURANIN MÜŞTERİDE VE İŞLETMEDE KALAN SURETTE FARKLILIK

Benzer Konular (10)