Alacaklıyı Zarara Uğratmak için Mevcudu Eksiltme Suçunda Şikayet Süresi

Başlatan Arb. Özgür Koca, Bugün, 18:50:38

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
ALACAKLIYI ZARARA UĞRATMAK İÇİN MEVCUDU EKSİLTME SUÇUNDA ŞİKAYET SÜRESİ – YARGITAY'DAN ÖNEMLİ BİR KARAR

İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen "alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek" suçu, uygulamada en sık karşılaşılan icra suçlarından biridir. Özellikle borçluların mal kaçırma amacıyla muvazaalı işlemler yaptığı iddialarında bu suç tipi gündeme gelmektedir.

Ancak bu suç bakımından en önemli hususlardan biri şikayet süresidir. Çünkü kanunda öngörülen süreler geçirildiğinde artık ceza yargılaması yapılması mümkün olmamaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/7537 Esas, 2025/7293 Karar sayılı ilamı; şikayet süresinin başlangıcı ve hak düşürücü sürelerin uygulanması bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.

ALACAKLIYI ZARARA UĞRATMAK İÇİN MEVCUDU EKSİLTME SUÇU NEDİR?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen bu suç, borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla malvarlığını azaltmaya yönelik işlemler yapmasını cezalandırmaktadır.

Uygulamada genellikle şu işlemler nedeniyle gündeme gelir:

  • Muvazaalı satışlar,
  • Yakın akrabalara yapılan devirler,
  • Bedelsiz veya düşük bedelli taşınmaz devri,
  • Şirket malvarlığının kaçırılması,
  • Maaş ve gelirlerin gizlenmesi,
  • Gerçeğe aykırı borç oluşturulması.

Ancak yalnızca şüphe yeterli değildir. Suçun oluşabilmesi için alacaklıyı zarara uğratma kastının bulunması gerekir.

SOMUT OLAYDA NE OLDU?

Dosyada alacaklı taraf, borçlunun muvazaalı işlemler yaptığını ileri sürerek şikayette bulunmuştur.

Sanık hakkında:

  • "Alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek"

suçundan dava açılmıştır.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ise:

"Suçun unsurları oluşmamıştır"

gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.

Dosya temyiz edilince Yargıtay farklı bir noktaya dikkat çekmiştir.

YARGITAY'IN DİKKAT ÇEKTİĞİ HUSUS: ŞİKAYET SÜRESİ

Yargıtay'a göre somut olayda esas sorun suçun oluşup oluşmaması değil, şikayet süresinin geçirilmiş olmasıdır.

Dosyada:

  • Borçlu hakkında 01.10.2015 tarihinde maaş haczi uygulanmıştır,
  • Şikayet ise 27.12.2016 tarihinde yapılmıştır.

Bu durumda İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre aşılmıştır.

İİK 347. MADDE NE DİYOR?

İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesine göre:

"Şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer."

Bu düzenleme çok önemlidir çünkü:

  • Süreler hak düşürücü niteliktedir,
  • Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır,
  • Tarafların ileri sürmesine gerek yoktur,
  • Süre geçince dava hakkı tamamen ortadan kalkar.

YARGITAY'A GÖRE SUÇ TARİHİ NASIL BELİRLENDİ?

Kararda suç tarihi olarak:

01.10.2015

tarihi esas alınmıştır.

Çünkü bu tarihte maaş haczi uygulanmış ve alacaklının olayı öğrenme imkanı doğmuştur.

Dolayısıyla:

  • Bir yıllık kesin süre,
  • En geç 01.10.2016 tarihinde dolmuştur.

Ancak şikayet:

27.12.2016 tarihinde

yapıldığı için artık şikayet hakkı düşmüştür.

ÖNEMLİ NOKTA: BERAAT YERİNE DÜŞME KARARI

Kararda dikkat edilmesi gereken önemli bir husus da budur.

Bölge Adliye Mahkemesi beraat kararı vermiştir.

Ancak Yargıtay'a göre:

  • Öncelikle şikayet hakkının mevcut olup olmadığı incelenmelidir,
  • Şikayet süresi geçmişse artık suçun esasına girilemez,
  • Bu nedenle beraat değil "şikayet hakkının düşmesi" kararı verilmelidir.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.

BERAAT İLE DÜŞME KARARI ARASINDAKİ FARK

Beraat:

  • Sanığın suçu işlemediği veya suçun oluşmadığı anlamına gelir.

Düşme:

  • Yargılama şartının ortadan kalkması nedeniyle davanın devam edememesi anlamına gelir.

Yani düşme kararında mahkeme suçun oluşup oluşmadığına ilişkin esasa girmez.

YARGITAY DOĞRUDAN DÜŞME KARARI VERDİ

Yargıtay, bozma sebebinin yeniden yargılama gerektirmediğini belirterek CMK 322. madde kapsamında doğrudan karar kurmuştur.

Bu nedenle:

Şikayet hakkının düşmesine

kesin olarak karar verilmiştir.

UYGULAMADA ÇOK SIK YAPILAN HATA

İcra ceza dosyalarında en sık yapılan hatalardan biri şikayet sürelerinin yanlış hesaplanmasıdır.

Özellikle:

  • Muvazaalı satışlar,
  • Mal kaçırma işlemleri,
  • Tasarrufun iptaliyle bağlantılı ceza şikayetleri

bakımından süreler büyük önem taşımaktadır.

Alacaklılar çoğu zaman:

  • Tasarrufun iptali davasının sonucunu beklemekte,
  • Uzun süre araştırma yapmakta,
  • Ancak bu sırada şikayet süresi kaçabilmektedir.

Oysa İİK 347'deki süreler oldukça katıdır.

ŞİKAYET SÜRESİ NASIL HESAPLANMALIDIR?

Uygulamada dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

  • Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay içinde şikayet yapılmalıdır,
  • Her halde fiil tarihinden itibaren 1 yıl geçmemelidir,
  • Bir yıllık süre kesin üst sınırdır,
  • Mahkeme süreyi kendiliğinden dikkate alır.

SONUÇ

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2025/7537 E., 2025/7293 K. sayılı kararı; alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltme suçunda şikayet sürelerinin hak düşürücü niteliğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Karara göre:

  • İİK 347'deki süreler kesin niteliktedir,
  • Bir yıllık süre geçtikten sonra şikayet hakkı düşer,
  • Bu durumda beraat değil düşme kararı verilmelidir,
  • Mahkeme süreyi re'sen dikkate almak zorundadır.

Bu nedenle icra ceza şikayetlerinde sürelerin dikkatle takip edilmesi, özellikle muvazaalı işlem iddialarında zaman kaybedilmeden başvuru yapılması büyük önem taşımaktadır.


KARAR:
12. Hukuk Dairesi         2025/7537 E.  ,  2025/7293 K.


MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Alacaklıyı zarara uğratmak için mevcudu eksiltmek
HÜKÜM : Beraat

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; sanık ... hakkında alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla mevcudu eksiltmek suçundan, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair karar verilmiş ise de;

Somut uyuşmazlıkta, sanığın üzerine atılı "Alacaklıyı Zarara Uğratmak Amacıyla Mevcudu Eksiltmek" suçunun takibi şikayete bağlı olup, alacaklı tarafça şikayete konu edilen ve muvazaalı olduğu iddia edilen sanık aleyhine başlatılan Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2015/12450 Esas sayılı icra dosyasında sanık ... hakkında 01.10.2015 tarihinde maaş haczi uygulandığı anlaşılmakla, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 347. maddesinde düzenlenen "şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer" hükmü karşısında şikayetçi vekilinin suça konu olayda suç tarihi olan 01.10.2015 tarihinden bir yıllık süre geçtikten sonra 27.12.2016 tarihinde şikayette bulunması nedeniyle sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş ve müşteki vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 2023/3677 Esas, 2024/2903 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 302/2 maddesi ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞMESİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (7)