YARGITAY CEZA GENEL KURULU, 12.12.2017 tarihli ve 351-537 sayılı

Başlatan İçtihat, 04 Şubat 2021, 20:41:55

« önceki - sonraki »
avatar_İçtihat


Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi

MADDE 25. - (1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece

mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya, duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme

raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere

açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.

(2) Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da

hâkimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde

yapılması şarttır.

Ret isteminin usulü

MADDE 26. - (1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta

zabıt kâtibine bir tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.

(2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde

olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.

(3) Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.

Hâkimin reddi istemine karar verecek mahkeme

MADDE 27. - (1) Hâkimin reddi istemine mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak, reddi

istenen hâkim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkül edemezse bu hususta karar

verilmesi,

a) Reddi istenen hâkim asliye ceza mahkemesine mensup ise bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde

bulunan ağır ceza mahkemesine,

b) Reddi istenen hâkim ağır ceza mahkemesine mensup ise o yerde ağır ceza mahkemesinin birden

fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1)

numaralı daireye, o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise, en yakın ağır ceza

mahkemesine,

Aittir.

(2) Ret istemi sulh ceza hâkimine karşı ise, yargı çevresi içinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi ve

tek hâkime karşı ise, yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesi karar verir.

(3) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi istemi, reddedilen başkan ve

üye katılmaksızın görevli olduğu dairece incelenerek karara bağlanır.

(4) Ret isteminin kabulü halinde, davaya bakmakla bir başka hâkim veya mahkeme görevlendirilir.

Ret istemi üzerine verilecek kararlar ve başvurulacak kanun yolları

MADDE 28. - (1) Ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesindir, kabul edilmemesine ilişkin kararlara

karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı hükümle birlikte incelenir.

Reddi istenen hâkimin yapabileceği işlemler

MADDE 29. - (1) Reddi istenen hâkim, ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde

sakınca olan işlemleri yapar.

(2) Ancak, hâkimin oturum sırasında reddedilmesi hâlinde, bu konuda bir karar verilebilmesi için

oturuma ara vermek gerekse bile ara vermeksizin devam olunur. Şu kadar ki, 216 ncı madde uyarınca

tarafların iddia ve sözlerinin dinlenilmesine geçilemez ve ret konusunda bir karar verilmeden reddedilen

hâkim tarafından veya onun katılımıyla bir sonraki oturuma başlanamaz.

(3) Ret isteminin kabulüne karar verildiğinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle yapılmış

işlemler dışında, duruşma tekrarlanır.

Hâkimin çekinmesi ve inceleme mercii

MADDE 30. - (1) Hâkim, yasaklılığını gerektiren sebeplere dayanarak çekindiğinde, merci, bir başka

hâkimi veya mahkemeyi davaya bakmakla görevlendirir.

(2) Hâkim, tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler ileri sürerek çekindiğinde, merci çekinmenin

uygun olup olmadığına karar verir. Çekinmenin uygun bulunması halinde, davaya bakmakla bir başka

hâkim veya mahkeme görevlendirilir.

(3) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılan işler hakkında 29 uncu madde hükmü uygulanır.

Ret isteminin geri çevrilmesi

MADDE 31. - (1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki

durumlarda geri çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek

hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

KARARLAR

-1

ÖZET: Hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin ara karara CMK’nın 31/son maddesi

uyarınca itiraz edilmesi mümkün olduğu hâlde, sanık müdafisine Kanun’da düzenlenen itiraz hakkını

kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Sanık F.Ö. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüsten kurulan mahkûmiyet

hükümleri Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup, inceleme direnme kararına konu edilen

hükümler ve temyizin kapsamına göre sanık M.S. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna

teşebbüse azmettirmeden, sanık T.S. hakkında kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüse

yardımdan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken

uyuşmazlık, sanıkların kasten öldürme ve kasten öldürme suçuna teşebbüse iştirak derecelerinin

belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, hâkimin reddi

talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara, itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden nihai hüküm

kurulmasının isabetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından,

Sanıklar M.S ve T.S. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçlarından açılan

kamu davasında, B. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın 29.04.2015 günlü oturumunda, sanık

M.S. müdafiince, 'heyet üyelerinin ön yargılı ve tarafsızlığını yitirmiş oldukları' gerekçesiyle heyet başkan ve

üyeleri hakkında ret talebinde bulunulduğu,

B. Ağır Ceza Mahkemesince, 'duruşmayı uzatmak amacıyla yapıldığı açıkça anlaşılan talebin CMK’nın

31/1-b-c maddeleri uyarınca geri çevrilmesine' bu karara karşı itiraz süresi ve mercii de gösterilmek

suretiyle karar verildiği,

Karara itiraz edilmesi üzerine itiraz mercii olan B. Ağır Ceza Mahkemesince itirazın reddine karar

verildiği,

13.05.2015 günlü oturumda sanık M. S. müdafiince verilen aynı günlü dilekçede, mahkeme başkanı

H.Ö., üyeler G.T. ve Ö.Y. aleyhine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde 2015/29 esas sayılı ve manevi tazminat

talepli dava açıldığı, isimleri belirtilen heyet üyeleri hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyette

bulunulduğu, Anayasa Mahkemesine konu ile ilgili olarak bireysel başvuru yapıldığı, uzun süredir

yargılamayı bitiremeyen, savunma ve taleplerini dikkate almayan mahkeme heyetinin tarafsızlığını

yitirdiği, açılan dava ile aralarında bu şekilde husumet oluştuğu ileri sürülerek hâkimin reddi talebinde

bulunulduğu, bu gerekçelere ilişkin başvuru evrakının da ibraz edildiği,

Bu talep üzerine Yerel Mahkemece,

'1- Kamu davasının açıldığı tarih, yargılama süreci, mahkememizce verilen kararlar, temyiz süreci,

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve süreç içerisinde verdiği kararlar sonrasında

mahkememizce son verilen karar üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bozma kararı sonrasında değerlendirme

yapılıp nihai karar verileceği aşamada yargılama sürecince mahkememizin tarafsızlığını ve güvenilirliğini

olumsuz etkileyecek hiçbir durumun yaşanmadığı, bu aşamada sanık M. S. müdafiinin hukuki dayanaktan

yoksun bulunan mahkeme heyetinin reddine ilişkin talebinin de yasal süreç takip edilerek değerlendirilip

kesin olarak reddine itiraz merciince karar verildiği, aynı nedenle talepte bulunmanın hukuken ve açıkça

kabul edilebilir nitelikten yoksun olduğu, bu yöndeki talebin nihai karar ile birlikte üst mercii tarafından

değerlendirilebilir nitelikte olduğundan,

2- Yine sanık M.S. müdafiinin mahkememiz heyeti hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde 2015/29 esas

sayılı tazminat istemli dava açtığı belirtilmiş olup her ne kadar 6545 sayılı 70. maddesiyle değişik CMK’nın 141.

maddesi ve ek düzenlemeler karşısında bu davaların devlet aleyhine açılıp gerektiğinde yasal süre içerisinde

ilgililerine rücu edilebileceği düzenlemesine gidilip bu davaların da genel yetkiye bakılarak adli yargıda

ve ilgili ağır ceza mahkemeleri nezdinde görülmesi gereken davalar olduğuna dikkat çekilerek bu hususun

dahi sonradan oluşturulmaya çalışılan ve mahkememiz heyetinin davadan çekilmesini sağlamaya yönelik

husumet oluşturma çabaları olduğu bu nedenle kabul edilebilir nitelikte bulunmadığı ve bekletici mesele

sayılmasının gerekmediği,



3- Sanık M.S. müdafiinin hak ihlâli iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmasının

mahkeme heyetinin vereceği kararın niteliği de dikkate alındığında bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir

husus içermediği ve bu nitelikte olmadığından,

4- Sanık M.S. müdafiinin mahkememiz heyetini Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyet etmiş olmasının ‘1

no.lu’ paragrafta da açıklandığı üzere oluşturulmaya çalışılan ve gerçekte var olmayan bir ‘şüphe’ olgusuna

dayandırılmaya çalışıldığı, bu şikâyetin yasal bir hak olup ayrı prosedüre tâbi olduğu, bekletici mesele

sayılmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerin tamamının resen ve oybirliği ile reddine

karar verildi. Okundu. Açık yargılamaya devam olundu.' şeklinde ara karar kurulduktan sonra hazır bulunan

sanıklardan son sözlerinin sorulduğu ve hükmün tefhim edildiği,

Anlaşılmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 'Hâkimin reddi sebepleri ve ret isteminde bulunabilecekler'

kenar başlıklı 24. maddesi,

'(1) Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek

diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir.

(2) Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya bunların müdafii, katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde

bulunabilirler.

(3) Bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri kendisine

bildirilir.',

Aynı Kanun’un 'Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi'

kenar başlıklı 25. maddesi,

'(1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde

sanığın sorgusu başlayıncaya, duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtayda

görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir.

Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir.

(2) Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da hâkimin

reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şarttır.',

Kanun’un 'Ret isteminin usulü' kenar başlıklı 26. maddesi,

'(1) Hâkimin reddi, mensup olduğu mahkemeye verilecek dilekçeyle veya bu hususta zabıt kâtibine bir

tutanak düzenlenmesi için başvurulması suretiyle yapılır.

(2) Ret isteminde bulunan, öğrendiği ret sebeplerinin tümünü bir defada açıklamak ve süresi içinde

olguları ile birlikte ortaya koymakla yükümlüdür.

(3) Reddi istenen hâkim, ret sebepleri hakkındaki görüşlerini yazılı olarak bildirir.',

Kanun’un 'Ret isteminin geri çevrilmesi' kenar başlıklı 31. maddesi ise,

'(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri

çevirir:

a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa.

b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse.

c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa.

(2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli

mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir.

(3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.' şeklinde düzenlemeler içermektedir.

Ön sorun bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,

Sanıklar M.S ve T.S. hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüs ve kasten öldürme suçundan açılan

kamu davalarının görüldüğü B. 10. Ağır Ceza Mahkemesinde, 13.05.2015 tarihinde yapılan üçüncü

oturumda sanık M.S. müdafiince verilen aynı tarihli dilekçede, mahkeme başkanı H.Ö., üyeler G.T ve Ö.Y.

aleyhine ... esas sayı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinde manevi tazminat talepli dava açıldığı, isimleri belirtilen

heyet üyeleri hakkında Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyette bulunulduğu, Anayasa Mahkemesine

konu ile ilgili olarak bireysel başvuru yapıldığı, uzun süredir yargılamanın bitirilemediği, savunma ve

taleplerinin dikkate alınmadığı, bu şekilde tarafsızlığını yitiren heyetle aralarında husumet oluştuğu ileri

sürülerek hâkimin reddi talebinde bulunulduğu, bu gerekçelere ilişkin belge ve başvuru evrakının da

dilekçe ekinde ibraz edildiği, Yerel Mahkemece talebin davayı uzatmaya matuf olduğu ve nihai karar

ile birlikte üst mercii tarafından değerlendirilebilir nitelikte olduğundan bahisle geri çevrilmesine karar

verilip, nihai hükmün tefhim edildiği anlaşılan olayda, hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin

13.05.2015 günlü ara karara 5271 sayılı CMK’nın 31/son maddesi uyarınca itiraz edilmesi mümkün olduğu

halde, sanık Mustafa Sevimli müdafiine Kanun’da düzenlenen itiraz hakkını kullanma imkânı verilmeden

nihai hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Bu itibarla, Yerel Mahkeme direnme hükümlerinin, saptanan bu usuli nedenden dolayı direnmeye

konu her iki sanık yönünden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

   YARGITAY CEZA GENEL KURULU, 12.12.2017 tarihli ve 351-537 sayılı

Benzer Konular (10)