Mirasçıya Satış İlanı Tebliğ Edilmezse İhale Feshedilir mi?

Başlatan Arb. Özgür Koca, Bugün, 18:11:07

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ SATIŞLARINDA MİRASÇIYA SATIŞ İLANI TEBLİĞ EDİLMEZSE İHALE FESHEDİLİR Mİ? YARGITAY'DAN ÖNEMLİ KARAR

Ortaklığın giderilmesi suretiyle yapılan taşınmaz satışlarında en önemli usul işlemlerinden biri satış ilanının tüm hak sahiplerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesidir. Özellikle mirasçılık durumunun sonradan değişmesi veya mevcut mirasçılık belgesinin iptal edilmesi halinde satış ilanının kime tebliğ edilmesi gerektiği uygulamada sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2026 tarihli, 2026/543 Esas ve 2026/983 Karar sayılı ilamı; mirasçıya satış ilanı tebliğ edilmemesi halinde ihalenin feshedileceğini açık şekilde ortaya koymuştur.

SORU 1: Ortaklığın giderilmesi satışında satış ilanının mirasçılara tebliği zorunlu mudur?

Evet.

İcra ve İflas Kanunu'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında satış ilanının ilgililere tebliğ edilmesi zorunludur.

Ortaklığın giderilmesi suretiyle yapılan satışlarda da taşınmaz üzerinde hak sahibi olan mirasçılar "ilgili" sıfatına sahiptir.

Bu nedenle;

- Satış ilanının mirasçılara tebliğ edilmemesi,

- Veya usulsüz tebliğ edilmesi

başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılmaktadır.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.

SORU 2: Mirasçılık belgesi sonradan iptal edilirse durum değişir mi?

Evet.

Türk Medeni Kanunu'nun 598/3. maddesine göre;

"Mirasçılık belgesinin aksinin her zaman ileri sürülmesi mümkündür."

Bu nedenle mevcut mirasçılık belgesi kesin ve değişmez nitelikte değildir.

Sonradan açılan dava ile;

* Yeni mirasçılar tespit edilebilir,
* Miras payları değiştirilebilir,
* Önceki mirasçılık belgesi iptal edilebilir.

Böyle bir durumda gerçek mirasçıların hukuki durumunun korunması gerekir.

SORU 3: Somut olayda uyuşmazlık nasıl ortaya çıktı?

Somut olayda;

* Kök murise ait taşınmazlar hakkında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
* Murislerden biri öldükten sonra mirasçılık belgeleri düzenlenmiştir.
* Daha sonra başka bir mirasçının ölümü nedeniyle yeni mirasçılık belgeleri alınmıştır.

Ancak süreç içerisinde şikayetçi;

Kendisinin de mirasçı olmasına rağmen mirasçılık belgesinde yer verilmediğini

ileri sürmüştür.

Bu nedenle Datça Asliye Hukuk Mahkemesi'nde mirasçılık belgesinin iptali davası açılmıştır.

Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda;

- Önceki mirasçılık belgesinin iptaline,

- Şikayetçinin de murisin mirasçısı olduğunun tespitine

karar verilmiştir.

SORU 4: Şikayetçinin mirasçılığı sonradan tespit edilse bile satış ilanı tebliğ edilmeli miydi?

Evet.

Yargıtay'a göre şikayetçi gerçek mirasçı olduğundan satış ilanının kendisine tebliğ edilmesi gerekirdi.

Çünkü mirasçılık belgesinin sonradan iptal edilmiş olması, kişinin baştan itibaren mirasçı olduğu gerçeğini değiştirmez.

Dolayısıyla;

Satış ilanının gerçek mirasçıya tebliğ edilmemesi usul eksikliği oluşturur.

Bu eksiklik de ihalenin feshi sonucunu doğurur.

SORU 5: İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi nasıl karar verdi?

İlk Derece Mahkemesi;

İhalenin feshi talebini reddetmiştir.

Şikayetçi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ancak Bölge Adliye Mahkemesi de;

İstinaf başvurusunun esastan reddine

karar vermiştir.

Bunun üzerine dosya Yargıtay incelemesine taşınmıştır.

SORU 6: Yargıtay neden bozma kararı verdi?

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'ne göre;

* Şikayetçi gerçek mirasçıdır.
* Mirasçılık belgesinin iptali kararı ile bu durum kesinleşmiştir.
* Satış ilanının şikayetçiye tebliğ edilmesi zorunludur.
* Satış ilanı hiç tebliğ edilmeden ihale yapılmıştır.

Yargıtay özellikle şu hususu açık şekilde belirtmiştir:

"Şikayetçi/mirasçı hissedara satış ilanının tebliğ edilmemesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir."

Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nin davayı reddetmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

SORU 7: Yargıtay sonuç olarak nasıl karar verdi?

Yargıtay;

* İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi kararını kaldırmış,
* İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

Dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmiştir.

Yargıtay'a göre mahkemenin;

Satış ilanının mirasçıya tebliğ edilmemesi nedeniyle ihalenin feshine karar vermesi gerekirken davayı reddetmesi

isabetsizdir.

SORU 8: Bu karar uygulamada neden önemlidir?

Karar özellikle ortaklığın giderilmesi satışlarında büyük önem taşımaktadır.

Çünkü uygulamada;

* Eski mirasçılık belgeleriyle işlem yapılabilmekte,
* Sonradan ortaya çıkan mirasçılar dikkate alınmayabilmekte,
* Tebligat işlemleri eksik yapılabilmektedir.

Yargıtay bu kararıyla;

- Gerçek mirasçıların haklarının korunması gerektiğini,

- Mirasçılık belgesinin sonradan değişebileceğini,

- Satış ilanı tebliğinin zorunlu olduğunu,

- Tebligat eksikliğinin ihalenin feshi sebebi oluşturacağını

açık şekilde ortaya koymuştur.

SORU 9: Karardan çıkarılması gereken en önemli sonuç nedir?

Karardan çıkan en önemli sonuç şudur:

Gerçek mirasçı olduğu sonradan tespit edilen kişiye satış ilanı tebliğ edilmeden yapılan ortaklığın giderilmesi satışları hukuka aykırı kabul edilebilir ve ihale feshedilebilir.

Bu nedenle satış işlemleri yapılırken;

* Güncel mirasçılık durumunun dikkatle araştırılması,
* Tüm mirasçılara usulüne uygun tebligat yapılması,
* Özellikle devam eden mirasçılık davalarının dikkate alınması

büyük önem taşımaktadır.

SONUÇ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2026 tarihli, 2026/543 Esas ve 2026/983 Karar sayılı ilamı; ortaklığın giderilmesi suretiyle yapılan satışlarda mirasçılara satış ilanı tebliğinin zorunlu olduğunu açık şekilde ortaya koymuştur.

Kararda özellikle;

* Mirasçılık belgesinin aksinin her zaman ileri sürülebileceği,
* Gerçek mirasçıya satış ilanı tebliğ edilmesi gerektiği,
* Tebligat yapılmamasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu,
* Mahkemelerin gerçek mirasçılık durumunu dikkate almak zorunda olduğu

vurgulanmıştır.

Karar, ortaklığın giderilmesi satışları ile ihalenin feshi davalarında uygulamaya yön verecek önemli içtihatlardan biri niteliğindedir.

Karar:
Yargıtay 12. HD. T:17.02.2026, E:2026/543, K:2026/983

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Ortaklığın giderilmesi suretiyle satışta, şikayetçi, kök murisin ölümünden sonra mirasçılardan ...'nın da öldüğünü ve mirasçı olarak eşi ...'nın kaldığını, eşinin de ölümü üzerine alt mirasçısı olarak kendisi ve kızının mirasçı olmalarına karşın kendisine satış ilanı tebliğ edilmeden ihalenin gerçekleştiğinden bahisle ihalenin feshini talep ettiği, İlk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.

TMK'nın 598/3. maddesi uyarınca mirasçılık belgesinin aksinin her zaman ileri sürülebileceği açıktır.

Somut uyuşmazlıkta, Datça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2009 Tarihli 2007/223 E., 2009/33 K. sayılı ilamı ile ihalenin feshine konu 2 84... parsel sayılı taşınmazında aralarında bulunduğu taşınmazlara dair ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği,kök muris ...'nın ölümü üzerine Datça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06.03.2007 Tarihli mirasçılık belgesi ile mirasçılarının tespit edildiği, mirasçılarından ...'nın da 19.05.2004 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye şikayetçinin murisinin de aralarında bulunduğu mirasçılara ilişkin Datça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.07.2004 Tarihli mirasçılık belgesi verilmesine dair kararı ile mirasçılarının tespit edildiği, şikayetçinin murisi ...'nın da ölümü üzerine Datça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/249 E., 2011/171 K .sayılı ilamı ile mirasçısı olarak sadece ...'nın kaldığı belirtilerek mirasçılık belgesinin düzenlendiği, şikayetçi tarafından kendisinin de ...'nın mirasçısı olmasına rağmen mirasçılık belgesinde kendisine yer verilmediği ileri sürerek mirasçılık belgesinin iptali için 11.11.2019 tarihinde Datça Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/277 E sayılı dosyası ile dava açıldığı ve mahkemenin 16.06.2020 tarihli kararı ile mirasçılık belgesinin iptaline ve muris ...'nın miras meselesinin 4 pay olarak kabulü ile 1 payının eşi şikayetçi ... olduğuna dair karar verildiği anlaşılmıştır.

İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, şikayetçi/mirasçı hissedara satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, satış ilanının mirasçı sıfatı olan şikayetçiye tebliğ edilmemesi nedeniyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 16.09.2025 tarih ve 2025/1106 E.-2025/1598 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Datça Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2021 tarih ve 2019/260 E.-2021/159 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (2)