Anahtar Teslimi Yapı Kullanma İzin Belgesi Alınmasını da Kapsar

Başlatan Arb. Özgür Koca, Bugün, 08:53:33

« önceki - sonraki »
avatar_Arb. Özgür Koca
Tapu İptali ve Tescil Davalarında İskansız ve Kaçak Yapı Sorunu.
Ayrıca Anahtar Teslimi Yapı Kullanma İzin Belgesi Alınmasını da Kapsar


Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/3441 E. – 2024/84 K. Kararı İncelemesi



Türkiye'de özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmeleri kapsamında yapılan daire satışlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, satın alınan bağımsız bölümün tapusunun devredilmemesi ve binanın iskansız ya da kaçak yapı niteliğinde olmasıdır.

Özellikle;

  • "Satış vaadi sözleşmesi ile daire aldım ama tapu verilmedi"
  • "İskansız bina için tapu iptal tescil davası açılabilir mi?"
  • "Kaçak yapı için tapu devri mümkün mü?"

soruları uygulamada sıkça gündeme gelmektedir.

Bu makalede Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.01.2024 tarihli önemli kararını ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.



Temliken Tescil Davası Nedir?

Temliken tescil davası; yükleniciden veya yüklenicinin hak sahibi olduğu kişiden taşınmaz satın alan kişinin, belirli şartların oluşması halinde doğrudan arsa sahibine karşı açtığı tapu iptal ve tescil davasıdır.

Genellikle süreç şu şekilde işler:

  • Arsa sahibi ile müteahhit arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılır.
  • Müteahhit kendisine düşecek bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satar.
  • Alıcı satış bedelini öder.
  • Daire teslim edilir.
  • Ancak tapu devri yapılmaz.

Bu durumda alıcı, tapunun adına geçirilmesi için dava açabilir.



Olayın Özeti

Somut olayda;

  • Davacı, noter düzenleme şeklinde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile bir daire satın almıştır.
  • Satış bedelinin tamamını ödemiştir.
  • Daire uzun yıllardır davacı tarafından kullanılmaktadır.
  • Ancak tapu devri yapılmamıştır.

Davacı bunun üzerine tapu iptal ve tescil davası açmıştır.

İlk derece mahkemesi başlangıçta davayı reddetmiştir. Gerekçe olarak:

  • Binanın iskansız olması,
  • Tasdikli projesinin bulunmaması,
  • Yapının gecekondu mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi

gösterilmiştir.

Ancak bozma sonrası yapılan incelemede mahkeme davayı kabul etmiş ve tapunun davacı adına tesciline karar vermiştir.

Dosya yeniden Yargıtay incelemesine gitmiştir.



Yargıtay'ın Değerlendirmesi

1. İskan Olmaması Tek Başına Yeterli Değildir

Yargıtay'a göre bir binada iskan bulunmaması tek başına otomatik olarak tapu devrine engel değildir.

Mahkeme şu hususları araştırmalıdır:

  • Yapı tamamen kaçak mı?
  • İmar aykırılıkları giderilebilir mi?
  • Yapının yasal hale getirilmesi mümkün mü?
  • İskan alınabilmesi için hangi işlemler gerekiyor?
  • Eksikliklerin giderilme maliyeti nedir?

Bu araştırmalar yapılmadan karar verilemez.



2. Kaçak Yapı İçin Tapu Tescili Mümkün Mü?

Kararın en önemli bölümlerinden biri budur.

Yargıtay açık şekilde şu değerlendirmeyi yapmıştır:



Ruhsata ve projeye aykırı yapılar kaçak yapı sayılır.

Bu tür yapıların:

  • Yıkımı gündeme gelebilir,
  • İdari para cezası uygulanabilir,
  • Ekonomik değer taşımadığı kabul edilebilir.

Bu nedenle kaçak yapıdaki bağımsız bölüm için doğrudan tapu tescili talebi her durumda kabul edilmez.

Ancak;

  • İmar aykırılıkları giderilebiliyorsa,
  • Yapı yasal hale getirilebiliyorsa,

mahkeme eksikliklerin tamamlanması için süre verebilir.



3. İskan ve Tapu Masraflarını Kim Öder?

Kararda önemli bir başka nokta da budur.

Sözleşmelere göre;

  • Tapu masrafları,
  • Belediye harçları,
  • Kat mülkiyeti giderleri,
  • İskan masrafları

taraflar arasında paylaştırılabilir.

Yargıtay'a göre mahkeme:

  • Arsa sahibinin yaptığı masrafları,
  • Davacının sorumlu olduğu giderleri,
  • Yüklenicinin yerine getirmediği yükümlülükleri

ayrıntılı şekilde araştırmalıdır.



4. Anahtar Teslimi Ne Anlama Gelir?

Yargıtay kararına göre "anahtar teslim" kavramı yalnızca fiziksel teslim anlamına gelmez.

Aynı zamanda:

  • Yapının yasal olması,
  • Oturuma uygun olması,
  • İskan alınabilir durumda bulunması

da gerekir.

Bu nedenle iskansız ve ruhsata aykırı yapılar tam anlamıyla "anahtar teslim" kabul edilmeyebilir. Yargıtay kararında bu konuya açıklık getirilerek "Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede arsa sahibinin bir kısım dairelerinin anahtar teslimi olarak teslim edileceği hüküm altına alınmıştır. Anahtar teslimi olgusu ... kullanma izin belgesi alınmasını da kapsayacaktır." şeklinde ifadelere yer verilmiştir.



Yargıtay Kararının Önemi

Bu karar özellikle;

  • İskansız binalar,
  • Kaçak yapılar,
  • Tapu tahsis belgeli taşınmazlar,
  • Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri,
  • Müteahhitten daire satın alınması

konularında emsal niteliğindedir.

Yargıtay;

  • Eksik inceleme ile karar verilemeyeceğini,
  • İmar aykırılıklarının araştırılması gerektiğini,
  • İskan alınabilirliğinin değerlendirilmesi gerektiğini,
  • Masraf sorumluluklarının belirlenmesinin zorunlu olduğunu

özellikle vurgulamıştır.



Sonuç

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3441 Esas, 2024/84 Karar sayılı ilamı; iskansız veya imar sorunu bulunan yapılarda açılan tapu iptal ve tescil davalarında mahkemelerin çok kapsamlı inceleme yapması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Özellikle:

  • Yapının yasal hale getirilebilir olup olmadığı,
  • İskan alınmasının mümkün bulunup bulunmadığı,
  • Eksik işlerin giderim maliyetleri,
  • Tarafların ödeme yükümlülükleri

dikkatle değerlendirilmelidir.



YARGITAY KARARI – ALINTI

Alıntı YapYargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/3441 E. 2024/84 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde kain ve tapunun 7343 ada, 2 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın davalılardan ...'e ait iken üzerindeki gecekondunun yıkılarak inşaat yapılması amacı ile diğer davalılar ... ... ve ... ile ... 23. Noterliğinin 22/04/1998 tarih ve 24362 yevmiye numarasına kayıtlı olarak Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Yapımı Sözleşmesinin akdedildiğini, ...'nin ... 23. Noterliğinin 07/08/2000 tarih ve 43871 yevmiye numarasına kayıtlı olarak davalılardan ... ve ... ile akdetmiş olduğu ''Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'' ile yapılacak inşaatta zemin katta mevcut 14/270 arsa payına tekabül eden 6 no.lu daireyi satın aldığını ve satış bedelinin tamamını nakden satıcılara ödediğini, müteahhitlerin inşaatı tamamladığını, bağımsız bölümlerin mülk sahibine ve alıcılarına teslim edildiğini, 6 no.lu bağımsız bölümün de davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından 2000 yılından bu yana kullanıldığını, ancak tapu devrinin yapılmadığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazda davalılardan ... adına kayıtlı 13/24'lük hissenin, davacıya ait 6 no.lu bağımsız bölümüne isabet eden 1/24 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının tapu masraflarını ödemek için yüklenicilere başvurmadığını, noterde düzenleme şeklinde yapılan 07.08.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ..., davacı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhit olarak verilen 6 no.lu daireyi gayrimenkul satış vaadi ile davacıya sattığını, bedelini aldığını, tapu masrafları ve harçları almadığını, sözleşme gereğince davacının ödeyeceğini, davacının tapu harç ve masrafları ödeyerek tapusunu almasını beyan etmiştir.
3.Davalı ..., davalı ...'ün maliki bulunduğu taşınmaz üzerine
 tapu maliki ..., kendisi ve diğer davalı ...'ın kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince müteahhit olarak kendilerine ait dairelerden birini davacıya sattıklarını, satış bedelini aldıklarını, ancak taşınmazın tapu tahsisli olması hazine adına tapudakayıtlı bulunması davalı ... tarafından hazineden tapusu alınınca herkesin hissesini ve tapu masraflarını ödeyip tapusunu alacağını, ancak tapusunu almadığını, ve tapu almak için de müratacatta bulunmadığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16/12/2015 tarihli ve 2014/2217 Esas, 2015/2535 Karar sayılı kararıyla; dosyada toplanan delillerden dava konusu gayrımenkulun gecekondu yasası hükümleri çerçevesinde inşaatının başlanıldığı ve ... inşaat tutanaklarının tutulduğu, Sarıyer Belediye Başkanlığının 07/07/2015 tarihli cevabı yazılarında da tasdikli projesinin ve iskan belgesinin bulunmadığı bildirildiğinden bu haliyle tescilin mümkün olmaması nedeniyle tescil talebinden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 07.05.2019 tarihli 2016/10541 Esas 2019/4109 Karar sayılı ilamında: her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı, inşaatın geldiği seviyenin tespit edilmediği, noterde düzenleme şeklinde yapılan 07.08.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesinde iskan şartının bulunmadığı görüldüğü, uzman inşaat mühendisi bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesine göre yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediğinin saptanması, inşaat eksik bırakılmış ise hangi aşamada bırakıldığının ve eksik işler tespit edilerek inşaat seviyesinin yüzdelik ifade ile belirlenmesi, bilirkişilerden denetime elverişli ve ayrıntılı rapor alınması ve daha sonra sözleşme hükümleri de göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın tamamlanmış olduğu, herhangi bir eksik imalatın olmadığı, dairelerde ikametin yapılmakta olduğu, dava konusu dairenin davacı uhdesinde olduğu tespit edildiği, bu haliyle yüklenicinin inşaatı %100 oranında tamamladığı, sözleşme uyarınca edimini tamamen yerine getirdiği anlaşıldığından temlik alan davacının davalı arsa sahibine gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı şahsi hakkını ileri sürebileceği, davacının tapu iptal tescil talebinde haklı olduğu belirtilerek davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi, 7343 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın 6 no.lu bağımsız bölüme denk gelen 14/270 arsa payının tescil kaydının davalı ...'den iptali ile davacı ...'e tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı arsa sahibi ... vekili ve davalı yüklenici ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı arsa sahibi vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacı ile yükleniciler arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, arsa sahibinin sorumlu tutulamayacağını,
2.Tapu devir bedel ve masrafının ödenmediğini,
3.Yüklenicinin edimini tam olarak ifa etmediğini, iskan alınmadığını,
4.Dava konusu gayrımenkulun gecekondu yasası hükümleri çerçevesinde inşaatının başlanıldığı ve ... inşaat tutanaklarının tutulduğu, sarıyer belediye başkanlığının 07/07/2015 tarihli cevabı yazılarında da tasdikli projesinin ve iskan belgesinin bulunmadığı bildirildiğinden bu haliyle tescilin mümkün olmadığını,
5.Yüklenicinin binayı eksik bıraktığını tanık beyanları ile ispatladıklarını, işin eksiksiz teslim edildiğine dair bir tutanak olmadığını, bina iskansız olduğundan yasal olarak tamamlanmadığını,
6.Sözleşmenin yapıldığı dönemde ... bölgesinde taşınmazların bir kısmının belediyeye ait olduğunu, bu nedenle tapulama işlemi yapılamadığını, taşınmazların tapu tahsis belgeli olduğunu, hazine adına tapuda kayıtlı bulunması nedeniyle davalı ... tarafından hazineden tapusu alınınca herkesin hissesini ve tapu masraflarını ödeyip tapusunu alabileceğini, beyan ettiğini, arsa sahibinin belediyeye ödenmesi gereken bedeli de kendine düşen alt kattaki bir yeri satarak karşıladığını, bu masrafların dairelerde oturanlarca karşılanması hususunda sözleşme yapıldığını ancak davacının yapılan masrafları sözleşmeye aykırı şekilde ödemek istemediğini,
7. 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,
8.Binadaki eksiklikler ile iskan ruhsatı alınması için gereken giderler hesaplanarak depo edilmesi şartıyla ancak tescil kararı verilebileceğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı yüklenici ... temyiz dilekçesinde;
1. Davacının dava konusu 6 no.lu bağımsız bölüm bedelini kendisine ödediğini, ancak davacıya ilgili bağımsız bölümlerin tasdikli projesinin ve iskan belgesinin bulunmadığı sadece tapunun alınabilir hale geldiğinde işbu tapunun masraf ve harçlarını ödeyerek tapuyu alabileceğini belirttiklerini,
2.Bu tapuların dağıtılması işini diğer davalı arsa sahibine devrettiğini, kendisinin ve diğer kat oturanlarının hak kaybı yaşamaması adına ilgili bu tapuları arsa sahibinin dağıttığını, binanın 2/3'ünün tapularına bu şekilde kavuştuğunu, diğerlerinin ise mahkemenin verdiği tedbir kararına istinaden kavuşamadığını,
3.Ödemekle mükellef olduğu harçların bedelini ödemeyerek mahkeme yoluna başvuran ... diğer tapu hak sahiplerinin de tapusuna kavuşmasına engel olduğunu, davacının, tapusunu almanın daha kolay yolu varken kötü niyetli bir şekilde yargı organlarını işgal ederek mahkeme organlarına ... yükü bindirdiğini,
4.Alacaklının bu davayı ikame etmesinde hiçbir hukuki yararı bulunmayıp ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2019/843 Esas ve 2022/368 Karar sayılı kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca temliken tescil istemine ilişkindir

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-370. maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca temliken tescil istemine ilişkin olup davacı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan, davalılar ise arsa sahibi ve yüklenicilerdir.

2.Davacı, yüklenicilerle imzaladığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre ödemesini yaptığını, yüklenicilerin arsa sahibine karşı edimlerini ifa ettiğini ancak arsa sahibinin tapu devrini yapmaktan kaçındığını, bu nedenle sözleşme konusu dairenin/hissenin adına tescilini talep etmiş, davalı arsa sahibi, sözleşmenin yapıldığı dönemde taşınmazların tapu tahsis belgeli olduğunu, hazine adına tapuda kayıtlı bulunması nedeniyle hazineden ayrıca tapusunun alınması gerektiğini, bunu da sözleşmeye göre kendisine düşen dairelerden birini satarak kendisinin karşıladığını, bina sakinlerine de herkesin tapu masraflarını ödeyip tapusunu alabileceğini beyan ettiğini, bu masrafların dairelerde oturanlarca karşılanması hususunda sözleşme yapıldığını ancak davacının yapılan masrafları sözleşmeye aykırı şekilde ödemek istemediğini, iskan alınmadığını, yüklenicinin edimini eksiksiz ifa etmediğini belirterek davanın reddini istemiş, diğer davalı yükleniciler ise ödemeyi aldıklarını, sözleşmelerinde kararlaştırılmış olmasına rağmen tapu masrafları ödenmediği için devrin yapılmadığını beyan etmişlerdir.

3.Mahkemece davanın reddine dair verilen karar hakkında yüklenicinin edimini tam olarak ifa edip etmediği, inşaatın geldiği seviyenin tespitleri hususunda eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

4.Arsa sahibi ile yükleniciler arasında yapılan sözleşme; 11. maddesinde "tapu alınması müteahhite aittir. Yasal imkanlar doğduğu zaman kat mülkiyeti tesis edilmesi ve iskan alınmasındaki ödemelere taraflar payları oranında katılacaktır. Arsa sahipleri müteahhide ait olan payları, kendisine veya göstereceği 3.kişilere arsa payı olarak devir ve ferağ vereceklerdir". Teknik şartlar başlığı altındaki ilk maddede "395 m² yüzölçümlü olan arsa karşılığında mal sahibi verilecek 6 daireden 4 daire anahtar teslimi 2. sınıf olarak teslim edilecek kalan 2 daire yalnız sıvaları yapılarak teslim edilecektir". Teknik şartlar başlığı altındaki dördüncü maddede "yerin tapusu alındığında tapu masrafları ve belediyece alınacak her türlü harçlar daire sahiplerince müştereken karşılanacaktır" hükümlerini içermektedir.

5.Davacı ile yükleniciler arasında noterde yapılan satış vaadi sözleşmesinin, 1. maddesinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ve yükleniciye düşen dairelerden bahsedilmiş, 5. maddesinde "Tapu alımı, kat mülkiyeti tesisi ve alıcı lehine ferağ verilmesi sıralarında gerek yürürlükteki ve gerekse bundan böyle yürürlüğü girecek mevzuat gereği yapılacak tüm ödemelere alıcı payı oranında katılacak ve ödeyecektir", 6. maddesinde "Alıcı, yukarıda tarif edilen gayrimenkulde bu sözleşmeye ilişik krokide yeri işaret edilen dairesini bu gayrimenkulün tapu tahsis belgeli olduğu ve satıcının ... bu gayrimenkulü kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşa eden kişi olduğunu ve iskan alınmamış ve kat mülkiyeti kurulmamış olduğunu bilerek ve doğmuş-doğacak her türlü hukuki neticelerini peşinen kabul ederek satın almayı kabul etmiştir" denmektedir.

6.Temliken tescil davalarında mahkemece, öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki anahtar teslim gibi diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede arsa sahibinin bir kısım dairelerinin anahtar teslimi olarak teslim edileceği hüküm altına alınmıştır. Anahtar teslimi olgusu ... kullanma izin belgesi alınmasını da kapsayacaktır. Dosya kapsamında bulunan belediye yazışmalarından; ... kullanma izin belgesinin bulunmadığı, ayrıca ... inşaat hakkında ilgili işlemlerin yapılmasına ilişkin tutanakların tutulduğu anlaşılmıştır.

7.Dairemiz yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre 3194 sayılı Kanunun 21., 26. ve 32. madde hükümleri gereğince ruhsat ve eki projelere aykırı olarak meydana getirilen ..., uygulamadaki deyimiyle ... inşaat olup bu tür yapıların yıkımı ve ilgilileri hakkında aynı yasanın 42. maddesine göre cezai yaptırım uygulanması gerekmektedir. Bu tür yapıların ekonomik değerleri bulunmadığından ... yapılan bağımsız bölümü satın alanın tescil talebinin dinlenmesi mümkün değildir.

8.Ayrıca; arsa sahibi tarafından iddia edildiği üzere tapu belgesinin alınması sürecinde ödendiği iddia edilen, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile yüklenicinin ödemesi kararlaştırılan, satış vaadi sözleşmesi uyarınca alıcı-davacının payı oranında sorumlu olduğu belirtilen tapu alım bedelinin tespiti gerekmektedir. Dosya kapsamında binada bir takım eksiklikler olduğu da iddia edilmiştir.

9.Bu durumda mahkemece yapılacak ...; ... olduğu, iskan belgesi bulunmadığı belirtilen inşaattaki aykırılıkların imara ve iskan alımına uygun hale getirilip getirilemeyeceği, aykırılıkların ne şekilde giderileceği konusunda ilgili belediyeden sorulması ve bilirkişi raporu düzenlenmesinin sağlanması, iskan alınabilmesi için yapılması gereken masraflar ile sözleşmede yükleniciye düşen ancak arsa sahibi tarafından karşılandığı iddia edilen tapu alımına ilişkin yapılmış olan masrafların yine bilirkişi marifetiyle belirlenmesi, binanın yasal hale getirilmesi mümkün ise bu konuda davacıya yeterli süre ve yetki verilip, belirlenecek bedelin arsa sahibine ödenmek üzere depo edilmesi ve yasal hale getirilmesi halinde tapu iptal ve tescile karar verilmesi ve bu halde davalı arsa sahibi davaya karşı çıkmakta haklı olacağından harç, vekâlet ücreti, yargılama giderinden sorumlu tutulmaması, yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda ise davacının tapu iptâl ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davalı arsa sahibi ile yüklenicinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı arsa sahibi vekili ile davalı yüklenici ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'e iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
10.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
HukukMatik: Bilirkişi Hesap Asistanı
Ödeme ve masraf girişleri ile TL ve Döviz bazlı kademeli borç hesabı...

Benzer Konular (10)