Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları ? ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR

Başlatan İçtihat, 15 Aralık 2019, 12:09:12

« önceki - sonraki »
avatar_İçtihat
Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları ? ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA  İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR

T.C

YARGITAY

22. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2016/23052

KARAR NO:2019/21126

KARAR TARİHİ:14.11.2019

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: ALACAK

>ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA  İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR.


Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar

vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası

için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi,

gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 02.03.1996-26.06.2014 tarihleri arası

çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik sebebi ile feshettiğini beyanla kıdem tazminatı ücret,

ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarını talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının taşeron şirket işçisi olduğunu, çalıştığı süre boyunca tüm işçilik

haklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... şirketi vekili, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, işçilik

alacaklarından asıl işveren diğer davalı Belediyenin sorumlu olduğunu beyanla davanın

reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan deliller ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

GEREKÇE

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere

göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar

vermek gerekmiştir.

2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona

ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret

üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş

sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene

dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında

ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya

eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye

yemin teklif edebilir.Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret,

işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde

kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş

sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde

uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya

hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama



yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği

düzenlenmiştir.Somut olayda, Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda,

davacının on sekiz yıldan fazla olan hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığı

varsayılarak, yıllık ücretli izin hesabı yapılmıştır.Davacının, işyerinde çalıştığı hizmet

süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece

davanın aydınlatılması ödevi çerçevesinde davacının bu konudaki beyanları alınarak

sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanması gerekirken, belirtilen hususlar

yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile verilmiş olan karar usul ve yasaya

aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3-Taraflar arasında davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağının zamanaşımına

uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.4857 sayılı Kanunu'ndan daha

önce yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nda ücret alacaklarıyla ilgi olarak

özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı Kanun'un 32/8. maddesinde

işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir.

Ancak, bu kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik

alacaklarının, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/1. maddesi uyarınca beş yıllık

zamanaşımına tabi olacağı tartışmasız öğreti ve uygulama tarafından kabul edilmiştir.

Fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları da

geniş anlamda ücret alacağı niteliğinde olup, beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine göre, iş mahkemelerinde sözlü

yargılama usulü uygulanır. Ancak, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu?nun 447. maddesi ile sözlü yargılama usulü kaldırılmış, aynı

Kanun'un 316. ve devamı maddeleri gereğince iş davaları için basit yargılama usulü

benimsenmiştir.Sözlü yargılama usulünün uygulandığı dönemde zamanaşımı def'i ilk

oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabilir. Ancak, 6100 sayılı Kanun'un yürürlükte

olduğu dönemde 319. madde hükmü uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap

dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zaman aşımı defi cevap dilekçesi ile ileri

sürülmelidir.Zaman aşımı def'inin cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülmesi de

mümkündür.(
Yargıtay HGK. 04.06.2011 gün 2010/9-629 E. 2011/ 70. K.)

Somut olayda, davalı taraf cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmamıştır.

Ancak, davalı vekili, 14.10.2015 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini zaman aşımı itirazı

yönünden ıslah ettiklerini bildirmiştir. Mahkeme tarafından ıslah harcı yatırılmadığı

gerekçesiyle ıslah dilekçesinin geçerli olmadığı ve zaman aşımı def'i dikkate alınamayacağı

belirtilmiş ise de ıslahın hükme bağlandığı 6100 sayılı Kanun'un 176. vd. maddelerinde

ıslah işleminin harca tabi olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi, Harçlar

Yasası'nda 'ıslah harcı' diye ayrı bir harç türü bulunmadığından ve yalnızca müddeabihin

artırılması için yapılan ıslah işlemi için harç yatırılması gerektiği gözetilmeksizin verilen

karar isabetsiz olup, bir diğer bozma nedeni sayılmıştır.


SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan

temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar

verildi.

İstatistikler: Gönderilme zamanı gönderen teoman ? 13 Ara 2019 00:19




Source: Yargıtay Hukuk Daireleri Kararları ? ZAMAN AŞIMI DEF'İNİN CEVAP DİLEKÇESİNİN ISLAHI YOLUYLA  İLERİ SÜRÜLMESİ DE MÜMKÜNDÜR

Benzer Konular (10)

111557

Yanıtlar: 0
Gösterim: 845